Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2854 E. 2026/2591 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/2854
Karar No
2026/2591
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2854 - 2026/2591 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2854 KARAR NO : 2026/2591

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2021/519 Esas, 2024/273 Karar TARİHİ : 02/05/2024

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. İHBAR OLUNANLAR :1- DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 20/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/05/2024 tarih 2021/519 Esas, 2024/273 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/10/2019 tarihinde yaya ...'ün Kozan yolu üzerinde yolun karşısına geçerken sürücü belgesi olmayan ...'ın sevk ve idaresinde olan, ...'e ait ... plakalı motosikletin kendisine çarpması sonucunda yaralandığını, kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin olmadığını, kaza neticesinde müvekkilinin uzun süre tedavi görmek zorunda kaldığını, oluşan kaza sonrasında müvekkilinin kalıcı beden gücü kaybına uğradığını ve görmüş olduğu tedavilerin de etkisiyle kendi ihtiyaçlarını gideremediğini bu nedenle başkasının bakımına muhtaç kaldığını, oluşan kaza sonrasında uzun süre çalışamadığını, müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazısı nedeniyle ... 'na başvuruda bulunulduğunu, oluşan başvuru sonrası ... sayılı hasar dosyasının açıldığını ancak davalı şirket ile anlaşılamadığını, eldeki dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak yapılan görüşmenin olumsuz sonuçlandığını, bu nedenle müvekkilinin bedensel zarara uğramasından dolayı şimdilik 400,00 TL maddi tazminatın toplanacak delillere göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı HMK'nun 107. maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline ayrıca yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvurusunun geçerli bir başvuru sayılabilmesi için Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 9. Maddesi kapsamında Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu düzenlenmesi gerektiğini, müvekkili kurum tarafından 21.04.2021 tarihinde 2021/13505 sayılı yazı ile davacıya bildirildiğini, davacı tarafından geçerli bir Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunu ibraz etmediğini, müvekkili ... tarafından, yapılan başvurunun reddedilmediğini, müvekkili şirketin gerekli belgelerde eksiklik mevcut olması karşısında bu belgelerin davacı tarafından tamamlanmasını talep ettiğini, davacının geçici iş göremezlik tazminatının müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, müvekkili ...'nın, kapsamına giren kazalarda zorunlu sigortaların sağladığı güvencelerden yoksun kalınması nedeniyle kişilerin uğrayacakları bedeni zararların karşılanması amacıyla kurulduğunu, müvekkili ...'na başvuruda eğer sürekli sakatlık var ise dilekçede belirtilen belgeler istenmekte ve başvuru komisyonca değerlendirmeye alındığını bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatının müvekkili ...'nın sorumluluğunda olan zarar türü olmadığını, kaza sonrası tutulan tutanaklarda davacının yaya yolunda olmadığını, dikkatsiz, özensiz, serbest bir şekilde kara yolunda dolaştığını, bu nedenle davacının kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğunu, ayrıca kazada sürücü konumunda olun ...'a davanın ihbar edilmesini, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limiti ile kusur oranı ile sınırlı olduğunu, iş bu nedenle öncelikle davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, ihbar talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 02/05/2024 TARİHLİ KARARI: mahkemece açılan davanın kısmen kabulü ile; 52.192,84 TL kalıcı iş göremezlik tazminatından kaynaklı maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 24/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin (geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat) talebin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; zarar görenin yapmış olduğu ihlal nedeniyle kazanın oluşumu açısından tam kusurlu kabul edilmesi gerektiğini, kaza esnasında davacının orta refüjlü yol üzerinde gereken dikkat ve özeni göstermeksizin araçlar için ayrılmış ve seyir halinde olan araçların arasından iki şeritli yol ortasında geçmeye çalıştığını, bu sebeple kazanın oluşumuna asli tam kusuruyla sebebiyet verdiğini, davacının tam kusurlu sayılması gerekirken %75 kusur atfı yapılması ve ...'na kalıcı iş göremezlik tazminatı yükletilmesinin kanuna aykırı olduğunu, davacı tarafın kuruma gerektiği şekilde başvuru yapmadığını, sigortaya başvuru şartı kapsamında başvurunun usulüne uygun sayılabilmesi için hak sahiplerinin başvuru dilekçeleri ve ... Yönetmeliği'ne göre belirtilen belgelerle ...’na başvurmaları gerektiğini, davacının başvurusunun geçerli bir başvuru sayılabilmesi için Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 9. Maddesi kapsamında Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu düzenlenmesi gerektiği, müvekkili kurum tarafından 07.02.2020 5222 sayılı yazı ile davacıya bildirildiğini,davacı tarafından yapılan başvuruda, genel adli muayene raporu ile epikriz raporunun da sunulmadığını, alınan maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, ...'nın temerrüde düştüğü tarih yanlış yorumlandığını, TRH 2010 %1,65 teknik faiz uygulanması gerekirken +- 10 iskonto faizli prograsif rant tekniği kullanılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddi yönünde hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tazminat talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından 13/10/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirlenecek tazminatın davalıdan tahsil talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekilinin başvuru dava şartına ve müvekkilinin temerrüde düşmediğine yönelik istinafının incelenmesinde: Davalı vekili dava tarihinden önce davacının usulüne uygun bir şekilde başvuruda bulunmadığını ileri sürmüş ise de, davacının davadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı, davacının başvuru dilekçesi ve eklerinin davalıya 11.06.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, davalının ise bu başvuruya uygun şekilde dava tarihinden önce davacıya herhangi bir ödeme yapmadığı anlaşıldığına göre davacı tarafından davadan önce usulüne uygun şekilde yapılan başvuru neticesinde ödeme yapılmaması nedeni ile eldeki davayı açmış olmasında herhangi bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin kusur raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Mahkemece alınan kusur bilirkişisi Trafik Polis Memuru ...'in 26/12/2021 havale tarihli raporunda; 03/10/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda %25, yaya ...'ün ise meydana gelen kazanın oluşumunda %75 asli kusurlu olduğunu belirtmiştir. İtiraz üzerine mahkemece ek rapor alınmış, bilirkişinin sunduğu 11/02/2022 tarihli ek raporunda; ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda %25 (yüzde yirmi beş) oranında tali kusurlu olduğu, yaya ...'ün ise meydana gelen kazanın oluşumunda %75 (yetmiş beş) oranında tali kusurlu olduğunu belirtmiştir. Kusur raporu, kaza tutanağı, dosya kapsamı ve olay ve oluşla uyumlu olup mahkemece hükme esas alınmış olması yerindedir. Davalı vekilinin kusur raporuna yönelik istinafı yerinde bulunmamıştır. Davalı vekilinin motorun niteliğine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davacıya çarpan motosiklet ... marka 2018 model ... tipi motosiklet olup bu aracın motor hacmi 50 cc'nin üzerinde, 97-100 cc civarında olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinafı kabul edilmemiştir. Maluliyet raporuna yönelik istinafın incelenmesinde: Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 ile 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir. (Yargıtay 4. HD'nin 16.11.2022 tarih 2021/18928 E. 2022/14804 K ve 23.11.2022 tarih 2021/18987 E.2022/15240 K. Sayılı ilamları) Mahkemece alınan ... Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığının 28/12/2022 tarih ve 19289 sayılı raporda davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu tüm vücut engellilik oranının %4 (yüzde dört) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresinin) olay tarihinden itibaren 18 (on sekiz) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği raporun kaza tarihi 13.10.2019 tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, taraflarca bu raporun aksine bir delil yahut eşdeğer rapor sunulmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak, bakiye yaşam sürelerinin, pay oranlarının içtihatlara göre yerinde belirlendiği, müteveffanın çalışırken kazanın meydana gelmesi karşısında davacı eşine farazi destek olacağının kabulü ile davacının zararının belirlendiği anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14.maddesi gereğince ihdas edilen ... Yönetmeliği'nin 15.maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte ...'nın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüde düşeceği belirtilmiştir. Dava konusu olayda, ...'na 11.06.2020 tarihinde başvuru yapıldığından temerrüt tarihinin bu tarih olduğu, bu nedenle bu tarihten faize hükmedilmesi gerektiği halde 24.06.2020 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı ise de bu tarihin davalı lehine olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.565,27-TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 891,32-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.673,95-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.20.10.2026

Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/2854, K. 2026/2591, T. 02.05.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-2854-e-2026-2591-k-e2ac6fefab90