Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1413 E. 2026/2714 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1413
Karar No
2026/2714
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/1413

KARAR NO:2026/2714

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:20/11/2025

NUMARASI:2022/536 E - 2025/1205 K

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali

KARAR TARİHİ:07/10/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada;Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin...Küçükçekmece adresindeki boş dükkanı 07/04/2022 tarihinde kiraladığını, kira sözleşmesinin 01/05/2022 tarihinde başlayacağının belirlendiğini, müvekkilinin ilgili taşınmazı işletmeye uygun hale getirmek amacıyla tadilata ve çalışmalara başladığını, bu amaçla davalı şirkete başvurarak 12/04/2022 tarihinde elektrik aboneliği aldığını, abonelik alındıktan sonra makine kurulumları için gelen görevlilerin enerjinin yeterli olmayacağı çünkü elektrik aksamının eski olduğu ve yenilenmesinin gerektiğini belirtmeleri üzerine müvekkilinin elektrik aksamının yenilenmesi ve güç değişikliği için 15/04/2022 tarihinde davalı şirkete müvekkili adına elektrik mühendisi ... aracılığıyla başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvurusu sonrası usule uygun şekilde yeniden elektrik projesi çizilerek davalı kuruma bildirildiğini, müvekkilinin enerji yükseltme talebi kabul edildikten sonra 17/05/2022 tarihi için müvekkiline randevu verildiğini, gelen davalı şirket görevlilerince müvekkilinin elektrik aksamını kurarak ve kontrollerini yaparak onay verdiğini, davalı şirket görevlileri elektrik enerjisini testini yaparken müvekkilinin dava dilekçesi ekinde sunulu resimlerde de görüleceği üzere yeni çekilen dış hat geliş ile müvekkil tarafından yeni kurulan iç hat bağlantılarını birleştirerek yapıldığını, bu esnada sayacın eski hat üzerinden halen faal durumda olduğunu, müvekkilinin eski hat üzerinden tutanakta da belirtildiği üzere sadece aydınlatmayı kullanabilmekte olduğunu, çünkü yeni çekilen hattın henüz aydınlatma ile bağlantısının yapılmadığını, bu süreçte yapılan işlemlere müvekkilin herhangi bir müdahalesi olmadığını, davalı şirket görevlileri aboneliğin faal olduğunu ve en geç 15 gün içerisinde yeni sigorta takmak üzere tekrar geleceklerini beyan ederek müvekkilinin iş yerinden ayrıldığını, 30/06/2022 tarihinde müvekkilinin iş yerine davalı şirket görevlileri olduklarını beyan eden görevlilerin geldiğini ve kontrol yaptıklarını, görevlilerin yapmış oldukları kontroller sonrası 17/05/2022 tarihinde yine davalı şirket görevlilerince yapılmış olan bağlama işleminin kaçak olarak değerlendirildiğini, düzenlemiş oldukları ... sayılı tutanak ile müvekkil hakkında usulsüz kullanımdan dolayı işlem yapıldığını, 31/06/2022 tarihinde ise davalı şirket görevlilerinin müvekkil işyerine gelerek yeni elektrik sayacınını taktıklarını, davalı şirket görevlilerince düzenlenen tutanağa istinaden 31/05/2022 tarihli... seri numaralı 71.033,93-TL'lik haksız ve fahiş fatura düzenlendiğini, bu faturayı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, söz konusu bağlantının davalı şirket görevlilerince yapıldığını, ayrıca müvekkilinin henüz imalata başlayamadığı için hiçbir şekilde elektrik tüketimi de yapmadığını, müvekkilinin hiçbir şekilde kaçak veya usulsüz elektrik kullanmadığını beyanla davalı şirket tarafından kesilen elektrik enerjisinin yeniden verilmesi yönünde tedbir kararı verilmesini, davanın kabulünü, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak aranan zorunlu arabuluculuk yoluna başvuru yapılmadan davanın açıldığını, davalı şirket tarafından tanzim edilen kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ve buna ilişkin yapılan tahakkuklandırmalar, mevzuat hükümleri çerçevesinde düzenlendiğini, herhangi bir hata bulunmadığını, davalı şirket tarafından yapılan tespit ve hesaplamalar Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42 ve devamı maddelerine uygun olarak tahakkuk yaptırıldığından yapılan hesaplama mevzuata uygun olduğunu, davalı şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanaklar yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu, kaçak elektriğe ilişkin tespit ve tahakkukta hata bulunduğunu iddia eden davacının bu hususu ispatlaması gerektiğini belirterek davalı vekili davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.Birleşen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/263 Esas - 2024/626 Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalı/borçlunun kullanımında olan tesisatta kurum tarafından 30.05.2022 tarihinde yapılan kontrolde sözleşmeli kayıtlı sayacın haricinde 3 faz trifaze hat çekilerek harici hat üzerinden tutanakta belirtilen cihazları kullandığının tespit edildiğini, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, bu tutanağa istinaden 71.033,93-TL tutarında kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, davalı borçlu aleyhine yukarıda arz edilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 71.838,61-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 6. İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, kaçak elektrik kullanımı tutanaklar ile sabit olduğundan, davalı borçlu mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları, yetkilisi tarafından düzenlenen kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli olduklarını (Emsal; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.03.2016 tarih ve 2014/ 894 E. 2016/323 K.ile Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 11.02.2021 tarih ve2021/ 434 E. 2021/1298 K.), haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf birleşen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/263 Esas - 2024/626 Karar sayılı dosyada cevap dilekçesi sunmamıştır.

Mahkeme;"ASIL DAVADA DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;

-Davacının, ... Fatura seri nolu, ... hesap numaralı, 71.033,93-TL bedelli fatura yönünden davalıya 37.316,35-TL borçlu olmadığının TESPİTİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

BİRLEŞEN DAVADA DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;

- İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin, 33.717,58-TL asıl alacak, 323,69-TL işlemiş faiz, 58,27-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 34.099,54-TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19.2 faiz yürütülmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

3-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE" karar vermiştir.Kararı asıl ve birleşen davalar yönünden taraf vekilleri istinaf etmiştir.Ancak asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısı ... vekili tarafından usulüne uygun muhtıraya rağmen istinaf harçlarının yatırılmadığı görülmekle,mahkemece asıl ve birleşen davada ... yönünden "Davacı/birleşen davalı ... vekilinin 04/02/2026 tarihinde davayı istinaf ettiğinin anlaşıldığı halde ; asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı yatırılması gereken maktu ve nispi istinaf karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve istinaf avansının yatırılmadığının görüldüğü, dosya içinde yapılan inceleme ve sistem üzerinden yapılan araştırmada eksik harcın ve avansın verilen kesin sürede tamamlanmadığı görülmekle 6100 Sayılı HMK'nun 344/1 maddesi uyarınca davacı birleşen davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvuru yapılmamış sayılmasına" karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile;

"1-Asıl davada davacı birleşen davada davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 344/1 maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına" dair istinafı kabil olarak 30/03/2026tarihinde karar verilmiştir.Bu nedenle sadece asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf talebi değerlendirilmiştir.... vekili asıl ve birleşen dava yönünden istinaf dilekçesinde; hükümde gerekçe bulunmadığını,Anayasaya aykırı olduğu,itirazlı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulamayacağı,müvekkili kurumun kaçak tahakkuk hesabının mevzuata uygun olduğunu ve raporda hatalı hesaplama yapıldığını,kaçak başlangıç tarihi ve vardiya katsayısının hatalı belirlendiğini,14 saat çalışma yapıldığını, 8 saat üzerinden hesaplama yapılamayacağını,bu nedenle asıl davanın tümden reddini,birleşen davada da talepleri gibi karar verilmesi ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi için asıl ve birleşen davada kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Asıl dava kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit,birleşen dava ise aynı kaçak tahakkukunun tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali istemine ilişkindir.Birleşen davaya konu İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takipte alacaklı ... tarafından borçlu davalı ... hakkında 71.033,93-TL kaçak elektrik bedeli, 681,93-TL gecikmiş gün faizi, 122,75-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 71.838,61-TL nın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz sonrası durdurulduğu görülmüştür.İlgili ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" nde;Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri MADDE 42 –(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;

a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,

b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,

c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle,eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,

ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASINDA VE FATURALANMASINDA ESAS ALINACAK SÜREMADDE 45 –(1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;

a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.

b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.

c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.

ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.

1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASINDA VE FATURALANMASINDA ESAS ALINACAK SÜRE

MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;

a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.

b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.

c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.

ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.

1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Yargılama esnasında alınan kök raporda özetle;"Tutanak tarihi itibariyle tesisata takılı bulunan sayaç monofaze (1 fazlı) sayaçtır. (Fotoğraf 1) Keşif mahalli ve tutanak içeriğinde tespit edilen makinalar 3 fazlıdır. Davacı taraf makinaları beslemek için 3 fazlı kablo ile fotoğraf 2 de görüldüğü üzere kablo uçlarını birbirine bağlamak suretiyle kaçak elektrik kullanmak durumunda kalmıştır.Aksi halde makinalar çalışamayacaktı.Dava konusu 30.05.2022 tutanak tarihi itibariyle kaçak elektrik kullanımı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Kaçak elektrik kullanımı sabittir.Yapılan hesaplamalar ile davalı kurum hesaplaması arasındaki fark; güç tespiti ki makine üreticisi aranmak kaydı ile gerçek güç değerine ulaşılmıştır. Günlük kullanım süresi; kaçak tahakkuk hesaplamasında günlük çalışma süresi 14 saat (2 vardiya) olarak dikkate alınmışsa da dosya kapsamında davacının 2 vardiya çalıştığına ilişkin veri — belge görülememiştir. Tutanak içeriğinde sözleşmeli — kayıtlı sayaç emaresi bulunduğundan kaçak tahakkuk hesaplamasında günlük 8 saat çalışma süresinin dikkate alınması gerekeceği kanaatindeyim. Şayet davalı kurum davacının 2 vardiya çalıştığını belgeleyecek sayacın gündüz — puant — gece tüketimlerini belirtir endeks döküm kayıtlarını sunabilir ise yeniden değerlendirme yapılabilecektir. Tutanak Tarihi Davalı ... Talebi Davacının Sorumlu Talep Edilebilecek Tut. Gereken Tutarz Tutar 30/05/2022 71.033,93-TL 33.717,58-TL 37.316,35-TLToplam 71.033,93-TL 33.717,58-TL 37.316,35-TLDavacı tarafın 37.316,35-TL menfi tespit talebi olabileceği," belirtilmiştir.İtiraz üzerine alınan 1.ek raporda özetle; "Davalı vekilinin sözleşme ve muayeneye dair beyanları, kök raporda kaçak elektrik kullanımında mevzuat gereği dikkate alınan 48 günlük süre ile örtüşmekte olduğundan ayrıca davalı şirket görevlileri tarafından usulsüz kullanıma konu hattın kullanıma hazır halde getirildiği belirtilen 17/05/2022 tarihi öncesinde kaçak bağlantı yapılmadığına dair (hattın tek faz olduğuna dair) net bulgu olmadığından,ayrıca davacının günün 2. vardiyasındaki (17:00-22:00 saat dilimleri arası) süre diliminden sorumlu tutulamayacağı değerlendirildiğinden,kök rapordaki kanaatin devam ettiği " bildirilmiştir.Daha sonra alınan 2.ek raporda ise özetle;""Kök ve ek raporlardaki kanaatin aynen devam ettiği, birleşen dosya bakımından, birleşen dosya konusu İstanbul 6.İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı takip dosyasının 33.717,58 TL. (asıl alacak) + 323,69 TL. (gecikmiş gün faizi) + 58,27 TL. (faiz KDV si) olmak üzere toplam 34.099,54 TL ...'ın alacaklı olduğu " hesaplanmıştır.Söz konusu olayda asıl dosya davalısının kaçak elektrik kullandığının sabit olduğu,ancak 14 saatlik vardiyanın ... tarafından ispatlanamadığı, ... hesabı ile bilirkişi hesabının bu noktada farklılık gösterdiği,bilirkişi tarafından 8 saatlik süre baz alınarak hesaplama yapıldığı,bu yönüyle asıl davada davacı ...'ın 37.316,35-TL borçlu olmadığı,buna göre de birleşen davada davacı ...'ın 33.717,58 TL. (asıl alacak) + 323,69 TL. (gecikmiş gün faizi) + 58,27 TL. (faiz KDV si) olmak üzere toplam 34.099,54 TL alacaklı olarak hesaplanmasında aykırılık görülmemiştir.Bilirkişi kök ve 2 ek raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli,mahkemenin kararı ise usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre ...'ın asıl ve birleşen davada istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;İstinaf eden ...'ın asıl ve birleşen davada istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Asıl davada davalı ...'dan alınması gereken 2.549,08 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.817,08 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)Birleşen davada davacı ...'dan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1413, K. 2026/2714, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1413-e-2026-2714-k-431e4be160e2