İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/410 E. 2026/427 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/410
- Karar No
- 2026/427
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/410 Esas - 2026/427 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/410 Esas KARAR NO : 2026/427
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ...... VEKİLLERİ : Av.... Av....
DAVALI : ... ..... VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Menfi Tespit (Haksız Rekabet) DAVA TARİHİ : 03/04/2024 KARAR TARİHİ : 22/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilin, davalı şirkette 15.11.2022 tarihinde hemşire olarak işe başladığını, davalı tarafından iş akdinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini ve 14.07.2023 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, davalı işyerinden ayrıldıktan sonra birkaç farklı işyerinde çalışan müvekkilinin, son çalıştığı işyerine gelen maaş haczi ile eski işvereni davalı şirketin kendisi aleyhine icra takibi başlattığını öğrendiğini, ... 7. Genel İcra Dairesi'nin 2024/2517 E. Sayılı dosyası ile davalı tarafından davacı müvekkili aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinden müvekkilinin haberi olmadığını, TK 21/2 uyarınca yapılan tebligat ile takip kesinleştirilerek müvekkili aleyhine haciz işlemleri başlatıldığını, takip içeriği incelendiğinde, haksız rekabet tazminatı adı altında müvekkilinden 32.000 TL talep edildiğinin görüldüğünü, müvekkilinin işe girişi esnasında imzalatılan birtakım sözleşmelerin dayanak olarak takibe eklendiğinin fark edildiğini, müvekkiline imzalatılan sözleşmede müvekkilinin iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 2 yıl boyunca İç anadolu bölgesi sınırları içerisinde aynı sektörde başka bir firmada çalışmaması hususunun yer aldığını, TBK'da yer alan rekabet yasağı hükümlerine aykırı olarak düzenlenen bu hükmün geçersiz olduğunu beyanla davacının ... 7. Genel İcra Dairesi 2024/2517 E. Sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, karar verilinceye kadar takibin teminatsız olarak durdurulmasına, haczedilen 574,86 TL’nin davalıdan geri alınarak davacıya verilmesine, davalı aleyhine takibe konu alacak miktarının %20’sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin ... ... . Merkezini işlettiğini, işletilen huzurevinin 32 yaşlı kapasiteli olduğunu, davacının, 15.11.2022 tarihli iş sözleşmesi ile işe başladığını, sözleşmesinin müvekkili işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini, 14.07.2023 tarihine kadar müvekkili işveren firmada çalıştığını, müvekkili kurum ile arasında ... 68. İş Mahkemesi 2023/342 E. sayılı dosyası ile husumet bulunan kurumun eski sorumlu müdürü . .... arayıp hastanın başına gönderdiğini ve organize şekilde müvekkili kurumu kötüleyerek farklı bir huzurevine naklini sağlamaya çalıştığını, Davacının iş akdinin feshinden sonra, davacı dava dışı ... ... ile birlikte müvekkili kurumda kalmakta olan yaşlıların yakınları ile iletişim kurmaya ve yaşlılarını müvekkili kurumdan alıp; farklı bir bakımevine naklettirmeye çalışmaya devam ettiğini, davacıya ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye karşın herhangi bir ödeme olmadığını, eylemlerin ardı kesilmeyince ... 7. Genel İcra Dairesi 2024/2517 E. Sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının ... 39. İş Mahkemesi 2024/143 E. Numaralı dosyası ile işçi alacağı davası ikame ettiğini, haksız davanın reddi gerektiğini, icra takibinin davacı, dava dışı .. ... ile birlikte müvekkili şirketin yaşlılarına ve yaşlı yakınlarına karşı müvekkil kurumu kötülediği; bu yolla yaşlıların farklı kurumlara sevkini sağlayarak bundan haksız çıkar elde etmeye çalıştığı için yapıldığını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, davanın açılmasında tamamen kötüniyetli olan davacının alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -Takip dosyası, -SGK kayıtları, -Tanık beyanları, -bilirkişi raporu, -... 68. İş Mahkemesi 2023/342 Esas sayılı dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; rekabet yasağının ihlali ve haksız rekabet nedeniyle başlatılan icra takibinden borçlu olunmadığına dair menfi tespit ve istirdat istemlerine ilişkindir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıdadır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıdadır. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya aittir (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Somut olayda davacı özetle, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerdeki rekabet yasağı hükümlerinin geçersiz olduğunu ileri sürmüş, haksız rekabet tazminatı adı altında talep edilen tutardan borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen bedelin istirdadı talebinde bulunmuştur. Davalı cevap dilekçesinde özetle; takibin, davalının rakip firmada çalışmaya başlaması, dava dışı Ece Okşar ile birlikte davacı şirketin yaşlılarına ve yaşlı yakınlarına karşı davacıyı kötülemesi, yaşlıların farklı kurumlara sevkini sağlayarak haksız çıkar elde etmeye çalışması sebepleriyle yapıldığı ileri sürülmüştür. Özetle takibe konu alacağın taraflar arasında akdedilen gizlilik, rekabet ve sır saklama sözleşmesi kapsamında, gizlilik ve rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Dolaysısıyla somut olayda ispat yükü davalı üzerindedir. Toplanılan deliller çerçevesinde; davacının davalı şirkete ait ... sicil sayılı işyerinden 14.07.2023 tarihinde 46 kodu ile çıkışının verilmesinden sonra, 210.7.2023 tarihinde dava dışı .... Hizmetler İnşaat Gıda Ticaret Limited Şirketine .... sicil sayılı işyerinde çalışmaya başladığı, bu işyerinden 15.09.2023 tarihinde ayrıldığı, tekrar 01.11.2023 tarihinde yine dava dışı ... ... ... ait .... sicil sayılı işyerinde çalışmaya başladığı, Bu çalışmalarına ilişkin meslek kodunun sırası ile 3221.01(hemşire yardımcısı), 2221.03 (Hemşire) ve 3221.01 (Hemşire) olarak gösterildiği, Davacı tarafından davalı şirket aleyhine işçilik tazminat ve alacaklarının tahsiline yönelik olarak ... 39. İş Mahkemesinin 2024/143 Esas sayılı dosyası ile açılan dava sonunda davanın kabulüne karar verilerek özetle Davacının ihbar tazminatı alacağı, ücret alacağının ve fazla mesai ücreti alacağı taleplerinin kabul edildiği görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan 25.06.2023 tarihli Gizlilik, Rekabet Ve Sır Saklama Sözleşmesi'nin ilgi hükümlerinin "...2- GİZLİLİK 2.1. İşbu sözleşmenin 1. maddesinden belirtilen konularla sınırlı olmamakla birlikte işçi öğrendiği tüm ticari sır ve gizli bilgileri titizlikle saklamayı, işbu Sözleşme'nin yerine getirilmesi haricinde hiçbir şekilde bedelli ve/veya bedelsiz olarak yaptığı işin icrası dışında kişisel yararı veya üçüncü kişilerin yararı için kullanmamayı, üçüncü kişilere açıklamamayı ve bu sır saklama yükümlülüğüne kendisi ile ilgili diğer üçüncü kişilerin de uymasını temin etmeyi kabul ve taahhüt etmiştir. 2.2. İşçi tarafından gerçekleştirilen veya oluşumuna herhangi bir şekilde katılınmış olsun veya olmasın işveren bünyesindeki çalışma, organizasyon, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine ilişkin hertürlü hizmet, çalışma, faaliyeti ile sahibine rekabet avantajı sağlayan her türlü teknik, fikri ve ticari bilgiler de bu sözleşme anlamında işverene ait gizli bilgi ve ticari sır sayılır. İşçinin bu taahhüdü Sözleşme herhangi bir nedenden dolayı sona erdikten sonra da aynen geçerli ve bağlayıcıdır. İş bu gizlilik esas ve sorumlulukları işçinin hizmet sözleşmenin süresinin dolması veya sona erdirilmesinin ardından iki (2) yıl süreyle yürürlükte kalmaya devam eder. 3. GİZLİLİK YASAĞINA AYKIRILIK 3.1. İş bu sözleşmede öngörülen gizlilik yasağına aykırı davranılması halinde işçi, yıllık brüt maaşının %20’si tutarında cezai şartı, işveren tarafından kendisine yapılan ilk yazılı bildirimi takiben başka hiçbir ihtar ve bildirime gerek kalmaksızın 15 (onbeş) gün içinde işverene ödemeyi kabul ve taahhüt eder. İşveren gizlilik yasağına aykırılık nedeniyle -maruz kalabileceği tazmin talepleri de dâhil olmak üzere- ortaya çıkacak zararlarının tazminini kararlaştırılan cezai şarttan bağımsız olarak isteyebilir. 4- REKABET YASAĞI 4.1. İşçi, sözleşme süresince ve sözleşmenin sona ermesinden sonraki iki (2) yıl boyunca iç Anadolu Bölgesi sınırları içerisinde; yaşlı bakım sektöründe İşveren ile aynı konuda faaliyet gösteren rakip firmalarda çalışmamayı, üçüncü kişilerle bu amaçla ortaklık oluşturmamayı, rekabet yasağı kapsamında belirtilen konularda herhangi bir kuruluş veya ortaklığa doğrudan veya dolaylı olarak malik (pasif veya aktif hisse sahibi olmak dâhil) olmamayı, yönetim, işletme, kontrol etme, çalışma, herhangi bir ortaklığa katılma, danışmanlık verme veya eğitmenlik yapma konusunda hizmet vermemeyi veya başka bir şekilde bu işlerle meşgul olmamayı kabul ve taahhüt eder. 4.2. İşçi, işveren nezdinde çalıştığı süre içinde bireysel ticari faaliyette bulunamaz. Şirketin faaliyet alanı ile ilgili olarak gerek şirket müşterileri ile gerekse kendisinin bulacağı müşterilerden iş alamaz, yapamaz bunlara teklif dahi götüremez. Bu hükme aykırı davranan işçinin, iş sözleşmesi herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın işveren tarafından tek taraflıolarak haklı nedenle ve derhal feshedilir. İşveren, işçinin rekabet yasağına aykırı davranışının sona erdirilmesini isteme hakkına sahiptir. 5. REKABET YASAĞINA AYKIRILIK 5.1. İşçinin işbu Sözleşme'nin rekabet yasağına ilişkin belirtilen yükümlülüklerinden herhangi birini yerine getirmemesi halinde, her bir ihlal için, işveren, son yıllık brüt maaşının %20 tutarında cezai şartı, işveren tarafından kendisine yapılan ilk yazılı bildirimi takiben başka hiçbir ihtar ve bildirime gerek kalmaksızın 15 (onbeş) gün içinde işverene ödemeyi kabulve taahhüt eder. İşveren,rekabet yasağına aykırılık nedeniyle -maruz kalabileceği tazmin talepleri de dâhil olmak üzere- ortaya çıkacak zararlarının tazminini kararlaştırılan cezai şarttan bağımsız olarak isteyebilir." Şeklinde olduğu görülmüştür.
6098 Sayılı TBK'nın konuya ilişkin hükümlerine bakıldığında; Yasa'nın "rekabet yasağı" başlıklı 444. Maddesi uyarınca; Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. Yasa'nın 445. Maddesi uyarınca; Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, ... durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. Aykırı davranışların sonuçları başlıklı 446. Maddesi uyarınca; Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır. İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir. Yine Yasa'nın 447. Maddesi uyarınca, Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer. Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer. Yasal düzenlemelerden görüleceği üzere; Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. Somut olayda ise davalı, yaşlı bakım evi hemşiresi olup, Yargılma sırasında beyanına başvurulan Davacı Tanığı- Ece Okşar'ın beyanlarından, davacının bir yaşlıya ilişkin bilgileri kendisine paylaştığı anlaşılmış ise de, adıgeçen tanığın daha önce davalı şirket çalışanı olması, bu nedenle esasen paylaşılan bilgilere sahip bulunması nedeniyle bu bilginin işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan yine tanığın beyanına göre bilgileri paylaşılan yaşlının, eşinin vefat etmesi nedeniyle aynı bakımevinde kalmak istememesi nedeniyle yer değiştirmiş olması durumu hayatın olağan akışına uygun görüldüğünden, yaşlının bu yöndeki tercihinde davacının etkisi olduğu düşünülmemiştir. Nitekim ispat yükü kendi üzerinde olan davalının bu kabulün aksini usulünce ispatlayamadığı değerlendirilmiştir. Neticeten davacının cezai şart alacağı istemi yerinde görülmemiş, davalıdan tahsil edilen bedelin istirdadı gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan açıklamalar kapsamında, dava konusu ... 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/2517 sayılı dosyasında tahsil edilen 45.422,52-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdadına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Diğer yandan davalının kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KABULÜ ile; Davacının, ... 7. Genel İcra Dairesi'nin 2024/2517 Esas sayılı icra takibinden dolayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, -davanın istirdat davasına dönüştüğü gözetilerek, takip nedeniyle davacı tarafından ödenen, toplam 45.422,52 TL'nin; 574,86 TL'sinin 08/03/2024 tarihinden, 4.250,53 TL'sinin 05/04/2024 tarihinden, 4.250,50 TL'sinin 06/05/2024 tarihinden, 4.250,50 TL'sinin 02/07/2024 tarihinden, 4.250,53 TL'sinin 05/09/2024 tarihinden, 4.250,50 TL'sinin 07/10/2024 tarihinden, 4.250,50 TL'sinin 03/12/2024 tarihinden, 4.250,50 TL'sinin 03/12/2024 tarihinden, 4.254,93 TL'sinin 17/02/2025 tarihinden, 4.254,93 TL'sinin 17/02/2025 tarihinden, 6.584,24 TL'sinin 06/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken 3.102,81 TL karar ve ilam harcından 546,48 TL peşin harç, 229,22 TL tamamlama harcı toplamı olan 775,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.327,11 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 546,48 TL peşin harç, 229,22 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.203,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 1.170,00 TL tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.170,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca .. ... bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2026
Katip ....
Hakim ....
BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR