Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12449 E. 2026/2745 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12449
- Karar No
- 2026/2745
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2609 Esas, 2024/823 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/419 Esas, 2020/297 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bilecik ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 8 ada 35 parsel sayılı taşınmazın tamamının yol inşaat ve emniyet sahası kamulaştırması nedeniyle idarece kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin yatırıldığını ve o tarihteki tapu kayıt malikine noter tebligatları çekildiğini ve tapu kayıt maliklerince ferağ işlemi yapılmadığından taşınmazın idare adına tescil edilemediğini ileri sürerek 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesi gereğince taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından tebligatın yapılış usulünün mevcut yürürlük tebligat kanunu kapsamında değerlendirildiğini, oysaki tebliğin yasal usulüne uygun olup olmadığının tebligatın yapıldığı tarih itibarıyla yürürlükteki mevzuat hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, nitekim bir kısım dahili davalılar ... ve ...'in kabul beyanlarının mahkemece dikkate alınmadığını, yasal şartlarını haiz tebliğe rağmen davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki delil ve belgelere, Mahkeme kararının dayandığı gerekçelere göre davanın reddine dair Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı idare tarafından taşınmazın usulüne uygun kamulaştırma işlemi yapılarak bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığı, 07.07.2020 tarihli celsede dahili davalı ...'nın; " davacı tarafın bütün masraflarımızı karşılaması halinde bizler tapuyu devretmeye hazırız" ve dahili davalı ...'in; "Kamulaştırma 1975 yılında gerçekleştirilmiştir. O tarihte gerekli intikalin yapılmış olması gerekirken yapılmamıştır. Bu sebeple bize herhangi bir masraf yansımaksızın tapuyu devretmeye hazırız" şeklindeki beyanlarının davayı kabul niteliğinde değerlendirilemeyeceği, zira 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin ikinci fıkrasında kabulün, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğuracağı; yine aynı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında ise feragat ve kabulün, kayıtsız ve şartsız olması gerektiğinin hüküm altına alındığı, adı geçen davalıların tapuda devre muvafakat verme iradelerinin bütün masraflarının karşılanması ya da aleyhlerine herhangi bir masraf yansıtılmaması şartına bağlandığı anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 inci maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; 2942 sayılı Kanun'un 17 inci maddesinin koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmüştür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.