Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9237 E. 2026/2752 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9237
Karar No
2026/2752
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1640 Esas, 2025/596 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/484 Esas, 2024/175 Karar

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacı ... dışındaki davacılar için hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davacı ... dışındaki davacılar için davalı Hazine vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı Hazine vekilinin davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 5 76... parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisinde kaldığından bahisle taşınmazın tapu kaydının iptaline ilişkin açılan dava sonucunda tapu kaydının iptal edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkı ihlal edildiğinden uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, kıyıların özel mülkiyete konu olamayacağını, adil bir tazminat bedeli belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve tespit edilen bedelin yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacılara hisseleri oranında verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişsiz ve yetersiz olduğunu, husumet yönünden ve esastan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, faize karar verilmesinin yerinde olmadığını, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin de kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırması suretiyle değerinin tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığı, fen bilirkişi raporunda idareye ait önceden belirlenen kıyı çizgisi ile keşifte belirlenen çizginin gösterildiği, bilirkişi raporlarının ayrıntılı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı tarafından dava konusu parselin kıyıda kalan kısımlarının tespitinin ardından terkininin talep olunduğu, Mahkemece de bu şekli ile yargılama yapılarak davanın kabulü ile davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu belirtilerek davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmazın davacılar murisi ... adına 1975 tarihinde tesis kadastrosu sonucu tescil edildiği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda Van 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/92 Esas, 2021/278 Karar sayılı kararı ile taşınmazın tapusunun iptali ile 5024,71 m²lik kısmın tescil harici bırakılmasına karar verildiği, bu kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin 18.08.2021 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın tapu iptali ve terkin davasına karşılık dava olarak açıldığı ve 25.06.2021 tarihinde tefrik edildiği anlaşılmıştır.

3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamındaki belediye yazı cevaplarına göre arsa olarak kabul edilmesi doğru olduğu gibi, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine, dosya kapsamına göre ve aynı bölgeden Dairemize intikal eden dosyalarda belirlenen metrekare birim fiyatı da gözetildiğinde belirlenen bedel uygun görülmüştür.

5. Dava konusu taşınmazın belirlenen gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

6. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Hazine Vekilinin ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davalı Hazine Vekilinin Davacı ...’e İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9237, K. 2026/2752, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9237-e-2026-2752-k-ec6f0649de8e