Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1268 E. 2026/1576 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1268
Karar No
2026/1576
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1268 - 2026/1576 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R)

ESAS NO : 2026/1268 KARAR NO : 2026/1576

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 01/04/2026 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/599 E., 2026/222 K. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 24/09/2026 YAZIM TARİHİ : 24/09/2026

Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/48070 sayılı dosyası ile icra takibine borçlu tarafından itiraz edilerek takibin durduğunu, davacının davalı şirkete operatörlü olarak iş makinası kiraladığını, kira hizmeti faturasını keşide eden müvekkilinin işbu faturayı davalıya teslim ettiğini, takibe dayanak faturaların devam eden ticari ilişki boyunca tanzim edilerek davalıya gönderildiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine icra yoluyla tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazında haksız olduğunu, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili yanıt dilekçesinde özetle; Davalı şirket aleyhine Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/48070 E.sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibin ve davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Sincan Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasında hizmet ilişkisi bulunmadığını, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının olmadığını, haksız yere takip başlatıldığını, davanın haksız ve kötüniyetli olarak açıldığını savunarak davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince "Davacının davalıdan taraf BA-BS bildirimlerinde ve usulüne uygun olarak tutulmuş ve her iki taraf defter ve belgelerinde kayıtlı 257.040,00 TL alacaklı olduğu görüldüğü, dayanak faturaların davalı yanca defterlerine kaydedildiği gibi vergi dairesine bildirimininde yapıldığı, bu durum karşısında davacının fatura alacağı yönünden ve takip konusu alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebi yönünden davada haklı olduğu, ancak davalı yanın usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmediği bu nedenle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne davalının Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/48070 Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 257.040,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı asıl alacağına takip tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, hüküm altına alınan 257.040,00 TL'nin %20'sine karşılık gelen 51.408,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel Mahkemece verilen bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediği, davalının faturayı ticari deftere işlediği 8 günlük süre içerisinde itirazda bulunmadığı, fatura tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü, fatura tutarına faiz işletilmesi gerektiği, işlemiş faiz tutarının dava değerine dahil edilmesi sebebiyle yatırılan harçta eksiklik bulunması durumunda dava şartı noksanlığının yerine getirilmesi için süre verilmesi gerektiği, verilecek süre içerisinde eksikliğin tamamlanacağı belirtilerek davalı tarafından borca itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu bu nedenle mağdur olduğu, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle : Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, uyuşmazlığın esasını oluşturan hizmetin fiilen yerine getirilip getirilmediğinin araştırılmadığı, bilirkişi raporunda yalnızca tarafların ticari defter kayıtları ile BA/BS bildirimlerinin incelendiği, uyuşmazlığın temelini oluşturan hizmet ilişkisinin varlığının araştırılmadığı, dosya kapsamı içerisinde yapılan değerlendirmelerde davaya konu faturanın usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğinin araştırılmadığı, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği nedenleriyle davanın reddini talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen operatörlü iş makinesi kiralanmasını konu alan tacirler arası hizmet sözleşmesi nedeniyle düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. 1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle davacı tarafından düzenlenen takibin dayanağı faturanın davalı tarafın ticari defterlerine kaydedildiğinin ve davalı tarafça BA formu düzenlendiğinin anlaşılmasına göre istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir. 2- Davacı tarafın istinaf nedenlerinin incelenmesinde ise Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları " başlıklı 1530/4-a maddesinde faturanın borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda, borçlunun ayrıca ihtara gerek kalmaksızın mütemmerit sayılacağı ve alacaklının faize hak kazanacağı hükme bağlandığından somut olayda takibin dayanağı faturanın 20.05.2025 tarihinde davalı tarafça ticari defterine kaydedildiği, bu tarihten itibaren otuz gün geçmekle davalının ayrıca ihtar gerekmeksizin temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği, yine bilirkişi tarafından bu surette belirlenen temerrüt tarihinden takip tarihine kadar hesaplanarak işlemiş faiz miktarının takip talebinde istenilen işlemiş faiz miktarından az olduğu da gözetilerek davanın kabulüne karar vermek gerekirken hatalı değerlendirmeyle davalının temerrüde düşürülmediğinden bahisle işlemiş faize ilişkin talebin reddiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması dosya kapsamına usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1.b.2 madde gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne dair yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1.b.2 madde gereğince Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/599E., 2026/222K. sayılı, 01/04/2026 tarihli kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine, Buna göre: "1-Davanın KABULÜNE, Davalının Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/48070 Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, Asıl alacağın yüzde yirmisi oranında olmakla 51.408,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 17.558,40 TL harçtan 3.059,41 TL peşin harç ile 1.500,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 12.998,99 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 7.102,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre taktiren 6.862,23 TL'si ile 615,40 TL başvurma, 1.500 TL tamamlama, 3.059,41 TL peşin harç toplamı 12.037,04 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde kendisine İADESİNE, 7-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına," 3-) a) Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.558,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 4.389,60 TL'nin düşümü ile kalan 13.168,80 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-) a) Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, b) Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 350 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 24/09/2026

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1268, K. 2026/1576, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1268-e-2026-1576-k-e33dd420dbf9