Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2023/4234 E. 2026/542 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/4234
Karar No
2026/542
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4234 Karar No : 2026/542

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Taahhüt Hafriyat Nakliyat Yapı Malzemeleri İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Sinop ili, Gerze ilçesi sınırları dahilinde bulunan alanda, ... sicil sayılı II(a) grubu kalker işletme ruhsatı ile madencilik faaliyetinde bulunan davacı şirket tarafından, 55.983,75 m²'lik alanda maden altyapı tesisi için orman izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Orman Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; bakılan uyuşmazlıkta, Yaykıl Orman İşletme Şefliğince ve Gerze Orman İşletme Müdürlüğünce mahallinde yaptırılan tespit ve inceleme sonucunda ilgili heyet tarafından izin talebinin uygun bulunduğu ve talebin değerlendirmeye alınmasında sakınca görülmediğinin belirtildiği, izin talep edilen alanın bitişiğinde bulunan sahaya izin verilmesine karşın uyuşmazlığa konu sahaya izin verilmemesinin hukuken kabul edilebilir, objektif sebeplere dayandığının ortaya konulamadığı, izin verilmesinin sosyal probleme neden olacağı, orman-halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği yönündeki tespitin ise izin talebinin değerlendirmesine ilişkin kriterler arasında yer almaması karşısında, tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, orman alanlarındaki madencilik faaliyetleri için Orman Kanunu hükümlerine göre izin verileceği, Maden Kanununun orman alanlarında bağlayıcı olmayacağı, maden ruhsatının alınmış olmasının tek başına bir hak kazandırmayacağı, Bakanlığın nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde kamu oyu baskısından kaynaklanan çekinceler, üstün kamu yararında güncel şartlara göre oluşabilecek değişiklikler sebebiyle madencilik faaliyetlerine yönelik izin taleplerini hassasiyetle değerlendirilmesi geretiği, benzer özelliklere sahip ormanlık alanlarda geçmiş yıllarda madencilik faaliyeti izni verilmiş olmasının günümüz şartlarında bu alanlara izin verilmesini zorlaştırdığı, Bakanlığın kamuoyu baskısı sebebiyle ve sivil toplum kuruluşları tarafından açılan davalar nedeniyle zor durumda kaldığı, orman - halk ilişkilerinin bozulmasına neden olduğu, Anayasada bahsedilen sosyal devlet olma ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket tarafından, Sinop ili, Gerze ilçesi sınırları dahilinde bulunan ... sicil sayılı II(a) grubu kalker işletme ruhsatlı sahasında 55.983,75 m²'lik ormanlık alanda maden altyapı tesisi için orman izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun, davalı idarece reddedilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 169. maddesinde, Devletin, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyacağı ve tedbirleri alacağı, bütün ormanların gözetiminin Devlete ait olduğu, kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamayacağı, ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir. 3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Madencilik faaliyetlerinde izinler” başlıklı 7/4. maddesinde; ".... (Ek fıkra: 10/6/2010-5995/3 md.) Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir." hükmüne yer verilmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 16. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde; "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz. (...)(Ek fıkra: 26/5/2004-5177/34 md.) Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir." hükümleri yer almaktadır. 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle yollamada bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişi İncelemesi" başlıklı beşinci bölümünde yer alan 266. maddesinde, mahkemenin çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; 273. maddesinde, mahkemenin bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesine ve bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ilişkin hususlara yer vermek zorunda olduğu; 279. maddesinde bilirkişi raporunun gerekçeli olması gerektiği, bilirkişinin hukuki değerlendirmelerde bulunamayacağı; 281. maddesinde mahkemenin gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği; 282. maddesinde ise hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden; Sinop ili, Gerze ilçesi sınırları dâhilinde bulunan, ... sicil sayılı II(a) grubu kalker işletme ruhsatı kapsamında madencilik faaliyetinde bulunan alanda, davacı şirket tarafından, 55.983,75 m²'lik alanda maden altyapı tesisi için orman izni verilmesi istemiyle başvuruda bulunulduğu, anılan başvuru üzerine Yaykıl Orman İşletme Şefliğince ve Gerze Orman İşletme Müdürlüğünce düzenlenen değerlendirme raporlarında talebin uygun bulunduğu ancak dava konusu ... tarih ve ... sayılı Orman Genel Müdürlüğü işlemiyle, izin talep edilen alanın talep civarında ve bitişiğinde mevcut izinli saha bulunmayan talep alanının verimli devlet ormanına isabet ettiği, bu alanda izin verilmesi halinde orman bütünlüğünün bozulacağı ve talep alanlarının bu yönde ilerlemesi sonucu sosyal probleme sebep olacağı, orman - halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği hususlarına yer verildiği görülmektedir. Bu kapsamda, orman izni verilmesine ilişkin mevzuat hükümleri uyarınca yapılması gereken kamu yararı değerlendirmesinde; izin verilmesi suretiyle sağlanacak yarar ile izin verilmemesi halinde korunacak olan orman varlığı ve ekosistem dengesi arasında bir karşılaştırma yapılması gerektiği açıktır. Somut olayda söz konusu faaliyetin orman sahası dışında yapılmasının mümkün olmadığına dair somut ve teknik verilere dayalı bir zorunluluğun ortaya konulamadığı, buna karşılık izin verilmesi halinde orman bütünlüğü ve çevre üzerinde kalıcı olumsuz etkiler doğabileceği anlaşılmaktadır. Öte yandan, izin talep edilen alanın verimli orman niteliğinde olup olmadığı, söz konusu alanın bulunduğu yerin meşçere örtüsü, kapalılık durumu ve ekolojik özellikleri ile orman bütünlüğü üzerindeki muhtemel etkilerinin somut olarak ortaya konulabilmesi için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması suretiyle maddi durumun açıklığa kavuşturulmasının gerekli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla; eksik incelemeye dayalı olarak, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Samsun 2. İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 04/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2023/4234, K. 2026/542, T. 04.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2023-4234-e-2026-542-k-5f61ea57d587