Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/173 E. 2026/1682 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/173
- Karar No
- 2026/1682
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2022/173 KARAR NO : 2026/1682
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15/04/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/523E., 2021/296K.
DAVA : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 08/10/2026 YAZIM TARİHİ : 08/10/2026
Asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl ve birleşen davada davacı vekili özetle: 2018 yılının ikinci yarısından itibaren tüm ekipmanları ile birlikte müvekkili bünyesinde karekod ve ... içeren işaretleyici etiketli takip sistemi kurulduğunu ve yıl sonuna doğru çalıştırılmaya başlandığını, ... sistemi konusunda tek yetkili konumda olduğu belirtilen şirket yerine davalının daha sonra devreye girerek bakanlık ile imzaladıklarını belirttikleri 07/07/2017 tarihli sözleşme gereğince barkod bedellerinin kendilerine ödenmesini talep ettiklerini, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, ... bedelini ödememeleri üzerine davalının müvekkilinin ... bünyesindeki takip sistemine entegre ekranlarını dondurduğunu, bu nedenle davalının düzenlediği 01/08/2019 tarihli ve 86.718,91TL bedelini barkod fatura bedelini ödemek zorunda kaldıklarını ileri sürerek; anılan miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek orandaki reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava dilekçesinde ise; asıl dava dilekçesinde ileri sürülen maddi ve hukuki olgulara dayalı olarak hukuka aykırı şekilde davalı tarafından davacıdan ... bedeli tahsili nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı tarafından davalıdan 30.000,00-TL maddi ve 20.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davalı vekili özetle: Müvekkili ile ... Bakanlığı arasında 07/07/2017 tarihinde ... ile ... sistemi kurulumu ve işletilmesi konusunda sözleşme imzalandığını, müvekkilinin sözleşme gereğince ... sistemi konusunda tek yetkili firma olduğunu, bu durumun tüm gübre üreticilerine duyurularak bakanlığın web sayfasında da ... fiyatlarının kendilerine duyurulduğunu, imzalanan sözleşmenin üretim yapan veya yapacak firmalar yönünden hukuken bağlayıcı olduğunu, davacının ödediği ve iadesini talep ettiği bedelin fatura konusu ... bedeli olduğunu, davada hukuki bir yararın bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...her ne kadar davacı Şirket tarafından davalı aleyhine davalı yüklenici Şirkete ödediği fatura konusu ... bedelinin iadesi ve uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini talep edilmiş ise de; davacı Şirketin piyasada lisanslı olarak faaliyet gösteren gübre üreticisi Şirket konumunda olması nedeni ile 06/04/2017 tarih ve 30030 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan ve ikincil mevzuat hükümleri niteliğinde olan “Piyasaya Arz Edilen Gübrelerin İzlenmesine Yönelik” 2017/7 sayılı Tebliğ hükümlerine faaliyette bulunmasının zorunlu olduğu, Tebliğin 5.m. gereğince ... Bakanlığının piyasa faaliyeti niteliğinde yürütülen gübre üretim ve ithalat faaliyetlerini regüle etme yetkisi mevcut olduğu, davalı yüklenici Şirket ile dava dışı anılan Bakanlık arasında imzalanan sözleşmenin de tebliğ hükümlerinin uygulanmasına yönelik olduğu, Tebliğin 5/2.m. gereğince Üreticilerin piyasaya arz edilecek gübrelerde izlenebilirliği sağlayacak şekilde karekod ve ... içeren işaretleyici etiketli takip sistemini kurmak ve uygulamak zorunda olduğu, bu nedenle de ... sisteminin kurulum ve işletilmesi konusunda tek yetkili yüklenici olarak görevlendirilen davalı Şirketin davacı Şirkete ... ve karekod hizmeti sunduktan sonra sözkonusu hizmetin bedelini Bakanlık ile imzaladığı sözleşmede belirlenen birim fiyatlar dahilinde davacı Şirkete fatura ederek bedelini tahsil etmesinin dayanak tebliğ ve sözleşme ile hukukun genel ilkelerine de uygun olup açıklanan gerekçelerle asıl ve birleşen davanın haklılığının kanıtlanamadığı kanaatine varılmakla; asıl ve birleşen davanın reddine, Mahkememiz kısa kararında sehven maddi hata sonucunda asıl ve birleşen dava ibaresine yer verilerek davanın reddine karar verildiğinin açıkça belirtilmediği gözetilerek bu konudaki maddi hata HMK 304.m. gereğince hüküm fıkrasında re’sen giderilerek); Asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı REDDİNE, " karar verilmiştir. Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Asıl dava yönünden istinaf sebepleri; İlk derece mahkemesinin hüküm gerekçesinde, ... Bakanlığının ... Sistemi (... ) ile ilgili olarak çıkardığı 2017 /17 sayılı tebliğin dava tarihinde yürürlükte olduğu ve iptal edilmediğinden bahisle bu tebliğ yürürlükte kaldıkça davacının davasının haklı olmadığı neticesine vardığı, bu yaklaşımın hukuk disiplinlerinin yekdiğerine doğrudan ve haksız biçimde müdahale etmesi sonucunu doğuracağından hatalı olduğu, İdarenin çıkardığı bir tebliğ ile neticesi itibariyle Borçlar Hukukuna konu bir alana müdahale etmesinin kabul edilemeyeceği, İdarenin kendisinin idari tasarrufu neticesinde sözleşme kurduğu bir şirketle yaptığı sözleşmesinin içeriğini oluşturan "proje konusu ... sistemini kurma ve yürütme" hususlarında üçüncü şahıs yahut şirketleri, aynı şirketin belirlediği koşullarla sözleşme kurmaya zorlamasının kabul edilemeyeceği, İdarenin kendi idari tasarrufu neticesinde, sözleşme kurduğu bir tüzel kişiliğe kamu gücünü içeren yetki devrinin usul ve yasaya ve elbette Anayasaya aykırı olduğu, salt tebliğin varlığından hareketle davanın reddinin isabetsiz olduğu, davalı tarafın ekran kapatma yöntemi ile davacıdan tahsil ettiği hiç bir alacağın zaten o tarihler itibariyle doğmuş yahut tahsil edilebilir alacak niteliğinde olmadığı, ekran kapatarak tahsilat yapılmasının hukuksal dayanağının bulunmadığı, bu yönü ile de yapılan tahsilatların haksız ve yersiz olduğu, bu itibarla istirdat istemlerinin haklı iken davanın reddi yönünde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, üç kişilik bilirkişi yapılması taleplerinin herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin kabul edilmediği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Birleşen 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin maddi ve manevi tazminat davası talepleri yönünden istinaf sebepleri; birleşen davanın ana davanın içeriğine bağlı reddedildiği, ancak maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine dair ayrı bir gerekçe gösterilmediği, maddi ve manevi tazminat istemli dosyada gerek maddi gerekse manevi zararlarına ilişkin delillerin toplanmadığı, bu hususun eksik inceleme olduğu, mahkemenin kısa kararı ile gerekçeli kararının birbirinden farklı olmakla bu hususun hükmün kaldırılmasını gerektirdiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, davalı şirket ile ... Bakanlığı arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit istemlidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Asıl ve birleşen dava için alınması gereken (732x2) 1.464 TL istinaf karar harcından, peşin alınan (59,30x2) 118,60 TL harcın düşümü ile kalan 1.345,40 TL harcın asıl ve birleşen davada davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08/10/2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...