Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7386 E. 2026/2750 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7386
- Karar No
- 2026/2750
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3217 Esas, 2025/432 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 44 98... (eski 4) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu belirterek taşınmaza bu niteliğine göre değer biçilmesini, kamulaştırmadan arta kalan kısıma değer azalışı uygulanmasını, taşınmaz arazi kabul edilecekse kapitalizasyon faiz oranının % 3 alınmasını ve objektif değer artışı uygulanmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2018 tarihli ve 2016/937 Esas, 2018/881 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2020/33 Esas, 2022/1274 Karar sayılı kararı ile sulu arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya içerisinde bulunan belediye yazı cevaplarına göre dava konusu taşınmazın 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planında Tarımsal Niteliği Korunacak Alanlar ve Hızlı Tren Viyadüklü Geçiş Hattında kaldığı, sadece çöp toplama ve toplu taşıma hizmetlerinden faydalandığı, belediyenin diğer hizmetlerinden faydalanmadığı anlaşıldığından dava konusu taşınmazın arsa vasfında olmadığı belirtilerek dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının uygun olduğu, bilirkişi heyeti raporunda belirtilen münavebe ürünleri ve verilerinin bölgenin münavebe yapısı ve resmi tarım verileri ile uyumlu olduğu, kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüzölçümü, geometrik şekli ve kullanım durumuna göre ve gerek eldeki dosyada gerekse acele el koyma dosyasında alınan bilirkişi raporlarında arta kalan kısımda ekonomik tarım yapılmasının mümkün olduğuna dair tespiti dikkate alındığında değer düşüklüğü belirlenmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin kısmen istinaf itirazlarının esastan reddine; takyidatların bedele yansıtılması, faiz ve ödeme hükümleri yönünden davacı idare vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ve resen gözetilen sebepler ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; tapu maliki ... vefat ettiğinden mirasçıları davaya dâhil edilerek taraf teşkillerinin sağlanması gerekitiği, dava konusu parsellerin bilirkişi kurulu raporundaki özellikleri, belediye başkanlığı yazısı ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün parsel sorgulama uygulama sitesinden edinilen bilgilerine göre taşınmazların yola, meskuna yakın konumda olduğu, belediye hizmetlerinden fiilen faydalanmasa da yol, su, elektrik kanalizasyon hatlarının taşınmazın yakınından geçiyor olması sebebiyle ve yakın çevresindeki gelişme özellikleri dikkate alındığında talep edildiğinde belediye hizmeti götürülebileceği ve Dairemizin 2022/7141 Esas sayılı ilâmı ile denetiminden geçen aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmaz ile benzer özellikte, yakın mesafede bulunan 44 98... parsel, yine Dairemizin 2022/808 Esas sayılı ilâmıyla denetimden geçen 44 58... ve 7 parsel sayılı; yine Dairemizin 2019/5580 Esas sayılı ilâmıyla denetimden geçen 45 00... parsel sayılı taşınmazlara arsa olarak değer biçildiği anlaşıldığından Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 17.04.1998 tarihli ve 1998/1 sayılı kararı uyarınca dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda yapılan afaki puanlama ile yüksek bedel belirlendiğini, kıymet takdir raporu ile arada fahiş fark olup yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin gerçek değeri yansıtmadığını, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, bedele kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun ) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.
4. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.