Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/689 E. 2026/7353 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/689
Karar No
2026/7353
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/237 Esas, 2014/126 Karar SUÇLAR : Rüşvet alma, rüşvet verme, icrai davranışla görevi kötüye kullanma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, bu amaçla kurulan örgüte üye olma, icbar suretiyle irtikap, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet (sanıklardan ... hakkında rüşvet alma suçundan 23 kez, ... hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan 2 kez açılan kamu davalarında eylemlerinin zincirleme şekilde görevi kötüye kullanma, ... hakkında rüşvet verme suçundan 9 kez açılan kamu davalarında eylemlerinin zincirleme şekilde görevi kötüye kullanmaya yardım etme, ... hakkında rüşvet verme suçundan 12 kez açılan kamu davalarında eylemlerinin zincirleme şekilde görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçlarını oluşturacağı kabulüyle bu suçlardan), beraat (sanıklardan ... hakkında rüşvet alma (23 kez), nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve resmi belgede sahtecilik (4 kez), ... hakkında rüşvet verme (12 kez), nitelikli dolandırıcılık (9 kez) ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, ... hakkında rüşvet alma (2 kez), icbar suretiyle irtikap (2 kez), suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve nitelikli dolandırıcılık, ... hakkında rüşvet alma (2 kez), suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, nitelikli dolandırıcılık ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... hakkında rüşvet alma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, nitelikli dolandırıcılık ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... hakkında rüşvet alma, icbar suretiyle irtikap, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, nitelikli dolandırıcılık ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... hakkında rüşvet alma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... hakkında rüşvet verme (2 kez), nitelikli dolandırıcılık (2 kez) ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, ... hakkında rüşvet verme (9 kez), nitelikli dolandırıcılık (9 kez) ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, ... hakkında rüşvet verme (4 kez), nitelikli dolandırıcılık (4 kez) ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, ... hakkında zincirleme rüşvet verme ve nitelikli dolandırıcılık, ... ve ... hakkında rüşvet verme (2 kez) ve nitelikli dolandırıcılık (2 kez), ... hakkında rüşvet verme (4 kez) ve nitelikli dolandırıcılık (4 kez), ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu kapsamda Hazinenin sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, bu amaçla kurulan örgüte üye olma, nitelikli dolandırıcılık, icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik, Sağlık Bakanlığının bir kısım sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, bu amaçla kurulan örgüte üye olma, rüşvet verme, nitelikli dolandırıcılık, icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik, Adalet Bakanlığının ise sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmedikleri ve anılan suçlardan açılan kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz haklarının olmadığı, mahkemece ... hakkında usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla Hazine, ... ve ... vekillerinin bu suçlardan kurulan beraat ve mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemleri ile sanık ... müdafiinin süresinden sonra vaki ve ceza miktarı itibarıyla yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 3 17... . maddeleri gereğince ayrı ayrı REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre rüşvet alma, rüşvet verme ve icbar suretiyle irtikap suçlarından açılan kamu davalarında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ile rüşvet alma suçundan açılan kamu davalarında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Adalet Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkrası gereği de Adalet Bakanlığının başvuru tarihinde bu suçlar yönünden müdahil sıfatını kazandıkları gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin; O yer Cumhuriyet savcısının sanıklardan ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... hakkında düzenlenen rapora ilişkin eylem yönünden ... hakkında rüşvet alma, ... ve ... hakkında rüşvet verme suçlarından verilen beraat, katılan ... vekilinin sanıklardan ... hakkında değişen suç vasfına göre zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet, ... hakkında rüşvet alma ve icbar suretiyle irtikap ile ... ve ... hakkında rüşvet alma suçlarından verilen beraat, katılan Hazine vekilinin sanıklar hakkında rüşvet alma, rüşvet verme, icbar suretiyle irtikap ve değişen suç vasfına göre zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma, bu suça yardım etme ve azmettirme suçlarından kurulan beraat ve mahkumiyet, ... vekilinin sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan verilen beraat, müdafiilerinin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında değişen suç vasfına göre icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ... hakkında 13.02.2013 tarihli iddianame ile icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kamu davaları açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu hususta mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 1.Sanıklardan ... ve ... hakkında değişen suç vasfına göre zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, ... hakkında değişen suç vasfına göre zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna yardım etme, ... hakkında değişen suç vasfına göre zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna azmettirmeden verilen mahkumiyet, ... hakkında rüşvet alma, icbar suretiyle irtikap ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... hakkında rüşvet alma ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... (2 kez), ... (2 kez) ve ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında zincirleme rüşvet verme, ..., ... (2 kez), ... (4 kez), ... (2 kez), ..., ..., ... (4 kez), ..., ..., ... (2 kez), ... ve ... hakkında rüşvet verme suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından açılan kamu davalarında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır." denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, eylemin, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat temin edilmesi durumunda rüşvet, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanması durumunda ise 6352 sayılı Kanun'dan önceki haliyle 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu oluşturacağı, kamu görevlisi olmayan diğer kişilerin ise özgü suç niteliğindeki bu suça aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak edecekleri nazara alındığında; suça konu heyet raporlarının usule aykırı olarak düzenlendiğinin keza sanıklardan ...'ın ...'a verdiği bilgilerin göreviyle alakalı olduğunun kanıtlanamadığı, bu hususların sanıklar lehine yorumlanacağı ve meşru zeminde bulunduklarının kabulü gerekeceği, buna bağlı olarak kamu görevlisi olan sanıklara yüklenen rüşvet alma isnatlarının suç tarihlerinde yürürlükte olan ve sanıklar lehine bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanıklara yüklenen rüşvet verme eylemlerinin ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etmeyi oluşturacağı, Sanıklar ... ve ... hakkında rapor almak için kendilerinden yardım isteyen mağdurlara cinsel ilişkiye girmeyi teklif etmeleri şeklindeki eylemleri yönünden icbar suretiyle irtikap suçundan açılan kamu davalarında; cinsel yararların ekonomik yarar olmaması nedeniyle irtikap suçunun konusunu oluşturmayacağı gözetildiğinde, bu suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı, 5237 sayılı Kanun’un 105/2-a maddesi kapsamında kamu görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle cinsel taciz suçunu oluşturacağı, Bu suçlar ile sanıklar ... ve ...'a yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun anılan maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırlarına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi oldukları, zamanaşımını kesen son işlemlerin beraat hükümleri yönünden 09.08.2012, 14.08.2012, 29.08.2012, 07.09.2012, 11.09.2012, 17.09.20 12... .11.2012 tarihli sorgular, mahkumiyet hükümleri bakımından ise 23.05.2014 tarihli hükümler olduğu, bu tarihler ile inceleme günü arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 2.Sanıklardan ... hakkında rüşvet alma (23 kez), ... (12 kez) ve ... (9 kez) hakkında rüşvet verme ile ... hakkında icbar suretiyle irtikap (2 kez) suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Sanıklardan ... hakkında rüşvet alma, ... ve ... hakkında rüşvet verme ve ... hakkında icbar suretiyle irtikap suçlarından açılan kamu davalarına konu eylemlerin zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma, bu suça yardım etme ve azmettirmeyi oluşturduğu kabul edilerek sanıkların mahkumiyetlerine karar verildiği, aynı eylem yönünden tek hüküm kurulması gerektiği ve vasfın bölünemeyeceği gözetilerek rüşvet alma, rüşvet verme ve icbar suretiyle irtikap suçlarından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği halde vasfın bölünmezliği ilkesine aykırı olacak şekilde yasal unsurları oluşmadığından sanıklardan ... hakkında rüşvet alma, ... ile ... hakkında rüşvet verme ve atılı suçu işlediği sabit olmadığından sanık ... hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan ayrıca beraat kararları verilmesi, Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet savcısı, katılanlar Hazine ve ... vekilleri ile sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/689, K. 2026/7353, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-689-e-2026-7353-k-23d8e28ce8bf