Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17250 E. 2026/5910 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17250
- Karar No
- 2026/5910
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1231 E., 2025/1824 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/94 E., 2024/85 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının .. İl Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmaktayken 21.12.2021 tarihinde valinin koruma ekibinde ziyarete gidilen ikametin önünde gerekli güvenlik önlemlerini alarak valiyi makam aracında beklerken makam arabasından indiği esnada sol el başparmağının zırhlı aracın kapısına sıkışması sonucunda sol el başparmağının tırnak hizasından kopması neticesinde yaralandığını, davacının bu yaralanmasından dolayı vazife malulü idari polis olmak için davalı SGK'ya başvurduğunu, ... Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının 05.12.2022 tarihli E-23361321-205.01.02-57307947 sayılı Vazife Malullüğü 89.665.025 konulu yazısıyla: Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun 09.11.2022 tarih ve 1377 sayılı kararına istinaden 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesinin birinci fıkrası kapsamında vazife malulü olduğuna karar verildiğini, davacının hizmet sınıfı değişikliği yaparak idari polislik kadrosuna geçiş yaptığını, dava tarihi itibariyle idari polis olarak çalıştığını, davacının 18.01.2023 tarihli dilekçesiyle 2330 sayılı Kanun uyarınca vazife malulü olduğunun kabul edilmesini ve tarafına 6495 sayılı Kanun'un 98.maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un geçici 14. maddesi uyarınca tarafına görevinden ayrılmaksızın vazife malulü maaşı bağlanmasını talep ettiğini, Kurum tarafından davacı hakkında 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddedildiğini belirterek, Kurum işleminin iptali ile davacının vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında olduğunun tespitine, 2330 sayılı Kanun kapsamında müvekkili davacıya görevinden ayrılmaksızın vazife malulü maaşının bağlanmasına, parasal hakların müvekkili davacıya başvuru tarihi olan 18.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminde hata bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulülüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, yasal mevzuata göre Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu, aleyhe yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malüllüğünün tespiti, birikmiş aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.