Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2024/3824 E. 2026/1036 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2024/3824
- Karar No
- 2026/1036
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3824 Karar No : 2026/1036 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
DİĞER TEMYİZ EDEN : ... Kaymakamlığı / ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Siirt ili, ... ilçesinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17.maddesinin (ç) bendinin 7 nolu alt bendi uyarınca "Uyuşturucu veya Uyarıcı Maddeleri İmal Etmek veye Ticaretini Yapmak, Kullanılmasını Kolaylaştırmak, Kullanmak ve Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle görevden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarihli Siirt Valiliği olurlu işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosya kapsamında bulunan tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde, davacıdan anılan idrar örneği neticesinde yapılan tahlilde "esrar" isimli uyuşturucu ve uyarıcı madde tespit edilmesi, ayrıca davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturması ve ceza soruşturması kapsamında alınan ifadesinde kullanmak için uyuşturucu madde aldığını da ikrar ettiği hususu göz önüne alındığında, davacının kullanmak için uyuşturucu madde aldığı sabit olduğu, bu kapsamda; davacıya isnat edilen fiilinin karşılığı olarak Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17/ç.7 maddesi uyarınca görevden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, öte yandan; hukuka aykırı olmadığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine yönelik talebinin kabulüne de hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda; 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih ve 31788 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24/02/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlamasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesinin uygun görüldüğü, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiğinin görüldüğü, Danıştay 8. Dairesinin bu husustaki içtihadının; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin dayanağı olan 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresi yürürlükte olduğu, ancak Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesi için verilen 9 aylık süre dolmadan 442 sayılı Kanun'a "güvenlik korucularına verilecek disiplin cezaları" şeklinde ekleme yapıldığı, dolayısıyla artık disiplin cezalarında yönetmelik hükümlerinin esas alınamayacağı nedeniyle iptal kararlarının gerekçesini değiştirerek onandığının anlaşıldığı, Dairenin çoğunluk görüşünün ise; Anayasa Mahkemesince, bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi halinde Anayasa Mahkemesi kararına derhal uyulması gerektiği, zira eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği gibi Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturacağı yönünde olduğu, ancak; Dairece Güvenlik Korucuları Yönetmeliği uyarınca tesis edilen disiplin cezalarından doğan uyuşmazlıklarda Danıştay 8. Dairesinin kararlarına uyulması yönünde oyçokluğu sağlandığından aynı gerekçe ile davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan hukuka aykırı olan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava tarihinden itibaren (22/06/2021) işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan özlük ve parasal hakların dava tarihinden itibaren (22/06/2021) işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Valilik tarafından, davanın süresinde açılmadığı, bu nedenle öncelikle süreden reddi gerektiği, dava konusu işlemin işlem tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun tesis edildiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrası 9 aylık yürürlük tarihi süresi dolmadan 442 sayılı Köy Kanunu'na disipline ilişkin hükümlerin eklendiği, Bölge İdare Mahkemesinin dava konusu fiili güncel mevzuata göre değerlendirmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Diğer Temyiz Eden Baykan Kaymakamlığı tarafından, davacının uyuşturucu madde kullandığı hususunun sabit olduğu, idarelerinin söz konusu fiilin öğrenilmesi üzerine hemen yürürlükteki mevzuata göre işlem yaptığı, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, davacının göreve iadesinin kamu düzenini ve koruculuk kurumunu zedeleyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davalı Valiliğin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması, dosyada taraf olmayan diğer temyiz eden Baykan Kaymakamlığının temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Siirt ili, Baykan ilçesinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, güvenlik koruculuğu görevinden çıkarılmasına yönelik işlemin iptali ile parasal ve özlük haklarının tahsiline karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 7. alt bendinde; 'Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri imal etmek veya ticaretini yapmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A. maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir. 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği görülmüştür. 442 sayılı Köy Kanunu'nun "Güvenlik Korucularına Verilecek Disiplin Cezalarının Çeşitleri ile Ceza Uygulanacak Fiil ve Haller" başlıklı 74/A maddesi ç) "Görevden Çıkarma" yan başlıklı (ç) / 7. bendi; 'Güvenlik korucularının görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Görevden çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: ... 7) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri imal etmek ve ticaretini yapmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak ya da uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak, " şeklinde düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: I- Davalı Valiliğin temyiz isteminin incelenmesinde: Dosyanın incelenmesinden, 15/02/2021 tarihinde ... kara yolu ... Belde girişinde ... plakalı aracın durdurulduğu ve araç içerisinde davacı ile ... isimli kişinin bulunduğu ve yapılan aramada araç içerisinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi olayıyla ilgili ... Cumhuriyet Savcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyası ile yapılan ceza soruşturması kapsamında davacının şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde; "Batman ilinde tanımadığı bir şahıstan 350,00 TL karşılığında kullanmak amacıyla esrar maddesi satın aldığı, kullanmadan yakalandığı, en son 7-8 yıl önce esrar maddesi kullandığı, aracın torpido kısmında el geçirilen esrar maddesinin kendisine ait olduğu" şeklinde beyanda bulduğu, ayrıca davacının Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Laboratuvar Tetkik Sonuç Raporuna göre idrarında esrar (THC) uyuşturucu ve uyarıcı maddesinin tespit edildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve K:.. sayılı kararıyla davacı hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 191/2 maddesi uyarınca 5 (beş) yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3 maddesi uyarınca takdiren 1(bir) yıl Denetimli Serbestlik ve Tedavi Tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, anılan olay ile ilgili davacı hakkında görevden uzaklaştırma kararı verildiği, ardından disiplin soruşturması başlatıldığı, davacının savunmasının alındığı, savunmasında uyuşturucu madde kullandığını ikrar ettiği, davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiğinin anlaşılması sebebiyle görevden çıkarma işleminin tesis edilmesi üzerine söz konusu göreve son işleminin iptali ile özlük ve parasal hakların iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı güvenlik korucusu hakkında usulüne uygun soruşturma yapılarak ve savunması da alınarak sübut bulan "uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak" eylemleri nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararında disiplin işleminin dayandığı kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edildiği bu nedenle işlemin de hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal hükmü kurulmuş ise de; dava konusu işleme ilişkin temyiz incelemesinin yapıldığı tarihte yukarıda belirtilen; Anayasa Mahkemesi iptal kararı ve bu karar uyarınca 442 sayılı Kanunda yapılan değişiklikle davacı lehine bir durum oluşmadığı zira; 442 sayılı Kanun 74/A maddesinin (ç) bendinin 7 numaralı alt bendinde yer alan "Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri imal etmek ve ticaretini yapmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak ya da uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak" eylemi görevden çıkarma gerektiren fillier arasında sayıldığından davacı hakkında verilecek disiplin cezasında bir değişiklik olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, yoksun kalınan özlük ve parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. II- Diğer Temyiz Eden Baykan Kaymakamlığının temyiz isteminin incelenmesinde; Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafından davanın Siirt Valiliği'ne karşı açıldığı, dosyada hasım düzeltme ya da hasım ekleme kararının bulunmadığı, yargılama safhasında ... İdare Mahkemesi ve ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Daireleri kararlarında Baykan Kaymakamlığının taraf olarak yer almadığı görüldüğünden, dosyada taraf olmayan Kaymakamlığın temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmadığından, Baykan Kaymakamlığının temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı Valiliğin temyiz isteminin kabulüne, diğer temyiz eden Baykan Kaymakamlığının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, işbu kararın bir örneğinin diğer temyiz eden Baykan Kaymakamlığına gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 24/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.