Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2024/4532 E. 2026/1037 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/4532
Karar No
2026/1037
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/4532 Karar No : 2026/1037

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:,,,, K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Siirt ili, Pervari ilçesi, ... Köyü'nde geçici köy korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin 17/ç maddesinde yer alan 'Göreve alınmada aranacak şartları kaybetmek' hükmü uyarınca görevinin sonlandırılmasına ilişkin 16/03/2012 tarihli Valilik olurunun iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararı ile göreve iade edilmesi üzerine, görevden uzak kaldığı dönemler arasında ödenmeyen maaş alacaklarının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesine dair işlemin iptali ile işlem tarihi 16/03/2012 ile İdare Mahkemesi karar tarihi arasındaki parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında davacının göreve son verilmesine ilişkin disiplin cezası işlemi tesis edilmeden önce konu ile alakalı disiplin soruşturması yapılmadığı ve davacının savunmasının alınmadığı yönünden işlemin iptaline karar verildiği ve anılan Mahkeme kararının uygulanması amacıyla davacının 29/03/2021 tarihinde görevine iade edilerek hakkında disiplin soruşturması yapılmasına karar verildiği görülmekle; bahse konu Mahkeme kararında davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemin usul eksikliği yönünden iptaline hükmedildiği, zira anılan kararının hüküm fıkrasında "Öte yandan, yukarıda belirtilen usuli eksiklikler giderildikten sonra davalı idarelerce davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği sonucuna ulaşılması halinde yeniden bir işlem tesis edilebileceği de tabiidir." ibaresi bulunduğu, davacının 'Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması, taşınması, bulundurulması' suçunu işlediği gerekçesiyle ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onandığı anlaşılmakla söz konusu iptal kararının davacıya görevden uzakta kaldığı döneme ilişkin maaş ve parasal hakların ödemesi yönünde bir hak kazandırmayacağı açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı olmadığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine yönelik talebinin kabulüne de hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda; 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih ve 31788 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24/02/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesince söz konusu iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlamasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesinin uygun görüldüğü, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği, Danıştay 8. Dairesinin bu husustaki içtihadının; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin dayanağı olan 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresi yürürlükte olduğu, ancak Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesi için verilen 9 aylık süre dolmadan 442 sayılı Kanun'a "güvenlik korucularına verilecek disiplin cezaları" şeklinde ekleme yapıldığı, dolayısıyla artık disiplin cezalarında yönetmelik hükümlerinin esas alınamayacağı nedeniyle iptal kararlarının gerekçesini değiştirerek onandığı, Dairenin çoğunluk görüşünün ise; Anayasa Mahkemesince, bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi halinde Anayasa Mahkemesi kararına derhal uyulması gerektiği, zira eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği gibi Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturacağı yönünde olduğu, ancak; Dairece Güvenlik Korucuları Yönetmeliği uyarınca tesis edilen disiplin cezalarından doğan uyuşmazlıklar da Danıştay 8. Dairesinin kararlarına uyulması yönünde oyçokluğu sağlandığından aynı gerekçe ile davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, davacının, Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 6. maddesinde düzenlenen göreve alınmada aranacak şartları sonradan kaybettiğinden bahisle Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17. maddesinin 1. fıkrasının ç bendinin 16. alt bendi uyarınca (atanma şartlarını kaybetmesi sebebiyle) görevine son verildiği ve fakat anılan yönetmeliğin disiplin cezalarını düzenleyen kısmına dayanak teşkil eden Köy Kanunu'nun 18. maddesinin "uygulanacak disiplin cezaları" ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi nedeniyle disiplin cezalarını düzenleyen kısmına dayanılarak disiplin cezası verilemeyeceği gerekçesiyle Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17/1-ç maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, ancak, atanma şartlarını kaybettiği tartışmasız olan davacının, görevine son verilmesi Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 6. maddesi gereği ve usulde paralellik ilkesi doğrultusunda tesis edilecek bir işlemle tekrar yapılabileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Valilik tarafından, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine erteleme süresinde hukuki bir kaos yaşanmaması için yürürlükteki mevzuatın uygulanması gerektiği, davacı hakkında "Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması, taşınması ve bulundurulması" suçu nedeniyle 4 yıl 2 hapis cezası verildiği ve bu cezanın kesinleştiği, suçun niteliği ve ağırlığı gereği sebebiyle davacının hukuka ve mevzuata uygun şekilde görevine son verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Siirt ili, Pervari ilçesi, ... Köyü'nde geçici köy korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, 'Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması, taşınması, bulundurulması' suçunu işlediği gerekçesiyle ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onandığı, müteakiben 16/03/2012 tarihli Valilik oluruyla davacının Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin 17/ç maddesinde yer alan 'Göreve alınmada aranacak şartları kaybetmek' hükmü uyarınca görevinin sonlandırılmasına karar verilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "Usulüne uygun olarak soruşturma yapılmadan ve savunma alınmadan davacının görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmesi üzerine görevine iade edilen davacının görevden uzak kaldığı dönemler arasında ödenmeyen maaş alacaklarının ödenmesi istemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine anılan işlemin iptali ile mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrasında; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu, hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdari yargılama hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatları gereği; idari yargı mercilerince verilen iptal kararları, geriye yürür ve idari işlemi tesis edildiği andan itibaren hiç tesis edilmemiş gibi ortadan kaldırır. İptal edilen işlem hiç yapılmamış sayıldığı için ilgilinin, işlem nedeniyle uğradığı parasal ve özlük hak kayıplarının karşılanması gerekmektedir. Ancak, dava konusu istemlerin temeli olan, davacı hakkında verilen 16/03/2012 tarihli göreve son işleminin iptali istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:.. sayılı iptal kararının istinaf incelemesinde, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince ... tarih ve E:.., K:... sayılı istinaf isteminin gerekçeli reddine karar verildiği, söz konusu istinaf mahkemesi kararının davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemiz tarafından 24/02/2026 tarih ve E:2024/2765, K:2026/1018 sayılı bozma kararı ile davacı geçici köy korucusunun 4 yıl 2 ay kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmasının göreve alınmada aranacak şartları kaybetmesine yol açması nedeniyle idari işlemle görevine son verilmesinde hukuka aykırılık görülmediğine karar verilmiştir. Bu durumda, davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından, davacının görevine son verilmesi sebebiyle mahrum kaldığı parasal haklarının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddi işleminin iptali ile parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesi yönündeki istemlerinde hukuka uygunluk görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, parasal hakların dava açma tarihinden itibaren yasal faiziyle ödenmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 24/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2024/4532, K. 2026/1037, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2024-4532-e-2026-1037-k-2460519feeb1