Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17233 E. 2026/5764 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17233
Karar No
2026/5764
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/257 E., 2025/2415 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/215 E., 2023/356 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, .. İl Emniyet Asayiş Şube Müdürlüğü Motosikletli Polis Timleri Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yapmaktayken 06.09.2020 tarihinde .. plakalı (4840 telsiz kodlu) resmi motosiklet ile devriye görevini ifa etmekteyken saat 21:00 sıralarında ... numaralı grup amiri tarafından .. ve .. Mahallesinde muhtemel açıkta alkol alınan bölgelerde alkollü şahıslara yönelik asayiş yönünden uygulama yapılması için 4840 telsiz kodlu ekip olarak görevlendirildiğini, görevin ifası için bölgeye giderken meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığını, davacının bu yaralanmasından dolayı vazife malulü idari polis olmak için davalı SGK'ya başvurduğunu, SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının 30.09.2022 tarihli yazısıyla, Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun 20.09.2022 tarih ve 1138 sayılı kararına istinaden 5510 sayılı Kanunun 47/1 maddesi kapsamında vazife malulü olduğuna karar verdiğini, davacının 14.10.2022 tarihli dilekçesiyle, vazife malullüğüne ilişkin olarak hakkında uygulanan Yasa maddesinin yanlış olduğunu belirterek 06.09.2020 tarihinde görev esnasında meydana gelen trafik kazası sonucu hakkında vazife malullüğüne ilişkin 2330 sayılı nakdi tazminat ve aylık bağlanması hakkındaki kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, görevinden ayrılmaksızın vazife malulü maaşı bağlanmasını talep ettiğini, ancak talebinin reddedildiğini ileri sürerek, davalı idarenin 25.10.2022 tarihli işleminin usul ve yasaya aykırı olduğundan iptali ile davacının asayişi sağlama görevini ifa ederken bu kaza gerçekleştiğinden 2330 sayılı Yasa'dan faydalanma hakkına sahip olduğunun tespiti ile parasal hakların faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun ve yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının alkollü şahıslara yönelik yapılacak kontrol ve asayiş uygulamasında görev almak üzere idare tarafından görevlendirildiği ve yine idarenin sağladığı araç ile görev mahalline giderken yaralandığı, davacının Asayiş Şube Müdürlüğü nezdindeki bu görevinin asayişin sağlanması ile ilgili olduğunun açık olduğu ve davacının kaza tarihinde de doğrudan bu amaçla görevlendirildiği, asayişin salt görev anında olamayacağı asayişi sağlama ve sağlamaya yönelik hazırlık, toplanma ve dönüş sürelerini de kapsayacağı esas olmakla, davanın kabulü ile davacı hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun hükümleri uygulanması gerektiğinin ve idareye başvuru tarihi olan 14.10.2022 tarihinden itibaren 2330 sayılı Yasa kapsamında görevinden ayrılmaksızın vazife malulü aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, davacıya özlük haklarının başvuru tarihi olan 14.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti ile davalı Kurumun aksi yöndeki 25.10.2022 tarihli işleminin iptaline karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilgilinin vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmemesi hususunda Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığını belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunun tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/17233, K. 2026/5764, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-17233-e-2026-5764-k-221ae377bf67