İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/708 E. 2026/685 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/708
Karar No
2026/685
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/708 Esas KARAR NO : 2026/685

DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 01/08/2022 KARAR TARİHİ : 23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili tarafından sunulan asıl dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın ... (fatura adresi) adresinde Kuaför işlettiğini, davalı şirket görevlileri tarafından 04/06/2022 tarihinde ilgili adreste inceleme yapıldığını, davalı şirket görevlileri bir süre inceleme yaptıktan sonra davacının işyerinden ayrıldığını, ... tarihinde mülk sahibi ve abone olan ... hakkında ... numaralı fatura ile 44.769,93 TL ve ... numaralı fatura 245.163,82 TL *lik toplam 289.933,75 TL'lik fatura tahakkuk edildiğini öğrendiğini, davacı ve mülk sahibinin sebebi öğrenmek için davalı şirkete başvurduğunu, davalı şirket tarafından yapılan tek açıklamanın 04/06/2022 tarihli ... sayılı usulsüz kullanım tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden ilgili faturaların tahakkuk edildiğini öğrendiğini, davacının davalı şirket yetkililerin kendisinin burada kuaför işletmekte olduğunu beyan etmesi üzerine davalı şirket tarafından mülk sahibi adına tahakkuk edilen faturaların iptal edildiğini ve 28/06/2022 tarihinde ... numaralı 137.851,27 TL'lik ve ... numaralı 44.769,93 TL'lik toplam 182.621,2 TL'lik fatura tahakkuk edildiğini, davalı şirket personelinin haksız kazanç elde etmek amacıyla işletmede bulunan elektrikli aletlerin tüketim değerlini yanlış ve fahiş gösterdiğini, tutanakta belirtilen tüketim bedellerinin hiçbir şekilde gerçeği göstermediğini, davalı şirket personeli tarafından tutanakta yazılan elektrikli aletlerin hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını, taraflarına gösterilen videoda markası, modeli ve tüketim miktarı belli olmayan 3 adet saç kurutma makinası haricinde hiçbir somut delil bulunmadığını, ayrıca davacının işletmesinde tutanakta yazılı şekilde Solaryum makinasının da bulunmadığını, bu hususun davalı şirket personeli tarafından kayda alınan videoda da sabit olduğunu, buna rağmen nasıl solaryum makinası yazıldığının anlaşılamadığını, videonun mahkemece incelendiğin davalı şirketin görevlilerinin kötü niyetli olduğu ve var olmayan bir makinayı tutanağa geçirerek resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulundukları ve haksız kazanç elde etmek istediklerinin açıkça anlaşılacağı, davacının işletmesine ait resimleri dava dilekçesi ekinde sunduklarını, resimlerden den anlaşılacağı üzere davacının işletmesinde hiçbir solaryum aleti bulunmadığını, iş bu nedenlerle davacının işyerinde keşif yapılarak tüm elektrikli aletlerin tespiti ve tüketimlerinin bilirkişilerce tespitini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle beraber usulsüz kullanım yapıldığı kabul edilse bile tahakkuk edilen faturaların fahiş olup yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini, şöyle ki şirket personeli tarafından hazırlanan tutanakta "sayacın giriş kofrasından Kontaktör vasıtasıyla harici hat çekilerek kaçak elektrik kullandığı tespit edildi” beyan olmasına rağmen davalı şirketin daha fazla haksız kazanç elde etmek amacıyla EPTHY Madde 42/1-a (abonesiz kullanım) bendine göre fatura tahakkuk ettiğini, tutanak içerine doğru kabul edilse bile davacı hakkında EPTHY madde 42/1-B bendine göre düzenlenmesi gerekirdi bu durumda da harici hat üzerinden geçen aletlerin toplam tüketimi geriye dönük en fazla 180 gün olarak hesaplanabileceğinin farkında olan davalr şirketin kasıtlı olarak EPTHY madde 42/1-a 'ya göre fatura tahakkuk ederek haksız kazanç elde etmek istediğini, zaten davalı şirket tarafından mülk sahibi Hüseyin Şahin ve davacıya tahakkuk edilen miktarlar arasındaki yüksek farkın davalı şirketin haksız kazancının farkında olması ve davacının hakkını arayacağını beyan etmesi üzerine kısmi bir indirime gitmek zorunda kaldığını belirterek davalı şirket tarafından kesilen enerjinin yeniden enerji verilmesi yönünde dava süresince tedbir kararı verilmesine, tutanağa konu adreste bilirkişi marifeti ile tutanakta yazılı ama açıklaması yapılmayan elektrikli aletlerin tespiti ile gerçek tüketim miktarlarının tespitinin yapılmasına, müvekkilin işletmesinde solaryum bulunup bulunmadığı husunda tespit yapılasına, davalı personelce yönetmeliğe aykırı bir şekilde tutulduğu tespit edilen tutanakların iptali ile bu tutanaklara dayanarak kesilen cezaların iptaline karar verilmesine, mahkeme aksi kanaate ise ilgili faturalar üzerinden hesap bilirkişi marifeti ile inceleme yapılarak fazlaya ilişkin tutarlar yönünden borçlu olmadıklarının tespitine, avukatlık ücreti dâhil yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olup Kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, dava konusu adreste kurulu bulunan ... hizmet numaralı tüketim noktasına ait tesisat mahallinde müvekkil saha ekipleri tarafından tarihinde yapılan kontrolde; tesisata kayıtlı ... numaralı sayaç haricinde hat çekilerek kontaktör vasıtasıyla enerji kullanıldığı tespit edilerek davacı adına... seri numaralı zabıt tanzim edildiğini, ilgili tutanağa istinaden harici hat üzerinde tespit edilen cihazların kurulu güç bilgilerine göre öncelikle dava dışı Hüseyin Şahin adına fatura tahakkuk ettirildiğini, dava dışı ... 1 üzerine yeniden yapılan incelemede dava konusu kaçak tüketim adresinin davacı Neşmin Turan tarafından kullanıldığı tespit edilerek davacı adına 137.851,27-TL kaçak faturası ve 44.769,93-TL bedelli kaçak ek faturası tahakkuk edildiğini, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davacının kaçak elektrik kullandığı sabit olup kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olduğunu, kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, davacı taraf her ne kadar somut olaydaki kaçak kullanımın 42/1-a hükmü çerçevesinde hesaplandığını ve işbu sebeple dava konusu faturaların haksız olduğunu iddia etmiş ise de yapılan hesaplamaların 42 maddenin b hükmü esas alınarak yapıldığından işbu iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, öte yandan davacı taraf her ne kadar faturalarını düzenli ödediğinden bahisle; aleyhine tahakkuk ettirilen faturaların haksız olduğunu iddia etmiş ise de huzurdaki uyuşmazlığın normal dönem faturalarından kaynaklanmayıp kaçak elektrik kullanımından kaynaklanması sebebiyle işbu iddianın somut olayda geçerliliği bulunmadığını, nitekim dosyada mübrez kaçak video kaydının da davacının profesyonel şekilde kaçak kullanmış olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş ise de dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamadığını, davacı tarafından eğer ki kaçak tespit tutanağında tespiti yapılan maddi olgunun aksi ve bu nedenle kaçak kullanım bedelinden sorumlu olunmadığı iddia ediliyorsa buna dair somut argümanlarını sunarak davasını ispatlaması gerekirken dosya kapsamına böylesine somut bir delilin sunulamamış olması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204.üncü maddesinin ikinci fikrasında; yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgelerin, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılacağı düzenlenmiş olup, aynı maddenin üçüncü fikrasında ise, mahkemenin sayılan belgelerden biri hakkında şüphe uyandıran bir hal görmesi durumunda, ilgili daireden açıklama isteyebileceği hüküm altına alındığını, yine aynı Kanununun 390/3 maddesinde tedbir isteyenin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunun belirtildiği, işbu davada da davacının iddialarını doğrular yönde yaklaşık bir ispat olmadığı gibi müvekkil şirketin haklı olduğu sunulan video kaydı ve sair delillerden açıkça anlaşıldığını, bu nedenle dahi ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini belirterek öncelikle ve önemle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, tedbirin devamına karar verilmesi halinde; kabul anlamına gelmemek kaydıyla-müvekkil kurum tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine ve haksız davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalının kullanımda olana ... hizmet numaralı tesisatta 04/06/2022 tarihinde yapılan kontrollerde kaçak elektrik tespit edildiğini, davalı borçlu aleyhine tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek toplam 184.682,75- TL nin tahsili amacıyla ... 8. İcra Müdürlüğü ... Esas ayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu, davalı/ borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, tarafların ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...sayılı dosyasında görülmekte olan ve davalı borçlu tarafından müvekkil şirketimize ikame edilen menfi tespit davası ile birleştirilmesini, davalının ... 8. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamını, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE; Asıl dava 28/06/2022 tarihli 137.851,27 TL bedelli fatura ile 44.769,93 TL bedelli ( toplam 182.621,20TL) iki faturadan kaynaklı borçlu olunmadığı iddiasına yönelik menfi tespit davasıdır. Birleşen dava aynı faturalara yönelik ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır. ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Şirketi borçlunun Neşmin Turan olduğu, takibe konu alacağın 184.682,75 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda ; Davanın Kısmen KABULÜ ile, Dava konusu ... tarihinde ... numaralı fatura yönünden 562,84-TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE Davacının 28/06/2022 tarih 2022 dönemli ... numaralı 44.769,93 TL’lik fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine Birleşen Davada ; Davalının ... 8 İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 137.288,43-TL asıl alacak , 829,37-TL faiz ve 149,28-TL faizin KDV si yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden aynen devamına, Devamına karar verilen 137.288,43-TL alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, Alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E-K sayılı 18/12/2023 tarihli kararı İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesinin 28/01/2025 tarihli ... E-K sayılı ilamıyla "davalı-davacı şirket ... tarafından, kaçak elektrik tüketimi tahakkukuna ek olarak, ilgili Yönetmeliğe göre, başlangıç tarihi olarak belirlenen tarihden kaçak elektrik tüketiminin başladığı tarihie kadar normal tüketim tahakkuku yapılmışsa da, yukarıda açıklandığı üzere Yönetmelik hükümlerinde doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi koşuluyla, başlangıç tarihinden kaçak elektrik tüketiminin başladığı tesbit edilen tarihe kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılabileceği düzenlenmiş olup, vergi levhasına göre asıl dosya davacısının tutanak tutulan işyerini 04/03/2021 tarihinden itibaren kullandığı anlaşıldığından,bu tarihe kadar ek kaçak tüketim hesabı yapılması gerekmektedir. Takip konusu alacak,kaçak elektrik faturasına yani haksız fiile dayalı olduğundan alacak likit sayılmayacağından ,bu yöne ilişkin davacı-davalı ... istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak ,ek tahakkuk yönünden doğru bulgu ve belge bulunmasına rağmen ek tahakkuk hesabı yapılmaması hatalı olmakla, asıl ve birleşen dosyadaki borç-alacak miktarları da buna göre belirleneceğinden ,davacı.... istinafının kabulü ile , yukarıda açıklandığı üzere işe başlama tarihi de gözetilerek ek kaçak tahakkuku hesaplanması yönünden ek rapor alınmak üzere kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. "kaldırılmakla mahkemenin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. İstinaf ilamı doğrultusunda bilirkişi ...'dan rapor aldırılmıştır. Bilirkişi 17.11.2025 tarihli ön raporunda bazı belgelerin celbini istemiş, bu belgelerin celbi sağlanarak bilirkişiden 31.03.2026 tarihinde rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda EPTHY madde 42/1-b kapsamında ayrı bir hat çekilmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketildiğinin sabit olduğu, bu tutanağın aksinin ispat edilemediği, tutanakta harici hat üzerinde tespit edilen cihazlar ve kurulu güçleri hesapladığı, endeks döküm analizi ve tüketim düşüşünün tespitini yaptığı endeks kayıtlarına yansıyan tüketim düşüşünün başlangıç tarihinin 27.12.2021 tarihi olarak tespit ettiği, dolayısı ile 04.06.2021-27.12.2021 tarihleri arasında ek tüketim tahakkukundan davalının sorumlu olmayacağını belirttiği, 27.12.2021 -04.06.2022 tarihi sonrasında %65 oranında belgelenmiş bir enerji açığının olduğunu, bu durumun harici hat üzerinden kaçak tüketimin teknik kanıtını oluşturduğunu, İstanbul BAM kararında tutanakta kayıt altına alınan kurulu güç değerinin esas alınması gerektiğini, tahakkuk hesabında 25.8KW esas alındığını, harici hat kapsamında kaçak tespitlerde hesaplamının kullanım süresinde yapılacağı, bu sürenin 180 günü geçemeyeceği, başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde geriye dönük ek tüketim hesabının yapılabileceği, bu sürenin 12 ayı aşamayacağı, tüketim düşüsüşünün 27.12.2021 tarihinde başladığının belgelendiği, 27.12.2021-04.06.2022 tarihine kadar 159 günlük dönem olduğu, ek tüketim tahakkuku döneminde (04.06.2021-27.12.2021 ) kaçak emaresi olmadığını, günlük 8 saatin çalışma süresi olarak kabul edileceği, hesaplamada bunun dikkate alındığı, EPTHY madde 46/2 kaçak tüketim bedelinin tarifenin 1,5 kat üzerinden hesaplanacağı, düşük kademe tüketiminin güzellik salonu statüsündeki işleteler için 30 kwh /gün olarak esas alındığı, asıl dosya yönünden 184.682,75 TL -121.785,45 TL; 62.897,30 TL kısımdan sorumlu olmayayabileceğini, birleşen icra dosyasında 121.785,45 asıl alacak ,1.501,46 TL işlemiş fazi, 2070,26 TL faizin kdv si olmak üzere 123.557,18 TL tutarı hesaplanmıştır Rapora karşı taraflar beyan ve itiraz dilekçesi sunmuş olup birleşen dosya davacısı ... ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davalıyı icra borcunun ödenmesi sebebiyle ibra etmiş,, icra dosyasının haricen tahsil ile kapatılmış, birleşen dosya davacısı ...'ın 12.5.2026 tarihli dilekçesinde itirazın iptali davasına konu icra borcunun ve dava yargılama giderinin davalı tarafından ödendiğinden yargılama gideri konusunda talebinin bulunmadığını beyan etmiştir. Dosyada alınan rapora karşı itirazların değerlendirilmesi için ek raporun alınmışı, ek raporda tarafların rapora kaşrı beyan ve itirazlarının değerlendirilmiş, davacının tutanakta belirtilen 12.000w gücünde cihazının olmadığı belirterek itiraz etmiş ise de tutanakta yer alan cihazların ve güçlerin tespit anında kurum görevlilerince fiiilen kayıt altına alınarak tespitine ilişkin video kaydının düzenlenmiş ve tutanak içerisinde abone kontaktörü sökeceğini beyan etmiş, BAM kararında aksinin ispat edilemediği tutanakta kayıt altına alınan güç değerinin esas alınması gerekmiş, bilirkişi görüşü değişmemiş, davacının sayacın 25 kw gücü kaldıramayacağı itirazının dava konusu tespitin harici hat çekilmesi suretiyle kaçak kullanıma ilişkin olması, harici hat üzerindeki kurulu gücü sınırlayan bir husus olmadığı, ilk derece ve İstinaf aşamasında tüketim noktasına ait endeks döküm kayıtlarının dosya kapsamında bulunmadığı, ...'ın kendi resmi endeks dökümlerine göre tüketimde düşüşün başlangıç tarihinin 27.12.2021 olarak endeks bazında belgelendiği, davacının işyerine başlama tarihinin bu tarihten itibaren elektriğin kaçak kullanıldığını göstermediği, davacının 26.3.2021-27.12.2021 döneminde tüketimini sayaç üzerinden normal olarak gerçekleştirdiğini, bu tüketimlerin faturalar düzenlenerek tahsilinin yapıldığını, bu döneme ilişkin ek tahakkuk yapılmasının sayaçtani geçen ödenmiş enerjinin mükerrer faturalandırılması sonucunu doğuracağı, ilamdan sonra dosyaya giren endesk kayıtları sebebiyle farklı durumun tespit edildiği, kaçak faturanın 180 gün üzerinden değil 159 gün üzerinden hesaplandığı, tüketimde düşüş başlangıç tarihinin 27.12.2021 tarihi olduğunu destekleyen ek tespitler olduğu bu yöndeki kanaatinin devam ettiğini belirterek 3 seçenekli rapor düzenlendiği, Davacı tarafın ek rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu, tarafların son duruşmadaki beyanlarında davacı tarafın icra baskısı altında ödeme yaptığını davanın istirdat davasına dönüştüğü borçlu olunmayan kısmın iadesini talep ettiği, davalı tarafın yeni bir rapor alınması talebinin bulunduğu, Dosya kapsamında alınan raporun hukuki değerlendirmesinin Mahkemeye ait olması sebebiyle tekrardan rapor alınmasına gerek olmadığı, Somut olayın incelemesinde, asıl ve birleşen davanın konusunu iki adet faturanın oluşturduğu, davacının bu iki fatura toplamı üzerinden menfi tespit talebinde bulunduğu, ...'ın ise bu faturalara dayalı daha sonra itirazın iptali davası açtığı, faturaların EPTHY 42/1-b kapsamında düzenlendiği, hesaplamaların EPTHY 45/11-b ile ç maddesine göre yapılması gerektiği, BAM kaldırma kararından sonra ...'tan kullanıma ilişkin endeks kayıtlarının alındığı, dosyada ön rapora , rapor ve ek rapor alındığı, bu raporlarda elektrik tüketiminin düşüş başlangıç tarihinin 27.12.2021 tarihi olarak tespit edildiği, 26.3.2021-27.12.2021 tarihleri arasında ortalama normal kullanım seviyesinde tüketimin gerçekleştiğinden bu sürece yönelik ek tahakkuk yapılmasının ödenen enerji bedelinin mükerrer faturalandırılması niteliğinde olacağından ek yapılmasının doğru olmayacağı, ek tahakkuka ilişkin, BAM kaldırma kararından sonra dosyaya kazandırılan belgeler sebebiyle farklılığın oluştuğu, 27.12.2021- -04.06.2022 tarihleri arasında 159 gün üzerinden 8 gün saat olarak 25,8 kw ve 30 kwh göre hesaplanan A nolu seçeneğine Mahkememizce itibar edildiği, asıl dava değerinin 182.621,20 TL olduğu, bu miktardan 121.785,45 TL'nin mahsup edilmesi neticesinde davacı tarafın davalı tarafa iki adet fatura karşılığında 60.835,75 TL üzerinden borcunun olmadığı, Bilirkişi rapor ve ek rapounda asıl dosya yönünden dava değeri olan 182,621,20 TL yerine sehven iirazın iptali davasının harca esas miktarını dikkate aldığı bunun basit matematiksel hata olduğu, 182.621,20 TL-121.785,45 TL'den 60.835,75 TL miktarın kalacağının değerlendirildiği, Davacı ...'ın birleşen dosya konu borcu ödediği, bu nedenle birleşen dosyanın konusuz kaldığı, birleşen dosya yönünden ...'ın, ...'ı ibra ettiği, 12.5.2026 tarihli dilekçesinde yargılama gideri talebi olmadığı, eylemin haksız fiile dayalı olması sebebiyle icra inkar tazminat şartlarının oluşmadığı, Asıl dosyanın ödeme sebebiyle menfi tespitten istirdat davasına dönüştüğü, davacı tarafın ödemeyi icra baskısı altında yaptığını, borçlu olunmayan kısmın iadesini talep ettiği, davacı tarafın 60.835,75 TL üzerinden borcunun olmadığı, bu miktarın iadesini davalı ...'tan talep edebileceği, bunuda ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte talep edebileceği değerlendirilerek aşağıdaki şekilde karar verildi. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; A-Asıl dava yönünden; 1-Menfi tespit davasının yargılama sırasında istirdat davasına dönüştüğü görülmekle istirdat davasının KISMEN KABULÜ İLE; 60.835,75-TL'nin 09/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, -Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.155,70-TL karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 3.118,72 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.036,98 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 3.118,72 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 6.077,50 TL yargılama giderinin red kabul oranı dikkate alınarak 2.024,60 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, B-Birleşen ... 14. ATM ...Esas sayılı dosyası yönünden; 1-Davanın yargılama sırasında ödeme sebebiyle konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, -İcra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Karar tarihinde yürülükte bulunan haçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00- TL karar ve ilam harcının 2.230,51-TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 923,41.-TL harçtan mahsubu ile kalan 2.421,92-TL bakiye harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri talebi olmadığından karar verilmesine yer olmadığına 4- Birleşen davada davalı tarafın yargılama sırasında ödeme yaptığından, davacının davalıyı ibra ettiği de dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına 5-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 3.120,00 TL' nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Dair tarafların yüzüne karşı verilen kararın istinaf yasa yolu kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/708, K. 2026/685, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-708-e-2026-685-k-b8d5d4a52e5e