Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2142 E. 2026/11701 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2142
Karar No
2026/11701
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3751 Esas, 2025/589 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/606 Esas, 2025/193 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hissedarı bulunduğu Balıkesir ili, Karesi ilçesi, 2. ... Mahallesi, 8 26... (yeni 139 76... ) parsel sayılı taşınmaza imar planında yol, park ve okul alanı olarak ayrılması suretiyle hukuken el atıldığını, davalı ... tarafından imar planına yönelik herhangi bir işlem yapılmadığını, bu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmak suretiyle davalı idareden tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli mevcut Uygulama İmar Planı sınırları içinde olup, kısmi olarak park alanı ve geriye kalan kısmında da eğitim alanı (Lise) olarak imarlı olduğunu, Belediyece park ve yol ile ilgili herhangi bir fiili çalışma yapılmadığını, imar planı yapım çalışmaları devam ettiğini, daha bu çalışmalar dahi bitmeden açılan davanın reddinin gerektiğini, davanın ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına, Balıkesir Valiliği İl ... Müdürlüğüne ihbarını, esas yönünden davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesini, dava şartı yokluğundan da davanın reddi gerektiğini, idarelerine husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların söz konusu taşınmazla mülkiyet bağının henüz yeni kurulduğunu, davacıların mülkiyet hakkının uzun süre kısıtlanmadığını, mülkiyet hakkının belirsiz bir zaman diliminde kısıtlanma durumunun oluşmadığının görüldüğünü, davacının iddialarının gerçeği yansıtmaması nedeniyle öncelikle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu 119 11... parsel 6.140,65 m² yüzölçümlü, etrafı yapılanma ile çevrilmiş meskun alan kenarında bulunan değerli bir parsel iken aktif hale getirilen parselin hiçbir surette kendi parsellerinin karşılığı olmadığını, hissedar sayısının bu işlemle 7'den 20'ye yükseldiğini, imar uygulaması sonrası aktif hale getirilen 139 76... parselin 4.834,62 m² olduğunu, aktif parselin pasif parsele göre çevre özellikleri ve konum olarak değersiz olduğunu, dava konusu taşınmazın değerinin 4.514.606,00 TL olarak belirlendiğini fakat aktif parselin durumuna bakınca bu değerin çok çok altında kalacağını, yapılan işlemde kamu yararı bulunmadığını ileri sürmüştür.

2.Davacılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava açılırken fazlaya ilişkin hakları saklı tutulduğundan belirsiz alacak davası olarak kabul edilmesi gerektiğini, yargılama sürecinde dosya içerisine gelen müzekkere cevabı ile dava konusu taşınmaz olan Karesi ilçesi ... Mahallesi 8 26... (yeni 119 11... ) parsel sayılı taşınmazın yönünden 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci madde uygulaması ile davacıların dava konusu parseldeki hisselerinin 13976 ada, 4 parselde kain taşınmaza intikal ettirilerek dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacıların mülkiyet hakkının sona erdirildiğini, ancak bu mülkiyet nakli ile ilgili olarak taraflarının bilgilendirilmediğini, ilgili imar uygulamasının iptali için Balıkesir İdare Mahkemesi nezdinde dava açılacağını, mahkemece taraflarına işbu iptal davasının açılması için süre vermesi gerekirken davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin hakkaniyetli olmadığını ileri sürmüştür.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı lehine ayrı ayrı nispi vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davanın birden fazla ıslahının da mümkün olmadığını, buna rağmen ikinci kez sunulan ıslah dilekçesi dikkate alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

4.Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar yararına vekâlet ücreti maktu olması gerekirken, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın birden fazla ıslahının da mümkün olmadığını, buna rağmen ikinci kez sunulan ıslah dilekçesi dikkate alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

5. Davalı ... Bakanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın öncelikle husumet yönünden red taleplerinin olduğunu, müvekkili idare harçtan muaf bir kurum olmasına karşın bu husus gözardı edilerek müşterek müteselsil sorumluluk ile harç ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulduğunu, müvekkili kurum açısından davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, hesaplamanın nispi yapılmasının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında park, yol ve okul alanında kaldığı, bu hali ile davalı idare dışında sorumluluğu olan diğer idarelerin davaya dahilinin sağlanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, komşu parsel olan 119 11... parsele ilişkin hükmün Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/15486 Esas, 2023/3162 Karar sayılı kararı ile onandığı, dava konusu 119 11... parsel yerine davacılar murislerine pay verildiği belirtilen 139 76... parselin tapu kaydı ve imar durumunun Daireleri tarafından celp edildiği ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının pasife alınıp 139 76... parselde davacılar ..., ..., ... murisi olan ... Şahabettin Karabeyli adına 154795/483462 hisse, davacılar ... mirasçıları ile ... murisi İsmet Erdoğan adına 154796/483462 hissenin tescil edildiğinin görüldüğü, Karesi Belediye Başkanlığının 12.11.2025 tarihli cevabi yazısından 139 76... parselin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "gelişme konut alanı" olarak yer aldığı, bu hali ile davanın konusuz kaldığı, davanın açıldığı andaki haklılık durumu gözetilerek yargılama giderlerinin ve yeni oluşan parsellere el atmanın olmadığı ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra tespit edildiğinden vekâlet ücretinin tamamının davalı idareler üzerinde bırakılmasının yerinde olduğu, dava konusu taşınmaza fiilen el atma da olduğundan vekâlet ücretinin nispi alınmasında da isabetsizlik bulunmadığı, dava dilekçesinde davanın açıkça belirsiz alacak olduğu belirtilmediğinden, yargılama sırasında yapılan artışın ıslah olduğu ve davacılar tarafından yeniden ıslah yapılmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında davacılara ıslah için yeniden süre verilmemesinde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davacılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

4. Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

5. Davalı ... Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3.Davanın kısmi dava olarak açıldığı ve Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi dava dilekçesinde belirtilen talebin toplam 331.141,00 TL'ye ıslah edildiği gözetildiğinde 6100 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aynı davada ikinci kez ıslah ya da başka ad altında talep artırılması mümkün olmayıp fazlaya dair hakların ek dava açılmak suretiyle istenmesi gerekir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi ıslahla artırılan miktar üzerinden vekâlet ücreti takdiri gerekirken kaldırma kararı sonrası ikinci kez yapılan ıslah dilekçesindeki talep nazara alınarak fazla vekâlet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

4.Dava konusu taşınmazın davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumluluğunda bulunan yol olarak ayrılan kısmına fiili el atmanın bulunduğu, park alanı ve okul alanı olarak ayrılan kısımlarda fiili el atmanın bulunmadığı, bu durumda yalnız davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı sorumluluğunda kaldığı tespit edilen fiilen el atılan kısımları için nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fiili el atma bulunmayan okul alanı ve park alanı bedeli de dahil edilerek nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

5. Dava aynı hukuki sebepten kaynaklandığından kendilerini vekil ile temsil ettiren davacılar lehine tek vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken davacılara ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı ... ve davacılar ... vd. vekillerinin tüm, davalılar ... Belediye Başkanlığı, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... Bakanlığı vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalılar ..., ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... Bakanlığı vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinde verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) ve (5) numaralı bentlerinin hükümden çıkartılması, yerine "Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1 inci maddesi uyarınca 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığından, 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... Başkanlığından ve 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... Bakanlığından alınarak davacılara verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacılar ... ve ... vd.'den peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılar ... ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığından peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2142, K. 2026/11701, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2142-e-2026-11701-k-8559a161b975