Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/433 E. 2026/901 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/433
Karar No
2026/901
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/433 KARAR NO : 2026/901

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.02.2026 NUMARASI : 2025/927 E. - 2026/95 K. DAVANIN KONUSU : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 06.10.2025 KARAR TARİHİ : 21.05.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21.05.2026

İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.02.2026 tarih 2025/927 E. - 2026/95 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacılar vekili, müvekkili şirketin hissedarı ...'ın evine hırsız girmesi sebebiyle şirkete ait karar defteri ve ortak pay defterinin çalındığını, dava konusu defterlerin 04/10/2025 veya 05/10/2025 tarihlerinde çalındığını, müvekkilinin durumu fark eder etmez polis merkezi amirliğine gidip şikayetçi olduğunu belirterek müvekkili şirkete ait karar defteri ve ortak pay defteri müvekkil şirket hissedarının tüm özen ve dikkatine rağmen kendi ikamet ettiği evinden çalındığından zayi olan şirket karar defteri ve ortak pay defterinin tespiti ve zayi belgesinin verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacılardan ...'ın, defterleri zayi olduğu iddia olunan diğer davacı şirketin ortağı ve şirket yetkilisi sıfatıyla eldeki davayı davacı şirket adına değil; kendi adına açtığı, bu haliyle eldeki davada aktif husumeti bulunmadığı, diğer davacı şirket ile davayı açan vekil arasında da vekalet ilişkisi bulunmadığı, ayrıca TTK'nun 82/7. maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davacı ... Şti yönünden davanın HMK md. 114/1-f'de aranan dava şartı yokluğu nedeniyle; davacı ... yönünden ise aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, yerel mahkemece davacı .... Şti yönünden; davanın HMK 114/1-f maddesinde aranan dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de, mahkemece öncelikle dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için öncelikle kesin süre verilmesi gerektiğini, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemesi halinde davayı dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddedilebileceğini, zira dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için HMK m.115/2'de açıkça yer aldığı üzere kesin süre verilmesi gerektiğini, mahkemece vekile vekaletname aslını sunması için kesin süre verilmesi gerektiğini, olay tarihinden itibaren 30 gün içinde zayi iddiasıyla başvurulmadığı iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, davanın süresi içerisinde açıldığını belirtmiştir. GEREKÇE :Dava, TTK'nun 82/7. Maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacı ... Şti yönünden HMK 114/1-f maddesi uyarınca vekilin vekâletinin bulunmasına ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, davacı ... yönünden ise aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 05.07.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesine göre; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa; tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren, otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Maddede düzenlenen otuz günlük süre hak düşürücü süredir. Somut olayda, davacı şirketin dava tarihi itibarıyla ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, davacılardan ..., defterleri zayi olduğu iddia olunan davacı şirketin ortağı ve şirket yetkilisi ise de, eldeki davayı davacı şirket adına değil; kendi adına açtığından davada aktif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle bu davacı yönünden aktif husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Diğer taraftan, HMK'nun 114/1-f maddesinde vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması dava şartı olarak düzenlenmiş olup, HMK’nun 115/2. maddesi uyarınca söz konusu dava şartı eksikliği tamamlanabilir bir eksiklik olduğundan, davacı şirket yönünden HMK’nun 74. Maddesi uyarınca vekâletname ibraz etmesi için vekile kesin süre verilmesi, verilen kesin süre beklenildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ise de, karardan sonda davacı şirket vekilince söz konusu vekaletname eksikliğinin giderildiği anlaşılmakla davanın esastan incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Davacıların, şirket ticari defterlerinin davacı şirketi ortağı ve yetkilisi olan davacı ...'ın evinde bulunduğu sırada hırsızlık sonucu çalındığını iddia ederek zayi belgesi verilmesi talebinde bulundukları, dosya kapsamından davacı şirket ortağı olan ...'ın ikamet adresi ile davacı şirket merkezinin farklı adresler olduğunun anlaşıldığı, şirket ticari defterlerinin davacı ...'ın ikametine taşınarak burada saklanacağı yönünde dosyaya sunulan herhangi bir karar, taşımaya ilişkin tutulan herhangi bir kayıt veya tutanağın bulunmadığı, şirket defterlerinin şirket merkez adresi dışında, şirket ortağının ikametinde muhafaza edilmesinin hayatın olağan akışına da uygun düşmediği, davacı şirketin tacir olup TTK hükümleri uyarınca işlerini yapmakta ve belgelerini saklamakta gerekli dikkat ve özeni göstermesi ve basiretli davranması gerektiği, kaybolma nedeni olarak ileri sürülen evden hırsızlık olayında tacir olan davacı şirketin defterlerinin şirket merkez adresi dışında şirket ortağının ikametinde bulundurarak, defterlerin saklanması hususunda basiretli davranmadığı, dolayısıyla somut olayda TTK'nun 82/7 maddesinde aranan şartların somut olayda gerçekleştiğinin kanıtlanamadığı değerledirilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.02.2026 tarih 2025/927 E. - 2026/95 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davacı ... Şti tarafından açılan davanın ESASTAN REDDİNE, Davacı ... tarafından açılan davanın HMK'nun 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince aktif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 3-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/433, K. 2026/901, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-433-e-2026-901-k-b746ed4567d6