Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2921 E. 2026/2423 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2921
- Karar No
- 2026/2423
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2025/2921
KARAR NO:2026/2423
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:24/09/2025
NUMARASI:2023/551 E - 2025/530 K
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:22/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;taraflar arasında imzalanan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin olmak üzere 3 adet faturanın ödenmemesi sebebiyle İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı dosyası ile davalı adına icra takibi yapıldığı bu takibe davalının itiraz ettiği, sözleşme gereği ve davalının tesisatına ait tüketim miktarları bölge itibariyle yetkili ... tarafından okunduğu, sözleşme gereği tarife bedeli üzerinden faturalandırma yapıldığı, buna göre düzenlenen 18.11.2022 son ödeme tarihli 58.292,28 TL, 02.01.2023 son ödeme tarihli 142.138,78 TL , 17.10.2022 Son ödeme tarihli 329.432,60 TL bedelli faturaları davalının ödemediğini, takibe konu edilen 02.01.2023 son ödeme tarihli 142.138,78 TL lık faturanın cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklandığı, cayma bedelinin sözleşmenin son sayfasında yer alan hükme dayanılarak hesaplandığı beyan edilerek davalının takibe itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; tüketilen elektrik miktarı ile fiyatın uyuşmadığını, sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davalının işyerinin kasap dükkanı olduğunu, 329.432,60 TL lık faturanın kesim tarihi aralığında 56639,89 Kwh elektrik kullanımının ücretlendirildiğini, kasaplık faaliyeti yürüten davalının bu miktar tüketim yapmasının mümkün olmadığı, ölçüm yapan ... ın verilerine göre bu fatura döneminde tüketilen miktarın 16415,528 kwh olduğunu, davalının 17.10.2022 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, davacının feshi haklı bulmaması ve sayacın hatalı tüketim kaydettiği gerekçesi ile 40224,382 kwh ek tüketim bildirdiğini aboneliği sonlandırmadığını, 40224,382 kwh ek tüketim miktarı üzerinden yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, davacı tarafından her ay düzenli olarak davalıya gönderilmesi gerekli olan “Ticari Rapor” un gönderilmediğini, sözleşmeye göre bürüt kar marjının %10 olmasının davalı bakımından avantajlı olmadığını beyan ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Konusu Mahkeme Kararı;Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 264.074,41 TL asıl alacak, 49.541,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 313.615,75 TL üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına,
2-Kabul edilen alacağın %20’si oranında 62.723,15 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İstinaf Başvuruları;Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.
1- Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde ;"Bilirkişi raporunda 05.10.2022 tanzim 17.10.2022 vade tarihli nolu 329.432,60 TL bedelli faturaya dair alacağımızı 101.613,24 TL olarak hesaplamıştır. 03.11.2022 tanzim 18.11.2022 vade tarihli 58.292,28 TL bedelli fatura için ise asıl alacağımızı 28.292,28 TL olarak hesaplamıştır. Tüketim bedellerine dair alacaklarımızın birinin tam birinin de oldukça eksik hesaplanması çelişkiye sebebiyet vermektedir. Bilirkişi 05.10.2022 tanzim 17.10.2022 vade tarihli 329.432,60 TL bedelli faturaya dair alacağımızı hatalı ve eksik hesaplamıştır.Rapora beyan ve itiraz dilekçemizde tüketime dair fatura alacağımızın hatalı hesaplandığı bu sebeple dosyadan ek rapor alınmasını yada yeni bir bilirkişiden yeni rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştik. Ancak yerel mahkemece itirazlarımız değerlendirilmeden karar verilmiştir. Hükme elverişli olmayan bir raporla karar verildiği için istinafa başvurumuzun kabulüne karar verilmelidir." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.
2- Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Somut olayda takip konusu yapılan alacağın likit olmadığı, müvekkili aleyhine 3 adet elektrik tüketim faturası ve 1 adet “cayma bedeli” faturası için takip yapıldığı, ancak bu alacağın gerçek miktarı yargılama esnasında bilirkişi incelemesiyle belirlenebildiği ,alacağın miktarının yargılama gerektirmesinin, onun likit olmadığını gösterdiği, ilk derece mahkemesi, yanılgılı bir şekilde alacağı likit farz ederek müvekkili aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmettiği,Dosyada alınan bilirkişi raporları ve sunulan deliller incelendiğinde, ciddi çelişkiler ve farklılıklar bulunduğunun görüldüğü, bilirkişi raporlarına karşı sunulan itirazları gereğince değerlendirmeden mahkemenin karar verdiği, ... ve ... kayıtları ile tüketim miktarındaki farklılık, fesih işleminin haklı nedene dayanması, cayma bedelinin aşırı ve geçersiz olması (tbk m.27) hususlarında da mahkemenin değerlendime yapmadığı, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;Dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında ; asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 640.979,51 TL alacağın tahsili için ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Dosya içinde bulunan 17.10.2022 tarih ... nolu ihtarname ile davalı; davacı ile akdetmiş oldukları 16.08.2021 tarihli sözleşmeyi , 56639,89 kwh lık tüketim için oluşturulan 379.432,60 TL lik faturanın 16415,528 kwh lık tüketim miktarı üzerinden düzenlenmesi gerektiğini ileri sürerek kabul etmediğini faturayı iade ettiğini beyan ederek sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirmiştir. Taraflar arasında imzalanan ,Abonelik Sözleşmesinin ABONEYE ÖZEL sözleşme koşullarının 1.maddesinde sözleşmenin ilk 24 ay içinde herhangi bir nedenle feshedilmesi ve abonenin bu sürede herhangi bir nedenle tedarikçinin portföyünden çıkması halinde abonenin fesih tarihine kadar kendisine düzenlenmiş olan faturaların ortalama tutarının 2 katı kadar fesih tazminatı ödeyeceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir.Somut olayda ; fesih (cayma) tazminatı yönünden sözleşmenin bu maddesinin uygulanması gereklidir.Mahkemenin bu yöndeki kabul ve değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; bilirkişi raporu ile 329.432,60 TL bedelli normal tüketim faturasının hatalı hesaplandığının ve ... kayıtlarına göre davalının bu fatura yönünden 101.613,24 TL tutardan sorumlu olduğunun tespit edildiği, 58.292,28 TL'lik faturanın ise sözleşmeye uygun olduğunun tespit edildiği,Bilirkişi kurulunun ek raporunda ; kök raporun “ Sözleşme Koşullarına Göre Değerlendirme ve Hesaplama:başlıklı 2 nolu bölümünde, davacı tarafından, davalının Eylül 2022 dönemi tüketimine ait 05.10.2022 tarihli faturada 56639,89 kwh tüketim miktarı üzerinden tüketim bedeli hesabı yapıldığı, oysa aynı döneme ait davalı tüketiminin ... vekili tarafından Mahkemeye sunulmuş 03.01.2024 tarihli dilekçe ekindeki Ekim 2021 kasım 2022 kayıt dönemine ait davalı tüketimlerini gösteren listeye göre davalının eylül 2022 dönem tüketimi 16415,528 kwh olarak bildirilmiş olduğundan, ... kayıtları esas alınmak suretiyle davalı tüketim bedelinin hesaplandığı ,kök rapordaki hesaplamanın doğru olduğu beyan edilmiştir.Bilirkişi raporundaki hesaplamanın sözleşme hükümleri ve ... kayıtları esas alınmak suretiyle hazırlandığı,hükme elverişli olduğu anlaşılmış,bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Bu sebeplerle, davacı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.Ancak cezai şarta ilişkin alacak (103.876,41 TL) likit sayılmadığından, mahkemece bu fatura yönünden de icra inkar tazminatına hükmedilmesi ise hatalı olmakla , icra inkar tazminatının 160.876,41 TLlik alacağın % 20 'si üzerinden hesaplanması gerektiğinden , davalı istinafının kabulü ile, karar kaldırılarak HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında,aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-Davacının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
B-Davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca karar kaldırılarak, yeniden esas hakkında;
1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 264.074,41 TL asıl alacak, 49.541,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 313.615,75 TL üzerinden takip talebindeki koşullarla devamına,
2-Kabul edilen alacağın %20’si oranında 32.039,61 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
4-Alınması gereken 21.423,09 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 21.153,24 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ve 269,85 TL peşin harcın toplamı olan 539,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 50.178,52 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 52.378,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 21.309 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 10.425,97 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 1.526,54 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, geriye kalan 1.593,46 TL.nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;Davacıdan Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,Davalıdan peşin alınan istinaf karar harcının, isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davalının istinaf aşamasında yapmış olduğu 270,00 TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/09/2026