Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1264 E. 2026/1653 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1264
- Karar No
- 2026/1653
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1264 - 2026/1653 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2026/1264 KARAR NO : 2026/1653
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 04/06/2026 ESAS-KARAR NUMARASI : 2026/169E., 2026/440K. DAVA : Tapu İptali ve Tescil KARAR TARİHİ : 01/10/2026 YAZIM TARİHİ : 01/10/2026
Davalılar ... ile ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: davalı arsa sahipleriyle yapılan 08/04/2005 tarihli satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki edimlerin yerine getirildiğini ve iskân izninin alındığını, ... parseldeki A Blok 7 numaralı bağımsız bölümün kooperatife devredilmesi gerekirken sözleşmeye ve ana sözleşmeye aykırı olarak davalı ...’a devredildiğini, ferdileşmenin ve ortaklar arasındaki eşitliğin sağlanması için tapunun kooperatife aktarılması gerektiğini, tasfiye sürecindeki kooperatifin borçlarını ve yargılama giderlerini karşılayamadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile kooperatif adına tescilini ve kaydın düzeltilmesini, talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili özetle: Uyuşmazlığın kooperatifin iç ilişkisine ait olduğunu ve müvekkillerinin taraf sıfatının bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, kooperatifin sözleşmedeki yükümlülüklerini tamamen yerine getirmediğini ve kesinleşmiş kararla hükmedilen 277.400 USD cezai şart borcunu ödemediğini, teminat niteliğindeki daireler dışındaki devirlerin kooperatifin talebiyle gerçekleştirildiğini, tapuların önce kooperatife, ardından ferdileşme yoluyla üyelere devredildiğini, dava konusu taşınmazın müvekkillerinin elinde tuttuğu teminat dairelerinden olmadığını ve davanın kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili özetle: Müvekkilinin kooperatif üyesi olarak yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve şerefiye bedelini ödediğini, noter kurasında kendisine çıkan taşınmazın önce arsa sahibinden kooperatife, ardından ferdileştirme yoluyla 08/07/2008 tarihinde müvekkiline devredildiğini, edinimden on sekiz yıl sonra açılan davada on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, kooperatifin yönetim ve tasfiye sorunları nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ve tapusunun iptal edilemeyeceğini savunarak, davanın öncelikle zamanaşımı ve husumet nedeniyle, aksi hâlde esastan reddini, istemiştir. İlk derece mahkemesince "...Davacı tarafından dava dilekçesi ile adli yardım talebinde bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafından adli yardımın gerekliliğine ilişkin somut delil dosyaya sunulamadığından adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının iddialarının ispatı bakımından dosya kapsamı, kooperatif kayıtları, genel kurul tutanakları ve dava konusu taşınmaz üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, ara karar ile de davacı vekiline belirlenen bilirkişi ücreti delil avansını ikmal için 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesi uyarınca iki haftalık kesin mehil verilmiştir. Verilen süre içerisinde ve sonrasında bildirilen delil avansı ikmal edilmemiştir. Davacı vekili 04/06/2026 tarihli celsede alınan sözlü beyanında, bilirkişi ücretini ikame edemeyeceklerini ifade etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 266/1 maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." denilmektedir. Dosya kapsamında davanın dayanağını teşkil eden uyuşmazlığın çözümü bakımından bilirkişi incelemesi talep edildiği anlaşılmıştır. Dava şartı olmayan ve 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesinde düzenlenen, taraflardan birinin, ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen ve verilen kesin süre içinde yatırılmak zorunda olunan (delil ikamesi için) avansa ilişkin yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Mahkeme mevcut delil durumuna göre karar verir. 16/04/2026 tarihli oturum 3 nolu ara kararı uyarınca davacı vekiline “iki haftalık kesin mehil içerisinde 15.000,00 TL bilirkişi ücretinin 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesi gereğince delil avansı olarak karşılanması, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına” ilişkin ihtar yapılmış olup, süresi içinde yatırılmadığı gibi davacı vekili 04/06/2026 tarihli celsede bilirkişi delil avansını yatırmayacaklarını açıkça beyan etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 324. maddesine göre bunun yaptırımının, davacının bu delilden vazgeçmiş sayılıp, diğer delillere göre karar verilmesi olacağı açıktır. Davanın dayanağını teşkil eden uyuşmazlığın çözümü için konusunda uzman kişiler tarafından kooperatif kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırmanın da zorunluluk içermesi karşısında, eldeki delillerle ispatlanamayan davanın reddine..." karar verilmiştir. Davalılar ... ile ... vekili istinaf dilekçesinde özetle: Uyuşmazlığın kooperatifin iç işleyişine ilişkin olması nedeniyle davanın öncelikle husumetten reddedilmesi gerektiğini, tapu devirlerinin müvekkilleri dışındaki arsa maliklerinden kooperatife, ardından ferdileşme yoluyla üyelere yapıldığını, kooperatifin talebi doğrultusunda gerçekleştirilen devirler ve tapu kayıtları değerlendirilmeden karar verildiğini, cezai şart alacaklarının ödenmediğini, harca esas değerin bildirilmemesine ilişkin eksiklik giderilmeden ve taşınmazın değeri dikkate alınmadan, gerekçesi açıklanmaksızın 1.000 TL vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek, istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasını, talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, tapu iptali ve tescil taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalılar ... ile ... vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken harç peşin olarak alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01/10/2026
Başkan Üye Üye Katip