İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/5 E. 2026/720 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/5
- Karar No
- 2026/720
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/5 Esas KARAR NO : 2026/720
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/01/2026 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; "Davacı ... ile davalı ... Anonim Şirketi arasında, müvekkilin ticari faaliyetinde fiilen kullanılan araca ilişkin olarak 24.02.2025 başlangıç tarihli, 365 gün süreli “Ticari Genişletilmiş Kasko Poliçesi” akdedilmiştir.İş bu dava açılmadan önce davalı şirket ile yasal zorunluluk gereğince arabuluculuk görüşmesi yapılmış, 2025/... esas sayılı dosya kapsamında karşı tarafın iradesiyle söz konusu görüşmeler anlaşmama neticesinde sonuçlanmıştır.Poliçeye konu araç; ... marka, 2016 model, kullanım tarzı minibüs olan ve servis ile turizm taşımacılığı faaliyetlerinde kullanılan ... plakalı ticari araçtır. Söz konusu araç, müvekkilin ticari gelir elde ettiği asli üretim aracıdır. Müvekkil, sigorta sözleşmesinin kurulması aşamasında ve sonrasında üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş; kasko poliçesi kapsamında belirlenen 21.443,08 TL prim bedelini davalı sigorta şirketine eksiksiz ve süresinde ödemiştir.Sigorta sözleşmesi yürürlükte iken ve müvekkilin herhangi bir kusuru, temerrüdü, beyan ihlali ya da sözleşmeye aykırı davranışı bulunmamasına rağmen; davalı sigorta şirketi, kendi mali durumunun iyi olmadığı yönündeki tamamen soyut, belirsiz ve müvekkille ilgisi bulunmayan bir gerekçeye dayanarak, sigorta poliçesini tek taraflı olarak feshetmiştir. Her ne kadar davalı tarafından poliçenin feshedildiği ileri sürülmüş ise de; müvekkil tarafından ödenmiş bulunan 21.443,08 TL prim bedeli bugüne kadar müvekkile iade edilmemiştir. Davalı şirket, bu bedeli herhangi bir hukuki dayanak olmaksızın uhdesinde tutmaya devam etmektedir. Bu durum, davalı lehine sebepsiz zenginleşme sonucunu doğurmuş; müvekkilin malvarlığında ise açık bir eksilmeye yol açmıştır. Müvekkilin alacağı, fesih tarihi itibarıyla muaccel hale gelmiş olmasına rağmen ödeme yapılmamıştır. Davalı şirket ne fesih sonrası prim bedelini iade etmiş, ne de bu yönde müvekkili tatmin edici herhangi bir açıklamada bulunmuştur. Müvekkil, defalarca ödeme talebinde bulunmasına rağmen sonuç alamamıştır. Bunun üzerine müvekkil tarafından alacağın tahsili amacıyla .... İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmıştır.başlatılmıştır. Takip talebi ve ödeme emri usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı taraf, icra takibine karşı borcun ödendiğine, sona erdiğine veya hiç doğmadığına ilişkin herhangi bir belge sunmaksızın, salt takibi durdurmak amacıyla haksız ve dayanaksız itirazda bulunmuştur. Bu itiraz neticesinde icra takibi durmuştur. Müvekkil, dava konusu kasko poliçesine konu aracın tek başına maliki değildir. Anılan aracın yalnızca %50 oranında pay sahibi olup, aracın diğer %50 hissesi üçüncü bir kişiye aittir. Bu husus, müvekkilin aracı serbestçe tasarruf edebilme, satma veya teminat olarak gösterme imkânını fiilen ve hukuken sınırlandırmaktadır. Dolayısıyla müvekkilin ekonomik durumu değerlendirilirken, araç değerinin tamamı üzerinden değil; yalnızca müvekkilin payına düşen kısım üzerinden bir değerlendirme yapılması zorunludur. Davalının .... İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, Anılan icra dosyasında takibin devamına, Müvekkil lehine adli yardım talebinin kabulüne,
Davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini" talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; "Müvekkil sigorta şirketi ile davacı arasında akdedilen ... numaralı Ticari Genişletilmiş Kasko poliçesi davacı tarafından iptal ettirilmiştir. Davacı poliçenin kalan süresi için ödenmiş olan prim bedelinin iadesi tarafına yapılmadığı iddiasıyla .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı dosyasında 21.443,08-TL ve işlemiş faiz için ilamsız takip başlatmıştır. sayın mahkemeniz nezdinde açılan işbu dava için; görevli mahkeme asliye mahkemeleri değil, tüketici mahkemeleridir. Sayın mahkemenizin bu yönde usulden ret kararı verilmesini talep etmekteyiz. Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ederiz. müvekkil sigorta şirketinin poliçe iadesine dair herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. ödemenin yapılmasına karar verilmesi halinde davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacaktır. ancak müvekkil sigorta şirketinin sigortacılık ve özel emeklilik düzenleme ve denetleme kurulu kararı uyarınca tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisi kaldırılmıştır. davacının taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil sigorta şirketini, davacıya yapılan ödemesinde yaşanan gecikme kapsamında sorumlu tutmak hakkaniyete aykırılık teşkil edecektir. müvekkil şirketin faiz sorumluluğu bulunmamaktadır. Müvekkil şirketin herhangi bir temerrüdü söz konusu olmadığından müvekkil şirketin faiz sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu sebeple mahkemenizce aksi durumun kabulüyle aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde dahi ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebilecektir. davacı sigortalının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise; dava konusu poliçelerin karar tarihi itibariyle feshedildiğinin kabulü ile, prim iadesinin de yine karar tarihi esas alınarak hesaplanması gerekmektedir. Haksız ve kötü niyetli olarak açılmış bulunan İtirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri, ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ettikleri görülmüştür. DELİLLER Delil olarak; gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur. ...Sigorta A.Ş'ye ve Sigortacılık ve ... Düzenleme ve denetleme Kurulu'na müzekkere yazıldığı görüldü.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, sigorta prim bedeli iadesi talebinden kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK nın 324. maddesi ile de delil ikamesi avansı düzenlenmiş ve bu madde, “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır”. yönünde düzenleme yapılmıştır. Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi olanağı HMK. nın 324. maddesi düzenlemesi karşısında yoktur. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Delil avansının yatırılmaması halinde ilgili taraf “o” delilden vazgeçmiş sayılarak mevcut delil durumuna göre işin esası hakkında karar verilmelidir. Somut uyuşmazlıkta; Mahkememizin 21/09/2026 tarihli ara kararında ".... mahkememizce bilirkişiye tevdi edilen dosya için bilirkişi ücretinin yatırılmadığı görülmekle bilirkişi için 10.000 TL ücret takdirine, giderin davacı avansından karşılanmasına davacı tarafa eksik delil avansını tamamlaması için HMK 120 ve 324 gereğince 1 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyadaki delillere göre karar verileceğinin ihtarına (ihtarın ara kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına)" dair karar verildiği ancak verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın bilirkişi ücretlerini yatırmadığı ve yatırılmaması nedeniyle rapor aldırılmadığı anlaşılmakla davanın çözümü için teknik bilgi ve tecrübenin gerektiği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, Kötüniyet tazminat talebinin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince alınması gereken 732-TL karar ve ilam harcının davacılar tarafından peşin yatırılan harçtan mahsubu ile bakiye harç alınmasına ye rolmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, 21.443,08-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabulucu Ücret Kararı gereği Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4600.-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 6- HMK 333 (1) maddesi uyarınca davacılar tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası resen mahkememizce davacılara iadesine, Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde istinafı kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 06/10/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır