Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2024/3974 E. 2026/420 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2024/3974
- Karar No
- 2026/420
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3974 Karar No : 2026/420
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğünce 24/05/2022 tarih ve 31845 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü Büyük Veri ve Veri Analitiği Anabilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi Alım İlanının "Aranan Nitelikler" başlıklı bölümünün (d) maddesinde yer alan "Yüksek kayıplı ve rastsal nanofotonik sistemlerin veri analizleri konusunda son 5 yılda uluslararası saygın dergilerdeki yayınları ile yetkinliğini kanıtlamış olmak" koşulundaki "Yüksek kayıplı ve rastsal nanofotonik sistemlerin veri analizleri konusunda" ibaresinin ve anılan kadroya Dr. ...'ün atanmasına dair işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu ilanının "Aranan Nitelikler" başlıklı bölümünün (d) maddesinde yer alan "Yüksek kayıplı ve rastsal nanofotonik sistemlerin veri analizleri konusunda son 5 yılda uluslararası saygın dergilerdeki yayınları ile yetkinliğini kanıtlamış olmak" koşulundaki "Yüksek kayıplı ve rastsal nanofotonik sistemlerin veri analizleri konusunda" ibaresinin denetlenebilir olduğu, ancak, "Veri Analizi" alt başlığı altında son derece özelleşmiş bir uygulama olduğu, Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü, Büyük Veri Analitiği Anabilim Dalı için açılmış bir kadro ilanının bu derece özelleştirilmesine ve objektiflikten uzaklaştırılmasına gerek bulunmadığı ve bu kriterin Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü, Büyük Veri ve Veri Analitiği Anabilim Dalı altında değerlendirilebilecek objektif bir ihtisaslaşma alanı olmadığı, kişiyi yahut belirli bir grubu, zümreyi tarif eder, keyfi ve subjektif nitelikte olduğu, dava konusu ilanın "Aranan Nitelikler" başlıklı bölümünün (d) maddesinde yer alan "Yüksek kayıplı ve rastsal nanofotonik sistemlerin veri analizleri konusunda son 5 yılda uluslararası saygın dergilerdeki yayınları ile yetkinliğini kanıtlamış olmak" koşulundaki "Yüksek kayıplı ve rastsal nanofotonik sistemlerin veri analizleri konusunda" ibaresinde ve bu ilana dayanılarak yapılan değerlendirme sonucunda anılan kadroya Dr. ...'ün atanmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Müdahil ...'ün istinaf başvurusunun; belirlenen süre içerisinde istinaf başvuru harcının eksikliğinin tamamlanmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, kadro ilanına karşı dava açma menfaatinin bulunmadığı, ilanının hizmet gereklerine uygun olduğu, bilirkişi raporunda kadro ilan koşulunu bir kişiyi, belirli grubu, zümreyi tarif eder nitelikte olduğu değerlendirmesinin hatalı olduğu, diğer üniversitelerde de kadro ilanlarının benzer nitelikte olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, dava konusu ilanın mevzuat hükümlerine uygun olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Uyuşmazlıkta; Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü Büyük Veri ve Veri Analitiği Anabilim Dalına bir adet doktor öğretim üyesi alımı için 24/05/2022 tarih ve 31845 sayılı Resmi Gazete'de ilan verildiği, ilan üzerine davacı ve müdahil Dr. ...'ün belirtilen kadro için başvuru yaptığı, davacının atama talebi kabul edilmeyerek kadroya Dr. ...'ün atanması üzerine davacı tarafından, söz konusu ilanın "Aranan Nitelikler" başlıklı bölümünün (d) maddesinde yer alan "Yüksek kayıplı ve rastsal nanofotonik sistemlerin veri analizleri konusunda son 5 yılda uluslararası saygın dergilerdeki yayınları ile yetkinliğini kanıtlamış olmak" koşulundaki "Yüksek kayıplı ve rastsal nanofotonik sistemlerin veri analizleri konusunda" ibaresinin ve anılan kadroya Dr. ...'ün atanmasına dair işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doktor Öğretim Üyesi" başlıklı 23. maddesinde "a) Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür yönetim kurullarının görüşünü aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler yeniden atanabilirler. b) Doktor öğretim üyeliğine atanabilmek için, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak gerekir. c) Yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. " hükmü yer almaktadır. 12/06/2018 tarih ve 30449 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin "Genel şartlar" başlıklı 3. maddesinde "(1) Bu Yönetmelik hükümlerine göre doktor öğretim üyesi, doçent ve profesör kadrolarına atanabilmek için; a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesindeki genel şartlara sahip olmak, b) Yükseköğretim kurumlarının, 2547 sayılı Kanunun 23 üncü, 24 üncü ve 26 ncı maddeleri uyarınca belirlenerek Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylanmış öğretim üyeliğine yükseltilme ve atanmayla ilgili ek koşullar varsa, bu koşulları sağlamış olmak gerekir. (2) 2547 sayılı Kanunun yabancı uyruklu öğretim elemanları ile ilgili hükümleri saklıdır. (3) İlana başvuru koşulu olarak adayların lisansüstü tez veya uzmanlık tezi adlarının bir kısmı veya tamamı yazılamayacağı gibi ilanda sadece belirli bir adayı tanımlayan özel şartlara da yer verilemez.", "İlan" başlıklı 5. maddesinde "(1) Bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsündeki açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları, Resmî Gazete’de ve üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünün internet ana sayfasında rektörlük tarafından ilan edilerek duyurulur. Bu ilanda adaylara on beş günden az olmamak üzere başvuru süresi tanınır ve son başvuru tarihi belirtilir." 6. maddesinde "(1) Doktor öğretim üyesi kadrolarına başvuranlar özgeçmişlerini, bilimsel çalışma ve yayınlarını dört nüsha olarak ilgili dekanlık veya müdürlüğe teslim eder. (2) Fakültelerde dekan, diğer birimlerde müdür; ilan edilen kadrolar için adayların durumlarını incelemek üzere, en az biri başka üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünden olmak üzere adayın başvurduğu bilim alanı ile ilgili olan üç profesör veya doçent kadrosunda bulunan doçenti, ilana son başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde tespit eder. İlan edilen kadronun bulunduğu birimin bölüm başkanının, profesör veya doçent kadrosundaki doçent olması halinde, tespit edilecek üç profesör veya doçent kadrosundaki doçentten biri olarak belirlenmesi zorunludur. (3) Dekan veya ilgili müdür her aday için bu öğretim üyelerine, adaylarla ilgili bilimsel yayın ve çalışmalara ilişkin dosyaları göndererek bir ay içerisinde yazılı görüşlerini bildirmelerini ister. Dosya inceleme sonuçlarının bir ay içinde gelmemesi halinde aynı usulle tespit edilen başka profesör veya doçente dosyalar incelenmesi için gönderilir. (4) Dekan veya ilgili müdür yazılı görüşlerin alınmasından sonra ilk yönetim kurulu toplantısında aday veya adaylar hakkında ayrı ayrı görüş alır. Bir açık kadroya birden fazla adayın başvurması halinde yönetim kurulu gerekçeli olarak tercihini belirtir. Dekan veya ilgili müdür kanaat ve önerilerini rektöre sunar. Rektör atamanın yapılıp yapılmayacağına karar vererek gerekli işlemleri yürütür..", 7. maddesinde "(1) Doktor öğretim üyeleri, ilgili yönetim kurulunun görüşü alındıktan sonra fakültelerde ilgili dekanın, diğer birimlerde müdürün önerisi ile rektör tarafından en az bir en çok dört yılsüre ile atanır. (2) Her atamasüresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler ilgili yönetim kurulunun uygun görüşü üzerine rektör tarafından yeniden atanabilir. (3) Doktor öğretim üyelerinin ne kadar süre ile atandığı kendilerine tebliğ edilir. " hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Hukuk devleti ilkesi ile idarelerin ve kişilerin belli kurallar çerçevesinde hareket etmeleri amaçlanmıştır. Sosyal hukuk devletlerinde bu mekanizmanın işleyişini sağlamaya yönelik olarak; asli unsurların başında Anayasa yer almaktadır. Anayasal ve yasal ilkelerle bağlı kanuni idarenin varlığı ise; idarelerin yargısal faaliyet ile yasal sınırlar içerisinde hareket etmesinin sağlanması ve idarelerin hareket alanlarının hukuksal sınırlarının çizilmesiyle mümkündür. O halde idarelerin işlem ve eylemlerinin yargı denetimine tabi olması da hukuk devleti ilkesinin tabi sonucudur. Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup; bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir. İdareler, kanunlarla kendilerine verilen görev, yetki ve sorumluluklar çerçevesinde, sundukları kamu hizmetinin ifasına yönelik olarak, kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için hizmet gerekleri doğrultusunda -ilgili kanununda bağlı yetki içinde bulunduğu belirtilmediği takdirde- birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatılmışlardır. Ancak; idareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği izahtan varestedir. Takdir yetkisinin yargısal denetimi, bu yetkinin hukuka, eşitlik ilkesine ve kamu yararına uygun olup olmadığı ile sınırlıdır. Bir başka deyişle; idarelerin işlem tesis ederken Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açık ise de, bu takdir hakkı, serbestçe ve keyfi şekilde kullanılanabilecek bir durumu ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir. İdarenin takdir yetkisi kapsamında ilan edilen herhangi bir akademik kadroya başvuran ve jüri değerlendirmesi sonucunda ataması olumlu görülen adaylar arasından söz konusu kadro için en uygun adayın tercihi konusunda yasaların tanıdığı serbesti çerçevesinde tercihte bulunabileceği tartışmasız olup; uyuşmazlıkta, bu takdir yetkisinin öncelikle ilgili mevzuatta belirlenen sınırlar çerçevesinde, 2547 sayılı Kanun'un öngördüğü amaçlar doğrultusunda ve objektif kriterlere dayanılarak ve bu suretle takdir yetkisinin hukuka uygun olarak kullanılması gerekmektedir. Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden de anlaşıldığı üzere; üniversiteler bünyesinde ilan edilen öğretim üyesi kadrolarına yapılacak atamalarda; anılan kadroya başvuracak adaylar arasından, kadronun ilan edildiği alan ve alanın ihtiyaçları dikkate alınmak suretiyle, akademik ve bilimsel yeterlilik yönünden en yetkin ve donanımlı adayın tespit edilmesi ve liyakat esasları doğrultusunda tespit edilen adayın atamasının yapılması akademik yükseltilme ve atama rejiminin nihai amacıdır. Zira; bilimin ve akademinin gelişerek ilerleyebilmesi, akademik personelin yeterli birikime sahip olması, sürekli gelişime açık olması, yaptığı akademik çalışmalarla bilime katkı sağlaması sayesinde mümkün olacaktır. Bu itibarla; üniversiteler bünyesinde ilan edilen akademik personel kadrolarına yapılacak atamalara yönelik yapılacak seçimlerde, adayların; çalışma alanları, çalışmaların niceliksel ve niteliksel yönü, çeşitliliği, alana sunduğu katkısı, orjinalliği, etki alanları, yayınların yayınlandığı mecraların bilimsel güvenirliği, alanla ilgili çalışma yapan bilim insanları ve çalışmaları üzerinde yarattığı etki gibi çok yönlü bir incelemeye tabi tutulması neticesinde ve liyakat ilkeleri uyarınca en uygun adayın atamasının yapılması gerektiği açıktır. Bu bağlamda; akademisyenlerce yapılan bilimsel ve akademik çalışmaların gerek nitelik gerekse nicelik itibarıyla değerlendirilmesine yönelik parametreler arasında yer alan; "akademik aktivite puanlama sisteminin" yukarıda ifade edilen bilimsellik, orjinallik, güvenirlik, etki alanı, alana katkısı vb. kriterler yönünden dikkate alınması gerektiği yadsınamaz. Uyuşmazlıkta; davacı tarafından başvuru yaptığı kadro ilanında yer alan dava konusu koşul nedeniyle atamasının yapılmadığı iddiasıyla bakılan dava açılmış olup; davalı idarece anılan ek koşulun davacının başvurusuna engel olmadığı, davacının başvurusu üzerine jüri üyelerince değerlendirme yapıldığı ve atanan kişinin uygun görüldüğü, dava konusu koşulun davacının menfaatini etkilemediği ileri sürülmektedir. Her ne kadar İdare Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişi raporu doğrultusunda ek koşulun subjektif nitelikte olması nedeniyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiş ise de; davalı idarenin ek koşul yönünden davacının menfaatinin bulunmadığına ilişkin itirazı dikkate alındığında; somut olay bağlamında davacının bu ilana başvuru yapıp yapmadığı, ek koşulun başvurusuna engel teşkil edip etmediği, davacının başvurusu üzerine jüri üyelerince bir değerlendirme yapılmış ise davacının ek koşulu sağlamaması nedeniyle mi yoksa atanan ve davacının karşılaştırmalı olarak incelenmesi neticesinde atanan kişinin akademik ve bilimsel olarak davacıya göre daha üstün bulunması nedeniyle mi atanamadığı hususunun Mahkemece araştırılması suretiyle davacının bakılan davayı açmakta ehliyetli olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir. Diğer yandan, Mahkemece davacının ehliyetli olduğunun tespit edilmesi halinde; hükme esas alınacak bilirkişi raporunda dava konusu ek koşulun kişiyi tarif eder, keyfi, subjektif nitelikte mi yoksa ilgi bilim alanında ihtisaslaşmaya katkı sağlayan akademik bir değer mi taşıdığı hususunun incelenmesi, davacı ve atanan kişinin ayrı ayrı söz konusu kadro için ilan edilen şartları sağlayıp sağlamadıkları ile ilan edilen kadro kapsamında idareye sundukları akademik dosyalarında yer alan çalışmalar itibarıyla karşılaştırma yapılarak hangisinin atanmasının bilimsel ve akademik açıdan daha uygun olduğunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda, yukarıda belirtilen hususlar değerlendirilmeden ve bilirkişi raporunda davacı ve kadroya atanan müdahil Dr. ...'ün akademik puanlarının değerlendirilip bir karşılaştırma yapılmadan verilen eksik inceleme ve araştırmaya dayalı Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığından, eksik incelemeye dayalı Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 30/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY : (X)- Dava, davacı tarafından, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğünce 24/05/2022 tarih ve 31845 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü Büyük Veri ve Veri Analitiği Anabilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi Alım İlanının "Aranan Nitelikler" başlıklı bölümünün (d) maddesinde yer alan "Yüksek kayıplı ve rastsal nanofotonik sistemlerin veri analizleri konusunda son 5 yılda uluslararası saygın dergilerdeki yayınları ile yetkinliğini kanıtlamış olmak" koşulundaki "Yüksek kayıplı ve rastsal nanofotonik sistemlerin veri analizleri konusunda" ibaresinin ve anılan kadroya Dr. ...'ün atanmasına dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: ... d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, ..." hükmü düzenleme altına alınmıştır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünün değerlendirilmesinden, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma işlemlerinin ilgili meslek, görev veya statü ile ilişkiyi süresiz olarak kesme niteliğine sahip işlemler olduğu, kanun metninden maddede sayılanlar ile birlikte bu sonucu doğuran her türlü işlemin temyize tabi olduğu anlaşılmaktadır. Ancak dava konusu, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğünce 24/05/2022 tarih ve 31845 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü Büyük Veri ve Veri Analitiği Anabilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi Alım İlanının "Aranan Nitelikler" başlıklı bölümünün (d) maddesinde yer alan "Yüksek kayıplı ve rastsal nanofotonik sistemlerin veri analizleri konusunda son 5 yılda uluslararası saygın dergilerdeki yayınları ile yetkinliğini kanıtlamış olmak" koşulundaki "Yüksek kayıplı ve rastsal nanofotonik sistemlerin veri analizleri konusunda" ibaresinin ve anılan kadroya Dr. ...'ün atanmasına dair işlemin iptali, davacı açısından meslekten çıkarma ve kamu görevinden çıkarma sonucu doğurmadığı gibi anılan kadroya yapılan kadro iptal edilse dahi ...'ün bir önceki görevine döneceği, bu sebeple dava konusu işlem anılan kişi(davalı müdahil) açısından da meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlemler kapsamında olmadığından, anılan işlemlerin iptali istemiyle açılan davada temyiz yolu kapalı bulunduğu görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.