Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2023/2309 E. 2026/1004 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/2309
Karar No
2026/1004
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2309 Karar No : 2026/1004

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 18/07/2022 tarihli "7417 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde 83 uygulama İlkeleri"nin 6. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, 2547 sayılı Kanun'un 83. maddesinin uygulanmasına ilişkin ilkelerin 6. maddesinde, Geçici 83. maddede yer almayan "hukuken geçerli olmayan yollarla kayıt yaptırdığı gerekçesiyle ilişiği kesilenler" ibaresinin yer aldığı, bu düzenlemenin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, eğitim hakkı ve ödevinin temel hak olduğu, 2547 sayılı Kanun'un Geçici 83. maddesinde düzenlenmeyen kuralın uygulama ilkeleri ile getirilmesinin temel hakkın sınırlanması niteliğinde olduğu, düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 2547 sayılı Kanun'un Geçici 83. maddesinde, "....sahte belge sebebiyle kaydı iptal edilenler ile kayıt sırasında sahte belge verenler...." ve "Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkilidir." hükmünün olduğu, bu hükme istinaden 18/07/2022 tarihli Yükseköğretim Genel Kurulu kararının alınarak tüm üniversitelere gönderildiği, anılan kararın 6. maddesi ile "hukuken geçerli olmayan yollarla kayıt yaptırdığı gerekçesiyle okuldan ilişiği kesilen kişilerin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Geçici 83. madde kapsamından yararlanamayacaklarına" karar verildiği ve dayanak Kanun hükmünden farklı bir düzenleme getirilmediği, düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : 7417 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 83. madde uyarınca Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen "7417 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanuna Eklenen Geçici Madde 83 Uygulama İlkeleri"nin 6. maddesinde; "Hukuken geçerli olmayan yollarla kayıt yaptırdığı gerekçesiyle okuldan ilişiği kesilen kişilerin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Geçici 83'üncü madde kapsamından yararlanamayacaklarına" ilişkin kurala yer verilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde; "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. " hükmü bulunmaktadır. Bütün bu açıklamalar çerçevesinde; olayın başından itibaren ortada hukuken geçerli bir kaydı bulunmayan davacının hukuk düzenince korunması gereken bir hakkının olduğundan söz etmeye olanak bulunmamakta olup, 2547 sayılı Kanun’un Geçici 83. maddesinin konuluş amacının amaçsal yorum yöntemine uygun olarak yorumlanmasıyla düzenlenen "7417 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanuna Eklenen Geçici Madde 83 Uygulama İlkeleri"nin 6. maddesinde yer alan "Hukuken geçerli olmayan yollarla kayıt yaptırdığı gerekçesiyle okuldan ilişiği kesilenler" düzenlemesinde hukuka aykırılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, hukuken geçerli bir sebebe dayanmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY: Dava, davacı tarafından, üniversitede eğitim-öğretime yeniden başlama talebinin reddine ilişkin İstinye Üniversitesi'nin ... tarih ve ... sayılı işleminin hukuki dayanağı olan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 18/07/2022 tarihli "7417 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde 83 uygulama İlkeleri"nin 6. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT : Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri olarak belirtilen hukuk devletinin temel ilkeleri arasında "hukuki güvenlik" ve "belirlilik" ilkeleri yer almaktadır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yaptığı düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Hukuki güvenlik ve hukuki istikrar kişilerin gelecekle ilgili plan, düşünce ve kararlarında, var olan hukuk kurallarına güvenerek hareket etmelerinin hukuken korunmasına dayanak teşkil eder. Anayasanın 124. maddesi gereği idarelerin, düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, eski hukuki durum çerçevesinde, hak kayıplarını önleyici düzenleme yapması da gerekmektedir. Bu sayede; hukuk devleti olmanın gereği olarak üstün kamu yararı ihlal edilmeden, kişilerin hukuki güvenliği korunmakla birlikte, idari istikrar da sağlanmaktadır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun, 11/04/2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6287 sayılı Kanun'un 14 maddesi ile değişik "Yükseköğretime giriş ve yerleştirme" başlıklı 45. maddesinde, yükseköğretime giriş ve yerleştirmenin nasıl yapılacağı düzenlenmiş olup, (a) bendinde, yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemlerinin imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılacağı; (b) bendinde, yükseköğretim kurumlarına esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girileceği, (f) bendinde, yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esaslarının Yükseköğretim Kurulu tarafından belirleneceği, hükmü yer almıştır. Aynı Kanun'un Geçici 83. maddesinde, "Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dâhil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü öğrenimi gören öğrencilerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar, kendi isteğiyle ilişikleri kesilenler dâhil, terör suçu ile kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82 ve 83), işkence suçundan (madde 94 ve 95), eziyet suçundan (madde 96), cinsel saldırı (madde 102), çocukların cinsel istismarı (madde 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188) mahkum olanlar ile sahte belge sebebiyle kaydı iptal edilenler ile kayıt sırasında sahte belge verenler ile 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 71 inci maddesinde yazılı suçlar ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle ilişiği kesilenler hariç, her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazanarak kayıt yapma hakkı elde ettikleri halde kayıt yaptırmayanlar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla bu Kanunun 44 üncü maddesinde belirtilen esaslara göre 2022-2023 eğitim-öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilirler. ... Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkilidir." kuralı yer almıştır. 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununa eklenen Geçici Madde 83 uyarınca bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda Yükseköğretim Kuruluna verilen yetki doğrultusunda, söz konusu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar 18/07/2022 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında belirlenmiş ve, "6) Hukuken geçerli olmayan yollarla kayıt yaptırdığı gerekçesiyle okuldan ilişiği kesilen kişilerin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun Geçici 83’üncü madde kapsamından yararlanamayacaklarına" karar verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 06/07/1987 tarih ve E:1987/1,2,4, K:1987/2 sayılı kararında, hile ile veya idareyi yanıltarak bir yükseköğretim kurumuna kaydını yaptıran ve ara sınıflarda bulunan öğrencilerin, bu durumun idare tarafından farkına varılması üzerine, idari işlemlerin geri alınması yoluyla öğrenim süresi içinde yükseköğretim kurumlarından kayıtlarının silinebileceği, geri alma işleminin ise her zaman yapılabileceği kabul edilmiştir. Hukuka aykırı olarak tesis edilen idari işlemlerden dolayı ilgili yararına hak veya korunması gereken yerleşmiş bir durum veya hukuki statü doğmuş ise, bu işlemin ancak yokluk ve mutlak butlan halleri ile malül olması, kişinin gerçek dışı beyan veya hilesinin ya da idarenin mevzuatta açıkça öngörülen hükmün uygulanmasında hataya düşmesi sonucunda tesis edildiğinin anlaşılması hallerinde, idare tarafından herhangi bir süre şartına bağlı olmaksızın geriye doğru yürür şekilde her zaman geri alınabileceği, aksi durumda hak doğuran idari işlemlerin ancak iptal davası süresi içerisinde geri alınabileceği; bu sürenin geçmiş olması halinde ise, idareye güven ve idari istikrar prensipleri gereğince bu tür idari işlemlerin yapay bir kesinlik kazanacağı doktrin ve içtihatlarda kabul edilmektedir. Hukuka aykırılığı sabit, yok hükmünde olan işlemler; ilgilinin hilesine dayalı işlemler, idarenin açık hatası sonucu yapılan işlemler ve hemen hak doğurmaya elverişli olmayan işlemlerdir. Bu işlemlerin ise kazanılmış bir hak doğurmayacağı tartışmasızdır. Dava konusu düzenleme hükmünün kabul edilmesindeki gerekçe ise, öğrencilik statüsünün kazanılmasına ve idarenin yanlış işlem yapmasına kişilerin hilesinin veya gerçek dışı beyanının sebep olmasıdır. Bu durumda, hile ile tesis edilen işlemlerin hiçbir zaman hukuken geçerli sayılamayacakları, hukuka aykırı yollarla kayıt yaptıran öğrencilerin hukuken öğrenci sıfatını kazanamayacakları, bu kişilerin öğrenci statüsü içine giremeyecekleri ve bu tür işlemlerin idare tarafından her zaman geri alınabileceği sabit olduğundan, bu yönde tesis edilen dava konusu Usul ve Esasla'ın 6. maddesinde yer alan "Hukuken geçerli olmayan yollarla kayıt yaptırdığı gerekçesiyle okuldan ilişiği kesilen kişilerin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun Geçici 83’üncü madde madde kapsamından yararlanamayacaklarına" ilişkin hükmünde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/02/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2023/2309, K. 2026/1004, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2023-2309-e-2026-1004-k-ecc88523b961