Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/799 E. 2026/7477 K. – Özel Belgede

Konu: Özel Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/799
Karar No
2026/7477
Karar Tarihi
Konu
Özel Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/4559 Değişik İş SUÇ : Özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2025 tarihli ve 2024/16834 Soruşturma, 2025/5215 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Düzce 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 12.08.2025 tarihli ve 2025/4559 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 12.08.2025'te kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 26.12.2025 tarihli ve 2025/38209 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2710 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2710 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle, müvekkili aleyhine İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2022/34991 sayılı dosyası ile 2.000.000,00 Türk lirası bedelli icra takibi başlatıldığını, sözleşmedeki imzaların müvekkillerine ait olmadığını iddia ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "yapılan araştırmada, şüphelilerin alınan ifadelerinde üzerilerine atılı suçlamayı kabul etmediklerini beyan ettikleri, 11/09/2024 tarihli bilirkişi raporu ile soruşturmaya konu protokol üzerindeki imzanın müşteki ...'ın eli ürünü olduğunun, 26/06/2025 tarihli bilirkişi raporu ile soruşturmaya konu protokol üzerindeki imzaların müştekiler ... ve ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, şüphelilerin üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair tanık beyanı ya da başkaca bir delile de rastlanılamadığı, bu aşamada şüphelilerin üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair kamu davası açılması için yeterli nitelikte delil elde edilemediği" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; dosyada mevcut 11.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda, müşteki ... adına atılan imzanın kendi eli ürünü olmadığı, müşteki ... adına atılan imzanın kendi eli ürünü olduğu belirtilmesine karşın; 26.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda, müşteki ... adına atılan imzanın kendi eli ürünü olduğu, müşteki ... adına atılan imzanın kendi eli ürünü olduğu belirtildiğinden, raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 22/06/2023 tarihli ve 2022/10503 esas, 2023/4457 sayılı "15.07.2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin (4 sayılı Kararname) "Adli Tıp Üst Kurullarının Görevleri" kenar başlıklı 16 ncı maddesinin 2. fıkrası “ Fizik İhtisas Dairesi ve Trafik İhtisas Dairesinin raporları Adlî Tıp Üst Kurullarında incelemeye alınamaz. Bu dairelerden birinin verdiği raporlar ile diğer bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması hâlinde mahkeme veya Cumhuriyet savcılıklarınca gerekçesi belirtilmek suretiyle talep edilmesi üzerine raporlar, ilgili ihtisas dairesinin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kararlar katılanların oy çokluğuyla alınır, eşitlik hâlinde başkanın bulunduğu taraf oy çokluğunu sağlamış olur.” düzenlemesini içermektedir. ...Bu itibarla Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesince düzenlenen 09.11.2021 tarihli bilirkişi raporu ile dosya kapsamındaki diğer bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu açıktır. (aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.04.2023 tarihli ve 2022/12-332 Esas - 2023/358 Karar sayılı kararı) O halde İlk Derece Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalara ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.04.2023 tarihli ve 2022/12-332 Esas - 2023/358 Karar sayılı kararında benimsenen ilkelere göre, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince, takibe dayanak bono üzerindeki keşideci imzasının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenmesi ve bu suretle alınacak bilirkişi raporu da değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığa çözüm getirecek nitelikte bulunmayan raporlar hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi ve borçlunun istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir." şeklindeki kararı da gözetilerek, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkması için, şüphelilerin tamamının imza yazı ve rakam örnekleri alınarak Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinden senet üzerindeki imza ve parmak izinin öncelikle müştekilere ait olup olmadığı, müştekilere ait değil ise, şüphelilere ait olup olmadığı yönünde inceleme yaptırılarak sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçilerden ... ile aralarında ticari ilişki bulunan şüphelilerin, şikâyetçi aleyhine İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2022/34991 sayılı dosyası kapsamında haksız olarak ilamsız icra takibinde bulunduklarının, devamında bu takibin iptaline yönelik olarak açılan hukuk davalarında da, şikâyetçiler tarafından imzalanmış gibi görünen 06.03.2020 tarihli sahte bir protokolü delil olarak mahkemeye ibraz etmek suretiyle kullandıklarının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; dosyada mevcut bilirkişi raporları arasında suça konu belgedeki imzanın şikâyetçiye aidiyeti yönünden farklı görüşler bulunduğu tespit edilmekle, belgenin T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesine gönderilmesi suretiyle yeniden bilirkişi raporu alınması, bu protokolden kaynaklanan tüm icra/hukuk dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, dosyada adı geçen Av. ... celbi ile 5271 sayılı Kanun'un 46/1-a. maddesi uyarınca yasal hakları hatırlatılarak olayla ilgili tanık sıfatıyla bilgisine başvurulmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, "...26/06/2025 tarihli bilirkişi raporu ile soruşturmaya konu protokol üzerindeki imzaların müştekiler ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, şüphelilerin üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair tanık beyanı ya da başkaca bir delile de rastlanılamadığı, bu aşamada şüphelilerin üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair kamu davası açılması için yeterli nitelikte delil elde edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Düzce 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 12.08.2025 tarihli ve 2025/4559 Değişik İş sayılı kararının,, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/799, K. 2026/7477, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-799-e-2026-7477-k-b01ba7426d6a