İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1105 E. 2026/804 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1105
- Karar No
- 2026/804
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1105 Esas KARAR NO : 2026/804
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 25/03/2026 KARAR TARİHİ : 25/09/2026
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... adresinde 8.09.2025 tarihinde ... çalışması esnasında müvekkili şirkete ait altyapının hasara uğratıldığını, bu durumun aynı gün müvekkili şirket personeli tarafından tutulan hasar tespit tutanağı ile kayda alınmış olup hasar mahallinde fotoğraf çekimleri yapıldığını, müvekkili tarafından hasar kapsamında kullanılan malzeme ve işçilik bedellerinin ekte sunulan tablolarla belgelendirilmiş ve faturalandırılmış olduğunu, müvekkilinin hasardan dolayı toplamda 33.323,38 TL zarara uğramış olup zararının giderilmediğini, bu kapsamda davalıların hasara sebep olduğu kazı ruhsatı kayıtlarından da anlaşılabilecek olup, ilgili belediyeye müzekkere yazılması durumunda hasara sebebiyet veren faillerim açığa çıkacağını, açıklanan nedenlerle haksız fiil sonucu müvekkili şirketin uğradığı 33.323,38 TL zararın, hasar tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı def'inde bulunduklarını, davacının tesislerinin, müvekkili şirketin çalışmaları sırasında zarar gördüğü iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, müvekkili şirketin yaptığı çalışma esnasında tesislerinin zarar gördüğünü iddia etmiş ise de işbu iddialarını ispata yarar herhangi bir delil sunamadığını, davacı tarafından iddia olunan hasarın müvekkili şirketin dağıtım şebekesinin işletilmesinden ya da herhangi bir çalışmasından kaynaklanmadığını, meydana gelen hasarda müvekkili şirkete yükletilebilecek bir kusur bulunmadığını, dava konusu olayda davacı tarafın kusurlu olup olmadığının tespitinin önem arz ettiğini, dava konusu hasarın müvekkili şirket çalışmasından kaynaklanmadığını tekraren ifade etmekle birlikte davacının talep konusu ettiği zarar bedelinin de neye göre hesaplandığının belirli olmadığını, talep edilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu, açıklanan nedenlerle huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle zaman aşımı ve sair nedenlerle reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, ...alışmalar sırasında davacıya ait altyapıya zarar verildiği iddiası ile tazminat istemine ilişkindir. -Mahkememizce dava konusu bölgeye ilişkin davacı şirket ile davalı şirket kayıtları ile belediye kayıtları celp edilmiş, taraf delilleri toplanmıştır. -Somut olayda tarafların iddia ve savunmalarının incelenmesinde; davalı şirketin ...adresinde 08/09/2025 tarihinde yaptığı çalışmalar sonucunda davacıya ait altyapıya zarar verdiğinin iddia edildiği görülmektedir. -Taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; davalının yaptığı çalışmaları yaparken davacıya ait tesisata, zarar verildiği iddiası ile oluşan hasardan davalının sorumlu olup olmadığı, davalı tarafından belirtilen bölgelerde çalışma yapılıp yapılmadığı, davalının hasardan sorumlu olması halinde miktarının belirlenmesi hususlarında toplanmaktadır. -Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. -6098 Sayılı TBK'nın 49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır (TBK.m.50/1). -Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; Fiil, Hukuka Aykırılık, İlliyet Bağı Zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Özetle davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır. -Mahkememizce taraflara tanık bildirmek için süre verilmiş, taraflarca kesin süre içerisinde tanık bildirilmemiş, duruşmada tanıkların hazır edilmediği görülmüştür. -Davacı tarafın iddia ve belgelerinin incelenmesinde davacının alacağına dayanak olan tespit tutanaklarının davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen tutanak niteliğinde olduğu, ilgili belgelerin resmi belge niteliğine haiz olmadığı, bu nedenle tek başına haksız fiil ve zararı ispata yeterli ve elverişli olmadığı görülmektedir. -Davacı tarafça yargı mercileri tarafından yapılan bir tespit ya da raporu da dosyaya ibraz etmediği görülmektedir. -Bu doğrultuda her ne kadar davacı tarafça davalının yaptığı çalışmalar nedeniyle davacı şirkete ait tesisatın zarar gördüğü iddia edilerek iş bu dava ikame edilmiş ise de sunulan ve resmi belge niteliğine haiz olmayan tutanakların tek başına ispat aracı olarak değerlendirilemeyeceği, davacı tarafından tanık bildirilmediği, davacı tarafın haksız fiil hükümleri çerçevesinde davalı tarafın eylemleriyle zarara sebep olduğunu ispatlayamadığı, kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmişti HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 33.323,38-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca ... Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/09/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır