Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9048 E. 2026/2742 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9048
- Karar No
- 2026/2742
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/954 Esas, 2025/1803 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/929 Esas, 2023/929 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kırıkkale ili, ... ... Mahallesi 30 24... parsel sayılı taşınmazın davalı kurum tarafından imar planında yol olarak ayrıldığı gibi fiilen de yol olarak kullanıldığını, söz konusu taşınmaza herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadan el atıldığını, müvekkiline herhangi bir kamulaştırma bedeli ödenmediğini, müvekkilinin mevcut haliyle taşınmazı kullanamadığından ıslah dilekçesi ile birlikte toplam 1.693.650,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönüyle de reddinin gerektiğini, müvekkili kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle davacı tarafından haksız ve yersiz olarak açılan davanın öncelikle görev, dava şartı, husumet, hak düşürücü süre, zamanaşımı ve usulden reddine, aksi takdirde davanın esasına ilişkin itirazlarının kabulü ile davacının haksız ve yersiz olarak açmış olduğu davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın hak düşürücü süre ve zaman aşımı yönüyle de reddinin gerektiğini, taşınmaz bedelinin yüksek belirlendiğini istinaf süresi geçtikten sonra verdiği ilave dilekçede ise, 12.12.2024 tarihli ve 32750 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kanunun 4, 5 ve 6 ncı maddeleri 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5, 13... inci maddelerini değiştirdiği, bu yeni değişikliğin imar planı nedeniyle taşınmazında yapılaşma olanağı bulunmayan parsel sahiplerinin zararını gidermeye dönük yeni uygulamalar içerdiğinden, bu kanunun uygulanmasının bekletici sebep yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için düşük bedel belirlendiğini, emsal incelemesinin gerçeği yansıtmadığını, vekâlet ücretinin nispi olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1976 onay tarihli 1/1000 ölçekli imar planına göre yol olarak ayrıldığı gibi bu parsele yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, 12.12.2024 gün ve 32750 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kanun'un 4, 5ve 6 ncı Maddeleri 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5, 13... inci maddelerinde yapılan değişiklik ile ilgili olarak, yapılmış bir işlem bulunmadığından taşınmazlardaki davacı payı bedeline karar verilmesi doğru olduğu gibi arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak bedel tespit edilmesinde ve bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık görülmediği ancak; dava konusu taşınmaza fiilen yol yapılarak el atıldığı ve davacı, dava konusu taşınmaza 1992 yılında yapılan imar uygulaması ile malik olduğu bu durumda davacının mülkiyet hakkının 04.11.1983 tarihi sonrasında oluştuğundan vekâlet ücretinin nispi olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, maktu vekâlet ücretine karar verilmesinin ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/7070-8035 sayılı “Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın Giderilmesi” kararı gereğince, el atma tarihi itibari ile nispi harca hükmedilmesi gerektiğinden, yeniden esas hakkında karar verilmiştir
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır
2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.