Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1655 E. 2026/1712 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1655
- Karar No
- 2026/1712
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1655
KARAR NO : 2026/1712
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/08/2026 (Ara Karar)
NUMARASI : 2026/1193 Esas (Derdest)
TALEP: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talep eden davacı şirketin tamamı muaccel hale gelen 45.673,80-TL tutarında cari hesap alacağının mevcut olduğunu, ihtiyati haciz talep eden davacı şirketin ticari ilişkiden kaynaklı borcunu tam zamanında ve gereği gibi ifa ettiğini, davalı, ihtiyati haciz talep eden davacı şirket uhdesinde tutulan muavin hesap dökümünden usulüne uygun olarak tanzim edilip davalıya tebliğ edilen faturalardan ve yargılama sırasında tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesinden de ihtiyati haciz talep eden davacı şirketin edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalı muaccel hale gelen cari hesap borcunu ihtiyati haciz talep eden davacının tüm sözlü ve yazılı uyarılarına rağmen ödemediğini, İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, ilgili dosyadan çıkartılan ödeme emrine yine davalı tarafından takibe 11.10.2023 tarihinde itiraz edilerek takibin durduğunu, arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak anlaşmanın sağlanılmadığını, itiraz dilekçesinin ihtiyati haciz talep eden davacı tarafa tebliğ edilmediğini, itirazın iptaline dair hak düşürücü süre olan 1 yıllık süre başlamadığından işbu dava yasal süresi içerisinde ikame edildiğini, ihtiyati haciz talep eden davacı şirketçe davalı adına tanzim ve ibraz edilen ve şu ana kadar itiraza uğramayarak davalı kayıtlarına alınan faturalar ve ihtiyati haciz talep eden davacı şirketin ticari defter kayıtları marifetiyle belirli ve likit halde olduğunu, ihtiyati haciz talep eden davacı şirketin alacağının güvence altına alınması amacıyla davalının taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "2004 sayılı Yasanın 258 ve 259.maddesi gereğince alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul olup mahkemece istenilen teminatı yatırmaya mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenit ise teminat aranmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenit ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder. Somut durumda dava dilekçesi incelendiğinde İhtiyati haciz talebinin davacı tarafından sunulan cari hesap ekstresinin alacağın varlığını yaklaşık ispat için yeterli olmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine,..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK m. 257/1 uyarınca, rehinle temin edilmediğini ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talep edebileceğini, davaya konu alacaklarının, davalı tarafa tebliğ edildiğini, faturaya konu emtiaların teslim edildiğini ve davalı kayıtlarına girmiş bulunan faturalara ve ticari defter kayıtlarına dayandığını, davalı borçlu icra takibine kural olarak, soyut ve matbu ifadelerle itiraz ettiğini, borcun kaynağına, faturalara veya cari hesaba yönelik somut hiçbir hukuki dayanak ya da aksi belge sunamadığını, bu durum karşısında sunulan cari hesap ekstresi, faturalar ve taraf defterleri göz önüne alındığında yaklaşık ispat koşulunun fazlasıyla gerçekleştiğini, mahkemenin işin esasına ilişkin tam ispat arar şekilde ret kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafça dosyaya sunulan cevap dilekçesinde taraflar arasındaki ticari ilişki başka ceza soruşturmalarına ve tazminat davalarına atıf yapılarak saptırılmaya çalışıldığını, dava konusu 45.673,80-TL'lik cari hesap alacağının fiilen teslim edilmiş emtialara ilişkin olduğunu ve davalının kendi kurumsal altyapı ve personel yönetim zafiyetlerini gerekçe göstererek yasal ve teslimi sabit ticari borçlarını ödemekten kaçınma gayreti TMK m. 2 dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalı borçlu şirketin haksız itirazlarla takibi durdurmasının basiretli tacir sıfatına aykırı biçimde borçtan kurtulma gayreti içerisinde olması karşısında davacı şirketin muaccel alacağını güvence altına almasının zorunlu olduğunu, mahkemenin teminat durumunu dahi değerlendirmeksizin doğrudan ret kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para alacağının mevcudiyeti konusunda kanunun aradığı "kanaat" fazlaca oluştuğunu, beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Talep, itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi, istemidir.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
İhtiyati haciz isteyen taraf, cari hesap ekstresindeki alacağın ödenmediğinden bahisle incelemeye konu ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olarak talepte bulunmuştur.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır(Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K).
Somut olayda, davacı tarafça dava dilekçesinde cari hesap ekstresine dayanılmıştır. Ancak, davacının dayandığı cari hesap ekstresi ihtiyati haciz verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat şartını sağlamaya elverişli değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.24/09/2026