Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/769 E. 2026/3350 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/769
Karar No
2026/3350
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/769

KARAR NO : 2026/3350

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/03/2025

NUMARASI : 2023/606 Esas - 2025/264 Karar

DAVANIN KONUSU: Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının ... olarak ... isminde ... işi yaptığını, ....Com uygulamasında mağaza üzerinden satış yaptığını, 13.07.2022 günü saat 00.30 sıralarında ... uygulaması üzerinden ismini...olarak tanıtan şahıs davacıya mesaj atarak “...” isimli ürünü beğendiğini, fiyatını ve ürün hakkında bilgi almak istediğini söylediğini, davacı da kendisine ürünün fiyatını ve detaylarını anlattığını, daha sonrasında bu kişi 1 Kilogram altın almak istediğini söylediğini ve davacı da cevaben "ücretini gönderirseniz altını alabilirim" dediğini, daha sonra bu kişi davacıdan iban bilgilerini istediğini davacı da ...bankasına ait olan ... numaralı iban bilgilerini gönderdiğini, yaklaşık olarak 10 dakika sonra davacının hesabına 950.000 TL para geldiğini, davacı sık sık internetten satış yaptığından; yaptığı ticaretler hep bu şekilde olduğunu, davacı paranın sorunsuz olup olmadığını test etmek amacıyla hesabına gelen parayı; hesabına gelen paranın, 580.000,00TL lik 33.072.93 Dolar aldığını, daha sonra ATM üzerinden 12.000 TL çektiğini, ayrıca vakıfbank hesabına da 200 TL aktardığını, böylece paranın sorunsuz olduğuna kanaat getirdiğini, daha sonra kendisini...olarak tanıtan şahıs, altınları almak için davacının attığı konum bilgisine geldiğini, davacı konuma gelen şahsa 1000 gram miktarında altını teslim ettiğini, daha sonra gün içerisinde faturayı kesip ilgili şahsa gönderdiğin, davacı daha sonra ...bankasının uygulamasına girmek istemiş fakat giremediğini, bunun üzerine davacı bankaya giderek hesabına giremediğini beyan ettiğini, banka çalışanı cevaben " hesaba güvenlik sebebiyle geçici bloke koyduklarını" söylediğini, sorun gün içerisinde çözülmeyince davacı aynı gün bankaya tekrar giderek durumu sorduğunu, banka çalışanları cevaben " hesaptaki 580.000 TL lik 33.072.93 Dolar ve 356.603 TL olarak toplamda 938.000 TL paranın ... (...) ... numaralı savcılık kararı ile geriye gönderildiğini" söylediğini, daha sonra bu olay ile ilgili suç duyurusunda bulunan davacı henüz bir netice alamadığını, haricen edinilen bilgiye göre; İzmir' de faaliyette bulunan ... A.Ş. ünvanlı firmanın "...@....com" e-posta adresinden verilen "maaş ödemesi" adındaki talimatlar ile şirketin .... Şubesi hesabından 09.07.2022-13.07.2022 tarihleri arasında 20 işlemde toplam 12.585.100,00 TL para transferi olduğunu, bu işlemlerden bir de davacıya gönderilen 950.000,00-TL olduğunu, şirket yetkili ...; "...@....com" adlı e-posta adresini uzun zamandan beri kullanmadıklarını ifade ettiğini, özelikle 09.07.2022-13.07.2022 tarihleri arasınının kurban bayramı olduğunu, söz konusu şirket maddi anlamda güçlü ve banka ile sık sık çalışan bir şirket olduğunu, bu şirketin hesabında 4 gün boyunca talimatlar ile ödemeler yapıldığını, ancak banka yetkilileri bu talimatları sorgulamadığını, kaldı ki bir kullanılmayan bir mail adresinden gönderilen talimatlar ile milyonlarca lira başka hesaplara gönderdiğini, söz konusu olay ile ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/103839 soruşturma sayılı dosyası ile bir soruşturma yürütüldüğünü, bu dosyada davacı şüpheli olarak gösterilmişse de esasen davacının bu olayın mağduru olduğunu, söz konusu olay ile ilgili olarak davalı bankanın ağır kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talebimiz saklı kalması kaydıyla şimdilik 500.000,00 TL’nin 13.07.2022 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Mahkemenin yetkisiz olduğunu yetkili mahkemenin İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, husumetin bankaya yönetilemeyeceğini, davalının savcılık talimatı ve emniyet müdürlüğü yazısının gereğine yerine getirdiğinden, davalının herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, altın satışı iddiaları ispata muhtaç olduğunu, dava dışı ... firması ile davalı banka arasındaki maaş ödemelerinin tarafı olmadığından huzurdaki davada dinlenebilirliği bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı tarafça davacı asilin ... olarak ... isminde ... işi yaptığını, ....Com uygulamasında mağaza üzerinden satış yaptığını, 13/07/2022 günü ... uygulaması üzerinden ismini...olarak tanıtan şahıs iletişime geçerek 1 Kilogram altın almak istediğini söylediğini, davacıdan iban bilgilerini istediğini, ...bankasına ait olan ... numaralı iban bilgilerini gönderdiğini, yaklaşık olarak 10 dakika sonra davacının hesabına 950.000 TL para geldiğini, gönderilen paranın bir kısmıyla bankacılık işlemleri yapıldığını, akabinde hesabına bloke konulduğu ve hesaptaki paranın savcılık talimatıyla geri gönderildiğinin davalı banka tarafından bildirildiği, ilgili paranın İzmir' de faaliyette bulunan ... A.Ş. ünvanlı firmanın "...@....com" e-posta adresinden verilen "maaş ödemesi" adındaki talimatlar ile şirketin .... Şubesi hesabından 09/07/2022-13/07/2022 tarihleri arasında 20 işlemde toplam 12.585.100,00 TL para transferi olduğunu, bu işlemlerden bir de davacıya gönderilen 950.000,00-TL olduğunu, davalı bankanın yapılan işlemler sebebiyle davacı asilin zarara uğraması sebebiyle iş bu davanın açıldığı, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla davalı bankanın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17/03/2022 tarihli talimatı gereği hesaplara gönderilen paraya bloke konulması ve paranın müşteki hesabına iade edilmesi işlemlerini gerçekleştirildiği, dava dışı taraf (...) ile Banka arasında imzalanan (dava dosyasında yer almayan) sözleşme ve protokoller çerçevesinde gerçekleştirilen dolandırıcılığa konu talimatlı ödeme işlemlerinin dava dosyasına sunulan internet bankacılığı kayıtları ve hesap hareketleri ile uyumlu olduğu, Bununla birlikte sözleşme ve eposta yazışmaları dava dosyası içeriğinde görülemediğinden davalı bankanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığının net olarak tespit edilemediği, Davacı tarafından proses edilen asıl dava konusu işlem ile dava dışı ... firması hesaplarından meydana gelen dolandırıcılık işlemleri arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı görüş ve kanaati bildirildiği, gerçekten de davacı tarafça davalı banka kusurundan bahisle iş bu dava açılmış ise de; uyuşmazlık kapsamında altın ödemesi için gelen paranın hesap bilgilerinin dava dışı ... isimli şahıs ile örtüşmediği, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü olan davacı yanın hesap bilgileri örtüşmeyen hesap hareketlerine istinaden gerekli araştırmaların yapılmasının bekleneceği, kaldı ki altın teslimine ilişkin dava dışı tarafa teslimat yapıldığına ilişkin 1 kilo altının teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belgenin bulunmadığı, yapılan bloke işlemleri ile ilgili banka işlemlerin savcılık kararına istinaden yapılmış olması sebebiyle davalı bankaya kusur isnat edilemeyeceği kanaatine varılmakla; davanın reddine,..." karar verilmiştir.

Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, dava konusu olay ile ilgili olarak davalı bankanın ağır kusuru bulunduğunu, davalının hem ... adlı şirketin hem de müvekkilinin hesap güvenliğini sağlayamadığını, açmış oldukları davada tazminat koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.

TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.

Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacının, haksız fiil iddiasını ispat edemediği, dava konusu eylem sebebiyle maddi zarara uğradığı iddiasını ispat edemediği, davanın kabulünü gerektirir nitelik ve yeterliliği haiz bir delilin dosyaya kazandırılamadığı, buna göre somut olayda maddi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/606 Esas 2025/264 Karar sayılı 18/03/2025 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,

5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

6-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/769, K. 2026/3350, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-769-e-2026-3350-k-9c62bd77331b