İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/638 E. 2026/453 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/638
- Karar No
- 2026/453
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/638 Esas KARAR NO : 2026/453
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/08/2025 KARAR TARİHİ : 13/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı dünyaca ünlü ... ve altyapı sağlayıcısı ...’nin Türkiye’deki iştiraki olduğunu, davacı ... ile yaptığı sözleşme çerçevesinde ... Bölgelerinde fiberoptik kablolama işlerini üstlendiğini, davalı ise, bu projelerde davacının taşeronu olarak yer aldığını, davacı ... şirketinin benzer nitelikte anahtar teslim olarak verdiği projeler kapsamında, Yüklenici/Davalının taraflar arasındaki sözleşmede, yirmi yıl süreyle, güzergah üzerindeki tüm geçiş hakkı izinlerin Yüklenici/Davalı tarafından alınması gerektiği, sözleşmeye ve usulüne uygun bir şekilde geçiş izinlerinin alınmadığı, dava konusu geçiş ücretlerinin Yüklenici/Davalı şirketin sorumluluğunda bulunduğu ve sunulan belgeler ile Yüklenici/Davalı tarafından ödenmesi gereken bedellerin Davacı/İş Sahibi ... tarafından ödendiği sabit olduğundan düzenlenen işi anahtar teslim olarak alan Yüklenici/Davalı Şirket tarafından ödenmesi gerektiğinden bahisle davaların kabulüne karar verildiğini, anahtar teslim işin gereği ve Sözleşme hükümleri uyarınca Davalı projenin yerine getirilmesi için bütün izin, onay, lisans gibi hususları gerekli kurum ve kişilerden alması gerektiğini, taraflar arasındaki Sözleşme’nin 9.2 maddesi gereğince tüm idari giderler, sözleşme bedeline dahil olduğunu, tüm bunlar karşısında yine ... (İş Tanımı) 5.4 ve 5.5 maddesine göre, Yüklenicinin teklif aşamasında gerekli keşif çalışmasını yaparak koordinatları verilen lokasyonların doğruluğunu teyit etmekle mükellef olduğu ve verilen koordinatların yanlış olmasından kaynaklı oluşabilecek her türlü maliyetin Yükleniciye ait olduğu hüküm altına alındığını, projelerin kesin kabulü yapılmış olsa bile, davalının garanti süresi boyunca geçiş haklarından kaynaklı oluşabilecek problemler üzerindeki sorumluluğu ortadan kalkmadığını, İş sahibi ...’a ve idari kurumlara karşı yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda kalan davacıyla söz konusu geçiş hakkı bedelini Davalı adına ödemek zorunda kalındığını, ödenen tutar, gecikme faizleri ile birlikte takip tarihinde 525.892,43 TL olup, tamamen davalının sorumluluğunda olduğunu, dava konusu proje özü itibarıyla kablo döşeme işi olduğundan, geçiş bedelleri son derece kritik bir öneme haizdir ve bu husus son derece detaylı şekilde düzenlendiğini, fakat Davacı üstlendiği Geçiş Hakkı izinlerinin alınmasına ilişkin yükümlülükleri yerine getirmediğini, davacı şirketçe Kırıkkale İli’nde sürdürülen projelere ilişkin geçiş hakkı bedelleri için ...’ne ödenen tutarın rücusu istemli Davalı şirkete karşı .... İcra Müdürlüğü 2025/ ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, fakat işbu ödeme emrine haksız şekilde itiraz edildiğinden, eldeki itirazın iptali davasının ikamesi zaruri hale geldiğini, davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü, 2025/... E. dosyaya Davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, alacağın belirlenebilir, likit ve Davalı'nın icra takibine haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğinden Davalı/Borçlu yan aleyhine olacak şekilde davacı şirket lehine alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin haksız Davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; dava dilekçesinin 27. Maddesinde sözleşme eki ... dokumanı 5.4, 5.5 maddelerinden bahsederek verilen koordinat, lokasyon ve ek maliyetlerden sorumluluğun davalıya ait olduğu iddia edilmişse de sözleşme eki ... dokumanında olduğu iddia edilen 5.4 ve 5.5 maddeleri olmadığını, buna göre, olmayan sözleşme hükümlerine atıfla davalıya yıkılmak istenilen sorumluluklar davacıya ait olduğunu, davalı ... firması, sözleşmeye göre, davacı ve iş ortağı ... adına vekaletle hareket ederek geçiş izni almak zorunda olduğu kurumlar arasında olmamasına rağmen, işin aksamadan ilerlemesi için haricen takip etmiş, gerekli protokolleri tanzim ettirmiş, Orman İşletme Müdürlüğüne gerektiğinde gitmiş, mail ile yazışmalar yapmış ve fakat davacı ve ... yetkilileri zamanında kesin izin taahhütnamesini imza etmedikleri için bu taahhütnamede belirtilen sürede izinler iptal edilmiş, dolayısıyla geçiş hakkı bedeli ödenemediğini, kamu kurumlarıyla yapılan geçiş izni protokolleri bizzat ... firması tarafından imza edildiğini, davalı yıllar içerisinde defalarca izin çıkarttırmış ancak davacı ve ortağının kayıtsızlığı ile bu izinler kadük kaldığını, bu yazışmalar da temin edildiğinde sunulacağını, davalının bir sorumluluğu olmadığını, dava harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılması ile mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın reddini, kötü niyetli davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 273.502,28- TL asıl alacak ve 252.390,15-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 525.892,43-TL borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 05/07/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 30/06/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi heyetinin 23/03/2026 tarihli raporunda özetle; Mali İnceleme Açısından Sonuç ve Kanaat; Davacının 2022 yılı, Davalının 2013, 2014 ve 2022 yılları defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, ibraz edilen yasal defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK’nın 64. Maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, sahipleri lehine delil niteliklerinin bulunduğu, Taraflar arasında 27.05.2013 tarihinde, Davacı ... ... Dış Tic. Ltd. Şti.’nin “İş Sahibi”, davalı ... Telekominikasyon İnşaat Taahhüt Elektronik Proje Danışmanlık San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ise “Yüklenici” olduğu, “... ... Şehirlerarası ... Projesi” kapsamında “Anahtar Teslim Yüklenici Sözleşmesi” imzalanmış olduğu, Davalının bu projeyi tamamlamış olduğu, bu proje hesaplarında Davacıya 08.11.2013 tarihli, ... nolu, 106.683,81TL tutarlı ve 13.12.2013 tarihli, ... nolu, 714.886,55TL tutarlı “... Şehirlerarası ... Projesi Geçiş Hakkı Bedeli” açıklamalı 2 adet fatura düzenleyerek Davacı cari hesabına borç kaydetmiş olduğu, bu fatura tutarları dahil projeye ait tüm hakedişlerinin bedelini tahsil etmiş olduğu, Teminat mektuplarını iade almış olduğu, Davalının ticari defterlerinde 31.12.2014 tarihi itibari ile Davacının borç/alacak bakiyesi bulunmadığı, Davalının 2022 yılı ticari defter kayıtlarında, Davacı ile cari hesap ilişkisinin devam etmiş olduğu, Davalının ticari defter kayıtlarında Davacının 30.09.2022 tarihinde ... aracılığı ile ... OBM Özel Bütçe Muhasebe hesabına yapmış olduğu 273.502,28 TL ödemeye ait bir kaydın bulunmadığı, Davacının işbu proje dönemine ait 2013, 2014 yılları ticari defter ve belgelerini imha etmiş olduğu için ibraz edemediği, Davacının 30.09.2022 tarihinde ... aracılığı ile ... OBM Özel Bütçe Muhasebe hesabına 273.502,28 TL ödeme yapmış olduğu, dava konusu bu ödeme için Davalıya fatura, dekont vb. Herhangi bir evrak düzenlememiş olduğu ve de Davalı hesaplarına kaydetmemiş olduğu, Dosya münderecatına göre davacının davalıdan alacağı bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Teknik İnceleme Açısından Sonuç ve Kanaat: Taraflar arasında akdedilen sözleşmede Madde 2.6 ile Madde 9.2 de; “ 2.6 Yüklenici, Proje'nin ifası için ve kanun, düzenleme ve uygulamalar uyarınca gerekli olan tüm onay, izin, lisans ve çalışma izinlerini, masrafları kendisine ait olarak edinecektir. Bu hüküm, idare, Belediye veya diğer üçüncü şahısların inşaat mevzuatı veya şehir planlama düzenlemeleri ile ilgili her türlü izin, lisans veya onayı da kapsar. Ancak, Yüklenicinin, yukarıda bahsi geçenlere ek olarak, ... veya Proje Sahibi adına izin vermesi gerekirse, böyle bir izin verme Ek 1 Proje'nin Kapsamı'nda tanımlanmalıdır. 9.2 Yüklenici, donanım ve yazılım ücreti, mühendislik hizmetleri, doğrudan veya dolaylı bütün personel ücretleri, idari giderler, proje denetimi, el aletleri, küçük donanım teçhizatları, atık toplanmasından kaynaklanan yapısal giderler dahil ve fakat bunlarla sınırlı olmaksızın Proje'nin uygulanmasından kaynaklanan bütün doğrudan ya da tali gider ve ücretlerinin, bunların yanı sıra Yüklenicinin makul karlarının Sözleşme bedeline dahil olduğunu kabul etmektedir” hükümleri belirtilmiştir. Davacı şirket sözleşmenin 9.2 maddesinde; tüm idari giderler sözleşme bedeline dahil olacağı hükmü ile aynı sözleşmenin 2.6 maddesinde belirtilen tüm izin, onay, lisans ve çalışma izinlerinin yükleniciye ait olacağı hükümleri ile dosya ekinde sunulan ... – Proje Kapsamı belgesinin 2. Maddesinde belirtilen “en az 20 yıllık geçiş hakkı izinlerinin alınması” hükümlerine dayanarak: “Geçiş hakkı izinlerinin alınması ve bedellerinin Yüklenici firmaya ait olduğunu iddia ettiği anlaşılmaktadır. Geçiş hakkı izinlerinin alınması ve bedellerinin Yüklenici firmaya ait olması durumu sözleşme hükmü ile uyumlu görünmektedir. Ancak, sözleşmenin Ek-4 19. Maddesinde ; “ İşbu Ek-4'ün Madde 2 ve Madde 4'üne ilişkin olarak eğer Altyüklenici belediyeler vs. dahil fakat bunlarla sınırlı olmamak üzere ilgili makamlardan resmi' ... (Right of Way [Geçiş Hakkın tutanağını getirirse ... Alt yükleniciye toplam projenin bunu temsil eden kısmı bakımından ... ödemesi için bir ... Mühendislik Kabul Raporu hazırlayacak ve altyüklenici ilgili faturayı tanzim edecektir. Ancak ödeme İşbu Ekin Madde nine göre faturanın alınmasından veya tüm fatura doğrulama sürecinin ... tarafından tamamlanmasından sonra, hangisi önce olursa, itibaren 45 (kırk beş) gün içinde yapılacaktır” belirtilmektedir. Bu hükmün incelenmesi neticesinde; (...) geçiş hakkı izin tutanağı getirildiğinde, davacı şirket ... tarafından kabul raporunun düzenleneceği, yüklenicinin faturayı keseceği, ödemenin ... şirketi tarafından, fatura ve doğrulama sürecinden sonra 45 gün içinde yapılacağı anlaşılmaktadır. Bu hüküm, geçiş hakkı bedellerinin nihai mali yükün davacı şirkette olduğunu belirtmektedir. Davalı şirket, sözleşmeye göre, ana yüklenici davacı şirket ve işin sahibi ... A.Ş. Adına vekaletle hareket ederek resmi kurumlardan geçiş izni almak ile yükümlüğü mevcuttur. Dava konusu olayda Orman İşletme Müdürlüğünden geçiş izni alınabilmesi için davacı ... ile ... yetkililerinin zamanında kesin izin taahhütnamesini imza etmemeleri nedeniyle taahhütnamede belirtilen sürelerde geçiş izinleri iptal edildiği, bu nedenle geçiş hakkı bedelinin ödenemediği anlaşılmaktadır. ... altyapı projelerinde geçiş hakkı olan “ Right of Way” (...), Kablo, ... hat, kanal, menhol, boru gibi fiziksel altyapının belirli bir güzergâh üzerinde tesis edilmesine imkân veren, güzergâh üzerindeki kamu veya özel mülkiyet alanlarında yapısal müdahaleye izin veren, Projenin koordinat, uygulama, derinlik, genişlik ile ilişkili teknik ön koşuldur. ... izni olmadan kazı yapılması, kanal açılması, kablo döşenmesi teknik olarak mümkün değildir. Projenin yapılabilmesi için Geçiş Hakkı (...) izinleri teknik olarak zorunludur. Dava konusu somut olayda orman arazisi geçişi söz konusu olduğundan Orman Bölge Müdürlüğü onayı ve taahhütnamesi gereklidir. Geçiş Hakkı izin onayı olmadan saha imalatına başlanması teknik olarak mümkün değildir. Dosyaya sunulan belgelerin incelenmesi neticesinde; teknik olarak davalının yükümlülüğü güzergâh üzerinden hangi kurumdan izin alınacağının belirlenmesi, evrakların hazırlanması, Kamu Kurumlarla teknik yazışmaların yürütülmesi, süreleri takip edip uyarmada bulunulması olarak anlaşılmaktadır. Ancak, davalı yüklenici şirketin Geçiş Hakkı protokolünü kendi adına imzalaması mümkün değildir. Kamu kurumları nezdinde asli taraf değildir. Taahhütnameyi tek başına kesinleştirmesi de mümkün olmamaktadır. Geçiş hakkı izin bedeli, kesinleşmiş izin sonrası doğan bir mali yükümlülük olarak ortaya çıkmaktadır. Kesin izin olmadan bedel teknik olarak tahakkuk etmez. Kesin izin için gerekli belgeler arasında taahhütname ve kurum imzaları yer almaktadır. Bu belgeler yüklenici tarafından tek başına tamamlanması mümkün değildir. Teknik olarak bedelin doğmaması, ödeme kusuru değil, onay sürecinin tamamlanmamasından kaynaklanmaktadır. Süreli Geçiş hakkı izinleri teknik olarak proje sahibinin (... ile davacı ...) taahhüdüne bağlıdır. Yüklenici şirket başvuru ve takip yapabilir, ancak süreli izni tesis edemez. İzinlerin geçersiz kalması, teknik olarak imza ve onay eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Gecikmenin kaynağı, Geçiş hakkı izin sürecinin Onay ve Protokol safhasıdır. Bu safha, yüklenicinin kontrol alanı dışındadır. Teknik olarak kontrol edilemeyen bir aşamadaki gecikme, uygulayıcıya yüklenemez. ... altyapı projelerinde proje sahibi ... ile davacı ... güzergâhın nihai teknik sahibidir, kamu kurumları nezdinde asli muhataptır, ... protokollerinin imza yetkilisidir, taahhütname ve kesin izin belgelerinin teknik sorumlusudur. Dosya içeriği değerlendirildiğinde; geçiş hakkı izin başvurularının hazırlandığı, kurumlarla yazışmaların yapıldığı, sürelerin davacıya bildirildiği anlaşılmış, ancak, taahhütnameler süresi içinde imzalanmamıştır, protokoller kesinleştirilmemiştir, izinler bu nedenle geçerliliğini kaybetmiştir. Bu durum proje sahibine ait onay eksikliğidir. Netice itibariyle; ... geçiş hakkı izin süreçlerindeki gecikme, saha uygulaması veya mühendislik eksikliğinden değil, onay ve imza aşamasının tamamlanmamasından kaynaklandığı, bu durumun teknik olarak davalı yüklenicinin kontrol alanı dışında olduğu anlaşılmıştır. Geçiş hakkı bedellerinin nihai mali sorumluluğu Ek-4 m.19 gereği davacı ...’ye aittir. Davalı, kendi borcunu değil, davacının borcunu vekâleten takip etmiştir. İzinlerin iptaline davacının imza atmaması sebep olmuştur. Yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere davacının davalıdan alacağı bulunmadığı kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas Sayılı icra dosyası -Bilirkişi raporu -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında imzalanan “... ... Şehirlerarası ... Projesi Anahtar Teslim Yüklenici Sözleşmesi” kapsamında davacı tarafından üçüncü kişiye ödendiği ileri sürülen geçiş hakkı (Right of Way-...) bedelinin davalı yüklenici şirkete rücuen tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca geçiş hakkı izinlerinin alınması ve bu izinlere ilişkin mali yükümlülüğün hangi tarafa ait olduğu, davacının ...’ne yaptığı 273.502,28 TL tutarındaki ödemenin davalı adına yapılmış bir ödeme niteliğinde bulunup bulunmadığı, davalının sözleşmesel yükümlülüğünü ihlal edip etmediği ve buna bağlı olarak davacının davalıdan talep edebileceği muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır. Dosya kapsamına alınan .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 273.502,28 TL asıl alacak ve 252.390,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 525.892,43 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının süresi içerisinde borcun tamamına itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda mali müşavir ve ... altyapı projeleri konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alınmıştır. 23/03/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda yapılan mali incelemede; tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, HMK’nın 222. maddesi ile TTK’nın 64. maddesi kapsamında sahipleri lehine delil niteliğini haiz bulunduğu tespit edilmiştir. Raporda, taraflar arasında 27.05.2013 tarihinde dava konusu projeye ilişkin anahtar teslim yüklenici sözleşmesinin imzalandığı, davalının proje kapsamındaki işlerini tamamladığı, proje sürecinde davacı adına "... Şehirlerarası ... Projesi Geçiş Hakkı Bedeli" açıklamasıyla faturalar düzenlediği, bu faturaların bedellerinin tahsil edildiği, proje kapsamında hakedişlerin kapatıldığı ve teminat mektuplarının iade edildiği belirlenmiştir. Ayrıca davalının ticari defterlerinde 31.12.2014 tarihi itibarıyla davacı ile arasında herhangi bir borç veya alacak bakiyesinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu yaptığı 30.09.2022 tarihli 273.502,28 TL tutarındaki ödemenin ... hesabına davacı tarafından gerçekleştirildiği sabit ise de, bu ödemenin davalı adına yapıldığını veya davalının mevcut bir borcunun davacı tarafından ifa edildiğini gösteren herhangi bir fatura, cari hesap kaydı, mutabakat, borç bildirimi ya da muhasebe kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerinde de söz konusu ödemenin davalıdan tahsil edilmesi gereken bir alacak olarak kaydedildiği yönünde dosyaya yansıyan yeterli delil bulunmamaktadır. Bu durumda öncelikle davacının ileri sürdüğü alacağın hukuki dayanağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı taraf, dava konusu ödemenin davalıya ait bir yükümlülüğün yerine getirilmesi amacıyla yapıldığını ve sözleşme hükümleri gereğince geçiş hakkı bedellerinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürmektedir. Bu nedenle davanın hukuki temelini, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık nedeniyle doğduğu ileri sürülen rücu alacağı oluşturmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 112. maddesi uyarınca borcun gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan sorumluluğun doğabilmesi için; sözleşmeye aykırılık, zarar, kusur ve uygun illiyet bağının varlığı ile birlikte alacaklının iddiasını ispat etmesi gerekir. HMK’nın 190. maddesi uyarınca da ispat yükü, iddiasından kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu kapsamda davacının, yaptığı ödemenin davalıya ait bir borç nedeniyle gerçekleştirildiğini ve söz konusu ödemenin davalının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklandığını ispat etmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 2.6 ve 9.2 maddelerinde yüklenicinin proje kapsamında gerekli izinleri almakla yükümlü olduğu ve proje nedeniyle ortaya çıkacak giderlerin sözleşme bedeline dahil bulunduğu düzenlenmiştir. İlk bakışta bu hükümler geçiş hakkı izinlerinin alınmasına ilişkin sorumluluğun davalı yükleniciye ait olduğunu göstermektedir. Ancak sözleşme hükümlerinin birbirinden bağımsız değil, bir bütün halinde yorumlanması gerekir. Nitekim sözleşmenin eki niteliğindeki Ek-4’ün 19. maddesinde; ilgili kurumlardan geçiş hakkı izinlerinin alınması halinde ... tarafından kabul raporu düzenleneceği, yüklenici tarafından fatura kesileceği ve buna ilişkin ödemenin ... tarafından gerçekleştirileceği açıkça kararlaştırılmıştır. Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca sözleşmeler yorumlanırken tarafların gerçek ve ortak iradeleri esas alınmalıdır. Sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; davalının yükümlülüğünün geçiş hakkı izin süreçlerini yürütmek, başvuruları yapmak ve teknik takip faaliyetlerini yerine getirmek olduğu, buna karşılık geçiş hakkı bedellerinin nihai ekonomik yükünün davacı tarafından üstlenildiğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim teknik bilirkişi raporunda da ... altyapı projelerinde geçiş hakkı izinlerinin alınabilmesi için proje sahibi ve ana yüklenici konumundaki şirketlerin imza ve taahhütlerinin zorunlu olduğu, davalı yüklenicinin bu izinleri kendi adına kesinleştirmesinin hukuken ve teknik olarak mümkün olmadığı, davalının ancak başvuru ve takip işlemlerini gerçekleştirebileceği belirtilmiştir. Dosya kapsamındaki teknik inceleme ve belgelerden; dava konusu geçiş hakkı izinlerine ilişkin başvuruların yapıldığı, ilgili kurumlarla yazışmaların yürütüldüğü, ancak izinlerin kesinleşmesi için gerekli taahhütnamelerin süresi içerisinde tamamlanmaması nedeniyle izin süreçlerinin sonuçlandırılamadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi heyeti, izinlerin geçersiz hale gelmesinin davalının saha uygulaması, mühendislik hizmeti veya teknik yükümlülüklerini yerine getirmemesinden değil; proje sahibi ve ana yüklenici tarafından tamamlanması gereken onay ve imza süreçlerinin sonuçlandırılamamasından kaynaklandığını tespit etmiştir. Mahkememizce de bu tespit dosya kapsamındaki delillerle uyumlu bulunmuştur. Bu durumda davacının yaptığı ödemenin davalının kusurlu davranışı sonucu doğduğunu ve davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle bu bedeli ödemek zorunda kaldığını kabul etmeye elverişli yeterli delil bulunmamaktadır. Öte yandan davalının ticari defterlerinde proje kapsamında tüm hakedişlerin kapatıldığı, geçiş hakkı bedellerine ilişkin faturaların düzenlenip tahsil edildiği, teminatların iade edildiği ve taraflar arasındaki cari hesabın yıllar önce kapandığı anlaşılmıştır. Usulüne uygun tutulduğu tespit edilen ticari defter kayıtları da davacının ileri sürdüğü şekilde davalıya ait mevcut bir borcun varlığını doğrulamamaktadır. Sonuç olarak, davacı tarafından gerçekleştirilen ödemenin davalıya ait bir borcun ifası niteliğinde olduğu, davalının sözleşmesel yükümlülüğünü ihlal ettiği ve davacının bu nedenle zarara uğradığı hususları ispat edilememiştir. Buna göre davacının davalıdan talep edebileceği muaccel ve mevcut bir alacağının bulunduğu sabit olmadığından, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptali koşulları oluşmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davanın reddedilmiş olması karşısında davacının icra inkâr tazminatı isteminin de reddine karar verilmiştir. Davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi kapsamında kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının takip başlatmakta açıkça kötü niyetli olduğunun ve bu hususun somut delillerle ortaya konulmasının gerektiği, eldeki dosyada bu şartların gerçekleştiğinin ispatlanamadığı anlaşıldığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine, 3-Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 6.351,47-TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.619,47-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 84.142,79-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/05/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır