Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1498 E. 2026/2328 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1498
- Karar No
- 2026/2328
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1498 KARAR NO : 2026/2328
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/03/2023 NUMARASI : 2022/207 Esas 2023/199 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 20/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/10/2026
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/207 Esas 2023/199 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından davalı borçlu aleyhine 19.01.2022 tarihinde İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nün 2022/736 E. sayılı icra takibi başlatıldığını ödeme emrinin tebliği üzerine davalının borca, faiz oranına ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davanın, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari alacağın tahsili için açılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğunu, davacı şirket tarafından tanzim edilen faturalar toplamının 1.646.086,78 TL olup davalı şirket tarafından yapılan ödemeler toplamının da 1.289.855,54 TL olduğu davacı şirketin, davalı şirketten faiz hariç 1.646.086,78 - 1.289.855,54 = 356.231,24 TL tutarında alacaklı olduğu, ödemelerin yapılması için de davalı şirket ile 04.02.2021 tarihinde protokol imzalandığını , protokolde yuvarlak hesabı ile cari hesabın 357.000 TL olduğu beyan ve kabul edilerek, davacı şirketin vergi - SGK yapılandırma ödemeleri başlamadan önce borcun tamamının nakit olarak ödenmesi durumunda 250.000 TL olarak ödenmesi hususunda anlaşma sağlandığını, yine protokolde SGK ve vergi yapılandırma ödemeleri başladıktan sonra ise ilk ödemeden başlamak suretiyle aylık 12 eşit taksitle 12x25.000 = 300.000.TL'ye borcun ödenmesinin kararlaştırılmış olduğunu, Protokolde, ödeme taahhüdünde bulunan davalı şirket tarafından ödeme planı çerçevesinde yapıldığı sürece davacı şirket tarafından herhangi bir icra takibi yapılmayacağının kararlaştırılmış olduğunu, davalı şirket tarafından protokol uyarınca ödeme yapılmadığını, bunun üzerine 19.01.2022 tarihinde 356.231,24 TL asıl alacak 135.726,54 TL işlemiş faiz toplam 491.957,78 TL üzerinden İzmir 18. İcra Müdürlüğü’nün 2022/736 E. sayılı icra takibi açıldığını, faturalarda da görüleceği üzere davacı şirketin son faturası olan A-5189 seri-sıra numaralı 24.09.2019 tarihli KDV dahil 2.985,40 TL bedelli faturanın tarihi 24.09.2019 olduğundan TTK m.1530/4-a uyarınca faturanın borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda 25.10.2019 tarihinde davalının temerrüte düşmüş olduğunu , ödeme emrinde 19.01.2022 takip tarihine kadar 356.231,24 TL asıl alacağa yıllık %17,25 oranında ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi işletilerek 135.726,54 TL işlemiş faiz talep edildiğini, İzmir 18. İcra Müdürlüğü’nün 2022/736 E. sayılı icra takibi toplam 491.957,78 TL takip çıkışı üzerinden açılmış olduğunu, ödeme emrinde TTK 1530 uyarınca temerrüt faizi talep edildiğini de belirtildiğini, davalı şirket tarafından protokol uyarınca ödeme yapılmamış olduğunu dava dışı .... Şirketi tarafından herhangi bir virman sözleşmesi olmamasına rağmen davacı şirkete ödemeler gönderildiğini, ...Şirketi ile davalı şirket aynı adreste mukim olan yetkilisi aynı olan (....) şirketler olduğunu, İş bu davanın ikame edilmeden önce, dava dışı .... Şti. tarafından gönderilen ödeme dekontlarını incelediklerini, dekontlarda açıklama olarak "... A.Ş.-.... Ltd 04/02/2021 Tarihli Protokole İstinden ... A.ş. Adına Gönderilen Taksit" yazıldığını , Dava dışı ....Şti. tarafından müvekkili şirketin .... Bankası ... Şubesinin TR... iban numaralı hesabına, ... A.Ş.-.... Ltd 04/02/2021 Tarihli Protokole ... A.ş. Adına Gönderilen Taksit açıklamasıyla, toplam 150.000.TL ödeme yapıldığını, 04.02.2021 tarihli protokolde görüleceği üzere 300.000.TL borç dışındaki 57.000 TL'den ve faizlerden açıkça feragat edilmediğini, müvekkil şirketin vergi ve sgk yapılandırma taksitleri nedeniyle 12 eşit taksitle ödenmesi kararlaştırılan 300.000.TL'nin tamamının davalı şirket tarafından ödenmediğini, protokol gereğinin davalı şirket tarafından ya da dava dışı .... Şti. tarafından yerine getirilmediğini, Davalı şirketin protokole aykırı hareket ettiğini, dava dışı ....Şti. tarafından yapılan ödemelerin ".... A.Ş. Adına" açıklamasıyla gönderildiği için iş bu dava açılırken davalı şirketin borcundan mahsup edildiğini, Davalı şirketin TTK m.1530/4 uyarınca 25.10.2019 tarihinde temerrüde düşmüş olup protokol gereğini de yerine getirmediğinden dava dışı ... Şti. tarafından ödenen 29.03.2021 tarihli 25.000.TL, 30.04.2021 tarihli 25.000.TL, 31.05.2021 tarihinli 25.000.TL, 30.06.2021 tarihinli 25.000.TL, 30.07.2021 tarihinli 25.000.TL, 31.08.2021 tarihinli 25.000.TL TBK m.100 uyarınca davalı şirketin ilk olarak faiz borcundan mahsup edildiğini, Bu hususta, TBK m.100 uyarınca dava dışı .... Şti. yapılan 150.000 TL ödemenin 110.465,43.TL'si takip öncesi faizden, 39.534,57 TL'si ise asıl alacak borçtan mahsup edildiğini, Toplam mahsup miktarı böylelikle 110.465,43.TL + 39.534,57.TL = 150.000.TL olduğunu, Netice olarak 356.231,24 TL asıl alacak 135.726,54 TL işlemiş faiz toplam 491.957,78 TL üzerinden açılan icra takibinin 356.231,24.TL - 39.534,57.TL = 316.696,67.TL asıl alacak, 135.726,54.TL - 110.465,43.TL = 22.170,94.TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 338.867,61.TL takip çıkışı üzerinden devamı gerekmekte olduğunu, davalı şirketin salt alacağın tahsili geciktirmek, borcu ödememek ve icra takibini sürüncemede bırakmak için kötü niyetle takibe itiraz ettiğini beyan ederek borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20’ sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettikleri görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı yan tarafından açılan icra takibinde takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde Borcun sebebi olarak ''cari hesaptan kaynaklanan alacak'' olduğu iddia edildiğini, davacı yan tarafından taraflar arasındaki tüm yıllara ait ticari ilişkiden kaynaklanan toplam fatura bedellerinden, davalı adına ödenen miktarlar mahsup edilerek sonuca gidilmesinin yasaya aykırı olduğunu, zira taraflar arasında 04/02/2021 tarihli bir protokol yapıldığını, somut olaya bakıldığında yeniden yapılandırma sözleşmesi olan 04/02/2021 tarihli protokol ile davalı şirketin eski borçlardan sorumluluğunun sona erdiğini, -Davacı yanın usul ve yasaya aykırı mahiyetteki talepleri ile işbu davanın reddine ve davalı lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. MAHKEMECE: "...İzmir 18.İcra Müdürlüğü'nün 2022/736 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde: Davacı alacaklı tarafından 19.01.2022 tarihli takip talebinde, 356.231,24.TL asıl alacak, 135.726,54.TL 25/10/2019 - 19/01/2022 İşlemiş Faiz 491.957,78.TL Toplam alacak isteminde bulunulduğu, yıllık (%17,25) oranında ve değişen oranlarda işleyecek TTK. 1530. Mad. Temerrüt Faizinin istendiği, takibin genel haciz yolu ile olduğu, davalı tarafından süresi içinde takibe, borca , faize itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Dava, davacı ile davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacı tarafından düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediği iddiası ile bakiye alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Taraflarca varlığı kabul edilen 04/02/2021 tarihli protokol ile cari hesap alacağının 357.000,00 TL olduğunun kabul edildiği ve ödemelerin yeniden yapılandırıldığı anlaşılmıştır. Protokolün yapılan incelemesinde toplam 300.000,00 TL tüm masraflar dahil olmak üzere ödenmesinin kararlaştırıldığı, ödemelerin davacının SGK yapılandırma taksit ödeme tarihlerinde olmak üzere ilk ödemede 25.000,00 TL taksitle başlayarak toplam 12 taksitte ödeneceği, bu tarihlerin yetkili merci tarafından uzatılması veya ertelenmesi durumunda ödemelerin de bu doğrultuda yapılacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Yine davalı şirket tarafından borcun tamamının Vergi - SGK yapılandırma ödemesi başlamadan önce nakit olarak ödenmesi durumunda 250.000,00 TL'ye tüm borcun ödenmiş olacağının ve davacı alacaklının davalı borçludan hiçbir hakkının ve alacağının kalmayacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Yine erken ödeme halinde yetkili mercinin ödeme planında açıklaması yer alan indirim aynen uygulanarak borçtan düşülecektir. 300.000,00 TL'nin tamamı ödendikten sonra davacı şirketin davalıdan hiçbir hakkının ve alacağının kalmayacağı ve davalı şirket tarafından protokolde belirtilen ödeme planı çerçevesinde ödeme yapıldığı sürece davacı tarafından davalı aleyhine herhangi bir haciz veya hukuki işlem yapılmayacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Protokolün yapılan incelemesine göre davalı şirketin protokolde belirtilen koşullarda belirlenen belirlenen borcun ödenmesi şartı ile alacağın 300.000,00 TL olarak belirlendiği, hatta peşin ve nakit ödeme olması ve Vergi - SGK ödemelerinden önce olması halinde alacağın 250.000,00 TL olarak belirlendiği, görülmektedir. Protokolde cari hesap alacağınını 357.00,00 TL olduğu açıkça gösterilmiştir. Davacı tarafından SGK taksit ödeme tarihlerinde olmak üzere ödemelerin yapılması gerektiği açıkça belirtilmiştir, ancak davalı tarafın davacı tarafça Vergi ve SGK ödemelerini yapmaya başladığı tarih itibari ile ödeme yapıp yapmadığı ve bu ödemelerin protokol hükümlerine uygun olup olmadığının tespiti gerekmektedir. SGK Konak Sosyal Güvenlik Merkezi ile yapılan yazışmaya göre, davacı şirketin iş yeri sicil kaydı ve vergi kayıtları ilgili birimlerden celp edilerek dosyamız içine alındığı görülmüştür. Taraflara ait ticari defter ve kayıtların bulunduğu adreslerin taraflarca dosyamıza bildirildiği görülmüş, davacı tarafından SGK ve Vergi Dairesi nezdinde davacı tarafça ödemeler başladıktan sonra davalı tarafın SGK tarafından belirlenen taksit tarihlerinde ödeme yaptığını gösterir kayıtların mevcut olmadığı, belirlenen tarihlerden farklı tarihlerde dava dışı şirket tarafından bir kısım ödemeler yaptığı görülmektedir. Davacı şirket ile davalı şirket arasında düzenlenen protokol tarihi olan 04/02/2021 tarihinden sonra davacı tarafın İzmir SGK İl Müdürlüğü nezdinde borç yapılandırma başvurusunda bulunduğu, vergi borcu olarak 44.962,29 TL borcun 18 ay taksitle 28/02/2021 tarihinden itibaren başlayacak şekilde yapılandırıldığı, SGK işsizlik ödeneği için davacı tarafından ödenmesi gereken 44.083,76 TL borcun 31/03/2021 tarihinden başlamak üzere 18 ay eşit taksitlerle ödenmesi konusunda yapılandırma yapıldığı, yine SGK prim borcu nedeni ile 454.653,57 TL borcun 31/03/2021 tarihinden itibaren 18 ay eşit taksitlerle ödenmesi konusunda yapılandırma yapıldığı, buna ilişkin ödeme tablolarının dosyaya sunulduğu görülmüştür. Taraflar arasında yapılan protokol ile protokol ve bunun haricinde taraf defterlerinde alacak ve borçların denetlenmesi, dava dışı şirketin yaptığı ödemeler, davalı tarafça varsa yapılan ödemeler ile icra takibi nedeni ile yapılan ödemelerin TBK mad. 100 uyarınca öncelikle faiz alacağından mahsubu halinde bakiye borcun hesaplanması ve ayrıntılı rapor düzenlenmesi için dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 14/12/2022 tarihli raporun dosyaya sunulduğu görülmüştür. Raporun yapılan incelemesinde; Alacağın 2 ihtimalli olarak belirlendiği, buna göre, 1. Alternatifte; Taraflar arasındaki ilişki ve protokol hükümleri birlikte değerlendirilerek davalı tarafça yapılan ödemelerin davacının iddia ettiği şekilde önce faiz ve sonrasında borçtan mahsubu halinde takip tarihi itibari ile alacağın miktarının 357.000,00 TL olarak protokolde kabul edildiği, 150.000,00 TL protokol tarihinden sonra ancak takipten önce yapılan ödemeler olduğu, TTK mad. 1530/4 fıkrası uyarınca düzenlenen fatura bedellerine 30 günlük süre geçtikten sonra temerrüt uygulanacağı, ödemelerin öncelikle faizden mahsup edilerek hesaplama yapıldığı ve buna göre 356.231,24 TL asıl alacağın 25/10/2019 tarihinde alacağa temerrüt gerçekleştiği, bu bedele 132.636,37 TL faiz işletileceği, toplam borcun 488.867,61 TL olacağı, yapılan 150.000,00 TL tahsilatın 132.636,37 TL faizden mahsubu sonrası 17.363,63 TL de ana paradan mahsup edileceği ve 338.867,61 TL takip çıkışı asıl alacak miktarı olacağının belirtildiği, 2. Alternatifte ise; doğrudan protokolde belirlenen alacaktan mahsup halinde takip tarihi itibari ile bakiye alacağın 356.231,24 TL borç tutarından takipten önce ödenen 150.000,00 TL'nin mahsup edilmesi sonrası 206.231,24 TL bakiye alacağa takipten önce işletilecek 119.425,51 TL'nin eklenmesi ile 325.656,25 TL alacağın hesaplandığı yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. Raporun taraflara tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından rapora itiraz dilekçesinin dosyaya sunulduğu görülmüştür. Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Davacı şirket ile davalı şirket arasında satış sözleşmesine dayalı cari hesap ilişkisinin olduğu, cari hesapta davacı tarafın davalıdan 31.12.2020 tarihi itibari ile 357.000,00 TL alacaklı olduğunun taraflarca kabul edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 04/02/2021 tarihli protokol ile bu borcun hangi koşullarda ve hangi tarihlerde ne kadar miktarda ödenmesi halinde ne kadar bedel olarak kabul edilebileceği taraflarca kararlaştırılmıştır. Protokolün içeriği itibari ile bedeller yönünden tarafları net ve şüpheye mahal bırakmayacak şekilde bağladığı açıktır. Protokolde belirtilen tarihlerde belirtilen bedellerin ödenmesi koşulu ile kararlaştırılan bedelin kabul edileceği anlaşılmaktadır. Celp edilen SGK kayıtları incelendiğinde davacı tarafın SGK prim borcunun davalı ile yapılan protokol tarihlerinde belirli olduğu ve bu tarihlere uygun şekilde ödeme yapılması halinde davacının bu borçlardan kurtulmasının söz konusu olacağı, bu bedellerin ödenmesi için davalı ile yapılan protokolde gösterilen bedellerin davacıya ödenmesi gerektiği anlaşılmaktadır, zira protokol içeriğinde de SGK yapılandırma taksit ödeme tarihlerine göre ödemenin yapılacağı hususu emredici şekilde gösterilmiştir. Bu şekilde net bir tarih ve bedel gösterilmek sureti ile bedellerin ödenmesi halinde borcun 300.000,00 TL veya 250.000,00 TL olacağı kabul edilmiştir. Ancak davalının belirtilen tarihlerde ödeme yapmadığı gibi dava dışı ve protokolde adı geçmeyen ... Şti. Tarafından davacıya bir kısım ödemeler yapıldığı, bu ödemelerin de davacı tarafından alacağı mahsup edildiği anlaşılmıştır. Ancak davalı tarafın protokol hükümlerine uygun tarihlerde ödeme yapmadığı, yapılan ödemelerin ise taksit tarihlerinden farklı tarihlerde olduğu görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan protokolün davalı için geçerli olabilmesi ve davacıyı bağlayabilmesi için protokol ile davalıya yüklenen yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesi gerektiği halde eksiksiz yerine getirildiğini gösterir delillerin dosyada tespit edilmediği, bu nedenle davacı tarafça her iki tarafın da kabul ettiği bedel üzerinden alacağın belirlendiği ve dava dışı şirketin yaptığı ödemelerin öncelikle faizden mahsup edilmek sureti ile alacağın hesaplandığı, bu hesaplamanın düzenlenen bilirkişi raporunda birinci seçenek olarak gösterildiği ve birinci seçenekte gösterilen şekilde hesaplamanın dosyadaki verilere uygun olduğu ve hükme esas alınabileceği görülmüş, davacı tarafça dava konusu edilen bedel kadar davalının itirazında haksız olduğu anlaşılmış, alacağın niteliği itibari likit olduğu görülmekle icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği görülmüş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; Davanın KABULÜNE, İzmir 18 İcra Müdürlüğünün 2022/736 Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının İPTALİNE, Takibin 338.867,61 TL üzerinden devamına, İcra inkar tazminatı isteminin KABULÜNE, Hükmolunan alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Takip ve dava dayanağı cari hesap sözleşmesi geçerli olmadığını, buna dayalı olarak yapılan takibe ve davaya itirazların bulunduğunu, itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava türü olduğundan cari hesap ilişkisi temeline dayalı işbu davanın taleple bağlılık ilkesi gereği ve geçerli bir sözleşme olmaması sebebiyle reddi gerektiğini, davacı yan, müvekkili şirkete mal teslim etmiş olduğunu bunun karşılığında alacaklı olduğunu iddia etmekte olup, bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davacı yanın iddialarını kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartı ile belirtmesi gerektiğini, alacak ve faiz hesabı tamamen hatalı yapıldığını, davacı yan tarafından taraflar arasındaki tüm yıllara ait ticari ilişkiden kaynaklanan toplam fatura bedellerinden, müvekkili adına ödenen miktarlar mahsup edilerek sonuca gidilmesinin yasaya aykırı olduğunu, zira taraflar arasında 04/02/2021 tarihli bir protokol yapıldığını, somut olaya bakıldığında yeniden yapılandırma sözleşmesi olan 04/02/2021 tarihli protokol ile müvekkili şirketin eski borçlardan sorumluluğu sona erdiğini, Mahkemece tanzim edilen yasaya ve usule aykırı kararın yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, tehir-i icra talepli istinaf talebinin kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına,karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına protokol yerine getirilmediğinden , asıl borcun 356.231,24. TL olduğunun kabulüyle protokolden sonra takipten önce yapılan ödemelerin önce faiz ve sonra ana paradan düşülmesi suretiyle yapılan hesaba göre karar verilmesine göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/03/2023 tarih ve 2022/207 Esas 2023/199 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 23.148,05.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 5.787,10.TL harcın mahsubu ile bakiye 17.360,95.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Kararın Dairemizce taraf vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 20/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi