Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/578 E. 2025/267 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/578
- Karar No
- 2025/267
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/578 Karar No : 2025/267
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :...Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER: 1- ... Odası VEKİLİ: Av. ... 2- ...Derneği ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 07/11/2023 tarih ve E:2019/7555, K:2023/6525 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 13/02/2019 tarih ve 30685 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bitki Koruma Ürünlerinin Toptan ve Perakende Satılması ile Depolanması Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrası ile 36. maddesinin 3. fıkrasının orman mühendislerine ve orman endüstri mühendislerine yer verilmemesi suretiyle eksik düzenleme içerdiği iddiasıyla iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti:Danıştay Onuncu Dairesinin 07/11/2023 tarih ve E:2019/7555, K:2023/6525 sayılı kararıyla; Usul yönünden; dava dosyası ile Dairelerinin E:2022/7566 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden, her ne kadar anılan dosyada Dairelerince 06/12/2022 tarih ve K:2022/5718 sayılı kararla, bitki koruma ürünlerinin toptan veya perakende satışını yapmak amacıyla bayi veya toptancı izin belgesi almak için başvuru yapabilecek kişiler arasında orman mühendislerine ve orman endüstri mühendislerine yer verilmemesi nedeniyle Bitki Koruma Ürünlerinin Toptan ve Perakende Satılması İle Depolanması Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrasının iptaline karar verilmişse de, anılan kararın davalı idarece temyiz edildiği ve halen kesinleşmediği görülmekte olup, ana davada verilen iptal kararının -kesin hüküm teşkil etmediği sürece- hukuk aleminde varlığını sürdürmeme ihtimali karşısında, işbu uyuşmazlığın, ana davada verilen iptal kararına bağlı kalınmamak suretiyle esasının çözümlenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, Öte yandan, dava konusu Yönetmeliğin 36. maddesinin 3. fıkrasına 15/02/2020 tarih ve 31040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 16. maddesi ile "orman mühendisi, orman endüstri mühendisi" ibaresi; Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrasına da 18/07/2020 tarih ve 31189 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 1. maddesi ile "d) Orman mühendisi / Orman endüstri mühendisi," ibareleri eklenmiş ise de; söz konusu Yönetmelik değişikliklerinin, işbu davada Dairelerince yürütmenin durdurulması isteminin reddi yolundaki karara karşı yapılan itirazın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/01/2020 tarih ve YD itiraz No:2019/1260 sayılı kararıyla kabulü ile dava konusu hükümlerin eksik düzenleme nedeniyle yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi üzerine, yargı kararları gereğinin yerine getirilmesine yönelik olduğu ve bu haliyle davanın konusuz kalmasına neden olmayacağı anlaşıldığından, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmiş, Anayasa'nın 124. maddesine, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 15. maddesinin 3. fıkrasına, 31. maddesinin 1. fıkrasına, 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun'un 4. maddesinin 15. alt bendi ile 5. maddesine atıf yapılarak, Mevzuat uyarınca, orman mühendislerinin ve orman endüstri mühendislerinin, ormanlık alanlarda veya ormanlık alanlar dışındaki alanlarda bulunan tüm orman bitkilerini etkileyen zararlılarla mücadele hizmetlerinde (bu arada bu ürünlerin üretim, işleme ve dağıtım aşamalarındaki resmi kontrolünde) münhasıran yetkili olduklarının kabulü gerektiği, Bu itibarla, Bitki Koruma Ürünlerinin Toptan ve Perakende Satılması ile Depolanması Hakkında Yönetmeliğin; ormanlık alanlarda veya ormanlık alanların dışındaki alanlarda bulunan tüm orman bitkilerini etkileyen zararlılarla mücadele hizmetlerinde yetkili olduğu anlaşılan orman mühendislerine ve orman endüstri mühendislerine, bitki koruma ürünlerinin toptan veya perakende satışını yapmak amacıyla bayi veya toptancı izin belgesi almak için başvuru yapabilecek kişiler arasında yer verilmemesine ilişkin 12. maddesinin 1. fıkrası ile kontrol görevlisi kimlik kartı verilebilecek kişiler arasında yer verilmemesine ilişkin 36. maddesinin 3. fıkrasında hukuka uyarlık bulunmadığından, 13/02/2019 tarih ve 30685 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bitki Koruma Ürünlerinin Toptan ve Perakende Satılması ile Depolanması Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrası ile 36. maddesinin 3. fıkrasının, orman mühendisleri ve orman endüstri mühendisleri yönünden eksik düzenleme içermesi nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, ülkemizde zirai mücadelede kullanılan bitki koruma ürünlerinin 5996 sayılı Kanun ve bu Kanun'a istinaden çıkarılmış olan "Bitki Koruma Ürünlerinin Ruhsatlandırılması ve Piyasaya Arzı Hakkında Yönetmelik" esaslarına göre Bakanlıkça (Tarım ve Orman Bakanlığı-Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü) ruhsatlandırılarak piyasaya arz edildiği, davaya konu Yönetmeliğin tarım ürünlerinin yetiştirilmesinde ve bu ürünlerin depolandığı alanlarda kullanılmak üzere ruhsatlandırılan bitki koruma ürünlerinin satışı ve depolanması ile ilgili hükümleri kapsadığı ve Yönetmelik'te orman ürünlerinde ve orman alanlarında kullanılması öngörülen ürünlerin satışı ve depolanmasına ilişkin herhangi bir iş ve işlem tanımlanmadığı, orman zararlıları ile mücadelede kullanılacak ürünlerin, ilgili kamu birimleri tarafından Devlet adına alınarak bu ürünlerin uygulamasının da bu birimler tarafından yürütüldüğü; dolayısıyla söz konusu ürünlerin, bitki koruma ürünleri bayileri veya toptancıları aracılığı ile satılmadığı, gerek orman zararlıları ile mücadelede kullanılan tuzak ve feromonların reçete kapsamından çıkarılmış olması, gerekse kullanılacak ürünlerin toplu alım yapılarak temin edilmesi ve mücadelenin devlet tarafından yürütülüyor olması nedeniyle bitki koruma ürünlerinin satışında yetkilendirilecek kişilerin yer aldığı Yönetmelik maddesinde orman mühendisleri ve orman endüstri mühendislerine yer verilmediği, 5996 sayılı Kanun'un 31. maddesinin bu Kanun kapsamında resmi kontroller, itiraz hakkı ve resmi sertifikaları kapsadığı, orman mühendisi ve orman endüstri mühendislerine bitki koruma ürünleri bayi ve toptancı yetkisi verilmesine yönelik hiçbir hüküm bulunmadığı, Yönetmelikte bitki koruma ürünleri bayi ve toptancı yetkisi verilecek kişilerin belirlenmesinde herhangi bir orman mühendisi ve orman endüstri mühendisine haksızlık yapılmadığı, yetkisi elinden alınmadığı, var olan yetkisinin ise kısıtlanmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, 5996 sayılı Kanun'un 3. maddesinde düzenlenen "bitki koruma ürünleri"nin orman mühendisleri ve orman endüstri mühendislerinin çalışma yaptığı bitki gruplarını da kapsadığı, 5531 sayılı Kanun'un 4. maddesinde, orman ekosistemlerine ait flora ve fauna ile ilgili iş ve işlemleri yapmak, orman zararlıları ile mücadele, bakım ve kontrol görevinin bu meslek gruplarına verildiği, 7139 sayılı Kanun'un 45. maddesinde ise, üretim, işleme, dağıtım, ithalat aşamalarında resmi kontrolden sorumlu meslek mensupları arasında orman mühendisleri ve orman endüstri mühendislerinin de sayıldığı, söz konusu Kanun'un uygulanmasına yönelik davaya konu Yönetmelik'te ise orman mühendisleri ve orman endüstri mühendislerine orman ürün ve florası için işlem yapma yetkisi verilmeyerek alt norm ile üst normun sınırlandırıldığı, meslek mensuplarına yönelik bu tür kısıtlamaların Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre de hukuka aykırı olduğu belirtilerek davalının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NUN DÜŞÜNCESİ : 5996 sayılı Kanun'un, "Resmî kontroller, itiraz hakkı ve resmî sertifikalar" başlıklı 31. maddesinde atıf yapılan Ek-2 kısmında bitki koruma ürünlerinin üretim, işleme ve dağıtım aşamalarında resmî kontrollerden sorumlu meslek mensupları arasında orman ve orman endüstri mühendislerinin yer alması sonucu oluşan kontrol yetkisinin, Bakanlıkça onaylı bitki koruma ürünlerinin satışına yönelik yetki içermediği, bahse konu düzenlemenin Bakanlık tarafından resmî kontrol yetkisi verilecek kişinin mesleki niteliğine dair resmi kontrol hizmetinin iç işleyişine yönelik belirleme içerdiği görülmektedir.
Bununla birlikte, mevzuat uyarınca orman ve orman endüstri mühendisleri, ormanlık alanlarda veya ormanlık alanlar dışındaki alanlarda bulunan "orman bitkileri"ni etkileyen zararlılarla mücadele hizmetlerinde yetkiyi haiz ise de, dava konusu Yönetmeliğin tarım ürünlerinin yetiştirilmesinde ve bu ürünlerin depolandığı alanlarda kullanılmak üzere ruhsatlandırılan bitki koruma ürünlerinin satışı ve depolanması ile ilgili hükümler içerdiği anlaşılmakta olup orman ve orman endüstri mühendislerine "zirai" mücadelede kullanılacak olan bitki koruma ürünlerinin satışı hususunda genel bir yetki verilmemesi üst hukuk normlarına uygun olduğundan bu hususun eksik düzenleme olarak nitelendirilemeyeceği açıktır. Öte yandan; orman alanları dışında zirai faaliyette bitkisel üretime konu olan orman bitkileri (kestane, ceviz, zeytin gibi) gözetilerek orman ve orman endüstri mühendislerinin yetkili olduğunu kabul etmek, faaliyet konuları 5531 sayılı Yasa ile belirlenen ve bu faaliyet konularıyla sınırlı yetki ve sorumluluk verilen orman ve orman endüstri mühendislerinin orman bitkileri dışındaki bitkiler yönünden de yetkilendirilmesi sonucunu doğuracaktır ki bu durum yasama organınca belirlenen görev tanımı ve faaliyet alanının Yönetmelik'le hukuka aykırı şekilde genişletilmesi anlamına geleceği gibi davaya konu Yönetmeliğin 16. maddesinde sayılan "sınav konuları" gözetildiğinde, "bitki koruma ürünü"ne ilişkin bilgiyi haiz olmanın sağlayacağı kamusal yarara da aykırılık teşkil edecektir. Bu durumda, davalının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu düzenlemelerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 07/11/2023 tarih ve E:2019/7555, K:2023/6525 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 06/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.