Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2022/6726 E. 2025/8358 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2022/6726
- Karar No
- 2025/8358
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6726 Karar No : 2025/8358
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, kendisine sürücü belgesi verilmesini engelleyen; 1- "Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik"in 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile; 2- Bu Yönetmelik maddesine dayanılarak hakkında tesis edilen T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesinin... tarih ve ... numaralı "Sürücü Olamaz" açıklamalı raporunun iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Eski tip ehliyetlerin yenilenmesi gerektiği için yaptığı başvuru üzerine sürücü olamayacağı yönünde sağlık raporun tanzim edildiği, dava konusu Yönetmelik maddesinin ve sürücü olamayacağı yönünde tanzim edilen raporun iptali hususunda tavsiye kararı verilmesi talebi ile 30/09/2021 tarihinde Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuru yaptığı, aynı zamanda Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna da ayrıca sürücü olamayacağına dair verilen nihai sağlık kurulu raporunun engellilik temelli ayrımcılık oluşturması sebebiyle ilgili idarenin ayrımcılık yasağını ihlal ettiğine ilişkin karar vermesi talebiyle başvuru yaptığı ve lehine ihlal kararı çıktığı, sürücü ehliyetinin olmamasının çalışma hakkına, kendisinin ve ailesinin sağlık hakkına, özel ve aile hayatının korunması hakkının ihlali anlamına da geldiği, nörolojik durumunun araç kullanmasına engel olmadığı, hareket kısıtlılığı için ise özel donanımların bir araca modifiye edilmesi veya farklı segment araçlarda ya da sıfır araçlarda geri dönüş ve park için gerekli sistemleri yan (sağ-sol) aynalar ve dikiz aynası kör nokta uyarıcı ve kontrol sistemleri ile elektronik olmayan sistemlerin entegre olabileceği ya da üstün görüntü işlemleri kullanılarak sanal sürüş kontrolü sağlayan araçların mevcut olduğunu belirterek bu tarz araçlarında kontrolü ile sürücü olmasının önünde hiçbir engelin olmadığı, dava konusu Yönetmelik maddesinin hiçbir koşulda tarafının sürücü olmasına olanak tanımamasının sebep, amaç ve konu bakımından ilgili kanuni düzenlemelere ve Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALILARIN SAVUNMALARI : ... BAKANLIĞININ SAVUNMASI: Usul bakımından; davacının dava açma süresi içerisinde dava açmadığı ve müracaatta bulunmadığı sabit olduğundan davanın öncelikle süreaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, esas bakımından; 2013 yılında 2918 sayılı Kanunda yapılan değişiklik kapsamında "Motorlu Taşıt Sürücü Kursları Yönetmeliği" 05/12/2015 tarihinde, Karayolları Trafik Yönetmeliği 17/04/2015 tarihinde, "Sürücü Adayları ve Sürücülerde aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" 29/12/2015 tarihli Resmi Gazatede yayımlandığı ve bu üç Yönetmeliğin 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe girdiği, Yönetmeliğin hazırlanma aşamasında Avrupa Birliği müktesebatı incelenerek çevrisi yapıldığı; çevrisi yapılan mevzuatın öğretim üyesi düzeyinde katılımcının yer aldığı her bir branş için ayrı ayrı bilimsel komisyon oluşturularak mevzuatın ülkemiz şartlarına uygun hale getirildiği, yapılan değişiklik öncesinde kişinin sürücü olup olamayacağı yönünde değerlendirme yapılarak, sürücü olup olamayacağı, özel tertibatlı araç kullanıp kullanamayacağı ve hangi tür tertibat gerektiği engelli sağlık kurulu raporlarının düzenlenmesi aşamasında belirlenmekte iken Yönetmelik değişikliğinden sonra özel tertibatlı aracın modifikasyonlarının belirlenmesi işlemi "Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları İle Muayenelerine Dair Yönetmelik" hükümleri kapsamında yürütülmeye başlandığı, özel tertibatlı araç kullanıp kullanamayacaklarına ilgili uzman tabip/tabiplerce karar verildiği, 2016 yılından itibaren sürücülük işlem ve engellilik değerlendirme süreçleri birbirinden ayrılarak sürücülük alanında teknik personelin yer aldığı ihtisaslaşmış bir yapı oluşturulduğu, sürücü komisyonlarında araçta bulunacak donanımları değerlendirebilen mühendislere yer verilerek hekimlik mesleği ile doğrudan ilgili bulunmayan alanların objektif şekilde değerlendirilmesinin sağlandığı, bir kişinin daha önce sürücü belgesi almasının hayatı boyunca aynı sürücü belgesine sağlık şartları bakımından hak sahibi olduğu sonucunu doğurmadığı, dava konusu olayda Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinde chiarimal formasyonu nedeniyle 2013 yılında opere olan davacının, ... tarihli ... sayılı engelli raporunda "tetraparazi ve denge duyusunda genel yitim" kararı ile engellilik oranı % 69 olduğundan, engellilik oranının % 75’in altında bulunması nedeniyle sürücü belgesi almasının mümkün olduğu, 2021 yılında sürücü belgesini yenilemek üzere yaptığı başvuru neticesinde engellilik oranının % 75’in üzerine çıktığı, Yönetmelik hükümlerinde belirlenen kriterleri sağlamadığı, araç kontrolü için gerekli kas gücü ve motor becerilerine sahip olmaması, araç kullanmasının trafik güvenliği, diğer vatandaşlar ve kişinin kendi hayatı bakımından tıbben risk oluşturması göz önüne alınarak "sürücü olamaz" raporu verildiği, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların bütünüyle maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu savunulmuştur.
... BAKANLIĞININ SAVUNMASI : Açılan davanın dayanaktan yoksun olduğu, Karayolu Trafik Konvansiyonuna ülkemizin de taraf olmasını sağlayan "Uygun Bulma Kanunu"nun 25/04/2012 tarihinde TBMM'de kabul edildiği, 08/08/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlandığı, bu Kanun kapsamında 2918 sayılı Kanun'un 41. maddesinde değişiklik yapılarak sürücüler ile sürücü adaylarının hangi şartlarda ve hangi sınıf sürücü belgesi alabilecekleri ile bunların araç kullanma şartları, kullanabilecekleri araçların nitelikleri ve sağlık şartlarına ilişkin usul ve esasların Bakanlıkları ve Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak Yönetmelikle belirleneceği, 2013 yılında 2918 sayılı Kanunda yapılan değişiklik kapsamında "Motorlu Taşıt Sürücü Kursları Yönetmeliği" 05/12/2015 tarihinde, Karayolları Trafik Yönetmeliği 17/04/2015 tarihinde, "Sürücü Adayları Ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları İle Muayenelerine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” 29/12/2015 tarihli Resmî Gazetede yayımlandığı ve bu üç Yönetmeliğin 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe girdiği, yapılan değişiklik sonrasında daha evvel engelli sağlık kurulu raporlarının düzenlenmesi aşamasında kişinin sürücü olup olamayacağı yönünde değerlendirme yapılarak sürücü olup olamayacağı, özel tertibatlı araç kullanıp kullanamayacağı ve hangi tür tertibat gerektiği bu raporlarda belirtildiği, mezkûr Yönetmelik değişikliğinden sonra özel tertibatlı aracın modifikasyonlarının belirlenmesi işleminin ”Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik” hükümleri kapsamında yürütüldüğü, özel tertibatlı araç kullanıp kullanamayacaklarına ilgili uzman tabip/tabiplerin karar verdiği, mezkûr Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin sekizinci fıkrası hükmü kapsamında İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde kişi adına düzenlenen sağlık raporunda belirtilen tanı ile ilgili branş uzmanı/uzmanları ve valilikçe kamu kurum/kuruluşlarından veya ilgili meslek odalarından görevlendirilecek bir makine mühendisinden oluşturulan komisyon tarafından özel tertibat kod numarası ile hangi sınıf sürücü belgesi alabileceğinin belirlendiği, engelli bireylerin engellilik oranlarının ise 20/02/2019 tarihine kadar 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik", 20/02/2020 tarihinden itibaren ise “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümleri kapsamında belirlendiği, böylece 2016 yılından itibaren sürücülük işlem ve engellilik değerlendirme süreçlerinin birbirinden ayrılarak sürücülük alanında teknik personelin yer aldığı ihtisaslaşmış bir yapı oluşturulduğu, bu bağlamda, belirtilen hareket koşulunu sağlamayan kişiler için 26/09/2006 tarihinden itibaren sürücü olur kararının verilmesinin mevzuata uygun olmadığı, dolayısıyla kas iskelet sistemine yönelik 26/09/2006 tarih ve 206301 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik hükümlerinin 2016 yılı değişikliğinde de korunduğu, 2016 yılı sonrası H sınıfı belgesi uygulamasının kaldırıldığı ve 1. Grup sürücü belgesi sınıf kodlaması (engelli A/B) ve özel tertibat uygulaması getirildiği, H sınıfı sürücü belgesine dair önceki mevzuatta yer alan atıfların yeni mevzuatta “1’nci grup” “sürücü olarak ele alındığı, bu kapsamda başvuru sahibi adına düzenlenen raporlarda mevzuata aykırılık bulunmadığı, trafik kazalarına dair veriler değerlendirildiğinde; kazalarda en önemli etmenin insan kaynaklı olduğu, bu nedenle sürücülerin sağlık durumlarının sürücü olmaya engel teşkil edip etmeyeceğine yönelik değerlendirmelerin titizlikle yerine getirilmesi ve sürücülüğe engel durumu olan kişilerin tespit edilmesinin trafik güvenliği için önem arz ettiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenleyici işlem yönünden, davanın reddi gerektiği, dava konusu bireysel işlem yönünden; dava konusu işlemden sonra davacının TİHEK'e yaptığı başvuru üzerine İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan 08/03/2022 tarihli Bilirkişi Raporu nazara alınarak davacının sağlık durumu hakkında farklı kanaatler içeren raporlar bulunması nedeniyle güncel bir sağlık kurulu raporu alınarak ehliyet sürecinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği bu nedenle bireysel işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı tarafından, kendisine sürücü belgesi verilmesini engelleyen; "Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik"in 8. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ile bu Yönetmelik maddesine dayanılarak hakkında tesis edilen T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesinin... tarih ve ... numaralı "Sürücü Olamaz" açıklamalı raporunun iptali istemiyle açılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 41/2 maddesinde, '' Sürücüler ile sürücü adaylarının hangi şartlarda ve hangi sınıf sürücü belgesi alabilecekleri ile bunların araç kullanma şartları, kullanılabilecek araçların niteliklerine ve sağlık şartlarına dair usul ve esaslar İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' hükmü yer almaktadır 26 Eylül 2006 Tarihli ve 26301 sayılı Resmi Gazetede yayımlananan Sürücü Adayları Ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları İle Muayenelerine Dair Yönetmelik'in 8 /1. maddesinde, '' Eklem hareketlerinden; a) Vertebra (boyun ve bel) hareketleri: Kişinin baş ve boynunu arkaya döndürmesini ve bakmasını %50’den fazla engelleyen boyun vertebra ve boyun bölgesi hastalıklarında sürücü belgesi verilmez. Lumbal vertebra eğilme ve dönme hareketlerini %75’den fazla engelleyen durumlarda da sürücü belgesi verilmez. b) Diğer eklem hareketleri: Her iki omuz, dirsek, kalça ve diz artrodezinde veya fonksiyonel olmayan ankilozlarda sürücü belgesi verilmez. Ancak simetrik büyük ve eklemlerin ve aynı taraf diz, kalça, omuz, dirsek eklemlerinin fonksiyonel ankiloz ve artrodezlerinde, ortopedi ve travmatoloji ve/veya fizik tedavi rehabilitasyon uzmanının raporu ile H Sınıfı Sürücü Belgesi verilebilir.'' hükmü yer almakta iken, 29/12/2015 tarihli ve 29577 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan değişiklikle; Eklem hareketlerinden; a) Vertebra (boyun ve bel) hareketleri, kişinin baş ve boynunu arkaya döndürmesini ve bakmasını %50’den fazla engelleyen boyun vertebra ve boyun bölgesi hastalıklarında sürücü belgesi verilmez. Lumbal vertebra eğilme ve dönme hareketlerini %75’den fazla engelleyen durumlarda da sürücü belgesi verilmez. b) Diğer eklem hareketleri, her iki omuz ve/veya dirsek artrodezinde veya fonksiyonel olmayan ankilozlarında sürücü belgesi verilmez. Simetriği sağlam olan tek büyük eklem ankiloz veya atrodezinde, ortopedi ve travmatoloji ve/veya fizik tedavi rehabilitasyon uzmanının raporu ile birinci grup sürücü belgesi sınıfları verilebilir. Ancak bu belgelerle iki tekerlekli motorlu araçlar kullanılamaz. c) El eklemleri, her iki elin baş ve işaret parmaklarının hareketlerinin % 75’ten fazla kaybında ortopedi ve travmatoloji ve/veya fizik tedavi rehabilitasyon uzmanı raporu ile birinci grup sürücü belgesi sınıfları verilebilir. Ancak bu belgelerle iki tekerlekli motorlu araçlar kullanılamaz. Bundan daha az hareket sınırlılığı yapan el parmaklarında fonksiyonel durumdaki ankiloz ve artrodezlerde ortopedi uzmanı ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanının raporu ile birinci grup sürücü belgesi sınıfları verilebilir. Bir eldeki baş ve işaret parmağı dışındaki iki parmaktaki ankilozlarda ikinci grup sürücü belgesi sınıfları verilemez.'' şeklinde düzenleme getirilmiştir. Yönetmeliğin 4. maddesinde, sürücü adaylarının ve sürücülerin sahip olmaları gereken sağlık şartlarına ve muayenelerine ilişkin genel esaslar belirlenmiş, 2. fıkrasının d) bendinde, eklem hareketlerinde kısıtlama da sayılmış, 8. fıkrasında ''(Değişik:RG-13/6/2020-31154) Özel tertibatlı motorlu araç kullanılması gereken durumlarda düzenlenen sağlık raporuna; tanı, sürücü belgesi alabileceği ve özel tertibatlı araç kullanabileceği belirtilerek kod ve sürücü belgesi sınıfı yazılmadan il sağlık müdürlüğü bünyesinde oluşturulacak komisyona sevk edilir. Komisyon valilik tarafından görevlendirilecek il sağlık müdürlüğü görevlisinin başkanlığında kişinin sağlık raporunda belirtilen tanı ile ilgili branş uzmanı/uzmanları, ortopedi ve travmatoloji, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, nöroloji uzmanları ve valilikçe kamu kurum/kuruluşlarından veya ilgili meslek odalarından görevlendirilecek bir makine mühendisinden oluşur. İl sağlık müdürlüğü tarafından ihtiyaç duyulması halinde bu Komisyona iç hastalıkları, ruh sağlığı hastalıkları, kulak burun boğaz uzman hekimleri ve elektrik mühendisi dâhil edilebilir. Komisyon valilik tarafından uygun görülen ilçelerde de oluşturulabilir. Komisyon uygun göreceği özel tertibat kod numaralarını, hangi sınıf sürücü belgesi alınabileceğini veya sürücü olunup olunamayacağını sağlık raporunun ilgili bölümünde belirtir. Komisyon tarafından, aracın tadil edilmesini müteakip sürücünün aracı kullanıp kullanamadığı kontrol edilebilir. Komisyon başvuru olması halinde en az ayda bir kere toplanır. Komisyon kararları oy çokluğu ile alınır. Oy eşitliği halinde komisyon başkanının kullandığı oy yönünde çoğunluk sağlanır.'' hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinde chiarimal formasyonu nedeniyle 2013 yılında ameliyat olan davacının sol el bilek ve boyun hareketlerinin kısıtlı, kas gücünün zayıf ve yürüyüşünün ataksik olduğu, ...tarih ve ... sayılı Engelli raporunda "tetraparazi ve denge duyusunda genel yitim" kararı ile % 69 düzeyinde engelli olduğu tespit edilerek engellilik oranı %75'in altında olduğundan sürücü belgesi aldığı, ancak 2021 yılında sürücü belgesini yenilemek üzere yaptığı başvuru neticesinde engellilik oranının %75'in üzerine çıktığı tespit edildiğinden araç kontrolü için gerekli kas gücü ve motor becerilere sahip olmaması nedeniyle “sürücü olmaz” kararı verildiği, itirazı üzerine davacının hakem hastane sağlık kuruluna sevk edildiği, hakem hastane olan Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından da dava konusu edilen 01/09/2021 tarihli rapor ile Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi kararı ile aynı yönde olmak üzere Yönetmelik hükümlerinde belirlenen sınırlarda hareket kabiliyeti ve motor becerilere sahip olmadığı gerekçesiyle ''sürücü olamaz'' kararı verildiği anlaşılmaktadır. Davalı idareler savunmalarında Yönetmelik hazırlanma aşamasında Avrupa Birliği müktesebatı incelenerek çevirisi yapıldığını; çevirisi yapılan mevzuat öğretim üyesi düzeyinde katılımcının yer aldığı her bir branş için ayrı ayrı bilimsel komisyon oluşturularak mevzuat ülkemiz şartlarına uygun hale getirildiğini ayrıca sağlık rapor formatı ve düzenleme esaslarına dair çalıştay düzenlenerek çalışmaya nihai şekli verildiğini, yapılan değişiklik öncesinde kişinin sürücü olup olamayacağı yönünde değerlendirme yapılarak sürücü olup olamayacağı, özel tertibatlı araç kullanıp kullanamayacağı ve hangi tür tertibat gerektiği, engele bağlı sağlık kurulu raporu düzenlenmesi aşamasında belirlenmekte iken Yönetmelik değişikliğinden sonra özel tertibatlı aracın modifikasyonlarının belirlenmesi işlemi "Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları İle Muayenelerine Dair Yönetmelik" hükümleri kapsamında yürütülmeye başlandığını, özel tertibatlı araç kullanıp kullanamayacaklarına ilgili uzman tabip/tabiplerin karar verdiğini, Yönetmeliğin 4'üncü maddesinin sekizinci fıkrası hükmü kapsamında İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde kişi adına düzenlenen sağlık raporunda belirtilen tanı ile ilgili branş uzmanı/uzmanları ve valilikçe kamu kurum/kuruluşlarından veya ilgili meslek odalarından görevlendirilecek bir makine ve elektrik mühendisinden oluşturulan komisyon tarafından özel tertibat kod numarası ile hangi sınıf sürücü belgesi alabileceğinin belirlendiğini belirtmektedir. Trafik güvenliği, diğer vatandaşlar ve kişinin kendi hayatı bakımdan tıbben risk oluşturması nedeniyle sağlık yönünden belli şartların aranması gerektiği açık olup düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davacının engellilik oranının %75 olarak belirlenmiş olması ve bu oranın da sürücü belgesi almasına engel teşkil ettiği anlaşıldığından işlem yönünden de hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 14/05/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ... ve davalı Sağlık Bakanlığı vekili Av. ... ve davalı İçişleri Bakanlığı vekili Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısı ...'un mazeretinin Başsavcılıkça bildirilmesi nedeniyle savcı görüşünün sunulması için Danıştay Savcısı ...'nun hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Duruşma esnasında Eşit Haklar İzleme Derneği vekili Av. ...'ın davaya katılma talebi içeren dilekçe sunduğu, sonrasında 15/05/2025 tarihinde Görme Engelli Evrensel Hukukçular Derneği vekili Av. ... tarafından davaya katılma dilekçesi gönderildiği, dosyaya ilişkin usulü işlemler tamamlanarak Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 41. maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak hazırlanan Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin; 29/12/2015 tarih ve 29577 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile değişik "Kas iskelet sistemi muayenesine ilişkin esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında; "(1) Eklem hareketlerinden; a) Vertebra (boyun ve bel) hareketleri, kişinin baş ve boynunu arkaya döndürmesini ve bakmasını %50’den fazla engelleyen boyun vertebra ve boyun bölgesi hastalıklarında sürücü belgesi verilmez. Lumbal vertebra eğilme ve dönme hareketlerini %75’den fazla engelleyen durumlarda da sürücü belgesi verilmez. b) Diğer eklem hareketleri, her iki omuz ve/veya dirsek artrodezinde veya fonksiyonel olmayan ankilozlarında sürücü belgesi verilmez. Simetriği sağlam olan tek büyük eklem ankiloz veya atrodezinde, ortopedi ve travmatoloji ve/veya fizik tedavi rehabilitasyon uzmanının raporu ile birinci grup sürücü belgesi sınıfları verilebilir. Ancak bu belgelerle iki tekerlekli motorlu araçlar kullanılamaz. c) El eklemleri, her iki elin baş ve işaret parmaklarının hareketlerinin % 75’ten fazla kaybında ortopedi ve travmatoloji ve/veya fizik tedavi rehabilitasyon uzmanı raporu ile birinci grup sürücü belgesi sınıfları verilebilir. Ancak bu belgelerle iki tekerlekli motorlu araçlar kullanılamaz. Bundan daha az hareket sınırlılığı yapan el parmaklarında fonksiyonel durumdaki ankiloz ve artrodezlerde ortopedi uzmanı ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanının raporu ile birinci grup sürücü belgesi sınıfları verilebilir. Bir eldeki baş ve işaret parmağı dışındaki iki parmaktaki ankilozlarda ikinci grup sürücü belgesi sınıfları verilemez." hükmü yer almakta olup, işbu dava 8. maddenin 1. fıkrasının (a) bendi ile bu Yönetmelik maddesine dayanılarak davacı hakkında tesis edilen T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ... tarih ve ... numaralı "Sürücü Olamaz" açıklamalı raporunun iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Sürücü adaylarında aranacak şartlar" başlıklı 41. maddesinin 1. fıkrasında; "Sürücü belgesi alacakların; a) Yönetmelikte belirlenen yaş ve deneyim şartlarını taşımaları, b) Öğrenim durumu itibarıyla en az ilkokul düzeyinde eğitim almış olmaları, c) İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikte belirlenen sağlık şartlarını taşımaları, d) Sürücü kurslarında teorik ve uygulamalı eğitimini tamamlayıp sürücü sınavlarını başararak, motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almış olmaları, e) Adli sicilinde, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 188, 190 ve 191 inci maddeleri, 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 4 üncü maddesinin yedinci fıkrası, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin ikinci ve takip eden fıkralarında belirtilen suçlardan hüküm giydiğine dair kayıt bulunmaması, f) Önceden verilmiş aynı sınıf bir başka sürücü belgesinin bulunmaması, g) Başka sınıf sürücü belgesi alabilmek için, daha önce verilmiş ancak geri alınmış olan sürücü belgesinin bu Kanunda öngörülen şartlar yerine getirildiği için sahibine iade edilmiş olması zorunludur." hükmü, 2. fıkrasında; "Sürücüler ile sürücü adaylarının hangi şartlarda ve hangi sınıf sürücü belgesi alabilecekleri ile bunların araç kullanma şartları, kullanılabilecek araçların niteliklerine ve sağlık şartlarına dair usul ve esaslar İçişleri ve Sağlık bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır.
26/09/2006 tarih ve 26301 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmeliğin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, sürücü adayları ve sürücülerde aranacak sağlık şartları ile muayenelerine dair usul ve esasları belirlemektir." hükmüne, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Yönetmelik hükümleri, sürücü adayları ve sürücülerin sağlık şartları ve muayeneleri ile ilgili hususları kapsar." hükmüne, "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Yönetmelik, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 41 inci maddesinin (Değişik ibare:RG-29/12/2015-29577) ikinci fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır." hükmüne, aynı Yönetmeliğin "Kas iskelet sistemi muayenesine ilişkin esaslar" başlıklı 8. maddesinde; "(Başlığı ile birlikte Değişik: RG-29/12/2015-29577) 1) Eklem hareketlerinden; a) Vertebra (boyun ve bel) hareketleri, kişinin baş ve boynunu arkaya döndürmesini ve bakmasını %50’den fazla engelleyen boyun vertebra ve boyun bölgesi hastalıklarında sürücü belgesi verilmez. Lumbal vertebra eğilme ve dönme hareketlerini %75’den fazla engelleyen durumlarda da sürücü belgesi verilmez. ... (3) Kas, tendon ve bağ lezyonlarının kalça, diz ve ayak bileği eklemlerini veya bu eklemleri oluşturan kemik hareketlerini % 50’den az bozduğu ortopedi ve travmatoloji veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanınca belirlenenlere birinci grup sürücü belgesi sınıfları verilir. Ancak bu bentte belirtilen sürücü belgeleri ile iki tekerlekli motorlu araçlar kullanılamaz. Bunun dışındaki durumlarda, ortopedi ve travmatoloji ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanının vereceği rapora göre işlem yapılır. (4) Sürücü/sürücü adayının sağlık şartları nedeniyle araç kullanması belirli şartlara (ortez-protez) bağlanmış ise tanı, gerekli ise kontrolün süresi, sürücü belgesi sınıfı ve özel tertibatlı araç kullanabileceği belirtilerek kod yazılmadan 4 üncü maddenin sekizinci fıkrası kapsamında oluşturulan komisyona sevk edilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi:
USUL YÖNÜNDEN: Davalı Sağlık Bakanlığı'nın davanın süresinde açılmadığına yönelik iddiası, davacının Kamu Denetçiliği Kurumuna yaptığı başvuru üzerine kendisine tebliğ edilen dava açma süresi bildirimine uygun, süresinde dava açtığı görüldüğünden, yerinde bulunmayarak davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
ESAS YÖNÜNDEN: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 41. maddesinde; sürücü belgesi alacakların İçişleri ve Sağlık Bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikte belirlenen sağlık şartlarını taşımalarının zorunlu olduğu, sürücüler ile sürücü adaylarının hangi şartlarda ve hangi sınıf sürücü belgesi alabilecekleri ile bunların araç kullanma şartları, kullanılabilecek araçların niteliklerine ve sağlık şartlarına dair usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği ve sözü edilen Yönetmeliğin İçişleri ve Sağlık Bakanlıklarınca müştereken hazırlanarak yürürlüğe konulacağı hüküm altına alınmıştır.
Alıntısı yapılan Kanun hükmüne dayanılarak Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik yürürlüğe konulmuştur. Hukuk devletinin gerekleri arasında yer alan kanuni idare ilkesinin görünümlerinden biri olan düzenli idare ilkesi; idarenin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları tüzük yönetmelik gibi idari metinlerle objektif bir şekilde düzenlemesini gerektirmektedir. İdarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları da açıktır. Mevzuat belirleme tekniği açısından da, idarenin Kanunla kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bir başka ifadeyle Kanunun uygulanmasını sağlamak amacıyla yönetmelikler ihdas ederken; bu görevlerin gerektirdiği teknik detayların belirlenmesi noktasında da takdir hakkına sahip olduğu ancak bu takdir hakkının keyfiyeti ifade etmediği açık olup, kamu yararı ve düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır. Bilindiği gibi; normlar hiyerarşisinde kanunlardan sonra gelen yönetmelikler bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanır ve kanun hükümlerine açıklık getirilmesi suretiyle bu kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenleme soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içermektedir. Anılan sistem de bir üst norm bir alt norma oranla daha genel ve soyut ifadeler taşımakta, bir alt norm ise daha özel ve somut ifadelerle bir üst normun ne amaçlamak istediğini somut olarak ortaya koymaktadır. Bu bağlamda dava konusu Yönetmelikte, sürücü adaylarının sağlık şartları yönünden sahip olması gereken nitelikler konusunda düzenlemeler yapılmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin kas iskelet sistemi muayenesine ilişkin esasları düzenleyen 8. maddesinde tabipler tarafından yapılacak muayene sonrasında hangi sınıf sürücü belgesinin verilebileceği, bu belgeler için verilecek raporlarda dikkate alınacak kriterler (omuz ve/veya dirsek antrodezi; el eklemlerinin, her iki elin baş ve işaret parmağının hareket kısıtlılığı gibi) düzenlenmiştir. Trafik kazalarının en önemli nedenlerinden olan sürücü hatalarının en az seviyeye indirilebilmesi için sağlık şartları yönünden sürücü adaylarının ve sürücülerin iyi bir kontrolden geçmesine yönelik olarak mevzuatta gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Nitekim, 10/05/2012 tarihli ve 28288 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6299 sayılı Kanun'la katılmamız uygun bulunan ve 22/01/2014 tarihinde yürürlüğe giren Karayolu Trafiği Konvansiyonu'nun 41. maddesinde de sürücü belgesinin alınması için gereken tıbbi şartların iç mevzuatta belirlenmesi gerektiği özellikle vurgulanmıştır. Bu nedenlerle; gerçekte sağlık şartları yönünden sürücü olamayacak bir kimseye sürücü olabilir şeklinde rapor verilmesinin önüne geçmek amacıyla yürürlüğe konulan ve trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla tabip tarafından yapılacak muayenede, kişinin baş ve boyun hareketlerini kısıtlayan hastalıklara sahip olması durumunda sürücü belgesi verilmeyeceğine ilişkin düzenlenen Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak düzenlendiği sonucuna varılmıştır. Dava Konusu Bireysel İşlemin İncelenmesi: 2013 yılında aldığı B sınıfı ehliyeti bulunan davacının, ehliyetini yenileme sürecinde yaptığı başvuru üzerine, İstanbul Çekmeköy ... Nolu Aile Hekimliğinin 04/06/2021 tarihli Beyin ve Sinir Cerrahisi branşında uzman hekim muayenesi gerektiğine dair görüş bildirir raporu nedeniyle davacı TC Sağlık Bakanlığı Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanı ile Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanı tarafından muayene edilmiş ve Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanı doktor tarafından "komisyona sevk", Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanı doktor tarafından "sürücü olamaz" kanaatini içeren 18/06/2021 tarihli "sürücü olamaz" raporu düzenlenmiş, bu rapora yapılan itiraz üzerine TC Sağlık Bakanlığı İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından dava konusu edilen 01/09/2021 tarihli "sürücü olamaz" raporu verilmiştir. Dava konusu bu rapor üzerine davacı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine, Kamu Denetçiliği Kurumuna ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna, Arnold Chiari (Beyincik sarkması) rahatsızlığına sahip engelli bir birey olarak sürücü olamayacağı yönünde verilen sağlık kurulu raporunun engellilik temelinde ayrımcılığa yol açtığı ve konuya ilişkin makul düzenlemelerin yapılmadığı, mevcut düzenlemelerin hak kaybına yol açtığına yönelik başvuruda bulunmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu 09/06/2022 karar tarihli Başvuru No:2021/16615 sayılı tavsiye kararını, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu ise ... tarih ... sayılı ayrımcılık yasağı ihlali yapıldığına dair kurul kararını vermiştir. Her iki kurumun kararında da atıf yapılan ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'nun davacı/başvuru sahibi hakkında bilirkişi incelemesi yapılması talebi üzerine İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Rektörlüğü tarafından resen görevlendirilen bir Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı, bir Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanı ve bir Makine Mühendisi öğretim görevlisinden oluşan bilirkişi komisyonunun doktor üyeleri tarafından, davacı/başvuru sahibi muayene edilmiş, mevcut film ve raporları incelenerek davacı/başvuru sahibi hakkında 08/03/2022 tarihli ortak mütalaaları: "...nörolojik açıdan sürücü olmasına engel bir muayene bulgusunun olmadığı, ancak geçirdiği ameliyat sonrası boyun hareketlerinde olan kısıtlılık sebebiyle hastanın aracın dikiz aynası, yan aynalar ve arkaya dönüş problemleri yaşayabileceği, anlık reflekslerinde sorun olabileceği ve dolayısıyla kör noktalar konusunda sorun yaşayabileceğidir. Bunun için ...'in ancak yukarıda bahsedilen sistemlerin olduğu modifiye edilmiş otomatik vitesli bir araç kullanmak şartı ile sürücü belgesi alabileceği" şeklinde bilirkişi raporu düzenlenmiştir. Bu durumda; daha önce B sınıfı ehliyeti bulunan davacı hakkında tesis edilen dava konusu bireysel işlem olan 01/09/2021 tarihli "sürücü olamaz" Sağlık Kurulu Raporu ile 08/03/2022 tarihli İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Rektörlüğü tarafından görevlendirilen Bilirkişi Komisyonu'nun "modifiye edilmiş otomatik vitesli bir araç kullanmak şartı ile sürücü belgesi alabileceği" yönündeki Bilirkişi Raporu arasında çelişki oluştuğu görülmüştür. Davacının hak kaybına uğramaması ve söz konusu çelişkinin de giderilebilmesi için davacının sağlık durumunu gösterir yeni tarihli bir rapor alınarak ehliyet yenilemeye yönelik talebinin tekrar değerlendirilmesini temin için dava konusu bireysel işlemin iptali gerektiğine karar verilmiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin iptali isteminin REDDİNE oybirliği ile, 2. T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ... tarih ve ... numaralı "Sürücü Olamaz" açıklamalı raporunun İPTALİNE oyçokluğu ile 3. Dava kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin ...TL'sinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen... TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 6. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/11/2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
(X) Dava, davacı tarafından, kendisine sürücü belgesi verilmesini engelleyen; "Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik"in 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile bu Yönetmelik maddesine dayanılarak hakkında tesis edilen T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ... tarih ve ... numaralı "Sürücü Olamaz" açıklamalı raporunun iptali istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden; davacının Arnold Chiari Sendromu nedeniyle operasyon geçirdiği, 2013 yılında B sınıfı ehliyet aldığı, 2021 yılında ehliyetini yenilemek üzere yaptığı başvuru sonucu engellilik oranının dava konusu "Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik"in 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi hükümlerine göre belirlenen sınırda olmaması ve hareket kabiliyeti ile motor becerilere sahip olmadığından hakkında dava konusu "sürücü olamaz" raporu düzenlendiği görülmüştür. Bu durumda, ülkemizde trafik güvenliğinin sağlanması ve yaşanan kazaların önüne geçilebilmesi amacıyla yapılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı dikkate alındığında, bu düzenlemeye uygun sağlık şartlarını taşımayan davacı hakkında tesis edilen bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, bireysel işlem yönünden de davanın reddi gerektiği gerekçesiyle bireysel işlemin iptali yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
MÜDAHALE İSTEMLERİNİN REDDİ KARARI
Davacı ... vekili Av. Serhat Işık tarafından, "Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik"in 8. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ile; bu Yönetmelik maddesine dayanılarak davacı hakkında tesis edilen Sağlık Bakanlığı İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ... tarih ve ... numaralı "Sürücü Olamaz" açıklamalı raporunun iptali istemiyle ... Bakanlığı ile ... Bakanlığına karşı açılan davada; 14/05/2025 tarihli dilekçe ile Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, 15/05/2025 tarihli dilekçe ile Görme Engelli Evrensel Hukukçular Derneği tarafından, davacı yanında davaya katılma talebinde bulunulduğu görüldüğünden, işin gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, üçüncü kişilerin davaya katılması konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanunun 66. maddesinde, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukukî yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'î müdahil olarak davada yer alabileceği; 67. maddesinde ise, müdahale talebinde bulunan üçüncü kişinin, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvuracağı ve müdahale dilekçesinin davanın taraflarına tebliğ edileceği, mahkemenin, gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi de dinlemek üzere davet edeceği ve gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında bir karar vereceği kuralı yer almıştır. Davaya müdahale kurumu, dava açma hakkı yerine kullanılan seçimlik bir hak ya da dava süresi geçirilen hallerde üçüncü kişiye mahkeme önünde iddia ve savunmada bulunma fırsatı verilmesini öngören bir kurum niteliği taşımamaktadır. Bu itibarla, üçüncü kişinin görülmekte olan bir idari davaya taraflardan biri yanında katılabilmesi, tarafı olmadığı bir davanın, yanında katılmak istediği tarafın aleyhine sonuçlanmasına bağlı olarak hakkı veya borcunun etkilenmesi ve bununla birlikte davaya katılmak isteyen üçüncü kişinin, uyuşmazlığın doğrudan tarafı olmadığı için tek başına dava açma hakkından yoksun olması koşullarının varlığına bağlı bulunmaktadır. Buna göre; müdahale isteminde bulunan Görme Engelli Evrensel Hukukçular Derneğinin düzenleyici işleme karşı tek başına dava açma hakkına sahip olduğu açık olup her iki dernek yönünden davacı yanında davaya müdahale şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, Kanunda yer alan koşulların oluşmadığı anlaşıldığından, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği ve Görme Engelli Evrensel Hukukçular Derneği'nin davacı yanında davaya katılma istemlerinin reddine, 07/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.