Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8939 E. 2026/2746 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8939
Karar No
2026/2746
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4614 Esas, 2025/1502 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/262 Esas, 2024/392 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istenime ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davada davacılar birleştirilen 2024/48 Esas, 2024/83 Esas, 2024/85 Esas, 2024/115 Esas sayılı davalarda davacılar ile davalı idare vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili ile birleştirilen 2024/115 Esas sayılı davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; dava konusu Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 285 15... parsel (285 15... parsel) sayılı taşınmaza imar planında ilköğretim alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını, taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların davacı ... yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine davalı ... yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar birleşen 2024/48 Esas, 2024/83 Esas, 2024/85 Esas, 2024/115 Esas sayılı davalarda davacılar ile davalı idare vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, itirazlarının değerlendirilmediğini, bedelin düşük belirlendiğini, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, kararda kamu kurumlarına uygulanacak en yüksek faiz oranından hüküm kurulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; onaylı parselasyon planı olmayan yerlerde kalan Eğitim alanlarının kamulaştırma işlemlerinden imar planı yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediyelerin ve valiliklerin sorumlu olduğunu, parselasyon planı tescil edilmeyen yani imar uygulaması yapılmayan alanlarda tevhid ve ifraz işleminin yapılamayacağını, imar uygulaması adı altında yapılan tevhid ve ifraz işlemlerine izin verilmeyeceğini, DOP'dan karşılanan eğitim alanları üzerinde enkaz ağaç bedeli gibi bedellerden bakanlıklarının sorumlu olmayacağını, açılan davada taşınmazın idare adına tesciline rızası olduğu kabul edilirse dahi bu durumda dava sonucunda kamulaştırılan arazinin hazine adına tescil edileceğini, bu arazinin ... adına yalnızca tahsis edilebileceğini, bu nedenle davanın hazineye karşı açılması gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, belediyenin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesine uygun hareket etmediğini, düzenleme ortaklık payı ve kamu ortaklık payı müesseselerini uygulamayarak imar mevzuatına aykırı hareket ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ve buna bağlı olarak hazırlanan parselasyon planı kapsamında "İlköğretim Tesis Alanı" olarak ayrıldığı, yapılan keşif sonucu taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı ve tesisin bulunmadığı, boş arsa konumunda olduğu, bu haliyle fiilen el atma olgusunun gerçekleşmediği anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiği, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabulü ile emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsallerin vergiye esas değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilerek faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacılar ve murislerine ait payların iptali ile Hazine adına tapuya tesciline, dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığından, hukuki el atma söz konusu olmakla vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesinde dair kararda Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili ile birleştirilen 2024/115 Esas sayılı davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Birleştirilen 2024/115 Esas sayılı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın birleştirilen Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/115 Esas yönünden usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle lehlerine bozularak ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekili ile birleştirilen 2024/115 Esas sayılı davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı MEB harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/8939, K. 2026/2746, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-8939-e-2026-2746-k-35c90c33e8f2