Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/145 E. 2026/1739 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/145
Karar No
2026/1739
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2022/145 KARAR NO : 2026/1739

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 09/11/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/61E., 2021/814K.

DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 15/10/2026 YAZIM TARİHİ : 16/10/2026

Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Tarafların davalının Yenimahalle - Ankara adresinde bulunan inşaatının hafriyat işlerini yapması konusunda anlaştıklarını, davacının üstlenmiş olduğu "Kepçe Çalışması, Harfıyat Temizliği, Çevre Düzenlenmesi, Kum-Mıcır Serilmesi" işlemlerini toplamda 245 saatlik çalışması sonucunda tamamlandığını, davacının ücretinin bir kısmını elden aldığını, kalan 102 saatlik çalışması için 14.442,20-TL bedelindeki irsaliydi fatura düzenlediğini, faturanın ... aracılığıyla davalıya gönderildiğini, faturanın davalı şirket yetkilisi tarafından teslim alındığını, faturaya bir itiraz olmadığını ancak fatura bedelinin ödenmediğini bunun üzerine Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün 2018/14998 esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ettiklerini ileri sürerek; itirazın iptaline, alacağın tahsiline, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili özetle: Davacının davalıya ait bir takım hafriyat işlerini yaptığını, yapılan iş nedeni ile davacıya ödemeler yapıldığını, yapılan ödemelerin elden yapıldığının davacı tarafça da kabul edildiğini, davalı şirket kayıtlarında davacının 102 saatlik bir çalışmasının bulunmadığını, davacının toplamda 245 saatlik bir çalışmasının bulunduğunu ispat ile mükellef olduğunu, davalı tarafa ulaşan ve itiraz edilmeyen herhangi bir faturanın söz konusu olmadığını, dava dilekçesinin ekinde sunulan tebliğ zarflarındaki adreslerin davalı şirketin resmi adresleri olmadığını, faturanın davalıya ulaşmadığını, faturaya da fatura içeriğine de itiraz ettiklerini, davacının yapmış olduğu iş sırasında bir çok defa ... borusunu patlattığını, enerji nakil hatlarını kopardığını, bu sebeple davalının bir çok defa tazminat ödemek zorunda kaldığını, bu ödemeler dikkate alındığında davalının borcu değil alacağının mevcut olduğunu, davacının alacak talebinin likit olmadığını, icra inkar talep edilemeyeceğini savunarak; davanın reddine, %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "... Davacı şirketin davalı şirket için hafriyat işi yaptığı, davalı şirket yetkili ile şirket çalışanlarının ve şirket yetkilisi olan ... 'in akrabası olan ... ve ... 'in imzasının taşıyan belgelere göre davacı şirketin toplam çalışma süresinin 230 saat 30 dk olduğu davacının bedelini tahsil ettiğini beyan ettiği sürenin mahsubu sonrasında tahsil edilmeyen çalışma süresine tekabül eden bedelin 12.390,00TL olduğu, BK .117 maddesi gereğince takip tarihinde önce davalıya ihtar görderilerek davalının temerrüte düşürülmedi, davalının takip ile birlikte temerrüte düştüğü anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 12.390,00TL asıl alacak üzerinden takibin devamına faize ilişkin talebin reddine..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davayı asla kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece savunma ve delilleri değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğu, müvekkilin gerekçeli karar ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, mahkemece eksik inceleme yapıldığı, mahkemece işin yapılıp yapılmadığının incelenmesi, gerekirse yerinde keşif yapılarak davacının yapmış olduğu iş tespit edilerek uzman bilirkişi marifeti ile işin kaç saatte yapılacağının belirlenmesi gerektiği, salt beyana göre işin yapıldığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı, davacının bilirkişi kök rapor alındıktan sonra, yani tahkikat aşmasında yeni deliller sunduğu, bu delillere ısrarla muvafakat etmediklerini bildirmelerine rağmen mahkemece dikkate alınmadan davanın genişletilmesi yasağına aykırı delillerin karara esas alındığı, delil niteliği taşımayan bu belgelere dayanarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davac ının iddia ettiği çalışmalar için müvekkili nezdinde hiçbir hak ve alacağı kalmadığı, çalışmasının 245 saat olduğunu kanıtlama külfetinin davacıya ait olduğu, davacının fiş adı altında usule aykırı olarak dosyaya sunduğu belgelerdeki imzalara itiraz etmelerine rağmen mahkeme tarafından değerlendirilmediği, gerek icra takibinde gerekse bu davaya konu edilen faturanın müvekkilinin kayıtlarında söz konusu olmayıp müvekkiline ulaşan ve itiraz edilmeyen bir fatura bulunmadığı, davacının alacak talebinin likit olmayıp bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 846,36 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 211,59 TL harcın düşümü ile kalan 634,77 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15/10/2026

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/145, K. 2026/1739, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-145-e-2026-1739-k-e8fda28f477b