Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/284 E. 2026/1706 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/284
- Karar No
- 2026/1706
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/284
KARAR NO : 2026/1706
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/10/2022
NUMARASI : 2020/139 Esas - 2022/625 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, davacı tarafından davalıya ileri vadeli çekler verildiğini, çeklerden dolayı asılsız iddialar ileri sürerek kötü niyetle birden fazla ihtiyati haciz başvurusunda bulunmak suretiyle hukuka aykırı olarak İst. 6. ATM 2019/1390 D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talep ettiğini, davalının ihtiyati haciz kararını İstanbul 13. İcra Müdürlüğü ... e. sayılı dosyası ile icra takibine konu ettiğini, bu dosyadan davacının tüm taşınmaz, araç ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulduğunu, davalı tarafından davacı şirket merkezine hacze gidildiğini, mal kaldırma tehdidi ile davacı ödemeler yapmak zorunda kaldığını ilk haciz 28.10.2019 tarihinde yapıldığını, bu tarihte davalı yana 120.000 TL ödeme yapıldığını, kalan 165.000 TL için 04.11.2019 gününe senet verildiğini, davalı yanca senedin vadesi 04.11.2019 olmasına rağmen 01.11.2019 tarihinde haciz işlemi gelindiğini, malların muhafazası ile tehdit edildiğini, bunun üzerine 150.000 TL ödeme yapıldığını, kalan miktar çok küçük olması sebebi ile bilahare ödeneceği yönünde mutabık kalındığını, borçlu yan bu kez 04.11.2019 tarihinde tekrar şirket merkezinde haciz işlemine gelindiğini, kalan bakiye tutarın tamamı ödenmek zorunda kalındığını, ihtiyati haciz kararı 19.11.2019 tarihinde kaldırıldığını, karar kesinleştiğini, bu sebeple de davacının ihtiyati haciz sebebi ile ödemiş bulunduğu bedelin sebepsiz olarak borçlu kaldığı borçlunun sebepsiz zenginleştiği, haksız olarak ödeme aldığı ortaya çıktığını, ihtiyati haciz tehdidi ile davacıdan ödeme alındığı sabit olması nedeniyle bu kez davalı aleyhinde İstanbul 4. Asliye Ticaret mahkemesinin 2020/37 D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, borçlunun dosya borcu kadar kesin ve süresiz teminat mektubu koymak suretiyle ihtiyati hacizleri kaldırıldığını, açıklanan nedenlerle davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın 3620'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin borçlu üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin siparişleri üzerine kendisine istenilen üretimler yapıldığını, üretilen ürünlerin irsaliyeler ile teslim edildiğini, davacı tarafından kaşelenerek imzalandığını, davalı tarafından irsaliyelere istinaden e-faturalar da düzenlenerek karşı tarafa bildirildiğini, davacı taraf davalının bu fatura alacağına istinaden toplamda 769.000,00 TL bedelli 9 adet çek düzenlediğini, çekin dışında davalının ayrıca 28.402,34 TL cari hesap alacağı bulunduğunu, bununla birlikte borçlunun davalıya 797.402,34 TL borcu bulunduğunu, ancak davacının 2019 yılında kendi adına kayıtlı 14 katlı binasını devrettiğini, ayrıca birçok şubesini kapattığını, 2019 yılı Ekim ayının ilk haftası davacı aleyhine 10 dosyadan ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ve kabul edildiğini, birçok icra dosyasından da takip yapıldığını, bunlar artarak devam ettiğini, davalının alacağının tehlikeye girdiğini düşünülerek İİK'nın 257/11 maddesi uyarınca ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1390 D. İş dosyasından yapılan inceleme sonucunda talebin haklı görüldüğünü ve 24.10.2019 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiğini, fakat mahkemece çek asılları sunulması istendiğini, yalnızca 4 adet çek aslı temin edilebildiğinden ancak bu çekler yönünden yani 250.000,00 TL yönünden talebin kabul edilebildiğini, bunun üzerine ihtiyati haciz kararı İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından takibe konulduğunu, karşı taraf ihtiyati haciz tutarının tamamının dosyaya teminat olarak yatırıp dava açabilecekken bunu yapmadığını, anlaşma yaparak söz konusu alacağı ödediğini, netice itibariyle davalının karşı taraftan 800.000,00 TL'ye yakın alacaklı olduğu sabit olduğunu, tahsilatın ardından karşı taraf vekilleri tarafların konkordato kararı verilmesini talep ettiklerini, taraflarınca yapılan tahsilatların karşı tarafın konkordato ilan etmesinden önce yapıldığını, davalının hala karşı taraftan 547.402,34 TL alacaklı olduğunu, davalının davacıdan alacaklı olduğunu, bu nedenle itirazın iptali mümkün olmadığını, davacı tarafından borç kabul edildiğini ve ödemeye ilişkin taraflar arasında protokol yapıldığını, açıklanan nedenlerle davalı şirketin davacıdan alacaklı olduğu dikkate alınarak davacının davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Somut olay yönünden kambiyo senedini elinde bulunduran kimsenin alacak hakkını dermeyan edebilmesi bakımından mutlak olarak alacağını ispat etmesi gerekeceğinden şüphe duymamak gerekir. Söz konusu alacak hakkı da bir hukuki işleme dayandığından bu ispatın ancak HMK m.200 Bağlamında kesin delille olacağı da açık olup davalı tarafından üretilen ürünlerin irsaliyeler ile teslim edildiği, davacı tarafından kaşelenerek imzalandığı, davalı tarafından irsaliyelere istinaden e-faturalar da düzenlenerek karşı tarafa bildirildiği, bu suretle çeklerin karşılığı olan mal ve hizmetin davacıya verilmiş olduğunun kesin olarak ispat edildiği, imzası inkar edilmemiş irsaliyeli faturanın, teslimi ispata yeteceği, ayrıca taraflar arasında 28 Ekim 2019 tarihinde Protokol akdedildiği akdedilen Protokol incelendiğinde; İşbu protokol, İstanbul 13. icra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyalarına ilişkin olarak .... A.ş. Ve ... (borçlular) Ve .... Ltd. Şti. Vekili Av. ... arasından düzenlenmiştir. Dosyaların borcu aşağıda bilgileri yazılı borçlular tarafından kabul ve kefalet edilmiştir. Mezkur dosyanın kapak hesabının tüm borcunun 285.000,00 TL olduğu hususunda taraflar anlaşmışlardır. İş bu borcun ödenmesi ile ilgili olarak 120.000,00 TL iş bu protokolün imzası anında alacaklı vekili hesabına havale ile ödenmiştir. Bu ödeme iş bu protokole ilişkin olmayıp protokol haricinde dosya borcu olarak haricen ödenmiştir. Mezkur dosya için alacaklılara yazılan 89/1 ihbarnameleri 30.10.2019 tarihinde fek edilecektir. Diğer tüm hacizler baki kalacaktır. Kalan 165.000,00 TL'nin ödenmesi için aşağıda dökümü yapılan bir adet bono düzenlenmiştir. Bono vadesinde ve miktarında ödendiğinde mezkur dosya borcundan mahsup edilecektir. Bono vadesinde ve miktarında borçlular, keşideciler ve cirantalar aleyhine icra takibine geçilecektir...”denmektedir. Bu protokol kapsamında davacı yan tarafından icra dosyasına 120.000,00 TL ödeme yapılmış olup 04.11.2019 gününe 165.000,00 TL bedelli senet verildiği, davalı tarafça 01.11.2019 tarihinde iş bu senet dayanak yapılarak davacı şirket haciz işlemine gidildiği, akabinde davacı tarafından ise senet bedeli ödemesi yapıldığı, dosya kapsamı belgeler ve taraf beyanlarıyla sabit olduğu üzere davacı yan tarafından davalı yana toplamda 285.000,00 TL ödeme yapıldığı sabit olduğu, söz konusu ödemelerin taraflar arasındaki protokol, kambiyo senedi ve cari hesap ilişkisi dikkate alındığında geçerli olan bir borcun karşılığı olarak ödenmiş olduğu, bu hali ile istirdat edilebilecek herhangi bir alacağın söz konusu olmadığı, anlaşılmakla; davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında 28 Ekim 2019 tarihinde protokol akdedildiğini, bu protokol kapsamında davacı yan tarafından icra dosyasına 120.000,00 TL ödeme yapıldığını, 04.11.2019 gününe 165.000,00 TL bedelli senet verildiğini, 120.000,00 TL ödemenin ve 165.000,00 TL bedelli senedin sonradan kaldırılan ihtiyati haciz sebebi ile verildiğini, icra dosyasındaki verilere göre 28.10.2019 tarihinde, sonradan kaldırılan ihtiyati haciz sebebi ile haciz işlemi yapıldığını, davalı tarafça 01.11.2019 tarihinde iş bu senet dayanak yapılarak davacı şirket haciz işlemine gidildiği bilgisinin yanlış olduğunu, 165.000,00 TL bedelli senedin vadesi 04.11.2019 olduğunu ve vadesi gelmeyen senet için haciz olmayacağını, hacze 165.000,00 TL bedelli senet için değil kaldırılan ihtiyati haciz için gidildiğini, mahkeme kararının yanlış bilgi üzerine kurulu olduğunu, ödemenin senet için değil kaldırılan ihtiyati haciz için yapıldığını, mahkeme kararının gerekçesinin hatalı olduğunu, senet dayanak yapılarak değil, kaldırılan ihtiyati haciz dayanak gösterilerek tahsilatın yapıldığını, haksız olarak alacaklılar arasındaki dengenin bozulduğunu, davalı yan, hakkına razı gelmediğini, vadesi gelmeyen alacağını hile ile aldığını, ihtiyati haczin kaldırılmış olmasının haksız alındığının kanıtı olduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, ihtiyati haciz kararı üzerine geçilen asıl takipte ödenen tutarın ihtiyati haczin kaldırılması nedeniyle istirdadı istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının kaldırılan ihtiyati haciz kararına esas çekler nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasındadır.
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1390 D.İş sayılı dosyasında 24/10/2019 tarihli karar ile davacı tarafından davalı lehine keşide edilmiş 31/01/2020 keşide tarihli iki adet 50.000,00 'er TL'lik çek ile 29/02/2020 keşide tarihli iki adet 75.000,00 'er TL'lik çeke ve sevk irsaliyeleri ile e faturalara dayalı olarak toplam 250.000,00 TL üzerinden davacı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmiş, bu karar daha sonra 19/11/2019 tarihli karar ile derdestlik bulunması gerekçesiyle kaldırılmıştır.
İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1390 D.İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz kararı ve çeklere dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine geçilmiştir.
Taraflar arasında İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya borcuna ilişkin yapılan protokol ile dosya borcunun borçlular tarafından kabul edildiği, 120.000,00 TL'nin protokolün imza anında alacaklı vekiline havale edildiği, kalan 165.000,00 TL için bono düzenlendiği hususları düzenleme altına alınmıştır.
Dosyada mevcut banka dekontuna göre 28/10/2019 tarihinde ... tarafından İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya borcuna, açıklaması ile alacaklı vekiline 120.000,00 TL ödenmiştir.
Protokol uyarınca davacı ve dava dışı ... tarafından 28/10/2019 tarihinde, davalı lehine 165.000,00 TL bedel ve 04/11/2019 vade tarihli bono keşide edilmiştir.
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "ihtiyati haciz baskısı altında ödenmek zorunda kalınan 285.000,00 TL'nin iadesi" sebebine dayalı olarak 285.000,00 TL asıl alacağın, 11.944,63 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 30/01/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, ihtiyati haciz kararından sonra hacze gelinmesi nedeniyle ödeme yapılmak zorunda kalındığı, ihtiyati haczin kaldırılması nedeniyle sebepsiz kalan ödemenin iadesi gerektiği iddiasıyla 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Somut olayda, ihtiyati haciz kararından sonra asıl takibe geçilmesi sonucu davacı tarafça İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası borcuna ilişkin davalıyla yapılan protokol ile dosya borcunun kabul edilmiş durumdadır. Bu aşamadan sonra davacının yaptığı dava konusu ödemeler kaldırılan ihtiyati haciz kapsamında değil, herhangi bir çekince konulmadan kabul edilen borca ilişkin protokol kapsamında yapıldığından, ihtiyati haczin kaldırılmış olması, bu karadan önce yapılmış olan dava konusu ödemeleri sebepsiz bırakacak nitelikte değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.24/09/2026