Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2023/5879 E. 2026/913 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/5879
Karar No
2026/913
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5879 Karar No : 2026/913

DAVACI : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ...

DAVANIN KONUSU : 08/09/2023 tarih ve 32303 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 1-Asıl Yönetmeliğin 26 ncı maddesinin altıncı fıkrasını yürürlükten kaldıran 13. maddesinin; 2- 22. maddesiyle değiştirilen asıl Yönetmeliğin 41 inci maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde yer alan; "Bakanlıkça mazereti uygun görülenler" ibaresinin; 3- Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 14/09/2023 tarih ve 02-83907639 sayılı, 2023/30 numaralı "Örgün Ortaöğretim Kurumlarından Açık Öğretim Lisesine Geçişler" konulu Genelgenin 15. maddesinin (e) bendinde yer alan; "Diyanet İşleri Başkanlığınca açılan Kur'an kurslarında hafızlık ve bu alanı destekleyici Arapça eğitimi alanlar ile Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün hafızlık modüllerine kayıtlı olanlar" ibaresinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönetmelikte yer alan “Bakanlıkça mazereti uygun görülenler" ibaresinin belirsiz, muğlak ve ölçüsüz bir yetki alanını düzenlediği, dava konusu Genelge hükümlerinin örgün eğitimde süreklilik ilkesine aykırı olduğu, 1739 sayılı Kanun'da yer alan hükümlerle sistemin yalnızca öğretimden ibaret olmadığı, dava konusu Genelge düzenlemelerinin sistemi örgün eğitimden uzaklaştırarak çocukları okul dışına çıkarmaya neden olacağı, öğrencinin okula devamını sağlamak adına gerekli tüm önlemleri almanın kanunlar ile devlete yüklenmiş bir ödev olduğu,1739 sayılı Kanunun 9. maddesiyle buna açıkça vurgu yapıldığı, her ne kadar Kanunda yaygın eğitim kapsamında açık liselerin varlığı kabul edilmiş ise de yaygın eğitimin ikincil nitelikte olduğu, örgün eğitim yaşını geçirmiş öğrenciler bakımından getirilmiş bir imkan olduğunun değerlendirilmesi gerektiği, Yönetmeliğin 41/2-b hükmünde yer alan “b) Bu fıkranın (a) bendinde belirtilenler ile bu Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre örgün ortaöğretim kurumlarında okuma hakkını kaybeden öğrenciler dışındakiler nakil ve geçiş yapamazlar.” düzenlemesi dikkate alındığında bu hükümle örgün eğitim dışına çıkmayı engelleme iradesi gösterilirken, anılan Yönetmelikte yer alan dava konusu “Bakanlıkça mazereti uygun görülenler” ibaresi ve bu kapsamdaki belirsiz ve ölçüsüz yetki doğrultusunda düzenlenen Genelge ile tam aksine örgün eğitimin dışına çıkılmasına olanak tanınmasının bir çelişki oluşturduğu, dava konusu Genelge kapsamında yer alan “hafızlık ve bu alanı destekleyici Arapça eğitimi” adı altında içeriği, kapsamı ve niteliği Milli Eğitim Kanunlarında tanımlanmış bir eğitim türünün bulunmadığı, Anadolu Teknik Programlarının 12. sınıf öğrencilerinin akademik yönden desteklenmesine yönelik düzenlemenin tüm mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin tamamını kapsamasının gerektiği, akademik destek paketi uygulamasının yürürlüğüne son verilmesinin bu eğitim kurumlarında öğrenim gören akademik olarak merkezi sınav puanıyla öğrenci alan okul öğrencilerine oranla eksiklikleri bulunan öğrencilerin yararına olumlu ayrımcılık kapsamında sunulması gerektiği, bu durumun eğitimde fırsat eşitliğinin bir gereği olduğu, bu uygulamaya son verilmesinin milli eğitimin temel amaçlarına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : İstisnai haller olmadan açık liseye geçiş sağlanmasının örgün öğretimin değersizleşmesine, eğitimde fırsat eşitsizliğine, eğitim yatırımlarının ve ders araç gereçleri gibi kamu kaynaklarının israfına, öğretmen istihdamındaki planlamaların aksamasına sebep olduğu, davacı sendikanın dava konusu Genelge kapsamında yer alan “hafızlık ve bu alanı destekleyici Arapça eğitimi” içeriği, kapsamı ve niteliği Milli Eğitim Kanunlarında tanımlanmış bir eğitim türünün bulunmadığı iddiası yönünden; Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’an Eğitim ve Öğretimine Yönelik Kurslar ile Öğrenci Yurt ve Pansiyonları Yönetmeliğinin dayanağının 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun olduğu, anılan Yönetmeliğin 41. maddesinde bu Yönetmeliğin hükümlerini Diyanet İşleri Başkanının yürüteceği düzenlemesine yer verildiği, dolayısıyla laiklik ilkesinin doğal bir sonucu olarak hafızlık eğitimine ilişkin iş ve işlemlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca yürütüldüğü, Yönetmeliğin amacını düzenleyen 1. maddesine göre bu Yönetmeliğin amacının; Kur’an eğitim ve öğretimine yönelik kursların, Kur’an kursu yurt ve pansiyonlarının açılış ve çalışmalarını, kurslarda verilen eğitim-öğretim hizmetlerini, bunların yönetim ve denetim esaslarını belirlemek olduğu, dolayısıyla söz konusu düzenlemelerin normlar hiyerarşisine, kanunilik ve laiklik ilkesine uygun olarak ihdas edildiği,Mesleki ve teknik ortaöğretimde asgari ortak bir genel kültür vermek suretiyle öğrencilere kişi ve toplum sorunlarını tanımak, çözüm yolları aramak ve yurdun iktisadi, sosyal, kültürel kalkınmasına katkıda bulunmak bilincinin ve gücünün kazandırılması sağlanırken çeşitli programlarla ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda yükseköğretime ve mesleğe dolayısıyla iş hayatına hazırlamak amacıyla okul ve iş yeri eğitimlerinin farklı planlandığı, asgari ortak genel kültürü kazandırmayı amaçlayan derslerin yanında Anadolu Teknik Programlarda daha fazla akademik eğitimin, Anadolu Meslek Programlarında ise daha fazla mesleki eğitimin verilmeye çalışıldığı, yürürlükten kaldırılan Yönetmeliğin 26. maddesinin 6. fıkrası uyarınca Anadolu Teknik Programlarda öğrenim gören öğrencilerin akademik derslerinin hangi sınıf düzeyinde nasıl okutulacağına ilişkin bir usul düzenlemesi olduğu, ilgili Yönetmelik ile yapılan düzenleme uyarınca akademik derslerin paketler halinde seçilmesi ve buna göre şubeye ayrılması yerine öğrencilerin akademik dersleri ilgi, istidat ve kabiliyetleri doğrultusunda serbestçe seçebilmeyi amaçladığı, ayrıca maddenin uygulanmasına 2024-2025 eğitim öğretim döneminde mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarına hazırlık ve 9. sınıflarından itibaren kademeli bir şekilde uygulanmaya başlanacağı, mevcut öğrenciler için herhangi bir değişikliğin bulunmadığı, eğitim hizmetlerinin etkin ve verimli sunumuna yönelik düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Kısmen davanın reddi kısmen dava konusu düzenlemelerin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : 08/09/2023 tarih ve 32303 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; Asıl Yönetmeliğin 26 ncı maddesinin altıncı fıkrasını yürürlükten kaldıran 13. Maddesinin; Asıl Yönetmeliğin 41 inci maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde yer alan ve 22. maddesiyle değiştirilen "...Bakanlıkça mazereti uygun görülenler ... " ibaresinin ve Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 14/09/2023 tarih ve 02-83907639 sayılı, 2023/30 numaralı "Örgün Ortaöğretim Kurumlarından Açık Öğretim Lisesine Geçişler" konulu Genelge'nin 15. maddesinin (e) bendinde yer alan; "Diyanet İşleri Başkanlığınca açılan Kur'an kurslarında hafızlık ve bu alanı destekleyici Arapça eğitimi alanlar ile Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün hafızlık modüllerine kayıtlı olanlar " ibaresinin iptali istenilmektedir. 08/09/2023 tarihli ve 32303 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 22. maddesi ile değiştirilen "Açık öğretim Liseleri ile örgün Ortaöğretim Kurumları Arasında Nakil ve Geçişler” başlıklı 41. maddesinin 2. fıkrasının a) bendinde yer alan "Bakanlıkça mazereti uygun görülenler” ibaresi yönünden; "Hukuki güvenlik” ile "belirlilik” ilkeleri, Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinin koşullarındandır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan "hukuki güvenlik ilkesi”, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. 'Belirlilik ilkesi" ise, düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir. Yukarıda yer verilen hukukun genel ilkeleri bağlamında dava konusu düzenlemenin değerlendirilmesi neticesinde; "Bakanlıkça mazereti uygun görülenler" ibaresinin muğlak ve objektiflikten uzak bir ifade olduğu anlaşıldığından bu kısım yönünden düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Davaya konu diğer kısımların ise 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda tanımlanan Türk milli eğitiminin amaç ve ilkelerine uygun olarak, hizmetin etkin ve verimli bir biçimde sürdürülmesi amacıyla getirilen hukuka ve kamu yararına uygun düzenlemeler oldukları ve iptali gerektirecek bir husus bulunmadığı anlaşıldığından bu yönden davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ : 08/09/2023 tarih ve 32303 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 13. Maddesiyle asıl Yönetmeliğin 26 ncı maddesinin altıncı fıkrasının yürürlükten kaldırılması; 22. maddesiyle değiştirilen asıl Yönetmeliğin 41 inci maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde yer alan; "Bakanlıkça mazereti uygun görülenler" ibaresi ile Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 14/09/2023 tarih ve 02-83907639 sayılı, 2023/30 numaralı "Örgün Ortaöğretim Kurumlarından Açık Öğretim Lisesine Geçişler" konulu Genelgenin 15. maddesinin (e) bendinde yer alan; "Diyanet İşleri Başkanlığınca açılan Kur'an kurslarında hafızlık ve bu alanı destekleyici Arapça eğitimi alanlar ile Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün hafızlık modüllerine kayıtlı olanlar" ibaresinin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. 13/08/2024 tarih ve 32631 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 42. maddesinin 2. fıkrasının değiştirildiği ve anılan maddenin davanın açıldığı tarihteki halinde yer alan "Bakanlıkça mazereti uygun görülenler" ibaresine yer verilmeksizin öğrencilerin hangi hallerde örgün ortaöğretim kurumlarından açık öğretim liselerine nakil ve geçiş yapabileceğinin tek tek sayıldığı görülmekle birlikte; yapılan değişikliğin öncesinde 41. maddenin 2. fıkrasının a) bendinde yer alan “Bakanlıkça mazereti uygun görülenler” ibaresinin iptali istemiyle açılan davada İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 13/03/2024 tarih ve YD İtiraz No:2024/168 sayılı kararıyla “Bakanlıkça mazereti uygun görülenler” ibaresinin yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği ve madde hükmündeki değişikliğin yargı kararı üzerine yapıldığı anlaşıldığından dava konusu Yönetmelik hükümlerinin hukuki denetiminin yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 124. maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmi Gazete'de yayımlanacağı kanunda belirtilir." kuralı yer almaktadır. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Milli Eğitim Bakanlığı" başlıklı onuncu bölümünde düzenlenen "Görevler" başlıklı 301. maddesinde; eğitime erişimi kolaylaştıran, her vatandaşın eğitim fırsat ve imkânlarından eşit derecede yararlanabilmesini teminat altına alan politika ve stratejilerin geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yapmak, belirlenen politikaları uygulamak, uygulanmasını izlemek ve koordine etmek Milli Eğitim Bakanlığının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun "Türk Milli Eğitiminin Amaçları" üst başlıklı "Genel amaçlar" başlıklı 2. maddesinde; "Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini, Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek; Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek; İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak; böylece bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan milli birlik ve bütünlük içinde iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk Milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmaktır." hükmüne; "Ferdin ve toplumun ihtiyaçları" başlıklı 5. maddesinde; "Milli eğitim hizmeti, Türk vatandaşlarının istek ve kabiliyetleri ile Türk toplumunun ihtiyaçlarına göre düzenlenir." hükmüne; "Örgün ve yaygın eğitim" başlıklı 18. maddesinde; "Türk milli eğitim sistemi, örgün eğitim ve yaygın eğitim olmak üzere, iki anabölümden kurulur. Örgün eğitim, okul öncesi eğitimi, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim kurumlarını kapsar. Yaygın eğitim, örgün eğitim yanında veya dışında düzenlenen eğitim faaliyetlerinin tümünü kapsar." hükmüne; "Eğitim ve Öğretim Alanındaki Görev ve Sorumluluk" üst başlıklı "Yürütme, gözetim ve denetim" başlıklı 56. maddesinde; "Eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur." hükmüne yer verilmiştir. 08/09/2023 tarih ve 32303 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 22. maddesi ile değiştirilen, asıl Yönetmeliğin "Açık Öğretim Liseleri İle Örgün Ortaöğretim Kurumları Arasında Nakil ve Geçişler" başlıklı 41. maddesinin 2. fıkrasının davanın açıldığı tarihteki halinde; "(2) Örgün ortaöğretim kurumlarından açık öğretim liselerine; a) Bu Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (ç) ve (g) bendi ile yedinci fıkrası kapsamındaki öğrenciler, evde ve hastanede eğitim verilerek öğrenim görenler ile Bakanlıkça mazereti uygun görülenler veli ve öğrenci talebi doğrultusunda ilgili okulun mevzuatında belirtilen nakil ve geçiş şartlarını taşıması hâlinde nakil ve geçiş yapabilirler. b) Bu fıkranın (a) bendinde belirtilenler ile bu Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre örgün ortaöğretim kurumlarında okuma hakkını kaybeden öğrenciler dışındakiler nakil ve geçiş yapamazlar." kuralı yer almaktayken, 13/08/2024 tarih ve 32631 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle değişiklik yapılarak; " Örgün ortaöğretim kurumlarından açık öğretim liselerine; a) Aşağıda belirtilen hâllerin ortaya çıkmasından itibaren en geç altı ay içinde başvuran öğrencilerden; 1) Anne veya babası vefat eden, 2) 2828 sayılı Kanun kapsamında hakkında koruma kararı verilen veyahut koruyucu aile yanına yerleştirilen, 3) 4721 sayılı Kanunun 305 inci maddesine göre evlatlık edinme öncesi bir yıllık geçici bakım sürecinde olan, 4) 5395 sayılı Kanun kapsamında hakkında eğitim veya bakım tedbiri kararı verilen, 5) 6284 sayılı Kanun çerçevesinde ikameti geçici olarak değiştirilmek zorunda kalınan, b) “Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu Raporu” ile birlikte geçerli “Engelli Sağlık Kurulu Raporu” veya “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER)” olan, c) 3713 sayılı Kanun, 2330 sayılı Kanun veya bu kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren diğer kanunlar, 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci, 56 ncı ve mülga 64 üncü maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi kapsamında harp veya vazife malûlü sayılanların çocuğu olan, ç) 1005 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanan şehit ve gazi çocuğu olan, d) 5237 sayılı Kanunun 102 ila 105 inci maddeleri kapsamındaki suçların mağduru olan, e) Milli sporcu olan, f) Tutuklu veya hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan, g) Evde ve hastanede eğitim verilerek öğrenim gören, ğ) “Öğrenci Nakil ve Geçişlerine Esas Teşkil Eden Hastalıklar” listesine bağlı olarak sağlık kurulu raporu olan, h) Örgün ortaöğretim kurumlarında okuma hakkını kaybeden, ı) Sınıf tekrarına kalanlardan, bu Yönetmeliğin 59 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümlerine göre öğrenim hakkı devam eden, i) İş veya işyeri değişikliği nedeniyle ikamet yerini değiştiren veli/vasisinin yeni ikametinin bulunduğu il/ilçede eğitimini sürdürebileceği okul türü bulunmayan, j) (Değişik bent: 22.02.2025 - 32821 s. R.G. Yön./14. md.) Ortaokul veya imam-hatip ortaokulu mezunu olup tercih yapmadığı için veya tercih yaptığı hâlde ya da herhangi bir nedenle örgün ortaöğretim kurumuna yerleşmemiş olan, k) Dokuzuncu sınıfta özürsüz devamsızlık hakkını dolduran, l) Ortaöğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken yurt dışına çıkan öğrencilerden açık öğretim liselerinin yurt dışı programına kayıt yaptırmak isteyen, m) Bakanlık Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün hafızlık modüllerine kayıtlı olanlar ile Diyanet İşleri Başkanlığınca açılan Kur'an kurslarında hafızlık eğitimi ve/veya bu alanı destekleyici Arapça ve Temel İslam Bilimleri eğitimi alan, n) Millî sporcular dışında bireysel veya takım sporlarında en az üç yıl faal lisanslı olarak yarışmalara katılan sporcular ve Türkiye olimpik hazırlık merkezleri ile sporcu eğitim merkezlerine kayıtlı olan öğrenciler veli talebi doğrultusunda Açık Öğretim Lisesi, Mesleki Açık Öğretim Lisesi veya Açık Öğretim İmam Hatip Lisesine gerekli şartları taşımaları hâlinde nakil ve geçiş yapabilirler." kuralı benimsenmiştir. Yine Yönetmeliğin "Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında grup oluşturma" başlıklı 26. maddesinin 6. fıkrasında; "Anadolu teknik programlarında 12 nci sınıfta alan ayırımı yapılmaksızın akademik destek şubeleri oluşturulur. Bu öğrenciler, seçtikleri akademik destek paketine göre gruplara ayrılır. Bir gruptaki öğrenci sayısı 10’dan az olamaz. Ancak ders yılı içerisinde öğrenci sayısının azalması durumunda mevcut öğrencilerle eğitime devam edilir. Anadolu teknik programına merkezi sınavla yerleşen öğrenciler ile Anadolu meslek programından Anadolu teknik programına geçiş yapan öğrencilerin eğitimleri ayrı şubelerde yapılır." hükmü yer almaktayken dava konusu Yönetmelik değişikliği ile anılan düzenleme yürürlükten kaldırılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 14/09/2023 tarih ve 02-83907639 sayılı, 2023/30 numaralı "Örgün Ortaöğretim Kurumlarından Açık Öğretim Lisesine Geçişler" konulu Genelgenin dava konusu 15. maddesinin (e) bendinde; Diyanet İşleri Başkanlığınca açılan Kur'an kurslarında hafızlık ve bu alanı destekleyici Arapça eğitimi alanlar ile Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün hafızlık modüllerine kayıtlı olanların istemeleri ve durumlarını belgelemeleri halinde açık öğretim liselerine nakil ve geçiş yapabilecekleri kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 08/09/2023 tarih ve 32303 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin 22. maddesiyle değiştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin 41. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde yer alan; “Bakanlıkça mazereti uygun görülenler” ibaresi yönünden; Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri olarak belirtilen hukuk devletinin temel ilkeleri arasında "hukuki güvenlik" ve "belirlilik" ilkeleri yer almaktadır. Hukuki güvenlik, kişilerin gelecekle ilgili plan, düşünce ve kararlarında, var olan hukuk kurallarına güvenerek hareket etmelerinin hukuken korunmasına dayanak teşkil eder. Anayasa Mahkemesinin birçok kararında yapmış olduğu hukuk devleti tanımına göre; hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet olarak tanımlanmaktadır. Hukuk devletinin temel ilkeleri arasında bulunan ve kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaç edinen hukuki güvenlik ilkesi ise, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Belirlilik ilkesi, yalnızca yasal belirliliği değil, daha geniş anlamda hukuki belirliliği de ifade etmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir olma gibi niteliklere ilişkin gereklilikleri karşılaması koşuluyla, mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir. Hukuki belirlilik ilkesi ile, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların, o hukuk düzeninde öngörülebilir olması amaçlanmaktadır. Hukuki belirlilik ilkesi gereği düzenlemelerin, hem kişiler, hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması; ayrıca, kamu otoritelerinin ve yorumcuların keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle; hukuk devletinin zorunlu koşullarından olan hukuki belirlilik ilkesi, hukuk kurallarının önceden öngörülebilir bir açıklıkta ve kişilerin haklı beklentilerini açık şekilde bertaraf etmeyecek düzenlemeler yapılmasını gerektirir. Dava konusu düzenlemeyle; Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca, ilköğretim programını tamamlayan özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerden tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim alacak öğrenciler ve (g) bendi uyarınca; anne veya babası ölen, hakkında koruma kararı verilen, koruyucu aile yanına yerleştirilen, evlatlık edinme öncesi bir yıllık geçici bakım sürecinde olan,hakkında eğitim veya bakım tedbiri kararı verilen, ilgili Kanun uyarınca ikameti geçici olarak değiştirilmek zorunda kalınan, harp veya vazife malulü sayılanların çocuğu olan, şehit ve gazi çocuğu olan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102 ila 105 inci maddeleri kapsamındaki suçların mağduru olan, Millî sporcu ile Türkiye olimpik hazırlık merkezleri ve sporcu eğitim merkezlerinde kayıtlı sporcu, tutuklu ve hükümlü, evde ve hastanede eğitim verilerek öğrenim görenler ile Bakanlıkça mazereti uygun görülenlerin veli ve öğrenci talebi doğrultusunda ilgili okulun mevzuatında belirtilen nakil ve geçiş şartlarını taşıması hâlinde örgün ortaöğretim kurumlarından açık öğretim liselerine nakil ve geçiş yapabileceği kurala bağlanmıştır. 1739 sayılı Kanun'da yer alan; fertlerin, eğitimleri süresince, ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda çeşitli programlara veya okullara yöneltilerek yetiştirileceği, Milli eğitim sisteminin, her bakımdan, bu yöneltmeyi gerçekleştirecek biçimde düzenleneceği ve yöneltmede ve başarının ölçülmesinde rehberlik hizmetlerinden, objektif ölçme ve değerlendirme metotlarından yararlanacağı kuralı dikkate alındığında; dava konusu Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde; Yönetmeliğin 23. maddesinin (ç) ve (g) benlerine atıf yapılmak suretiyle kapsamda yer alan öğrencilerin bir kısmının belirlendiği görülmekle birlikte, düzenlemenin devamında yer alan; “Bakanlıkça mazereti uygun görülenler” ibaresiyle; mazereti uygun görülebilecek olanların kimler olduğu, hangi nitelikteki mazeretin hangi gerekçelerle kabul edileceğinin ve bu konuda uygulama birliği açısından hangi standartların esas alınacağın belirsiz olduğu, düzenlemeyle Bakanlığa tanınan takdir yetkisizinin sınırsız olduğu, Bakanlıkça yapılacak mazeret değerlendirilmesinde hangi ölçüt ve kriterlerin esas alınacağının objektif, net ve anlaşılır şekilde ortaya konulmadığı, kuralın; genel, soyut, göreceli, muğlak ve sınırlarının belirsiz olduğu, bu haliyle öngörülebilir olmadığı anlaşıldığından, "Bakanlıkça mazereti uygun görülenler" ibaresinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesine aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 14/09/2023 tarih ve 02-83907639 sayılı, 2023/30 numaralı "Örgün Ortaöğretim Kurumlarından Açık Öğretim Lisesine Geçişler" konulu Genelgenin 15. maddesinin (e) bendi yönünden; Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 14/09/2023 tarih ve 02-83907639 sayılı, 2023/30 numaralı "Örgün Ortaöğretim Kurumlarından Açık Öğretim Lisesine Geçişler" konulu Genelge, açık öğretim liselerinden örgün ortaöğretim kurumlarına, örgün ortaöğretim kurumlarından açık öğretim liselerine nakil ve geçişi düzenleyen Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin "Açık Öğretim Liseleri İle Örgün Ortaöğretim Kurumları Arasında Nakil ve Geçişler" başlıklı 41. maddesinde yapılan değişiklik üzerine hazırlanmış olup; Genelgenin 15. maddesinin (e) bendinde; Diyanet İşleri Başkanlığınca açılan Kur'an kurslarında hafızlık ve bu alanı destekleyici Arapça eğitimi alanlar ile Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün hafızlık modüllerine kayıtlı olanların istemeleri ve durumlarını belgelemeleri halinde açık öğretim liselerine nakil ve geçiş yapabilecekleri kurala bağlanmıştır. Yönetmeliğin dava konusu 41. maddesinin 2. fıkrasının a) bendinde yer alan, “Bakanlıkça mazereti uygun görülenler” ibaresi hukuka aykırı bulunduğundan, anılan düzenlemeye dayanılarak ve düzenlemenin uygulamasını göstermek üzere tesis edilen Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğünün 14/09/2023 tarih ve E-83203306-10.06.02-83907639 sayılı “Örgün Ortaöğretim Kurumlarından Açık Öğretim Liselerine Geçişler” konulu Genelgesinin 15. maddesinin (e) bendinde yer alan, "Diyanet İşleri Başkanlığınca açılan Kur'an kurslarında hafızlık ve bu alanı destekleyici Arapça eğitimi alanlar ile Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün hafızlık modüllerine kayıtlı olanlar" kurallarının da hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Nitekim; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/03/2024 tarih ve Yd İtiraz No: 2023/192 sayılı kararı da benzer yöndedir. Dava konusu Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin 26. maddesinin 6. fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına ilişkin 08/09/2023 tarih ve 32303 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 13. maddesi yönünden; Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, yargı yetkisinin, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği ifade edilmiş; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrasında da benzer kurala yer verilmiştir. İdari işlemler üzerindeki yargısal denetim, bu işlemlerin hukuka uygunluğunun saptanmasıyla sınırlıdır. İdarenin takdir yetkisinin denetimine yargı organları yönünden getirilen ve idari işlemlerin yalnızca hukuka uygunluk açısından denetlenebilecekleri biçiminde ifade edilen kural aynı zamanda idarenin takdir yetkisinin kullanılmasında uyması gereken sınırları da koymuş olmaktadır. Başka bir anlatımla, idarelerin belirli bir kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatıldıkları durumda idari yargı organlarının bu yetkisini hukuka uygun olarak kullandığının saptanması koşuluyla idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da belli bir yönde işlem veya eylem tesisine zorunlu kılacak biçimde yargı kararı vermeleri Anayasa ve Kanun'un yukarıda belirtilen ilkeleriyle bağdaştırılamaz. Kamu yararı kavramı ise, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir. Dava konusu Yönetmeliğin 26. maddesinin 6. fıkrasında; Anadolu teknik programlarında 12 nci sınıfta alan ayırımı yapılmaksızın akademik destek şubeleri oluşturulacağı, bu öğrencilerin, seçtikleri akademik destek paketine göre gruplara ayrılacağı, bir gruptaki öğrenci sayısının 10’dan az olamayacağı, ancak ders yılı içerisinde öğrenci sayısının azalması durumunda mevcut öğrencilerle eğitime devam edileceği, Anadolu teknik programına merkezi sınavla yerleşen öğrenciler ile Anadolu meslek programından Anadolu teknik programına geçiş yapan öğrencilerin eğitimlerinin ayrı şubelerde yapılacağı ifade edilmiş; dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle anılan kural yürürlükten kaldırılmıştır. Öğrencilere ortaöğretim düzeyinde hem akademik eğitim hem de belirli bir meslek dalında teknik/pratik beceriler kazandıran, 4 yıllık eğitim veren mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında verilen eğitimin kapsam ve içeriği diğer ortaöğretim kurumlarından farklılık arz etmektedir. Zira; mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında; sanayi, ticaret, tekstil, inşaat, turizm, kimya, tarım, sağlık ve benzeri alanlarda ulusal ve uluslararası standartlar ve sınıflamalara, ulusal yeterliklere ve mevzuata dayalı olarak işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikte işgücünün yetiştirilmesi, mesleki bilgi ve becerilerin güncellenmesi ve uygulanan programlarla girişimcilik bilinci, meslek ahlakı, iş sağlığı ve güvenliği, sosyal ve çevresel sorumluluk bilinci ile iş alışkanlığı kazandırılarak istihdama hazırlanması amaçlanmaktadır. Mesleki teknik ortaöğretim kurumlarının niteliği ve kuruluş amaçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; anılan kurumlarda meslek derslerinin yanında verilen akademik derslerin kapsamı, içeriği, derslerin sunum şekillerinin ve uygulanacak yöntemlerin belirlenmesinde Bakanlığın takdir yetkisinin bulunduğu tartışmasızdır. Milli Eğitim Bakanlığınca mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında eğitim gören öğrencilere, 12. sınıfa geldiklerinde, yükseköğretime geçiş süreci ile kariyer planlamalarına destek olmak amacıyla "Akademik paket" modeli uygulamaya konulmuştur. Anadolu teknik programında yer alan ortak dersleri destekleyen, yükseköğretime hazırlayan ve çerçeve öğretim programlarında belirtilen ders tablolarını ifade eden akademik destek dersleri, Matematik ve Fen Bilimleri Ağırlıklı Program; Matematik ile Türk Dili ve Edebiyatı Ağırlıklı Program; Sosyal Bilimler ile Türk Dili ve Edebiyatı Ağırlıklı Program; Yabancı Dil Ağırlıklı Program gibi akademik paketlerde sunulması suretiyle öğrencinin kariyer planı doğrultusunda desteklenmesi hedeflenmiştir. Davalı idarece, asgari ortak genel kültürü kazandırmayı amaçlayan derslerin yanında Anadolu Teknik Programlarda daha fazla akademik eğitimin, Anadolu Meslek Programlarında ise daha fazla mesleki eğitimin verilmeye çalışıldığı, dava konusu düzenleme uyarınca akademik derslerin paketler halinde seçilmesi ve buna göre şubeye ayrılması yerine öğrencilerin akademik dersleri ilgi, istidat ve kabiliyetleri doğrultusunda serbestçe seçebilmelerinin sağlanmasının amaçlandığı belirtilmiştir. Türk Milli Eğitim Sistemi içerisinde, Bakanlıkça, fertlerin, eğitimleri süresince, ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda çeşitli programlara veya okullara yöneltilerek yetiştirileceği, Milli Eğitim Sisteminin, her bakımdan, bu yöneltmeyi gerçekleştirecek biçimde düzenleneceği ve yöneltmede ve başarının ölçülmesinde rehberlik hizmetlerinden ve objektif ölçme ve değerlendirme metotlarından yararlanılacağı kuralı dikkate alındığında; mesleki ve teknik eğitim kapsamında, değişen ve gelişen ihtiyaçlar uyarınca, hizmet sunumunda kullanılan yöntemlerin etkinliği ve verimliliği açısından yapılan değerlendirmeler gözetilerek, Anadolu teknik programlarında 12 nci sınıfta alan ayırımı yapılmaksızın akademik derslerin verilmesinde akademik destek şubeleri oluşturma yolunda belirlenen yöntemden vazgeçilerek anılan akademik derslerin ilgi, istidat ve kabiliyetleri çerçevesinde öğrencilerin serbestçe seçebilmelerine imkan sağlanarak öğrenci tercihlerine göre planlama yapılması yolunda tesis edilen düzenlemenin idarenin takdir yetkisi içinde kaldığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda olduğu, düzenlemede hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.08/09/2023 tarih ve 32303 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 22. maddesiyle değiştirilen asıl Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde yer alan; "Bakanlıkça mazereti uygun görülenler" ibaresinin İPTALİNE oyçokluğu ile, 2. Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 14/09/2023 tarih ve 02-83907639 sayılı, 2023/30 numaralı "Örgün Ortaöğretim Kurumlarından Açık Öğretim Lisesine Geçişler" konulu Genelgenin 15. maddesinin (e) bendinin İPTALİNE oyçokluğu ile, 3.08/09/2023 tarih ve 32303 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 13. maddesi yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliği ile, 4. Dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL toplam yargılama giderinin 1/2'si olan ... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 1/2'si olan ... TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 7. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 8. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/02/2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY : (X)- 08/09/2023 tarih ve 32303 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin 22. maddesiyle değiştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin 41. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde yer alan; “Bakanlıkça mazereti uygun görülenler” ibaresi ile Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 14/09/2023 tarih ve 02-83907639 sayılı, 2023/30 numaralı "Örgün Ortaöğretim Kurumlarından Açık Öğretim Lisesine Geçişler" konulu Genelgenin 15. maddesinin (e) bendi yönünden; Dava konusu Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının a) bendinde hangi öğrencilerin örgün orta öğretim kurumlarından açık öğretim liselerine nakil ve geçiş yapabileceği düzenlenmiş olup; anılan madde hükmünde yer alan "Bakanlıkça mazereti uygun görülenler" ibaresinin kapsamının ortaya konulması için davalı idarece yayımlanan 14/09/2023 tarihli ve 83907639 (2023/30) sayılı Genelgede hangi hallerin açık öğretim liselerine geçiş bakımından haklı mazaret olarak kabul edileceği tek tek sayılmış ve uygulamada yaşanacak tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bu itibarla; dava Konusu Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde yer alan “Bakanlıkça mazereti uygun görülenler" ibaresi ile dava konusu Genelgenin 15. maddesinin (e) bendinin birlikte objektiflik ve netlik kazandığı sonucuna varıldığından kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu anlaşılan bu kısımlar yönünden de davanın reddi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2023/5879, K. 2026/913, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2023-5879-e-2026-913-k-523ece920c16