İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/262 E. 2026/798 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/262
Karar No
2026/798
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/262 Esas KARAR NO : 2026/798

DAVA : İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/04/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; BDDK ... tarihinde ... karar numarasıyla alınan ve ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete’de ilan edilen kararı ile ...Bankası A.Ş.’nin kontrolüne el koymuş ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 71’inci maddesi uyarınca ... Bankası A.Ş.’nin yönetim ve denetimini ...'ye devrettiğini, borçlu ile Müflis Banka arasında 24/10/2011 tarihinde akdedilen avukatlık sözleşmesinin feshedilmiş olması sebebiyle borçlunun uhdesinde bulunan 6.274,21 TL tutarındaki avans borcu için borçluya... tarihinde ... 19. Noterliğinden ... yevmiye nolu ihtarname çekildiğini, borçlunun ihtarnameye cevap vermediğini ve müflis bankaya ödemeye ilişkin belge sunmadığını, borçlu hakkında ... Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından 6.274,21 TL masraf avansı alacağı 301,29 TL noter masrafı, 993,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.569,09 TL üzerinden takip başlatıldığını ancak borçlunun iş bu takibe olarak itiraz ederek takibin durdurulduğunu beyan ederek, davalının ... Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacı yan her ne kadar mahkemeniz nezdinde işbu davayı açmışsa da taraflar arasındaki ilişkinin vekalet ücreti ilişkisine dayandığını, bu nedenle Tüketici Mahkemesi konusuna girdiğinden Tüketici Mahkemesi’nin görevli olduğunu, davacının dava dilekçesinde de belirtildiği üzere 2011 yılında taraflar arasındaki sözleşmeye dayandığını, bu kapsamda alacak üzerinde 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, zamanaşamını durduran veya kesen halleder olayımızda mevcut olmadığından davanın reddine dair karar verilmesi gerektiğini, müvekkili davacı yanın birden fazla dosyasında vekillik yaptığından dolayı kendisine hiçbir şekilde vekalet ücreti ödenmediğini, bu kapsamda dava konusu tutar hem vekalet ücreti kapsamında almış olduğu veya hapis hakkını kullandığı bedel olduğunu, açıklanan nedenlerle uyuşmazlıkta tüketici mahkemeleri görevli olduğundan görevsizliğini, uyuşmazlığa konu alacak zamanaşımına uğradığından ve müvekkilin davacı şirketten alacağı bulunduğundan davanın reddini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine ... Banka Alacakları İcra Dairesi ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine, davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Tarafların iddia ve savunmalarının incelenmesinde çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın müflis banka ile davalı arasında akdedilen avukatlık sözleşmesi uyarınca bankaya geri iade edilmeyen avanslar sebebiyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa davacının icra takip tarihi itibariyle asıl ve ferileri ile birlikte alacaklı olduğu toplam miktarın belirlenmesi hususlarına ilişkin olduğu görülmektedir. -Mahkememizce 19/06/2026 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı vekiline;"Dava dilekçesinde avukatlık sözleşmesinin feshedildiğinin beyan edildiği, ancak hangi tarihte feshedildiğinin açıklanmadığı anlaşılmakla, sözleşmenin hangi tarihte feshedildiğinin açıklanması için davacı vekiline yazılı beyanda bulunmak üzere iki haftalık kesin süre ve imkan verilmesine," karar verilmiştir. -Davacı tarafça sunulan beyan dilekçesinde; "Davalı ...'ın dosyalarının 19.10.2017 tarihinde sistemsel devri yapılmıştır. 31.08.2021 tarihli (dosyada mübrez) ihtaname ile de "Avukatlık Ücreti Sözleşmesinin feshedilmiş /istifa edilmiş olması sebebiyle uhdesinde bulunan masraf avansının iade edilmesi" talep edilmiştir." şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür. -Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. -Yukarıdaki açıklamalarda yer verildiği üzere davacı tarafın talebi davacı müflis ile davalı arasında akdedilen avukatlık sözleşmesi kapsamında geri iade edilmeyen avanslara dayanmaktadır. Davacı ile davalı arasında da avukatlık sözleşmesinin varlığı ve feshedildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. -Ancak davaya dayanak olan icra takibi, takip dayanağı belgeler ile davacı tarafından işbu dava sırasında sunulan belgelerin incelenmesinde, alacağın kaynağı olarak yalnızca davalıya gönderilen noter ihtarnamesi ile sözleşme feshinin ileri sürüldüğü görülmektedir. -Davacı tarafça davalıya hangi miktarlarda ödeme yapıldığı, hangi dosyalardan iade avansların bulunduğu, iadeye dayanak olan bedellerin davacı tarafça hangi miktarlarda yapıldığı, ihtarnamede yer alan "tarafınıza tevdi edilen icra dosyalarından yapılacak işlemler için 6.274,21 TL tutarında masraf avansının" hangi hususlara dayanılarak belirlendiğine ilişkin herhangi bir bilgi ya da belgenin ibraz edilmediği görülmektedir. -Bu haliyle davacı tarafın alacak talebinin herhangi bir bilgi ya da belgeye dayanmadığı, davalının avukatlık sözleşmesinin feshi akabinde iade etmesi gereken bedellerin dayanağının bulunmadığı, davacı tarafın alacak iddialarını bu haliyle ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Reddine karar verilen miktar yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 7.569,09-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca ... Arabuluculuk bürosunun... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/262, K. 2026/798, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-262-e-2026-798-k-acb5896c3018