Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/776 E. 2026/3379 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/776
- Karar No
- 2026/3379
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/776
KARAR NO : 2026/3379
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/11/2025
NUMARASI : 2025/348 Esas - 2025/769 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul 25.İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasına ilişkin olarak davalının borçlular aleyhine icra takibine geçtiğini, icra dosyasının kesinleşmesi üzerine Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün ...talimat dosyasına istinaden fiili haciz işlemi için müvekkilinin ticari faaliyetlerini yürüttüğü adresine hacze gelindiğini, icra dosyası kapsamında müvekkili şirketin bir çok menkul malının haksız bir şekilde muhafaza altına alındığını, haciz işlemi sonrası müvekkili şirket yetkilileri tarafından fiili haciz sırasında istihkak iddiasında bulunulması üzerine Gaziantep İcra Dairesi'nin ...talimat sayılı dosyasında istihkaka karar verme yetkisinin esas icra dairesine bırakıldığını, İstanbul 11.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/879 esas ve 2019/833 karar sayılı dosyasında karar verildiğini, dava açma hakkının hukuka aykırı bir şekilde müvekkili tarafa bırakıldığını, akabinde İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1067 esas 2021/1609 sayılı kararı ile dava konusu menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verildiğini, belirtilen dava dosyaları ile müvekkili şirketin haklılığı ortaya konulduktan sonra, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde muhafaza altına alınan menkul malların iadesi için icra müdürlüğüne başvuruda bulunulduğunu, Gaziantep İcra Dairesi'nin ...talimat sayılı dosyasında 752.000-TL olarak hesaplanan yed-i emin ücretinin ödenmesi sonrasında menkul malların tesliminin gerçekleşebileceği kararı alındığını, müvekkilinin bu tutarı 10/12/2024 tarihinde ödediğini, müvekkilinin haksız bir şekilde muhafaza altına alınan menkul mallarının teslimini sağlayabilmek adına ödemek zorunda bırakıldığı bedeli iade alabilmek için davalı şirkete İstanbul 31.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı yanın itirazı ile takibin durduğunu, akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de bir sonuç alınamadığından işbu davanın açıldığını beyan ederek, davanın kabulüne, itirazın iptaliyle takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; İstihkak davası sonucunda verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, haciz mahallinin borçlunun güncel ticaret sicil gazetesindeki adresi olduğunu, borçlu ile davacının aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini ve davacıya ait iş yerinde yapılan haciz işlemi sırasında borçluya ait bir çok evrak bulunduğunu, yine müvekkilince haczedilen menkullerle ilgili mülkiyeti ispata elverişli evraklar sunulmadığını, muhafaza işleminde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, takip masraflarının borçludan tahsil edilecek alacak kalemlerinden olduğunu, müvekkili alacaklıya yediemin ücretinin tahsili için takip yöneltilmesinin haksız olduğunu, işbu davanın kabulü halinde haczin yapılmasında kusuru bulunmayan müvekkili bankanın böyle bir ödeme yükü altına sokulması orantısız bir yaptırım olacağından ve kanunun tanıdığı hukuki yolların kullanılmasının bir cezası olarak görüleceğinden hukuken ve vicdanen kabul edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davalının dava dışı borçlular aleyhine başlattığı takipte yapılan fiili haciz sırasında davacının menkul mallarının da haczedildiği, davacının istihkak iddiasının Mahkemece kabulü üzerinde davacının yedieminde bulunan mallarını geri alabilmek amacıyla İcra Dairesince hesaplanan yediemin bedelini ödeyerek; bu bedeli davalıdan davaya konu takiple talep ettiği, davalının itirazıyla takibin durduğu ve eldeki davanın açıldığı, davalı vekili her ne kadar kusurlu bulunmadıklarını, güncel borçlu adresinde fiili haciz yapıldığını, davacı ile dava dışı borçluların aynı alanda faaliyet gösterdiğini, davacı adresinde borçluya ait evraklar da bulunduğunu beyan etmiş ise de; bu savunmaların istihkak iddiasına yönelik olarak davacı tarafça açılan davada yapılması gerektiği, nitekim istihkak iddiasıyla açılan davada da davacıya ait mallar üzerindeki haczin kaldırıldığı ve kararın kesinleştiği, davacının, davalı tarafından başlatılan takipte taraf da olmadığı, bu durumda davacının mallarına haksız olarak haciz konulduğu Mahkeme kararı ile sabit olduğundan , davacının mallarına kavuşması amacıyla yaptığı masraflardan ve gerçek zarar kalemlerinden davalının sorumlu olacağı anlaşılmakla; asıl alacak tutarı 752.000 TL üzerinden harçlandırılan davanın kabulüne, yediemin bedeli icra dosyasında hesaplanmış ve belirli olmakla icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir ( Emsal Karar: İstanbul BAM 4. H.D 2019/1229 Esas ve 2021/1207 Karar)
Davanın kabulü ile, İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 752.000-TL asıl alacak tutarında alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına,
Alacak likit olduğundan % 20 si oranında 150.400-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, istihkak davası sonucunda verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkili bankanın haczin yapılmasında kusuru bulunmadığını, huzurdaki davada tazminat koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, bu sebeple icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; Haksız hacizden kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, davacının davalıya karşı istihkak iddiası ile dava açtığı, İstanbul 25.İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasından gönderilen talimat ile Gaziantep İcra Dairesi'nin ...talimat sayılı dosyasında fiilen hacze gelindiğini ancak davacının borçlular ile bir bağı veya ticari ilişkisi bulunmadığını, Gaziantep İcra Dairesi'nin ...talimat sayılı dosyasında haczedilen malların müvekkiline ait olduğunu beyan ettiği, Mahkemece davanın kabulü ile menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verildiği, İstanbul BAM 23. HD nin 2022/1290 esas ve 2022/2540 karar sayılı ilamı ile yeniden kurulan hükümde kabul kararı verildiği ve harç yönünden düzeltme yapıldığı, kararın Yargıtay incelemesinden de geçerek 21.02.2024 tarihinde kesinleştiği, Gaziantep İcra Dairesi'nin ...talimat sayılı dosyasında; yediemin ücret olarak 752.000 TL hesaplandığı ve davacının anılan bedeli ödediği görülmüştür.
Somut olayda, yapılan haciz işlemlerinin hukuka aykırılığı ve bu işlemlere konu malların davacıya ait olduğu kesinleşmiş mahkeme kararı ile saptandığına ve iadeye yönelik işlemler sonuçsuz kaldığına göre davacının kişilik haklarının zarar gördüğü (Aynı doğrultuda Yargıtay 4. Hukuk dairesinin 2016/9728 esas- 2018/7567 karar sayılı ilamı) ve davalının ağır kusuru sonucunda vuku bulan haksız eylemiyle maddi olarak zarara uğratıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafça, davalının yapmış olduğu icra takibinde açıkça kötü niyetli olduğu hususunun ispat edilemediği, davaya konu talebin yargılamayı gerektirdiği, bu kapsamda icra inkar tazminatının yasal şartları oluşmadığından, İlk Derece Mahkemesince icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu yerindedir.
Yukarıda açıklanan hususlar gereğince, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 752.000,00 TL asıl alacak tutarında alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, yasal şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/348 Esas 2025/769 Karar sayılı 18/11/2025 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda;
2-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 752.000,00 TL asıl alacak tutarında alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına,
3-Yasal şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 51.369,12 TL nispi karar ve ilam harcının peşin yatırılan 12.842,28 TL'nin mahsubuyla bakiye 38.526,84 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 12.842,28 TL peşin harç, 175,00 TL vekalet harcı ile müzekkere, posta ve tebligat gideri 130,00 TL olmak üzere toplam 13.762,68 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/c-Davalı tarafça yapılan vekalet harcı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1-2). maddelerine göre 118.800,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı 320,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.322,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
7-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2026