Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2025/24 E. 2026/109 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2025/24
Karar No
2026/109
Karar Tarihi

DAİRESİ : YARGITAY 9. Ceza Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2-2 HÜKÜMLER : Sanık hakkında mağdurlara karşı kamu görevinin ve aynı iş yerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle cinsel taciz suçundan ayrı ayrı iki kez TCK'nın 105/1, 105/2-a-c, 62/1, 53. maddeleri gereğince 3 ay 22 gün hapis cezasına, hak yoksunluğuna ve CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkindir.

I. HUKUKİ SÜREÇ Sanık hakkında kamu görevinin ve aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle cinsel taciz suçundan açılan kamu davasının, mağdurelerin şikâyetlerinden vazgeçmeleri sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca düşmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince verilen 03.07.2013 tarihli ve 1-3 sayılı hükümlerin, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma istemli 02.11.2023 tarihli ve 112559 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmiştir. Ceza Genel Kurulunca 20.03.2024 tarih ve 497-134 sayı ile; "TCK'nın 105. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçunun nitelikli hâllerinin gerçekleştiği durumlarda, soruşturma ve kovuşturma yapılmasının mağdurun şikâyetine bağlı olmadığının gözetilmemesi," isabetsizliğinden hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. Bu kez Özel Dairece bozma kararına uyularak 04.11.2024 tarih ve 2-2 sayı ile; sanığın mağdurelere yönelik kamu görevinin ve aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 105/1, 105/2-a-c, 62/1, 53/1-5. maddeleri uyarınca iki kez 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş bu kararların da sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onama istemli 09.01.2025 tarihli ve 2185 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık; adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesinin ve tabii hâkim ilkesinin ihlal edildiği, savunma hakkının kısıtlandığı, eksik araştırmayla hüküm kurulduğu, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 230, Anayasa’nın 36, 141/3 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesine muhalefet edildiği gerekçeleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. III.GEREKÇE Suç tarihinde ... olan sanığa müsnet suçun niteliği itibarıyla, 2802 sayılı Kanun'da öngörülen soruşturma ve kovuşturma usul ve şartlarına da uyularak başlatılıp icra olunan hukuki süreçte, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup silahların eşitliği ve yüzyüzelik ilkeleri çerçevesinde usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına istinad eden kabule göre; ... Adliyesinde ... olan sanığın, emrinde çalışmak üzere görevlendirilen zabıt kâtibi mağdurelerden; ...'a "Çok güzelsin." gibi sözler söylediği, en son 2015 yılı Haziran ayı başında sanığın odasına dosya götürdüğünde, çıkarken nezaketen, "... başka bir istediğiniz var mı?" diye sorduğunda; "Evet var, sen öylece dur, saatlerce seni izleyeyim." demek, ...'a hitaben; "Gözlerin çok güzel, uzak doğulu kadınlara benziyorsun, biraz daha kilo verirsen çok daha güzel olur, hiç iki çocuk annesi gibi durmuyorsun, kim sana iki çocuklu der, sen ne kadar soğuksun, ben ilgi severim, bana ara sıra gel, sadece çalışmaya gelme, çay içmeye de gel, ben ilgiyi seven bir kişiyim, ilgi göstermeyi de severim, bakanlıkta tanıdıklarım var, yazı işleri müdürlüğü sınavında referansa ihtiyacın olabilir." şeklinde cinsel içerikli sözler söylemek, Suretiyle mağdureleri taciz ettiği anlaşılmakla: Sanığa isnat olunan eylemlerle, ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucunda saptandığı, bütün ve özellikle belirleyici delillerin ve aşamalarda ileri sürülen hükme etkili iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği ve özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, sanık tarafından işlendiği saptanan eylemlerin, Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu, hukuki nitelendirmesinin doğru olarak yapıldığı ve cezaların kanuni bağlamda şahsileştirilerek uygulandığı, gerekçenin olayla ilgili sorunlar bakımından özgün ve yeterli olduğu anlaşılmakla, kurulan hükümde düzeltme dışında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın sair temyiz sebeplerinin reddine, Ancak; sübutu kabul edilen ve görev tanımında bulunmayan cinsel taciz suçunun, kamu görevinin verdiği yetkinin tarzı icrası kapsamında kötüye kullanılması suretiyle değil ve fakat iş bu yetkinin sağladığı nüfuzun suiistimali ile işlendiğinin anlaşılmasına göre; sanık hakkında ayrıca TCK'nın 53/5. maddesinin tatbiki hukuka aykırı ise de CMK'nın 303/1-a maddesi kapsamında iş bu hukuka aykırılık yeni bir yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, belirtilen maddenin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasının çıkartılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Çoğunluk görüşüne katılmayan dört Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin sübut bulmadığından bahisle bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. IV. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Sanığın temyiz istemi bu yönüyle yerinde görüldüğünden, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04.11.2024 tarih ve 2-2 sayılı kararının, TCK'nın 53. maddesinin 5. fıkrası uygulama koşullarının oluşmadığı gözetilmeden tatbiki hukuka aykırı bulunmakla CMK'nın 302. maddesinin ikinci fıkrası gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 303/1-a. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının birinci ve ikinci maddesinin altıncı paragraflarında yer alan ''Sanığın suçu kamu görevinin sağladığı yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlediği anlaşıldığından, TCK'nın 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere 3 ay 22 gün süre ile kamu görevi üstlenmekten yasaklanmasına,'' ibarelerinin çıkartılması suretiyle, tebliğnameye kısmen aykırı olarak, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2- Dosyanın, Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2025/24, K. 2026/109, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2025-24-e-2026-109-k-e68c0f1f2de0