Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2023/4953 E. 2026/509 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/4953
Karar No
2026/509
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4953 Karar No : 2026/509

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, ... Köyü sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan, İR:... nolu maden işletme ruhsat sahasındaki ormanlık alanın 865.815,00 m²'lik kısmına; maden işletme, kırma eleme tesisi, zenginleştirme tesisi, şantiye tesisi, ulaşım yolu, toprak depolama alanı, pasa döküm alanı, stok alanı ve Enerji Nakil Hattı (ENH) izni verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Giresun Orman Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından, Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, ... Köyü sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan İR:... nolu maden işletme ruhsat sahasındaki ormanlık alanın 865.815 m²'lik kısmına; Orman Kanununun 16. maddesi Uygulama Yönetmeliği uyarınca, maden işletme, kırma eleme tesisi, zenginleştirme tesisi, şantiye tesisi, ulaşım yolu, toprak depolama alanı, pasa döküm alanı, stok alanı ve ENH izni verilmesi talebiyle 12/10/2020 tarihinde başvuruda bulunulduğu, başvuruya ilişkin olarak 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca sakınca bulunmadığının Giresun Orman Bölge Müdürlüğünün 15/10/2020 tarihli yazısı ile Orman Genel Müdürlüğü'ne bildirildiği, Orman Genel Müdürlüğünce; izin talep edilen alanın yerleşim yerlerine yakın olması, bu alanların ön görünümünde yer alması, bitişiğinde ve civarında izinli maden sahasının bulunmaması ile orman bütünlüğü göz önüne alınarak, verimli Devlet ormanına isabet eden bu alanlara izin verilmesinde kamu yararı görülmediğinden izin talebinin uygun bulunmadığı, Giresun Orman Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, davacı şirketin Orman Kanununun 16. maddesi Uygulama Yönetmeliği uyarınca yaptığı izin başvurusunun reddine karar verildiğinin davacıya bildirilmesi üzerine, anılan işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, Mahkemelerinin 29/06/2021 tarihli ara kararı ile; Sivas İli, Koyulhisar İlçesi, ... Köyü sınırları dahilinde ve şirket uhdesinde bulunan, İR:... nolu maden işletme ruhsat sahasındaki ormanlık alanın 865.815 m²'lik kısmına ilişkin; maden işletme, kırma eleme tesisi, zenginleştirme tesisi, şantiye tesisi, ulaşım yolu, toprak depolama alanı, pasa döküm alanı, stok alanı ve ENH izni verilmesi istemli yapılan başvuruya ilişkin yapılması planlanan madencilik faaliyetlerinin, orman alanını ve çevreyi olumsuz etkileyip etkilemeyeceğinin tespitine yönelik olarak; izin talep edilen alanın yerleşim yerlerine yakın olup olmadığı, yine yerleşim yerlerinin ön görünümünde kalıp kalmadığı, civarında izinli maden sahasının bulunup bulunmadığı ve orman bütünlüğü ve mevcut ormanın niteliği dikkate alındığında ormanların korunmasına yönelik yasal düzenlemeler gereği orman izni verilmemesine yönelik dava konusu işlemlerde kamu yararı olup olmadığı hususlarının saptanabilmesi amacıyla 15/09/2021 tarihinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 18/10/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda sonuçta: "... Dava dosyası içeriği bilgi belgeler ile keşif esnasında yapılan gözlemlere dayanılarak bilirkişi heyeti tarafından uzmanlık alanlarına göre yapılan inceleme ve değerlendirmelere göre; 1- Maden Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği incelenip beraber değerlendirildiğinde ve dosya içerisindeki beyanlardan anlaşıldığı üzere, yapılan çalışmalardan EBX Madenciliğe ait ruhsatın yerleşimlerine olan mesafeleri incelenmiş ve ölçümleri kuş uçumu yapılmış olup, madencilik faaliyetleri açısından olumsuz bir etki edeceği düşünülmemektedir. 2. Dava konusu yerde yapılan ve yapılması planlanan çalışmaların ne tür çevresel etkiler doğuracağı hususunda tespitler ve çevre mevzuatı açısından değerlendirilmesi yapılmıştır. Maden işletme ruhsatının yasal mevzuata uygun olarak verildiği tespit edilmiştir. Ayrıca IV. Grup İşletme Ruhsatı sahada yürütülen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci sonunda; “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı ile “ÇED Olumlu Belgesinin” düzenlendiği tespit edilmiştir. ÇED sürecinde detaylı değerlendirmeler yapılarak, uzman kişilerin ve ilgili kamu kuruluşlarının konu ile ilgili görüş ve önerileri dikkate alınarak projenin olası çevresel etkileri ve alınması gereken önlemler detaylıca rapor edilmiştir. Bu kapsamda ilgi kamu kurumlarının görüşleri göz önüne alınarak ilgili mevzuatlar çerçevesinde gerekli tedbirlerin alınması durumunda olumsuz bir durumun olmayacağı tespit edilmiştir. Ayrıca ilgi firma çevresel olumsuzlukların en aza indirilmesi için yönetmelikler çerçevesinde tedbirlerin alınacağını sunduğu dosyalarda beyan etmiştir. Yukarıda sözü edilen çevresel etkilerin vaat edildiği gibi yönetmeliklere uygun şekilde faaliyette bulunulması ve taahhütlerin yerine getirilmesi durumunda herhangi bir sorun teşkil etmeyeceği düşünülmektedir. Dava konusu ruhsat sahasının tamamının verimli orman olmadığı, çevresinde davacı firma haricinde hali hazırda çalışır durumda iki farklı firmaya ait ruhsat bulunduğu ve altın ve gümüş madeninin çıkarılması durumunda daha fazla kamu yararı olacağı...." yönünde tespit ve görüşlere yer verildiği, raporun hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu, bu durumda, davacı şirket tarafından, Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, ... Köyü sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan, İR:... nolu maden işletme ruhsat sahasındaki ormanlık alanın 865.815 m²'lik kısmına; Orman Kanununun 16. maddesi Uygulama Yönetmeliği uyarınca, maden işletme, kırma eleme tesisi, zenginleştirme tesisi, şantiye tesisi, ulaşım yolu, toprak depolama alanı, pasa döküm alanı, stok alanı ve ENH izni verilmesi talebiyle yapılan başvurunun, davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemler ile; izin talep edilen alanın yerleşim yerlerine yakın olması, bu alanların ön görünümünde yer alması, bitişiğinde ve civarında izinli maden sahasının bulunmaması ile orman bütünlüğü göz önüne alınarak, verimli Devlet ormanına isabet eden bu alanlara izin verilmesinde kamu yararı görülmediğinden bahisle reddedildiği görülmüş ise de, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve karara esas alınabilecek nitelikte bulunan bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, söz konusu orman izni talep edilen alanlarda yürütülecek madencilik faaliyetlerinin yerleşim yerlerine doğrudan bir etkisinin olmadığı, aynı sahaya ilişkin düzenlenen nihai ÇED raporunda belirtilen önlemlerin alınması halinde çevreye yönelik olumsuz bir durumun oluşmayacağı, ruhsat sahasının tamamının verimli orman alanlarında kalmadığı, çevresinde davacı şirket haricinde hali hazırda çalışır durumda olan iki farklı firmaya ait ruhsat sahasının olduğu, yine izne konu alanda madencilik faaliyetleri yürütülerek altın ve gümüş madeninin çıkarılmasında daha fazla kamu yararının bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, izin talebinde bulunulan sahanın yerleşim yerlerine yakın olduğu, bu alanların ön görünümde kaldığı, bitişiğinde ve civarında izinli maden sahası bulunmaması sebebiyle orman bütünlüğü göz önüne alındığında verimli Devlet ormanına isabet eden bu alana izin verilmesinde kamu yararı görülmediğinin tespit edildiği bu sebeple dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı şirket tarafından, Mahkeme tarafından talep sahasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde iptal kararı verildiği, ileri sürülen hususların tamamının proje için orman izni başvurusu öncesinde neticelendiğini ve ÇED sürecinde değerlendirildiğini, dava konusu işlemin ÇED olumlu kararından sonra projenin inşaatına başlanılması için kalan son konu olan orman iznine ilişkin olduğu, izin verilmemesi sebebiyle aram faaliyeti yapılamadığı ve maliyetlerin artması nedeniyle zarar oluştuğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket tarafından; Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, ... Köyü sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan İR:... nolu maden işletme ruhsat sahasındaki ormanlık alanın 865.815 m²'lik kısmına; Orman Kanununun 16. maddesi Uygulama Yönetmeliği uyarınca, maden işletme, kırma eleme tesisi, zenginleştirme tesisi, şantiye tesisi, ulaşım yolu, toprak depolama alanı, pasa döküm alanı, stok alanı ve Enerji Nakil Hattı (ENH) izni verilmesi için 12/10/2020 tarihinde yeni izin talebinde bulunulmuştur. Anılan talep üzerine, Orman Kanunu'nun 16'ncı maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak sakınca bulunmadığı kanaatine varıldığı görülmektedir. Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ...sayılı işlemi ile "izin talep edilen alanın yerleşim yerlerine yakın olması, bu alanların ön görünümünde yer alması, bitişiğinde ve civarında izinli maden sahasının bulunmaması ile orman bütünlüğü göz önüne alınarak, verimli Devlet ormanına isabet eden bu alanlara izin verilmesinde kamu yararı görülmediğinden izin talebinin uygun bulunmadığı." gerekçesiyle talebin reddedilmesi ve ...tarih ve ...sayılı işlemle de davacı şirkete bildirilmesi üzerine, söz konusu işlemlerin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ormanların korunması ve geliştirilmesi" başlıklı 169. maddesinde; "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz." hükmüne ve "Orman köylüsünün korunması " başlıklı 170. maddesinde; "Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerle, 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir. Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır." hükmüne yer verilmiştir. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle) "Madencilik faaliyetlerinde izinler" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Madencilik faaliyetlerinin yapılması ve ruhsatlandırma işlemlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak yeni verilecek ruhsat alanlarına maden işletme yöntemi, faaliyetin yapıldığı bölge, madenin cinsi, yapılacak yatırımın çevresel etkileri, şehirleşme ve benzeri hususlar dikkate alınarak, temdit talepleri dahil ruhsat verilen alanlarda kazanılmış haklar korunmak kaydıyla, ilgili kurumların görüşleri alınarak Bakanlık tarafından kısıtlama getirilebilir. İlk müracaat veya ihale yolu ile yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanlar diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalar gözönüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabilir. Kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanlar ihale yoluyla aramalara açılır. Bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlama ancak kanun ile düzenlenir. (2) Özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, muhafaza ormanları, 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre korunması gerekli alanlar, 1 inci derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, 1 inci derece sit alanları ile madencilik amacı dışında tahsis edilen ve Genel Müdürlük tarafından uygun görüş verilen elektrik santralleri, organize sanayi bölgeleri, petrol, doğalgaz ve jeotermal boru hatları gibi yatırım alanlarına ait koordinatlar ilgili kurumlar tarafından Genel Müdürlüğe bildirilir. (...) (4) Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir. (...) (7) Madencilik faaliyeti yapılan alanların, izne tabi alan olmaları halinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması zorunludur. Ancak, Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Diğer kanunlara göre izne tabi alanlar, Genel Müdürlüğün görüşü alınarak belirlenir. (...) (11) Çevresel etki değerlendirmesi işlemleri Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından, diğer izinlere ilişkin işlemler de ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca çevresel etki değerlendirmesi sürecinde en geç üç ay içinde bitirilir. Bakanlık ve diğer bakanlıkların mevzuatının gerektirdiği maddî yükümlülükler ruhsat sahibi tarafından karşılanır. (...) (17) Bakanlık tarafından verilecek kararlarda; görünür rezerv alanı ile diğer yatırımın çakışması halinde öncelikle madenin makul bir sürede üretilebilme imkanının olup olmadığı, ara ve uç ürüne yönelik madenciliğe dayalı sanayi tesislerinin hammadde ihtiyacını karşılayan ruhsatlı sahalarda, tesisin hammadde ihtiyacını karşılayacak şekilde alternatif alanların bulunup bulunmadığı dikkate alınarak değerlendirme yapılır." hükmüne yer verilmiştir. 21/6/2005 tarih ve 258520 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği'nin "Müktesep haklar" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasında; "Kanunun 7 nci maddesinde ve bu Yönetmelikte belirtilen yerlerde yapılan madencilik faaliyetleri ile bu faaliyetlere bağlı tesisler için verilmiş olan izinler, müktesep hak olarak ruhsat hukuku devam ettiği sürece geçerlidir. Alınan izinler, ruhsatın temdit edilmesi halinde uzatılır. İşletme ruhsatı sınırları dahilinde işletme izni alınan diğer alanlar için de izin verilir." düzenlemesine yer verilmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olduğu haliyle, 16. maddesinin 1. fıkrasında; "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz." hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan ve 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin "Müracaat" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında; Ruhsat sahiplerinin, madenin adının belirtildiği talep yazısına; a) Ruhsatını, b) 1/25000 ölçekli haritasını veya krokisini, c) Meşcere haritasını, ç) 1/1000 veya uygun ölçekli vaziyet planını, d) Koordinat listesini, e) Orman kadastro haritasını, f) ÇED belgesini, g) Hammadde üretim, maden işletme, pasa döküm alanı, atık barajı, liç, atık kazanma ve atık bertaraf tesis izin taleplerinde rehabilitasyon projesini veya kademeli kapatma planını, ğ) Tesis ve altyapı tesis izin taleplerinde avan projesini dört takım ekleyerek kesin izin için veya (a), (b), (c), (ç), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen belgeleri ekleyerek ön izin için bölge müdürlüğüne müracaatta bulunacakları, 3. fıkrasında; muhafaza ormanlarındaki ruhsat görüş taleplerinde; talep yazılarına 1/25000 ölçekli haritasını veya krokisini, meşcere haritasını, 1/1000 veya uygun ölçekli vaziyet planını, koordinat listesini, orman kadastro haritası ile Maden İşleri Genel Müdürlüğüne ruhsat müracaatında bulunduğuna ve hak sağladığına dair belgesi ile birlikte müracaat edecekleri, 4. fıkrasında; mevzuat gereği alınması gereken ilgili kurum görüş yazıları, talep sahibi tarafından müracaat evrakına ekleneceği, kamu kurum ve kuruluşları hariç müracaat sahibinin talebi halinde, ilgili kurum görüş yazıları orman idaresi tarafından

isteneceği, "İnceleme ve değerlendirme" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; Bölge müdürlüğünün yapılan müracaatı öncelikle evrak üzerinde inceleyeceği, eksiklikler varsa, on işgünü içinde müracaat sahibine bildireceği, eksiklikler tamamlanıncaya kadar talebin değerlendirmeye alınmayacağı, evrakın tam olması halinde heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemelerin yapılarak, talebin Devlet ormanlarına isabet eden kısımları için ön izin veya kesin izin raporunun düzenleneceği, 3. fıkrasında; Değerlendirme Komisyonunun görev alanındaki; muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri, orman içi dinlenme yerleri ile endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanlarına isabet eden maden işletme, tesis ve altyapı tesisi izin müracaatları ile muhafaza ormanlarındaki ruhsat taleplerinin bölge müdürlüğünce müracaat evrakı ve düzenlenen tutanak ile birlikte Genel Müdürlüğe gönderileceği, talebin bir kısmının Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilmesi gerektiği durumlarda talebin bir bütün olarak ele alınacağı belirtilmiş; "Kesin İzin" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Bakanlıkça uygun görülenlere (Değişik ibare:RG-6/7/2018-30470) ruhsat/rödövans süresi dikkate alınarak izin verilir. Ormanlık alandan verilen izin, müracaat sahibine tebliğ edilir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde izin sahibinden teminat, bedeller ve onaylı taahhüt senedi istenir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde bedellerin ödenmemesi, teminatın veya onaylı taahhüt senedinin verilmemesi halinde ise saha teslimi yapılmaz, her hangi bir bildirime gerek kalmaksızın izin iptal edilir. İptal işlemi ilgiliye bildirilir. Aynı yerle ilgili yeniden izin talep edilmesi yeni izin talebi olarak değerlendirilir. (2) Maden işletme izinlerinde, izin sahibi; izne konu alanı kapsayan işletme izin belgesini orman idaresine vermeden saha teslimi yapılmaz. (3) (Değişik:RG-19/4/2015-29331) Madencilik faaliyetine başlanılmadan önce izin sahibine, maden işletme ile tesis izin alanları, maden stok alanı, pasa döküm alanı, verimli toprak depolama alanı ve atık barajı izin sahasının sınırlarının köşe noktalarına zeminden en az iki metre yükseklikte koordinat değerleri belirli sabit işaretler tesis ettirilir. İki nokta arası 25 metreden fazla olamaz. Sabit işaretler izin süresi ve rehabilite izleme sürecinde muhafaza edilir. Aksi halde madencilik faaliyetine müsaade edilmez. (4) İzin verilmemesi halinde durum ilgiliye tebliğ edilir. (5) Ruhsat alanında maden arama, maden işletme veya hammadde üretimi için ormanlık alanlarda Bakanlıkça veya ormanlık alan dışında ilgili kurumlarca izin verilmiş ise, bu ruhsata dayalı olarak madencilik faaliyetleri için gerekli ve orman alanı içinde yapılması zorunlu tesislere ve altyapı tesislerine ruhsat alanı içinde, talep edilen altyapı tesislerinin ruhsat alanı içinde yapılması için uygun alan bulunulmadığının heyet tarafından tespit edilmesi halinde ruhsat alanı bitişiğinde izin verilebilir. (6) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca yol, köprü, baraj, gölet, liman gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için hammadde üretim izin belgesine dayanarak orman alanları içinde bu amaçla yapılacak işletme faaliyetleri, tesis ve altyapı tesislerine bu Yönetmelik hükümlerine göre izin verilir. (7) İzin başlangıç tarihi; izin olurunda izin başlangıç tarihi belirtilmemiş ise izin olurunun verildiği tarihtir. İzin süresinin tamamen veya kısmen uzatıldığı izinlerde izin başlangıç tarihi ilk iznin verildiği tarihtir. Farklı tarihlerde verilen izinlerin birlikte uzatılması halinde izin başlangıç tarihi yeni izin tarihi olur." düzenlemesi yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Anayasa'nın 169. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (ANYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/14, K:2000/21 sayılı kararı) Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır. Yine Anayasa Mahkemesi'nin 22/11/2007 tarih ve E:2004/67, K:2007/83 tarihli kararında; zaruret halinin, talep edilen faaliyetin orman ekosistemi dışında gerçekleştirilmesi imkanı bulunmaması durumu olarak anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır. Yine Anayasanın 170. maddesinde, ormanlar içinde veya bitişiğinde yaşayan köylülerin korunması, işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alacağı hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda aktarılan mevzuatın incelenmesinden, işlem tarihinde henüz temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki verimli orman alanlarının bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Tarım ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlı olacağı yönünde doğrudan kanuni düzenleme bulunmamışsa da gerek Anayasanın yukarıda zikredilen hükümleri gerekse diğer mevzuatın amaçsal yorumunda ülkenin orman varlığının ve orman köylülerinin korunması konusunda idarenin görev ve sorumluluğunda olduğu, verimli ormanlar içerisinde yapılacak faaliyetler hakkında idareye takdir hakkı verildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca dava konusu uyuşmazlığın çözümü için, kamu yararı sağlayan iki durumdan hangisinde “kamu yararının” daha çok olduğunun, hukuksal anlamda “üstün kamu yararının” hangisinde yer aldığının belirlenmesi ve madencilik faaliyetinin ormanlık alanda gerçekleştirilmesinde zaruret hali bulunduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Sivas İdare Mahkemesince yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; ''Çevre Mühendisliği Disiplini Açısından Değerlendirmeler;...davacı şirketin talebi doğrultusunda, Orman Genel Müdürlüğü Giresun Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğü tarafından, 05/02/2021 tarihinde ... Ruhsat alanında 1000 m² maden altyapı tesisi (Şantiye Alanı) izninin uzatımı ve 27.558,93 m²'lik maden işletme izninin ise koordinat değişikliği yapılarak yenilenmiş ruhsat süresince 08/09/2024 tarihine kadar uzatılmasının uygun görüldüğü (...) Proje kapsamında kesilecek ağaç miktarı hesaplanırken Sisorta Orman İşletme Şefliği’nin amenajman planı verileri kullanılmıştır. Bu plan verilerine göre; ÇED-1 poligonu üniteleri için, 28.598 adet, ÇED-2 poligonu üniteleri için, 15.269 adet, ÇED- 3 poligonu üniteleri için 3.474 adet olmak üzere toplamda; 47.341 adet ağaç kesiminin olacağı hesaplanmıştır. Kesilecek ağaç miktarı ünite poligonlarına göre hesaplandığı, Ocak, Pasa, Liç vb. ünitelerin fiziki kullanım alanları yaklaşık %30 oranında ünite poligonlarından daha düşüktür. Bu nedenle orman izni talep edilecek alanlar fiziki kullanımlarına göre belirleneceği, kesilecek ağaç ve emval miktarında bu oranda düşüşün öngörüldüğü, rehabilitasyon sürecinde ise, resmi olarak kesilecek ağaç miktarının 5 katı kadar ağaç dikimi gerçekleştirileceği, Maden Mühendisliği Disiplini Açısından Değerlendirmeler; dava konusu, talep edilen izin alanları (Tesis yeri, Pasa döküm alanı ve Maden ocak alanı) Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, ... köyünde kayıtlı ... ada, ... nolu parselde kalan orman arazisi olduğu, proje alanının Sivas il merkezine kuş uçuşu yaklaşık 116 km, Koyulhisar ilçe merkezine ise kuş uçuşu yaklaşık 23,5 km’dir. İzin talep edilen alanlara yerleşim yerlerinin mesafesi; Tesis alanı ... Köy Merkezi Doğu yönünde 0,745 m mesafede, Pasa alanı Güzelyurt köy merkezi güney yönünde ve 0,765 m mesafede, maden ocak alanı ise güney yönde 3.000 m mesafede bulunduğu, tesis alanı sayderesi köy merkezi kuzey-batı yönünde 3.000 m mesafede, Pasa alanı Sayderesi köy merkezi kuzey-batı yönünde ve 2.900 m mesafede, Maden ocak alanı ise kuzey-batı yönde 1.100 m mesafede bulunduğu, mesafelerin kuş uçumu olarak belirlendiği, Orman Mühendisliği Disiplini Açısından Değerlendirmeler; Türkiye’de ormanların sürekliliği açısından verimli ormanlar taleplere (sanayi odunu, lif yonga, kâğıtlık, maden direği, tomruk) göre kesilmektedir. Kesilen verimli ormanlar tekrardan ağaçlandırılarak bu alanların tekrardan doğal dengesi korunmuş olmaktadır. 1. Dava konusu maden ocağı sahası içerisinde önceden izinleri alınmış ve maden arama çalışması yapılan alanlar vardır. Bu alanlar verimli ormanlara tekabül etmektedir. 2. Tesis alanının büyük kısmının verimsiz orman olduğu, bu alanların maden üretimi bittikten sonra ağaçlandırılması durumunda daha verimli, daha gür, düzgün, dalsız, dolgun verimli ormanlar oluşacağı, 3. pasa alanında gençlik bakımı yapılması durumunda orman işletme tarafından seyreltme yapılarak ağaç kesimi yapılacağı, bu durumda da verimli ormanların kesileceği, 4. Maden mühendisinin raporunda da belirtildiği gibi, madenlerin çıkarılması durumunda daha çok kamu yararı olacağı, ormandan elde edilecek gelirden en az 10-15 kat daha fazla gelir elde edileceği, 5. Çevresinde aktif olarak çalışır halde maden sahalarının olduğu ve bu alanların verimli orman sahaları olduğu...'' yönünde tespitlere yer verildiği görülmektedir. Davalı idarece hazırlanan izin raporunun incelenmesinden; davacı şirket tarafından talep edilen yeni izin kapsamında 865.815 m²'lik alanın tamamının orman sayılan alanda, mevcut meşcere işletme şeklinin koru, meşçere tipinin bir kısmının 6831 sayılı Kanunun 1.maddesi kapsamında 2 ve 3 kapalılıkta verimli Devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu, saha içerisinde göknar, kavak, meşe ve sarıçam türlerinde ağaçların bulunduğu, kesilmesi öngörülen ağaç sayısının ise yaklaşık 24.945 adet olduğunun belirtildiği, ayrıca talep edilen (pasa alanı, proje alanı, maden ocak alanı ve tesis yeri alanının) birtakım köy merkezlerine 5 kilometre yarıçapında yakınlığının bulunduğu görülmektedir.

Bu kapsamda, ... İdare Mahkemesince yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu, davalı idare yetkililerince tanzim edilen izin raporu, değerlendirme formu ve sahaya ilişkin fotoğraflar ile dosyadaki diğer tespitleri içerir belgelerin tamamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde bahsi geçen alanın kullanımında üstün kamu yararının orman olarak kalması halinde olacağı bu sebeple tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemin iptaline ilişkin verilen ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 02/02/2026 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

(X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden anılan kararın onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2023/4953, K. 2026/509, T. 02.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2023-4953-e-2026-509-k-b2917ad4910d