Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2024/3833 E. 2026/421 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/3833
Karar No
2026/421
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3833 Karar No : 2026/421

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1-... Adına... sendikası VEKİLİ : Av. ... 2- ... VEKİLİ : Av. ...

DAVACI YANINDA MÜDAHİLLER : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:Boğaziçi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümünde öğretim görevlisi olarak görev yapan davacının, görev süresinin uzatılmayarak görevine son verilmesine ilişkin Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ile özlük haklarının iadesine karar istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 16/07/2007 tarihinde okutman olarak açıktan atamasının yapılmasının ardından, görevine son verildiği 16/07/2021 tarihine kadarki dönemde kesintisiz olarak görevine devam ettiği ve 06/03/2018 tarihi itibarıyla da kadrosunun öğretim görevlisine dönüştürüldüğü, bahsi geçen 14 yıllık dönem zarfında atama talebinin bulunup bulunmadığı hususunda veya disiplin yönünden her hangi bir sorunla karşılaşmadığı, ders verme yükümlülüğünün bir kısmını yerine getirmediği ve/veya üniversite yöneticilerine hakarette bulunma fiilini işlediği yönündeki iddiaların ise ancak usulüne uygun şekilde yapılacak bir disiplin soruşturması sonucunda ortaya çıkacak nitelikte olduğu; hukuken kabul edilebilir somut tespit bulunmadan davacının görevine son verilmesi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bölümden yeniden atama için öneri yapılmadığı, sosyal medyada yaptığı paylaşım nedeniyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verildiği ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verildiği, asgari ders verme yükümlülüğünü yerine getirmediği, seçmeli dersler verdiği, çok sayıda alternatif seçmeli ders olduğu, takdir yetkisin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı ve davacı yanında müdahiller tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; Boğaziçi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümünde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 31. maddesine göre aylıklı statüde öğretim görevlisi olarak görev yapan davacının, görev süresinin 15/07/2021 tarihi itibarıyla sona ermesine rağmen bugüne kadar atanma konusunda herhangi bir müracaatta bulunmadığından, öğretim görevlileri için öngörülen on iki saat ders verme yükümlülüğünün yalnızca altı saatini yerine getirdiğinden ve kişileri aşağılama ve küçük düşürme amacı güden ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde paylaşımlarla amirlerine ve üniversite yöneticilerine hakarette bulunma fiilini işlediğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ile özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 'Öğretim görevlileri' başlıklı 31. maddesinde; "Öğretim görevlileri; üniversitelerde ve bağlı birimlerinde bu Kanun uyarınca atanmış öğretim üyesi bulunmayan dersler veya herhangi bir dersin özel bilgi ve uzmanlık isteyen konularının eğitim - öğretim ve uygulamaları için, kendi uzmanlık alanlarındaki çalışma ve eserleri ile tanınmış kişiler, süreli veya ders saati ücreti ile görevlendirilebilirler. Öğretim görevlileri, ilgili yönetim kurullarının görüşleri alınarak fakültelerde dekanların, rektörlüğe bağlı bölümlerde bölüm başkanlarının önerileri üzerine ve rektörün onayı ile öğretim üyesi, öğretim üye yardımcısı ve öğretim görevlisi kadrolarına atanabilirler veya kadro şartı aranmaksızın ders saati ücreti veya sözleşmeli olarak istihdam edilebilirler. Öğretim üyesi kadrolarına öğretim görevlileri en çok iki yıl süre ile atanabilirler; bu süre sonunda işgal ettikleri kadroya başvuran öğretim üyesi bulunmadığı ve görevlerine devamda yarar görüldüğü takdirde aynı usulle yeniden atanabilirler. Atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunların yeniden atanmaları mümkündür. Bu takdirde ilk atama usulü uygulanır. Konservatuvarlar ile meslek yüksekokullarına gerektiğinde sürekli olarak öğretim görevlisi atanabilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca üniversitelerde ve bağlı birimlerinde herhangi bir dersin atanmış öğretim üyesi bulunmaması halinde özel bilgi ve uzmanlık isteyen konularının eğitim - öğretim ve uygulamaları için, kendi uzmanlık alanlarındaki çalışma ve eserleri ile tanınmış kişilerin, süreli veya ders saati ücreti ile görevlendirilebilecekleri, öğretim üyesi kadrolarına öğretim görevlilerinin en çok iki yıl süre ile atanabileceği, bu süre sonunda işgal ettikleri kadroya başvuran öğretim üyesi bulunmadığı ve görevlerine devamda yarar görüldüğü takdirde aynı usulle yeniden atanabilecekleri, atanma süresi sonunda görevlerinin kendiliğinden sona ereceği, bunların yeniden atanmalarının mümkün olduğu belirtilmiş olup, bu hususta idarelere tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu tartışmasızdır. İdarelere takdir yetkisi tanınan hallerde idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı, diğer bir ifadeyle idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, ancak bu takdir yetkisinin de mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin sebep ve maksat bakımından yargı denetimine bağlı bulunduğu hususu açık ise de, idarenin bu takdir yetkisinin denetiminde; görevin niteliği, hizmet alanı, gizliliği, özel durumu gibi şartların kamu yararı da gözetilerek değerlendirileceği açıktır. Dava konusu işlemin; davacının görev süresinin 15/07/2021 tarihi itibarıyla sona erdiği, yeniden atanması için herhangi bir müracaatta bulunmadığı, öğretim görevlisi için gerekli 12 saatlik ders yükümlülüğünün yalnızca 6 saatini yerine getirdiği, kişileri aşağılama ve küçük düşürme amacı güden ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde paylaşımlarla amirlerine ve üniversite yöneticilerine hakarette bulunma iddiasıyla soruşturma açıldığı ve anılan disiplin soruşturmasının devam ettiği gerekçesiyle tesis edildiği görülmektedir. Uyuşmazlıkta, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine sebep olarak gösterilen, hakkında verilen disiplin cezasına karşı açılan davada ... İdare Mahkemesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu disiplin cezası işleminin iptaline karar verilmiş ise de; bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, " davacının, üniversite rektörü olan amiri konumundaki Prof. Dr. M.B.'yi kastedilerek bir siyasetçi tarafından sarf edilen “Arkanda ... ve onun yardakçısı ... durmasa, seni tanıyacak insan var mı? ” ve “Sen o koltukta bin yıl da otursan ...'nın tırnağı etmeyeceksin ” şeklindeki ifadeyi sosyal medya hesabında hem paylaştığı hem de tırnak içine alarak alıntıladığı sabit görülmüş olup, söz konusu ifadelerin kişinin şeref ve haysiyetini rencide edici nitelikte ağır sözler olduğu ve amirine karşı hakaret kastıyla söylendiği kanaat ve sonucuna varıldığından, söz konusu yazıların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi sözlük anlamıyla da değerlendirilmesi mümkün olmadığından, anılan sözlerin hakaret suçunu oluşturması sebebiyle bu fiile karşılık gelen 2547 sayılı Yasa'nın 53.maddesinin (b) fıkrasının 4.bendinin (o) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği" gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesinin...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:...; K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiği; öte yandan davacının ders verdiği İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Radyo Televizyon ve Sinema Anabilim Dalı doktor öğretim üyesi kadrosuna 08/08/2022 tarihinde atama yapıldığı görülmüştür. Bu durumda, davalı üniversite bünyesinde sözleşmeli öğretim görevlisi olarak görev yapan ve sözleşme süresi sona eren davacının ders verdiği alanda doktor öğretim üyesi ataması yapıldığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 31. maddesinde öğretim görevlisi atamasının ön şartı olan “Öğretim görevlileri; üniversitelerde ve bağlı birimlerinde bu Kanun uyarınca atanmış öğretim üyesi bulunmayan dersler” durumunun ortadan kalkmış olduğu, öte yandan amirine karşı hakaret suçunu işlediğinden bahisle disiplin cezası ile cezalandırılmış olduğu, bu işleme karşı açılan davada, ilk derece mahkemesince verilen iptal kararının istinaf başvurusu üzerine kaldırıldığı ve davanın reddine karar verildiği, öğretim görevlisi için gerekli 12 saatlik ders yükümlülüğünün yalnızca 6 saatini yerine getirdiği anlaşıldığından, görev süresinin uzatılmaması konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanıldığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine ilişkin... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 30/01/2026 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY : (X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, kararın onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2024/3833, K. 2026/421, T. 30.01.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2024-3833-e-2026-421-k-4e441648602a