Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2024/3810 E. 2026/1029 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/3810
Karar No
2026/1029
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3810 Karar No : 2026/1029

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...

DİĞER DAVALI : ... Kaymakamlığı

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Diyarbakır ili, Dicle ilçesi, ... Mahallesinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, Güvenlik Koruculuğu Yönetmeliği'nin 17. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde düzenlenen "Uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri imal etmek veya ticaretini yapmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak." kuarlı uyarınca güvenlik koruculuğu görevinden çıkarılmasına yönelik Dicle Kaymakamlığının ... tarih ve ... sayılı ve ... tarihli Valilik Olurlu işlemin iptali ile parasal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşturucu madde bulundurduğu ve kullandığı tespit edilen ve Savcılıkça yürütülen soruşturma kapsamında alınan ifadesinde de bu durumu ikrar eden davacının silahlı olarak ifa ettiği görevin niteliği ve hasssasiyeti dikkate alındığında, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca savunması alınmak ve ilk disiplin amirinin teklifi, üst disiplin amirinin uygun görmesi ile komisyonca düzenlenen rapor üzerine valilik onayı ile usuli prosedürler yerine getirilmek suretiyle tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan; dava konusu işlemler hukuka uygun bulunduğundan; işlemler nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda; 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih ve 31788 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24/02/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlamasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesinin uygun görüldüğü, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiğinin görüldüğü, Danıştay 8. Dairesinin bu husustaki içtihadının; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin dayanağı olan 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresi yürürlükte olduğu, ancak Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesi için verilen 9 aylık süre dolmadan 442 sayılı Kanunu'na "güvenlik korucularına verilecek disiplin cezaları" şeklinde ekleme yapıldığı, dolayısıyla artık disiplin cezalarında yönetmelik hükümlerinin esas alınamayacağı nedeniyle iptal kararlarının gerekçesini değiştirerek onandığının anlaşıldığı, Dairenin çoğunluk görüşünün ise; Anayasa Mahkemesince, bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi halinde Anayasa Mahkemesi kararına derhal uyulması gerektiği, zira eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği gibi Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturacağı yönünde olduğu, ancak; Dairece Güvenlik Korucuları Yönetmeliği uyarınca tesis edilen disiplin cezalarından doğan uyuşmazlıklar da Danıştay 8. Dairesinin kararlarına uyulması yönünde oyçokluğu sağlandığından aynı gerekçe ile davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan hukuka aykırı olan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı mali haklarının dava tarihinden itibaren (06/10/2020) işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı mali hakların dava tarihinden itibaren (06/10/2020) işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, Yönetmeliğe dayalı göreve son işlemi tesisinin Anayasa Mahkemesinin 15/11/2018 tarih Başvuru No:2015/18638 sayılı kararına uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Diyarbakır ili, Dicle ilçesinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, güvenlik koruculuğu görevinden çıkarılmasına yönelik işlemin iptali ile parasal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 7. alt bendinde; 'Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri imal etmek veya ticaretini yapmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A. maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir. 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunun'un Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği görülmüştür. 442 sayılı Köy Kanunu'nun "Güvenlik Korucularına Verilecek Disiplin Cezalarının Çeşitleri ile Ceza Uygulanacak Fiil ve Haller" başlıklı 74/A maddesi ç) "Görevden Çıkarma" yan başlıklı (ç) / 7. bendi; 'Güvenlik korucularının görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Görevden çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: ... 7) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri imal etmek ve ticaretini yapmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak ya da uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak, " şeklinde düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, 19/11/2019 tarihinde ... İlçe Emniyet Amirliği personelince yürütülen devriye faaliyetleri sırasında davacının maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araca yönelik yapılan dur ihtarına uyulmaması nedeniyle ölçülü bir şekilde havaya ateş edilmek suretiyle durdurulan aracın motor ve radyatör bölmesinin arasında esrar maddesi bulunduğu, söz konusu olay nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak" şüphesiyle ... sayılı soruşturma dosyası ile davacı hakkında adli işlem başlatıldığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve K:... sayılı kararı ile davacı hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 191/2 maddesi uyarınca 5 (beş) yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3 maddesi uyarınca takdiren 1(bir) yıl Denetimli Serbestlik ve Tedavi Tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, davalı idareler tarafından davacı hakkında Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17/ç.7 maddesinde yer alan "Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri imal etmek veya ticaretini yapmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak" fiili kapsamında disiplin soruşturması başlatıldığı, davacının savunmasının alındığı, davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiğinin anlaşılması sebebiyle görevden çıkarma işleminin tesis edilmesi üzerine söz konusu göreve son işleminin iptali ile özlük ve parasal hakların iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı güvenlik korucusu hakkında usulüne uygun soruşturma yapılarak ve savunması da alınarak sübut bulan eylemi nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararında disiplin işleminin dayandığı kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edildiği bu nedenle işlemin de hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal hükmü kurulmuş ise de; dava konusu işleme ilişkin temyiz incelemesinin yapıldığı tarihte yukarıda belirtilen; Anayasa Mahkemesi iptal kararı ve bu karar uyarınca 442 sayılı Kanunda yapılan değişiklikle davacı lehine bir durum oluşmadığı zira; 442 sayılı Kanun 74/A maddesinin (ç) bendinin 7 numaralı alt bendinde yer alan "Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri imal etmek ve ticaretini yapmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak ya da uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak" eylemi görevden çıkarma gerektiren fiiller arasında sayıldığından davacı hakkında verilecek disiplin cezasında bir değişiklik olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden davacının parasal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerekmektedir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan mali hakların dava tarihinden itibaren (06/10/2020) işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 24/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2024/3810, K. 2026/1029, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2024-3810-e-2026-1029-k-d8e214f08c97