Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/465 E. 2026/1484 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/465
Karar No
2026/1484
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/465 - 2026/1484 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/465 KARAR NO : 2026/1484

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21.01.2025 NUMARASI : 2023/1078 Esas 2025/56 Karar

DAVACILAR : 1- 2- VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av. : 2- VEKİLİ : Av.

: 3- VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 25.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09.10.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 14.08.2010 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacıların oğlu ... sevk ve idaresindeki bisiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in asli kusurlu olduğunu, davadan önce davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını, davacıların desteğinin genç yaşta vefatı sebebiyle desteğinden mahrum kaldıkları gibi lehlerine manevi tazminat koşullarının da oluştuğunu belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak davacı baba ... için 2.500,00 TL, anne ... için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen, davacı ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiş, yargılama sırasında destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini, davacı ... için 22.526,30 TL, ... için 28.365,90 TL olarak artırmıştır. Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, davalının zarara doğrudan sebep olmadığını, zararı engelleme imkanının da bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, trafik kazasının meydana geldiği tarih olan 14.08.2010 tarihi ile eldeki davanın açıldığı tarih arasında 2 yılı aşkın bir zaman geçtiğini, açılan davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın oluş tarzına nazaran müteveffa ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunu, kazanın müteveffa ...'ın kullandığı bisiklet ile aniden ve kontrolsüzce yola girmesi sonucu meydana geldiğini, ... plaka sayılı araç sürücüsü diğer davalı ...'in kusursuz olduğunu, davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...AŞ vekili, kaza sonucu vefat eden kişilerin mirasçılarının davalı şirkete gerekli ve yeterli evraklarla başvuruları üzerine incelemeler yapılarak bağımsız aktüerden rapor alındığını, mirasçıları adına vekiline rapor sonucu 6.194,00 TL tutarındaki ibranamenin gönderildiğini, ancak geri dönüşün olmadığını, davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, söz konusu sorumluluğun aynı zamanda davacıların yoksun kaldıkları gerçek destek miktarı ile de sınırlı olduğunu belirterek temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan davalı şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekâlet ücretine hükmolunmamasını, hükmolunması hâlinde davalı şirketin sorumlu olduğu azami poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 24.11.2023 tarih, 2021/813E.-2023/981K.sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; kaldırma kararında belirtilen hususlar yönünden aktüer bilirkişiden ek rapor alındığı, ek rapora göre, davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının 31.249,97 TL, davacı ...'ın 42.738,19 TL olarak hesaplandığı, ilk karara karşı davacılar vekilinin istinafa başvurmadığı, sadece davalılar ... vekili ile ... vekili tarafından istinaf edildiği, istinaf kaldırma kararı doğrultusunda alınan aktüer raporunda davalıların ödemesi gerektiği tazminat miktarının ilk karar ile kabul edilen miktardan yüksek hesaplandığı, ilk karara karşı istinafa başvurmayan davacılar aleyhine, istinafa başvuran davalılar lehine oluşan usûli kazanılmış hakkın korunması gerektiğinden verilen ilk karardaki maddi tazminat miktarlarına hükmedilmesi gerektiği, davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 22.526,30 TL, davacı ... için ise 28.365,90TL olmak üzere toplam 50.892,20 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara belirtilen miktarlarda verilmesine, hükmolunan tazminata davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 28.09.2010 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise olay tarihi olan 14.08.2010 tarihi itibari ile yasal faiz ile yürütülmesine, her bir davacı için ayrı ayrı 7.500,00'er TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihi olan 14.08.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken müteselsilen alınıp davacılara belirtilen miktarlarda verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, mahkemece verilen ilk karardan sonra verilen karar dayanak yapılarak Eskişehir 8.İcra Müdürlüğünün 2021/23E.sayılı dosyası ile davalılar aleyhine yapılan icra takibinde davalılar tarafından dosya borcunun ödenerek dosyanın infazen kapatıldığını, mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurunun bulunmadığı, mahkemece verilen ilk karardan sonra verilen karar dayanak yapılarak Eskişehir 8.İcra Müdürlüğünün 2021/23E.sayılı dosyası ile davalılar aleyhine yapılan icra takibinde davalılar tarafından dosya borcunun ödenerek dosyanın infazen kapatıldığını, mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki aracın, davacıların oğlu ... sevk ve idaresindeki bisiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in asli kusurlu olduğunu belirterek davacılar için destekten yoksun kalma ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece verilen ilk kararda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %25, davacıların desteği ...'ın %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre düzenlenen 02.09.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 22.526,30 TL, davacı ... için 28.365,90 TL olmak üzere toplam 50.892,20 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, hükmolunan tazminata davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 28.09.2010 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise olay tarihi olan 14.08.2010 tarihi itibari ile yasal faiz ile yürütülmesine, her bir davacı için ayrı ayrı 7.500,00'er TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihi olan 14.08.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken müteselsilen alınıp davacılara verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 24.11.2023 tarih, 2021/813E.-2023/981K.sayılı kararı ile, tazminat hesaplanmasında Yargıtay uygulamalarına göre desteğin 18 yaşında gelir elde etmeye başlayacağı, erkek desteğin askerlik görevini tamamladıktan sonra 2 yıl içinde evleneceği ve 2 yıl sonra bir çocuğu, 2 yıl sonra ikinci çocuğunun olacağı varsayılarak gelir paylaştırılarak tazminatın bu ilkelere göre hesaplanması gerekirken desteğin evleneceği ve çocukları olacağı sürelerin Yargıtay uygulamasına göre belirlenmemiş olmasının isabetsiz olduğu belirtilerek davacıların destek alacağı sürenin belirlenerek, davacıların hak kazanabileceği destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak progresif rant yöntemine göre rapor tarihi verileri esas alınarak Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde davalıların itirazları da değerlendirilerek hesaplama yapılması için ek rapor alınması ve soncuna göre istinafa başvuran taraflar yararına oluşan kazanılmış haklar ve kesinleşen yönler gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde, kaldırma kararında belirtilen hususlar yönünden aktüer bilirkişiden ek rapor alındığı, ek rapora göre, davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının 31.249,97 TL, davacı ...'ın 42.738,19 TL olarak hesaplandığı, ilk karara karşı davacılar vekilinin istinafa başvurmadığı, sadece davalılar ... vekili ile ... vekili tarafından istinaf edildiği, istinaf kaldırma kararı doğrultusunda alınan aktüer raporunda davalıların ödemesi gerektiği tazminat miktarının ilk karar ile kabul edilen miktardan yüksek hesaplandığı, ilk karara karşı istinafa başvurmayan davacılar aleyhine, istinafa başvuran davalılar lehine oluşan usûli kazanılmış hakkın korunması gerektiğinden verilen ilk karardaki maddi tazminat miktarlarına hükmedilmesi gerektiği, davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 22.526,30 TL, davacı ... için ise 28.365,90TL olmak üzere toplam 50.892,20 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara belirtilen miktarlarda verilmesine, hükmolunan tazminata davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 28.09.2010 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise olay tarihi olan 14.08.2010 tarihi itibari ile yasal faiz ile yürütülmesine, her bir davacı için ayrı ayrı 7.500,00'er TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihi olan 14.08.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken müteselsilen alınıp davacılara belirtilen miktarlarda verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Kazaya ilişkin olarak yapılan ceza yargılamasında Eskişehir 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli, 2014/662E.-2014/848K.sayılı kararı ile, sanık sürücü ...'in ... Sokağı takiben ilerlediği sırada kavşağa yaklaşırken yaklaşık 15 metre mesafe kaldığı sırada hızını oldukça azaltması ve dikkatli bir şekilde seyretmesi gerekirken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, her ne kadar müteveffa ...'ın olayda asli kusuru bulunduğu, katılanların çocuklarının gözetim ve denetiminde ihmal gösterdikleri anlaşılmış ise de, sanığın mevcut şartlara göre kazayı önleme imkânının bulunduğu, dikkate alınarak sanığın olayda tali kusurlu olduğunun kabulünün gerektiğini belirterek 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 27.11.2019 tarihli, 2019/3847E.-2019/11078K.sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Eldeki dosyada İTÜ Makine Mühendisliği öğretim üyelerince oluşan heyet tarafından düzenlenen 01.09.2015 tarihli raporda da, ceza dosyasındaki tespitlerle davalı sürücü ...'in %25, müteveffa ...'ın %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, bahse konu raporun toplanan deliller ve kazanın oluş şekline uygun olduğu ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 2-Davalılar ... vekili ve ... vekili, mahkemece verilen ilk karardan sonra icra dosyasına ödeme yaptıklarından bahisle mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği itirazında bulunmuşlar ise de, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kesinleşmemiş kararı istinaf eden taraf icra tehdidi altında, ister icra dosyasına, ister elden ödeme yapmak zorunda kalarak ödeme yapmış ise, söz konusu ödeme taraflarca sulh olmadıkça, tek tarafın beyanına istinaden alacağın konusuz kaldığı şeklinde kabul edilemez. Nitekim İİK'nın 40. maddesinde; "Bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur. (Değişik ikinci fıkra: 02.03.2005-5311/7 md.) Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur. Ancak üçüncü şahısların hüsnü niyetle kazandıkları haklara halel gelmez ." denilerek, kaldırılan yahut bozulan karar sonrasında "icranın iadesi" açıkça belirtildiğinden, ilk karar üzerine ödeme olsa dahi, taraflar arasında bu hususta sulh olmadıkça, davanın konusuz kalmasına karar verilmemesi, talebe ilişkin karar verilmesi, icranın eski hâle iadesi, icra müdürlüğüne ya da elden ödeme var ise taraflara bırakılması gerekir. Bu nedenle mahkemece, verilen ilk karardan sonra icra dosyasına ödeme yapıldığından bahisle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilemeyeceğinden davalılar ... vekili ve ... vekilinin bu hususa ilişkin itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalılar ... vekili ve ... vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davalılar ... vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalılar ... vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalılar ... ve ...'den alınması gereken 4.501,09 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.486,32 TL'nin mahsubu ile kalan 2.014,77 TL harcın davalı ... ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 25.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/465, K. 2026/1484, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-465-e-2026-1484-k-3b048b998d46