Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2805 E. 2026/11700 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2805
Karar No
2026/11700
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/322 Esas, 2025/2382 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/435 Esas, 2023/695 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedellinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, Kemer ilçesi, ... Mahallesi 4 79... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "spor tesis alanı (stadyum)" olarak ayrılarak hukuken el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atmaya dayalı taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaza fiili veya hukuki el atmalarının bulunmadığını, taşınmazın imar planında spor tesis alanı olarak ayrılmasında sorumluluklarının bulunmadığını, husumetin ilgili belediyeye yöneltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın esası incelemeksizin yargılama usulü nedeniyle usulden kaldırılması gerektiğini, Gençlik ve Spor Bakanlığının taşra teşkilatı ... Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü üzerine taşınmaz tescili yapılması gerekirken (kabul anlamında olmamak kaydıyla) dava konusu taşınmazın Maliye Hazinesi adına kayıt ettirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, işbu davada Bakanlığın herhangi bir dahili, kusuru, işlemi veya eylemi söz konusu olmadığından husumet yöneltilemeyeceğini, Gençlik ve Spor Bakanlığının imar planı ve parselasyon planı yapmakla ilgili hiçbir görev ve yetkisi bulunmadığını, dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına karar verilmediğini, fiilen el konulmadığını, imar planında spor alanına ayrılan taşınmazlar üzerine spor tesisi yapma görevi yalnızca ... değil, belediyelerin ve il özel idarelerinin de görevleri arasında sayıldığını, davanın gerçek hasım olan Kemer Belediye Başkanlığı husumeti ile görülmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsal ile dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip olduğu, emsalin uygun ve karşılaştırmanın doğru olduğu, dava tarihi olan 18.07.2023 itibarıyla taşınmazın birim fiyatının 7.295,00 TL olarak hesaplanmasında, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle, değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde, davanın kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkin olması nedeniyle davalının yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuki el atmadan kaynaklanan kamulaştırmasız el atma davalarında maktu vekâlet ücreti takdiri gerekirse de davalı tarafça vekâlet ücreti yönünden açık istinaf talebinde bulunulmadığı, bu hususun Dairelerince değerlendirilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla, ilaveten davacı lehine nispi vekâlet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili talebidir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde aleyhlerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuşsa da davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, davalı idare vekilinin bu yöndeki temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamıştır.

4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2805, K. 2026/11700, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2805-e-2026-11700-k-2e117c69164c