Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1561 E. 2026/2252 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1561
- Karar No
- 2026/2252
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1561 KARAR NO : 2026/2252
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/06/2023 NUMARASI : 2022/220 Esas 2023/585 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 13/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/10/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında polikarbonat levha satımından kaynaklanan ticari ilişki olduğunu, davalı tarafın malların kendisine teslim edilmesine rağmen bedellerini ödemediğini, faturaya itiraz edilmediğini, alacağın ödenmemesi üzerine Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2021/6063 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının haksız şekilde takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili ve görevsiz mahkemede açıldığını, davanın kötüniyetli ve haksız olarak açıldığını, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafça sunulan faturaların aracı bir şirket ile olan ticari ilişkiden kaynaklandığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava; İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 105.808,45 TL asıl alacak üzerinden Kayseri İcra Müdürlüğü'nün 2021/54927 Esas sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 10.09.2021 tarihli 105.808,45 TL bedelli fatura alacağının gösterildiği, davalı tarafından icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmesi üzerine davacı tarafça dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesinin talep edildiği, icra takibine Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2021/6063 Esas sayılı dosyası ile devam edildiği, iş bu takip dosyasından ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından yasal süresinde borca, faize ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda davacı tarafın ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK hükümlere uygun olarak tutulduğu, takibe konu 10.09.2021 tarihli 105.808,45 TL bedelli faturanın davacı taraf ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davalı tarafından yapılan bir ödeme kaydının bulunmadığı, davacının 105.808,45 TL alacağının bulunduğu, davalı tarafça kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği ve bulunduğu adresin bildirilmediği, denetime elverişli, yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyetteki bilirkişi raporuna itibar edilerek lehine delil olma özelliğine haiz ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 105.808,45 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Davanın KABULÜ ile, davacı tarafından davalı aleyhine Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2021/6063 Esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının iptali ile takibin devamına, Alacağın %20 si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, yetki ve görev yönünden mahkemeye itirazlarını sunmakla beraber görev yerinin mahkememizin takdiri ile görev yönünden yetkisizliğe karar verirse 6100 (HMK) 20. maddesine göre görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemenin bu kararında dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar vermekle yetineceğini, dava dosyasını kendiliğinden (re’sen) görevli veya yetkili mahkemeye gönderemeyeceğini, davacı tarafın görev ve yetkisi dışında kalan mahkemeye davasını sunduğu için davanın usulen sakat olduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında hiçbir borç olmamakla beraber davacı tarafın mahkemeye delil olarak sunduğu faturalar ve iddia ettikleri beyanların başka bir şirkete ait olup aracı şirketle olan ticari ilişkilerinde nispi bir hak söz konusu olduğu için hak sahibinin, hakkını sadece yükümlü olan kimseye karşı ileri sürebileceğini ve hakkı ihlal edebilecek olanın da yükümlü taraf olduğunu, 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, Türk Borçlar Kanununa göre taraflar arasında imzalanan alım-satım sözleşmesinde borçlunun borcu ifasını belirtilen yerde ve belirtilen zamanda alacaklının istediği bir şekilde ve alacaklıya ifa etmesinin gerektiğini, taraflar arasında 3. kişi yararına sözleşme imzalanırsa eğer borçlunun ifayı 3. kişiye yapmak durumunda olduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında alım-satım sözleşmesi yapılmamış olup dava konusu olan polikarbonat levha satımından kaynaklanan ticari ilişkinin başka bir şirketle yapılmış olup borçlu olan müvekkilinin borcunu ancak o şirkete ifa etmekle yükümlü olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olmasına, davalı tarafça yapılan ihtarata rağmen ticari defterlerinin sunulmamış olmasına, ayrıca davaya konu faturanın davalı tarafça BA formuyla vergi dairesine bildirilmiş olduğundan fatura konusu malları teslim aldığının karine olarak kabul edilecek olmasına, davalının karinenin aksini ispatlayacak bir delil sunmamış olmasına, fatura bedelini ödediğine dair de bir belge sunmamış olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/06/2023 tarih, 2022/220 Esas ve 2023/585 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 7.227,78 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 1.806,94 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 5.420,84 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 13/10/2026