Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/14577 E. 2026/4782 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/14577
Karar No
2026/4782
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/42 Esas, 2025/831 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.02.2025 tarihli ve 2025/42 Esas, 2025/831 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 31.10.2024 tarihli ve 2024/13157 Esas, 2024/8244 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ve 2016/710 Esas, 2018/337 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 31.10.2024 tarihli ve 2024/13157 Esas, 2024/8244 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolunun belirtilmemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.02.2025 tarihli ve 2025/42 Esas, 2025/831 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1-10, 62, 53. ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanık hakkında verilen 17.08.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir kanun yolu bildirimi yapılmadığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı bu nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına karar vermesi gerekirken, direnme kararı verip sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın suç işleme kastı olmadığına, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz yolunun belirtilmemesi sebebiyle kovuşturma şartının oluşmadığına, sanığın üzerindeki uyuşturucu maddeyi teslim etmesi sebebi ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ayrıca dava zamanaşımının gerçekleştiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.08.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresi, sürenin ne zaman başlayacağı ve itiraz kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararın kesinleşeceğinin açıkça gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, tebliğ edilmediği, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden verilen direnme kararı yerinde görülmemiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 31.10.2024 tarihli ve 2024/13157 Esas, 2024/8244 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 08.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/14577, K. 2026/4782, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-14577-e-2026-4782-k-3bd7a111f0f1