Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2024/4581 E. 2026/1039 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2024/4581
- Karar No
- 2026/1039
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/4581 Karar No : 2026/1039
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Siirt ili, Merkez ilçesi, ... Köyünde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17.maddesinin (ç) bendinin (7) ve (16) nolu alt bentleri uyarınca görevden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 02/02/2022 tarihli Siirt Valiliği olurlu işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük ve parasal hakların her ay için ayrı taahhuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama, Kullanmak İçin Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Kabul Etmek veya Bulundurmak" suçundan cezalı bulunduğu ve ... Ağır Ceza Mahkemesi'nce ceza verildiği, davacı hakkında usulüne uygun olarak disiplin soruşturması başlatıldığı, bu soruşturmaya istinaden davacının savunmasının istendiği ve davacının savunmasını vermiş olduğu, bu doğrultuda davacının görevden çıkarma disiplin cezasının tatbiki için mevzuatta belirlenen "uyuşturucu madde ticareti yapmak" eylemini gerçekleştirdiği hususu sübuta erdiğinden ve davacı hakkında usulüne uygun olarak disiplin soruşturması yürütülerek sonuçlandırıldığından, "uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri imal etmek veya ticaretini yapmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak" disiplin suçunu işlediği sabit olan davacının, fiilin karşılığı olan görevden çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan, hukuka aykırılık görülmeyen dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesi ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin kabulünün de hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda; 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih ve 31788 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24/02/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlamasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesinin uygun görüldüğü, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiğinin görüldüğü, Danıştay 8. Dairesinin bu husustaki içtihadının; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin dayanağı olan 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresi yürürlükte olduğu, ancak Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesi için verilen 9 aylık süre dolmadan 442 sayılı Kanunu'na "güvenlik korucularına verilecek disiplin cezaları" şeklinde ekleme yapıldığı, dolayısıyla artık disiplin cezalarında yönetmelik hükümlerinin esas alınamayacağı nedeniyle iptal kararlarının gerekçesini değiştirerek onandığının anlaşıldığı, Dairenin çoğunluk görüşünün ise; Anayasa Mahkemesince, bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi halinde Anayasa Mahkemesi kararına derhal uyulması gerektiği, zira eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği gibi Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturacağı yönünde olduğu, ancak; Dairece Güvenlik Korucuları Yönetmeliği uyarınca tesis edilen disiplin cezalarından doğan uyuşmazlıklarda Danıştay 8. Dairesinin kararlarına uyulması yönünde oyçokluğu sağlandığından aynı gerekçe ile davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan hukuka aykırı olan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava açma tarihinden itibaren (09/03/2022) işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi ayrıca atanma şartlarını kaybettiği tartışmasız olan davacının, görevine son verilmesinin Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 6. maddesi gereği ve usulde paralellik ilkesi doğrultusunda tesis edilecek bir işlemle tekrar yapılabileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan özlük ve parasal hakların dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında disipline ilişkin düzenlemelerin kararda belirtilen süre dolmadan 442 sayılı Köy Kanunu'na eklendiği, davacının fiilinin bu yeni düzenlemede de göreve son vermeye yönelik disiplin hükümleri içerisinde yer aldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Siirt ili, Merkez ilçesi, ... Köyünde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17. maddesinin (ç) fıkrasının (7) ve (16) numaralı alt bentleri gereği güvenlik koruculuğu görevinden çıkarılmasına yönelik tesis edilen işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle mahrum kalınan tüm özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 7. alt bendinde; 'Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri imal etmek veya ticaretini yapmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak' hükmü, aynı maddenin 16. alt bendinde; 'Göreve alınmada aranacak şartları kaybetme,' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A. maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir. 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği görülmüştür. 442 sayılı Köy Kanunu'nun "Güvenlik Korucularına Verilecek Disiplin Cezalarının Çeşitleri ile Ceza Uygulanacak Fiil ve Haller" başlıklı 74/A maddesi ç) "Görevden Çıkarma" yan başlıklı (ç) / 7. bendi; 'Güvenlik korucularının görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Görevden çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: ... 7) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri imal etmek ve ticaretini yapmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak ya da uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak, " şeklinde düzenlenmiş, bu düzenlemede "Göreve alınmada aranacak şartları kaybetmek" disiplin hükümleri arasında yer almamıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, Siirt ili, Merkez ilçesi, ... Köyünde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı hakkında, "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama, Kullanmak İçin Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Kabul Etmek veya Bulundurmak" suçu isnadıyla yürütülen ceza kovuşturmasında, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 4 yıl, 2 ay hapis cezasına ve Türk Ceza Kanunu'nun 191/3 maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine karar verilmesi üzerine, dava konusu olayla ilgili disiplin soruşturması açıldığı ve yapılan soruşturma neticesinde, Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17/ç.7 ve 16 nolu alt bentleri uyarınca görevden çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve davacı tarafından söz konusu bu kararın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. UYAP kayıtlarının incelenmesinde, davacının adli sicil kaydı bulunmadığı, dava konusu işleme esas ... Ağır Ceza Mahkemesi kararının "Uyuşturucu Madde Ticareti Yapmak Suçu" yönünden Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararı ile bozularak ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı yeni esasını aldığı görülmüştür. Ancak, söz konusu mahkeme kararındaki ifadeler, davacının disiplin soruşturma raporundaki ifadesi, savunması incelendiğinde; davacının uyuşturucu kullandığı hususunun "..binde bir uyuşturucu madde kullandığı, ...Bursa ilinde bulunduğu süre içerisinde sadece arkadaş ortamında nadir olsa da uyuşturucu haplardan kullandığı" şeklindeki kendi beyanları ile sabit olduğu görülmüştür. Davacı güvenlik korucusu hakkında usulüne uygun soruşturma yapılarak ve savunması da alınarak sübut bulan "uyuşturucu madde kullanmak" eylemi nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Dava konusu işlemde göreve son verilme gerekçesi olarak göreve alınmada aranacak şartların kaybı bendi belirtilmişse de, davacı hakkında uyuşturucu ile ilgili kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığından bu maddenin dava konusu olayda göreve son nedeni olarak gerçekleşmediği, ancak bu hususun dava konusu işlemi hukuka aykırı hale getirmediği görülmüştür. Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararında disiplin işleminin dayandığı kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edildiği bu nedenle işlemin de hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal hükmü kurulmuş ise de; dava konusu işleme ilişkin temyiz incelemesinin yapıldığı tarihte yukarıda belirtilen; Anayasa Mahkemesi iptal kararı ve bu karar uyarınca 442 sayılı Kanunda yapılan değişiklikle davacı lehine bir durum oluşmadığı zira; 442 sayılı Kanun 74/A maddesinin (ç) bendinin 7 numaralı alt bendinde yer alan "Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri imal etmek ve ticaretini yapmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak ya da uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak" eylemi görevden çıkarma gerektiren fiiller arasında sayıldığından davacı hakkında verilecek disiplin cezasında bir değişiklik olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden davacının parasal ve özlük haklara ilişkin isteminin de reddi gerekmektedir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulüne İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal ve özlük hakların dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 24/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.