İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/6 E. 2026/746 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/6
Karar No
2026/746
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/6 Esas KARAR NO : 2026/746

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/01/2026 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; "Hukukumuzda munzam zarar, borçlunun temerrüdünün bir sonucu niteliğinde olup, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, tazmin yükümlülüğü temerrüt sebebiyleMüvekkil ... ... A.Ş ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemlerine ilişkin makine ve ekipmanların satışını yapan, bu alanda faaliyet gösteren bir ticari işletmedir.Bu çerçevede, davalılara çeşitli makinelerin satışını gerçekleştirmiştir. Taraflar arasındaki hukuki ilişki, bu ticari satış işlemlerine dayanmaktadır. Müvekkil ile Davalılardan ...’ın yetkilisi olduğu diğer davalı ...'ün Müvekkil ...'e olan borçları nedeniyle taraflar arasında 18.11.2009 tarihinde, teminat olarak ... A.Ş.’nin bir taşınmazı üzerine Müvekkil lehine ipotek konulması konusunda sözleşme yapılmıştır. Sözleşmeye göre borçlu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına kayıtlı; ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 14455 ada, 12 parsel sayılı 13.663,46 metrekarelik ... Fabrika binası ve arsasına müvekkil şirket lehine ipotek tesis edilmiştir. Anılı ipotek tesis sözleşmesi sonrasında davalı şirketin borçlarını ödememeye devam etmesi üzerine taraflar tekrardan bir araya gelmiş ve bu görüşmede davalılardan ... Müvekkil şirket yetkililerine; özellikle ... Bankasına ve diğer alacaklılara olan borçlarını ödeyemediğini ve bu durumun kendisini çok zor duruma soktuğunu ve bu nedenle mezkûr ipoteğin kaldırılmasını, karşılığında 500.000,00-TL peşin ödeme yapacağını ve kalan tutarı da 1 yıl içerisinde ödeyeceğini beyan etmiştir. Müvekkil şirket yetkilileri, tamamıyla iyi niyetli bir şekilde davalı ...'ın beyanlarına itibar etmiştir. Ancak davalı, 500.000,00-TL olarak taahhüt ettiği peşin ödeme tutarını sürekli aşağı çekmeye başlamıştır. Bu sebeple sanıkla birçok kez protokol imzalanmış ancak davalı, protokollerdeki yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Tüm bu gelişmeler akabinde davalının teklifi üzerine ve müvekkil şirket yetkililerinin iyi niyetiyle; peşinatın 150.000,00-TL olduğu 08.11.2013 tarihli son protokol düzenlemişlerdir. 08.11.2013 tarihli protokolde; borçlunun peşin ödeme tutarını sürekli değiştirmesi nedeniyle önceki protokollerin hükümsüz kalacağı kayıt altına alınmıştır. Bu protokol ... 13. Noterliğinin ... yevmiye numaralı işlemi ile de onaylanmıştır.20.10.2014 tarihli senedin garantisi olarak daha önceden ipotek konulan arsa üzerindeki fabrikada bulunan ve protokol ekinde yer alan makine ve ekipmanlara rehin konulacaktır. Rehin konulan makine ve ekipmanlar, müvekkil şirketin bilgisi olmadan taşınmayacak veya satılmayacaktır. Rehinli mallar yediemin olarak borçluya verilecektir. Ne var ki davalılardan ... veya yetkilisi olduğu diğer davalı ... şirketi tarafından müvekkil şirketin tüm bu iyiniyetli yaklaşımları sonuçsuz bırakılmış ve bahse konu borçlar ödenmemiştir.İşbu icra dosyasından borcun tahsili için birçok haciz işlemi yapılmış ve fakat netice alınamamıştır. Zira borçlular adına kayıtlı araçların üzerinde öncelikli başkaca hacizlerin olması, takbis sorgularında herhangi bir taşınmaza rastlanılmaması ve yine hesaplarının olduğu bankalarda herhangi bir hak ve alacaklarının olmaması gibi durumlar borcun tahsiline imkân vermemiştir. Müvekkilin uğramış olduğu munzam zarara ilişkin haklı davamızın kabulüne, Fazlaya dair talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla, yargılama neticesinde tam miktarı belirlendiğinde artırılmak üzere zararımızın 23.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve mütelselsilen tahsiline, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; "HMK 121. maddesi gereğince, davaya ilişkin delil örnekleri, tarafımıza tebliğ edilmemiş olup sadece dava dilekçesindeki davacı ifadeleriyle poliçenin geçerliliği ve teminat kapsamı, rücu imkanımız vs. yönünden davaya cevap verme imkanımız yoktur. İşbu sebeple delillerin tebliğine kadar davaya cevap verme hakkımız saklı kalmak kaydı ile söz konusu dava dilekçesi kapsamında davaya itiraz etme zarureti doğmuştur.Kaza ile sakatlık söz konusu ise kaza ile meydana gelen sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi, maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürülükte olan yönetmeliğe göre adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi tarafından tespit edilmesi, kusur oranlarının tespiti için sayın mahkemenizce dosyanın istanbul adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine sevk edilmesi, gerekmektedir.Geçici iş göremezlik tazminatı talepleri trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışındadır ilgili giderlerin sgk tarafından karşılanması gerekmektedir .Kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılacak olan hesaplamanın karayolları trafik kanunu'nun 90. maddesi çerçevesinde zmms genel şartları'na göre aktüeryal yöntem ve teknik faiz kullanılarak yapılması gerekmektedir.Söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedirKkaza iş kazası ise sgk tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerekmektedir. Kaldı ki sgk tarafından davacının geçici iş göremez kaldığı iddia edilen dönemde hastalık/geçici iş göremezlik kolundan ödeme yapılmış olabileceğinden mükerrer ödemeye mahal vermemek adına bu hususun sgk'ya müzekkere yazılarak sorulması gerekmektedir

5510 sayılı yasanın 21/4. maddesinde;"iş kazası, meslek 7.gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerekmektedir. Karayolları trafik kanunu 87. madde uyarınca hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerekmektedir 9.müvekkil şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumludur. İşbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmamaktadır. davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerekmektedir. Daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmelidir teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda karayolları trafik kanunu 96. madde gereğince teminatın paylaştırılması gereklidir. Karayolları trafik kanunu 92. maddesinde sigorta şirketinin sorumlu olmadığı hususlar tek tek sayılmıştır. huzurdaki davada bu bentte sayılan durumlardan birinin varlığının tespiti halinde davanın reddi gerekmektedirhaksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ettikleri görülmüştür. DELİLLER Delil olarak; gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur. .... İcra Hukuk Mahkemesi'ne, .... İcra Hukuk Mahkemesi'ne, ... 12. İcra Dairesi'ne ... 6. İcra Ceza Mahkemesi'ne ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı görülmültür. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, munzam zarar istemine ilişkindir. HMK nın 324. maddesi ile de delil ikamesi avansı düzenlenmiş ve bu madde, “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır”. yönünde düzenleme yapılmıştır. Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi olanağı HMK. nın 324. maddesi düzenlemesi karşısında yoktur. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Delil avansının yatırılmaması halinde ilgili taraf “o” delilden vazgeçmiş sayılarak mevcut delil durumuna göre işin esası hakkında karar verilmelidir. Somut uyuşmazlıkta; Mahkememizin 28/04/2026 tarihli duruşma zaptının ara kararında ".... Bilirkişilere 9.000,00-TL*2 toplamda 18.000,00-TL ücret takdirine, 18.000,00-TL bilirkişi ücretini depo etmek üzere davacı vekilince 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde depo edilmediğinde bu haktan vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarına, İHTAR EDİLDİ, " dair karar verildiği ancak verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın bilirkişi ücretlerini yatırmadığı ve yatırılmaması nedeniyle rapor aldırılmadığı anlaşılmakla davanın çözümü için defter incelemesi, bir takım hesaplamalar, teknik bilgi, ve tecrübenin gerektiği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan harçtan 732-TL nispi karar harcından mahsubu ile kalan 121,88-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4700-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalı İsa vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 45.000-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile iş bu davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/6, K. 2026/746, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-6-e-2026-746-k-17dc68c91192