İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/315 E. 2026/708 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/315
- Karar No
- 2026/708
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/315 Esas; Birleşen dava: .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/... Esas KARAR NO : 2026/708
DAVA :Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/04/2023 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Co şirketi ile mevcut ticari ilişkisi çerçevesinde, ... markalı implantların ... pazarında satışını gerçekleştirmek, distribütörlüğünü yapmak ve satış sonrası hizmetlerini vermek üzere münhasıran yetkilendirildiğini, müvekkilinin dava dışı ... Co şirketinin sahibi olduğu davalı ... ... şirketi aracılığı ile aldığı ... markalı implantların kendi müşterilerine satışını gerçekleştirdiğini ve davalı ... ... şirketinin sahibi ve tek yetkilisi olan ... Co şirketi tarafından ... marka implantlara ilişkin ekte sunmuş olduğumuz 06.05.2020 tarihli "...Taahhütnamesi" imzalanarak müvekkiline verildiğini, söz edilen Garanti Taahhütnamesinin davalı ... ... açısından da aynı derecede bağlayıcı olduğunu, ekli Garanti Taahhütnamesi inceleneceği zaman görüleceği üzere hatalı (fail) yani ayıplı implantların aynı tip ürün ile değiştirilmesi gerektiği ... Co şirketi tarafınca taahhüt edildiğini, hangi nedenden kaynaklanmış olursa olsun hata veren (fail) implantların üreticisi tarafından iade alınması gerekmekte olup, bu durum ... implant pazarında yerleşmiş bir sektörel uygulama olduğunu, Garanti Taahhütnamesi de bu kapsamda müvekkiline verildiğini, Garanti Taahhütnamesinin verilmesinden kısa bir süre sonra bu sefer davacı şirket, davalı ... ... ve ... Co tarafından, tarafların arasındaki ticari ilişkinin tasfiyesi esaslarını belirleyen ve hatalı (fail) implant olması durumunda işlenecek prosedürü de belirleyen ayrı bir Protokol daha hazırlandığını ve imzalandığını, davalı ... ... tarafınca da imzalanmış olunan söz konusu bu Protokolün 5. Maddesi hatalı (fail) implant olması durumunda işlenecek prosedürü belirlediği ve fail implant olması durumunda davalı ... ... şirketinin 15 gün içerisinde fail implantların tutarını müvekkil şirkete ödemesi veya söz konusu implantları yenisi ile değiştirerek derhal müvekkil şirkete göndermesi gerektiği, implant ücret iadesinin veya fail implantın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi işleminin davalı ... ... şirketi tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğinin açıkça hüküm altına alındığı, ilgili madde uyarınca müvekkili tarafından 01.12.2021 tarihinde 17.112,60 USD tutarında 272 kalem fail implant ve fail raporları davalı ... ... şirketine gönderildiği, Protokol uyarınca kararlaştırılan 15 günlük süre zarfında davalı ... ... şirketi tarafından fail implantlar için müvekkil şirkete ödeme yapılmaması üzerine ilk olarak şifahi olarak söz konusu durumun nedeni sorulduğu, davalı ... ... şirketi tarafından ise tamamıyla bahane kabilinden bir kısım yanıtlar verilerek zaman kazanılmaya çalışıldığını, davalı ... ... tarafından söz konusu fail implantların G.Kore'ye gönderildiği ve Covid-19 nedeniyle ... Co şirketince gerçekleştirilen incelemelerin yavaş gerçekleştiğinin belirtildiğini, Fail implantların ve implantlara ilişkin raporun davalı ... ...'ye ulaşmasından sonra implantların inceleneceğine ilişkin Protokol'de hiçbir hüküm yer almadığını, davacı tarafından iletilen implantların, taraflar arasındaki ticari ilişki de tasfiye halinde olduğundan 15 gün içerisinde bedelinin iade edilmesi gerektiğini, tüm bu hususların yanında davalı ... ... tarafınca şifahi olarak iletilmiş olunan Covid-19'un mücbir sebep teşkil ettiği bahanesinin de elle tutulur bir yanı bulunmadığını, Davalı ... ... ve ... Co şirketlerince söz konusu Protokol imzalandığı tarihte Dünya üzerinde Covid-19 salgını mevcut olduğundan, davalının Covid-19 kaynaklı mücbir sebep bahanesine sığınması hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunu, davalı, Covid-19 hastalığını ve yaratmış olduğu koşulları bilerek Protokolü akdettiğini, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalının Covid-19 salgınının yaratmış olduğu mevcut uygulamaları göz ederek Protokolü imzalamış olması gerektiğini, ayrıca bu husus taraflar arasındaki Protokole Medeni Kanunumuzun 2. Maddesine atıfla eklenen 2. Madde uyarınca da açık olduğunu, bu madde ile tarafların anılı Protokol uyarınca üstlenmiş oldukları edimleri dürüstlük ilkesine uygun olarak yerine getireceği açıkça düzenlendiğini, davalının tarafımıza şifaen iletmiş olduğu bahane kabilinden iddialarının ve müvekkil şirketi aylardır oyalamasının ise hiçbir şekilde dürüstlük ilkesi ile bağdaşamayacağını, davalının taraflar arasındaki protokolün 5. Maddesini açıkça belirttiğimiz üzere ihlal etmesi üzerine tarafımızca Beyoğlu 17. Noterliğinden 07.01.2022 tarihli 264 yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek davalıya gönderildiği ve Protokolde karşılaştırılan 15 günlük sürenin çoktan dolmuş olduğu hatırlatılarak, fail implant bedellerinin gecikme faizi ile birlikte ödenmesi talep edildiği, davalı ... ... şirketi tekraren temerrüde düşürüldüğü, ihtara elektronik posta ortamında cevap verildiği ve yukarıda saymış olduğumuz hukuken hiçbir geçerliliği olmayan ve taraflar arasındaki Protokole ve dürüstlük ilkesine aykırı iddialar tekraren sıralandığı, bunun üzerine işbu davayı açmadan evvel tarafımızca Ticari davalarda dava şartı arabuluculuk uyuşmazlık çözüm yoluna başvurulduğu ancak taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde herhangi bir anlaşmaya varılamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutularak davanın kabulü ile 17.112,60 USD'nin (On yedi bin yüz on iki Amerikan Doları 60 Cent) davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek bankalar arası döviz cinsi mevduatlara uygulanan en yüksek gecikme faizi ile birlikte taraflar arasında akdedilmiş Protokolü ihlal eden davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle müvekkilinin, ... ... ve davacı şirket aralarında çıkan uyuşmazlıkların çözümü adına bir araya gelerek kendi aralarında bir protokol düzenlediğini, bu Protokole uygun olarak müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş ve Protokol şartları uyarınca da yerine getirmeye devam etmekte olduğunu, ancak davacı şirketçe Protokol hükümlerine uyulmadan işlemler yapıldığı ve karşılığında Müvekkilinden ifa beklenildiğini, Protokolde ki şartlara uyulmadan dayatma olarak istenilen bu bedelin kabul edilebilir olmayıp, davanın reddini talep ettiklerini, davanın konusunun davalının da tarafı olduğu önceden kurulmuş bir ticari ilişkinin sonlandırılması amacı ile akdedilmiş bir protokolden kaynaklanan uyuşmazlık olduğunu, bu nedenle söz konusu davayı satım sözleşmesinden kaynaklı bir alacak davası olarak nitelendirmenin hukuka aykırı olacağını, davanın Ticari Satıma Konu Malın iadesi şeklinde nitelendirilmesi gerektiği, davaya konu protokol incelendiğinde davacı ile ... ... şirketinin ticari ilişki içinde olduğu ve ... ... şirketinin sadece taraflar arasında arabulucu, edimlerin yerine getirilmesine yardımcı konumunda olduğu, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerekeceği, müvekkilnin fail imlantlarla ilgili edimlerinin protokolde de açıkça belirtildiği gibi belli şekil ve şartlara bağlandığını, davacı taraf ile aralarında akdedilen protokolün 5.maddesine göre Müvekkil şirketin de tarafı olduğu bu sözleşmede hata/fail veren implantların iadesi sıkı şekil şartlarına bağlandığı ve şekil şartlarının tek tek incelenmesi gerekeceği, fail veren ve hastanın ağzından geri alınan hali ise ... ... tarafından verilecek ve işlemi uygulayan diş hekiminin dolduracağı fail implant raporu ile birlikte ... ... adlı şirkete gönderileceği, ancak davacının gelişi güzel bir şekilde elinde kalan tüm implantları davalıya gönderdiği ve seçim hakkına dahi fırsat vermeyerek bedel iadesi talebinde bulunduğunu, davacı tarafından davalıya fail olarak gönderimi yapılan implantlar içinde hastanın ağzına hiç takılmadığı çıplak gözle dahi anlaşılan çok sayıda implant bulunduğunu, hastanın ağzına dahi takılmamış (belki poşetinden dahi çıkarılmamış) implantların tarafımızca hatalı olarak kabul edilerek geri alınmasının mümkün olmadığını, davacının protokol uyarınca yapması gereken fail raporlamalarını gerektiği gibi yapmadığını, Protokol eklerinde yer bulan ve 2 sayfa olarak hazırlanan bu hata/fail raporunun davalıya iade edilen ürünler incelendiğinde eksik ve özensiz doldurulduğu ve kabulü mümkün olmadığı, implantın temelde 3 parça olmakla birlikte davalı tarafça implantların tüm parçaları ile üretildiği, davacının davalı tarafça üretilen implant vidası (screw)'na davalı tarafça temin edilmeyen abutment denilen parçayı monte ettiği ve piyasaya bir bütün olarak ... markası vurarak sunduğunun tespit edildiği, davacının davalının marka adını ve güvenilirliğini kullanarak abutment adlı parçayı daha ucuza mal etmekte ve bu ürünleri davalıya aitmiş gibi göstererek Müvekkilin ünvan ve logosunun olduğu poşetler içerisinde piyasaya sürdüğünü, hatta iade ettiği ürünler arasında da merdiven altı üretimi yapılan ve ... markasına ait olmayan bu abutmentları iade etmek istediğini, bu fake ürünlerin davalı tarafından iade alınmayacağını davacı tarafından kurumsal mail adresinden davalıya gönderilen proforma ınvoıce başlıklı proforma fatura incelendiğinde faturada ilk 2 satırda iadesi talep edilen fail implantların sayıları ve karşılığı bedeller yer aldığını, Faturada ilk 2 satırda 238 adet 6.247,50 USD bedelinde ... FAİL implant olduğu ve 35 adette 845,25 USD bedelli ... ... olduğunu beyan ettiğini, toplamda tarafımızdan iadesi istenen 7.092,75 USD bedelli fail implant bulunmakla birlikte dava değeri olan 17.112,6 USD bedelinden 7.092,75 USD çıkarıldığında 10.019,85 USD'nin herhangi bir fail implanta konu olmayan tutar olduğu safi olarak davacı yanın elinde bulunan ve başka markalarla çalışmaya başladığı için ivedilikle elden çıkarmaya çalıştığı implant bedeli olduğunu, taraflar arasında yapılan protokolde herhangi bir maddesinde bunlara ilişkin bir hüküm bulunmadığı, davanın her ne kadar protokole aykırı şekilde Müvekkil şirkete gönderilen 7.092,75 USD kısmı kabul edilse dahi 10.019,85 USD'lik kısmının reddi gerektiği, açıklanan nedenlerle davanın reddine yargılama giderleri ve vekalaet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme içinde yetki sözleşmesi barındırmakta olup yetki sözleşmesi uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olarak kabul edilmiş olduğunu, taraflar arasın İngilizce ve Türkçe olmak üzere detaylı bir iade protokolü hazırlanmış olduğunu, uzun süredir devam eden ticari ilişki ve ticari ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıkların tarafların görüşmeleri sonucu bu protokolle noktalanmış olup işbu davaya konu protokol tarafların yükümlüklerini açıkça izah etmekte olduğunu, işbu protokolün, G.KORE'de asıl firmaları olan ve ...'deki şirketlerinin tek ortağı konumunda bulunan ...'nun da taraf olarak bulunmakta olduğunu, ... firması ve ... de temsiliyetini gerçekleştiren müvekkili firmanın tüm dünyada implant sektöründe faaliyet gösteren ve hem Kore pazarında hem de dünya pazarında yer bulan Korenin en büyük 2. İmplant Firması konumunda bulunan, dünyada ise en büyük ilk 20 implant üretici firması içinde bulunan, müvekkili şirketin yeni nesil implant teknolojileri ve uzun yıllarıdır yaptığı AR-GE yatırımları ile implantın takılma, ölçüm ve bekleme süreleri ile ilgili dünyada hak sahibi konumunda bulduğu bir çok yeni teknolojisi bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin henüz ...'de kurulmadan önce davalı şirketin ... pazarında satan distribitör olarak hizmet vermiş ve uzun yıllar ... firması ile çalışmlarını sürdürmüş olduğunu, bu uzun yıllar süren çalışmalar esnasında ... firması ile çok sayıda ürün alışverişi olduğunu ve ... İMPLANT ... kurulduktan sonra ise yaşanan bazı sorunlar ve pazara şirketlerinin bizzat girmesi ile söz konusu ticaretlerinin noktalanmak durumunda kalmış olduğunu, bu ticaretin noktalanma aşamasında taraflar arasında bulunan birçok uyuşmazlığın ticaretin noktalanmasına ilişkin olan aynı zamanda davalı firmanın da uzun süredir bulunan birçok ürünlerinin iade prosedürünü içeren bir protokole yansımış olduğunu, söz konusu protokol edimlerinin bir kısmı yerine getirilmiş olsa da tüm ihtar ve uyarılara rağmen davalı şirketin özellikle fail ve eski implantları içeren protokol hükümlerini uygulamadığının görüldüğünü, buna ilişkin olarak taraflarınca davalıya ihtarname keşide edildiğini, 24/06/2022 tarihinde davalıya tebliğ olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile haklı davalarının kabulünü, bilirkişice yapılan inceleme sonucunda ıslah edilerek belirlenecek tutarın (şimdilik kısmi olarak 1.000-TL) protokolü ihlal eden davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesi hakkında ilama hüküm verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/315 esas sayılı dosyasından ikame edilmiş olduğunu ve davaya konu Protokolden kaynaklanan derdest bir dava bulunduğunu, bu bağlamda davacının davasının "derdestlik" dava şartı yokluğundan başkaca herhangi bir inceleme yapılmaksızın reddedilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaate ise işbu dosyanın İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/.... Sayılı dosyasıyla birleştirilmesini talep ettiklerini, protokol uyarınca faıl implantların varlığının, davacı şirketçe kabul edilmiş olduğunu ve bu doğrultuda müvekkili şirkete ödeme yapılmış olduğunu, fail/zayi implant raporlarının müvekkili şirketçe ticari teamüllere ve hayatın olağan akışına uygun olarak toplanmış ve davacı ... ...’ye iletilmiş olduğunu, davacı tarafa iade edilen implantlar arasında 2019 yılı öncesine ait herhangi bir implant bulunmamakla birlikte, davacıya ait ürünlere müvekkili şirketçe üretilmiş abudment eklenmemiş olduğunu, davacıya gönderilen tüm implant ürünlerinin ... marka olduğunu ve davacıya ait olduğunu, protokolü ihlal eden tarafın müvekkili şirket olmadığını, ihlali gerçekleştirenin bizzat kötü niyetli davacı olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle HMK 114/ı maddesi gereğince "derdestlik" dava şartının eksikliğinden başkaca herhangi bir inceleme yapılmaksızın davanın usulden reddini, derdestlik itirazları Mahkememizce kabul edilmediği takdirde, huzurdaki davanın aynı taraf ve konudan kaynaklanan İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/.... Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, her halükarda davacının davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. Asıl dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve protokol kapsamında davalıya iade edilen implantlardan kaynaklanan implant bedellerinin faizi ile birlikte tahsili talebine ilişkindir. Birleşen dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve protokol uyarınca, iade edilmiş olan hatalı olduğu iddia edilen implantlardan kaynaklanan zarar bedelinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Asıl ve birleşen dava yönünden taraf vekillerince bildirilen tanıklar Mahkememiz ve adresleri itibariyle yetkili talimat Mahkemeleri aracılığıyla dinlenmiştir. Asıl davada davacı birleşen davada davalı şirketin adresinin ... olması nedeniyle ticari defterlerinin incelenmesi hususunda ... Asliye Ticaret MAhkemesi'ne talimat yazılmıştır. ... 2. Asliye Ticaret MAhkemesi 2024/... talimat sayılı dosyası aracılığıyla Mali Müşavir bilirkişiden alınan 28/11/2024 tarihli talimat raporunda özetle; Her türlü takdir ve değerlendirmesi mahkemeye ait olmak üzere, dava dosyasında yer alan belgeler ile davacı/karşı davalı ... İnş. İth. İhr. San. Ve Tic. A.Ş'nin işyerine gidilerek ticari defterleri, ticari belgeleri ve diğer belgeler üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmelerin “Tespit ve Değerlendirmeler” kısmında tarafımca detaylı olarak yazıldığı; a) Davacı/karşı davalı şirkete ait ticari e-defterlerinden yevmiye ve büyük defterlerin 2021 yılı Ekim-Kasım-Aralık dönemleri beratlarının zamanında Gelir İdaresi Başkanlığına gönderildiği, kağıt ortamında hazırlanan envanter defterinin açılış kaydının ise süresi içerisinde noter kanalıyla yapılmış olduğu, 2021 yılında davacı/karşı davalı şirket tarafından ticari e-defterler üzerinde yapılan kayıtlara göre davacı/karşı davalı şirket ile davalı/karşı davacı şirket arasında yapılan ticari işlemler sonucunda herhangi bir alacak/verecek tutarın bulunmadığı yani bakiyenin sıfır olduğu, Davalı şirkete ait olan 2021 hesap dönemi ticari defterlerinin delil olma niteliğini taşıdıkları, b) Davaya konu olan 01.12.2021 tarihli KDV dahil 17.112,60 USD tutarlı proforma faturasıyla ilgili olarak gerek 2021 ve gerekse takip eden 2022 yılında herhangi bir e-fatura düzenlenmediği, davalı/karşı davacı ... İmplant San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından proforma faturada yer alan ticari malların teslim alındığı, teslim alan ticari malların bir kısmına İmplant Zayi Raporunun uygun tutulmamasından dolayı itiraz edildiği, itiraz edilen ticari mallar için dava dosyasına 16 adet rapor sunulduğu, söz konusu raporların yapılan protokole uygun olmadığı varsayılması halinde proforma fatura toplam tutarı olan 17.112,60 USD tutarından 453,60 USD düşülmesi sonucu 16.659 USD tutarın davalı/karşı davacı ... İmplant San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından davacı/ karşı davalı ... İnş. İth. İhr. San. Ve Tic. A.Ş' ne ödenmesi gerektiği tespit ve rapor edilmiştir. Diş hekimi/ periodontolog, nitelikli hesaplama uzmanı ve mali müşavir tarafından müşterek imzalı 04/06/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Dava dosyası ve mahkemede sunulan fail olduğu iddia edilen implantlar ve raporları incelendiğinde: 2096 adet implantın 1029 tanesinin fail (kayıp) implant olmadığı ve dava dosyasında delil olarak bulunan 16 implantın 13 tanesinin fail (kayıp) implant olmadığı, Fail implant raporlarının taraflar arasında imzalanan protokolün 6. Maddesinde belirtildiği şekilde tam olarak doldurulmadığı, raporların eksiksiz doldurulmasının aynı zamanda firmanın ürününü geliştirmesi açısından önemli olduğu, İmplantların çap/boy bilgileri kutu üzerinde yazılı olup steril ambalajından çıkarılan implantın “wrong size”( “yanlış boyut”) şeklinde fail olarak rapor edilmesi üretici firma hatası değil kullanıcıdan (hekim ve/veya yardımcı personel) kaynaklanan bir durum olduğu, Davalı/ birleşen davacının garanti taahhüdüne imza atmadığı görüldüğünden implantların *üreticisi, satıcısı ve garanti vereni* olmaması sebebiyle sorumluluğunun gündeme gelemeyeceği düşünülebilecek olsa da; davacı, davalı/birleşen davacı ve dava dışı ... CO arasında bir protokol imzalandığı, sözleşmede davalının/birleşen davacının bedel iadesinde bulunabileceği düzenlenmiş olup; davacının/ birleşen davacının iade ettiği ürünlere yönelik bedel talebinde bulunabileceğinin söylenebileceği, açıklamalarımıza Mahkemece, ayıbın varlığının davalı/birleşen davacı tarafından kabul edilmediği; husumetin yerinde olduğu kanaatine varılması ihtimaline binaen devam edildiği, Birtakım implantlar bakımından ayıbn maddi varlığının somut olayda mevcut olduğu değerlendirmesinin yapılabileceği kanaati hasıl olmuş ve fakat hangi miktarda ürünün ayıp kapsamında olabileceğinin tespitinin yapılabilmesinin mümkün olmadığı, bir başka ifade ile taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine konu implantın bir kısmının ayıplı olduğu tespit edilmiş ve fakat bunların hangi miktara tekabül ettiğinin anlaşılamadığı, Mahkemece davacının TBK m. 474’te ifade edilen “(...) işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (...) hükmü nazara alındığında makul sürede gözden geçirme ve bildirim külfetini yerine getirdiği sonucuna varılır ise; bu sebeple, davalının/birleşen davacının ayıptan sorumlu olabileceği, Kullanıcı hatasından kaynaklanmayan ayıplı ürünler yönünden davacının/birleşen davalının, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ayıplı malların tamamını uhdesinde tutuyorsa ve kullanmadıysa ürünlerin tamamını iade etmesi gerektiği; davacının/birleşen davalının, ayıplı ürünlerin bir kısmını kullanıp belli bir kısmını kullanmadıysa kullanmadığı kadarını iade etmesi, kullandığı kısım için ise davacının/birleşen davalının talep ettiği miktardan ayıp kadar tenzilat yapılması gerektiği; davacı/birleşen davalı ürünlerin tamamını kullandı ise davacının talep ettiği tutardan ayıplı ürün miktarınca tenzilat yapılması gerektiği tespit ve rapor edilmiştir. Diş hekimi/ periodontolog, nitelikli hesaplama uzmanı ve mali müşavir tarafından müşterek imzalı 08/04/2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; esas dava açısından: 1. Davacının asıl davadaki talebinin 272 adet zayı implantın karşılığı olan bedelin iadesi olduğu; bu halde ilgili iadenin muhatabı Protokol m. 5 gereğince davalı şirket olarak görüldüğü; davacının davalıdan implantlara ilişkin bedeli Protokol m. 5 uyarınca isteyebileceği, 2. İmplantlardaki zayı olma durumunun ayıp niteliğini taşıdığı; tarafların üçlü Protokol ile implantların zayı olması durumunda tarafların hak ve borçlarını düzenlediği, 3. Gerek asıl davadaki implantlar gerekse de karşı davadaki implantların zayı olması durumunda Protokol hükümlerinin geçerli olacağı; Protokol m. 2 gereğince karşı davaya söz konusu olan implantların zayı olduğunun taraflarca kabul edildiği; asıl dava konusu implantların ise zayı olduklarının tespit edilmesi halinde Protokol m. 5'e göre iade ya da değişim sağlanabileceği, 4. Bu kapsamda davacı tarafın sözleşme maddelerine dayanarak davalı ... şirketinden 272 adet 17.112,60 USD tutarlı implant bedeli talep edebileceği, birleşen dava açısından; davacı ... İmplant Sanayi Ticaret Ltd. Şti. davalı ... ... şirketinin 2096 adet implantı fail olarak nitelendirerek işbu ürünlerin parasını Protokol kapsamında ... Implant şirketinden tahsil ettiği, söz konusu 2096 adet ürünün tamamı fail implant olmadığının tespit edildiğinden 2096 adet implant (52.400 USD) bedelinin müvekkiline iadesini talep ettiği, yapılan teknik incelemede: 1067 tanesinin fail (kayıp) implant görüntüsünde olduğu, 1029 tanesinin fail (kayıp) implant görüntüsünde olmadığı, Fail implantın ayıplı ürün olmadığı, Herhangi bir sebeple iyileşmesi gerçekleşmemiş veya kazara sterilliği bozulmuş implant olduğu, Fail görüntüsünde olmayan 1029 implant yüzeyi temiz fakat sterilliği bozulduğu için başka bir hastada kullanılamayacak durumda olduğundan; a. Fiziki olarak incelenen ve sayımı yapılan implantların ayıplı ürün olmadıkları, ancak** bazı implantların cerrahi işlem sonrası herhangi bir sebepten dolayı iyileşemediği için (fail implant) kaybedildiği ve burada üretici firma bu ürünler tekrar göndermesi gerektiğinden davacının 1067 adet ürünün bedelini talep edemeyeceği, Bedeli talep edilemeyecek ürünlerin de ortalama fiyatının 52.400 USD/ 2096 =25 usd 25 USD X 1067 =26.675,00 usd olarak hesaplandığı, b. Yüzeyi temiz olan implantların ise (tıbbi anlamda Fail olmayan ) çap boy değişimi nedeniyle iade edildiği iddia edilmektedir. Bu ürünlerin orijinal steril kutuda olmadıkları için üretici firmanın bu implantlar için karşı tarafa ödeme yapmayacağı ve ... şirketine ödeme yapmış olduğundan birleşen davada talepleri olan ; 25x1029 = 25.725,00 USD yi davalı ... şirketinden talep edebileceği tespit ve rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Asıl davada; davacı davalı ve dava dışı ....Co arasında akdedilen, dava dilekçesi ekinde bulunan tarihsiz protokol kapsamında (dava dışı ...'dan alınan ve davalıya iade edilen) 272 adet hatalı (fail) implantların bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek döviz cinsi mevduatlara uygulanan faizi ile davalıdan tahsilinin talep edildiği, harca esas değer olarak 17.112,60-USD gösterildiği görülmüştür. Birleşen davada; davacı ile davalı arasında akdedilen protokol kapsamında davalıya satışı yapılan implantların 2096 adetinin hatalı (fail) olduğu gerekçesiyle davalı tarafından davacıya iade edildiği ve iade edilen bu implantlarda yapılan inceleme neticesinde protokol hükümlerine aykırı olarak iade edildiğinden bahisle protokolün ihlali nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği zararlarının kısmi olarak 1.000,00-TL tutarındaki kısmının davalıdan tahsilinin talep edildiği, harca esas değer olarak kısmi 1.000,00-TL gösterildiği görülmüştür. Yapılan incelemede, tarafların iddia ve savunmalarından her iki tarafın da hem asıl dava hem de birleşen dava yönünden davacı, davalı ve dava dışı ... arasında akdedilen protokole dayandığı görüldüğünden, protokolde ise asıl davada davacının dava dışı ...'dan aldığı implantların iadesi hususlarında protoklün 4, 5, 6. maddeleri ile yükümlülük altına girdiği görülmekle protokol hükümlerine göre talepte bulunulduğu ihtilafsız olduğundan öncelikle asıl davada davalıya husumet yöneltilebileceği anlaşılmakla asıl davada davalı vekilinin husumet itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Asıl davada esas yönünden yapılan incelemede, asıl davaya konu edilen 272 implantın 06/05/2020 tarihli garanti taahhütnamesi uyarınca hatalı (fail) implant olduğundan bahisle bedelinin iadesinin talep edildiği, teknik inceleme neticesinde asıl davaya konu 272 adet implantın ayıp niteliği taşıdığının belirlendiğinden protokolün 5. Maddesine göre asıl davada davalı tarafça yazılı olarak 15 gün içerisinde değişim veya satış bedeli iadesi tercihlerinden birini seçmesi gerektiği, ancak dosya kapsamında davalı tarafça yazılı olarak seçim hakkını kullandığına dair belge/ delil bulunmadığı gibi, dinlenen tanık beyanlarından davalı ... çalışanı olduğunu ifade eden tanık ...'ün " 270 adet implanta ilişkin davacı ... ... sadece para iadesi istedi, değişim talep etmedi" şeklindeki beyanından davacı ... ... tarafından değişim talep edilmediğinin ifade edildiği ancak protokole göre bu hakkın davalı ... ...'ye tanındığı ve seçimin yazılı olarak yapılarak derhal bildirilmesi gerektiğinin düzenlendiği, ancak buna dair bilge bulunmadığından seçim hakkının davacıya geçtiği ve davacının dava dilekçesi ekinde sunulan .... Noterliği 07/01/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile bedel iadesi talebinde bulunduğu, asıl davaya konu edilen alacağın 2 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği ve ihtarnamenin tebliğine dair mazbatanın sunulduğu, ihtarın tebliğ tarihinin 10/01/2022 olduğu ve ihtarla verilen sürenin bitimi itibariyle temerrütün 13/01/2022 tarihinde gerçekleştiği, mali inceleme ile asıl davayı konu edilen alacağa ilişkin proforma fatura bedelinin talep edilen 17.112,60-USD tutarında olduğu belirlendiğinden asıl davanın kabulü ile 17.112,60 USD'nin temerrüt tarihi olan 13/01/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Birleşen dava yönünden yapılan incelemede, birleşen davaya konu edilen ve protokolün 4. Maddesinde iadesi fail/ zayi olmuş 2096 adet implantın kolu halinde dosyaya sunulduğu ve ek raporda belirtildiği üzere teknik inceleme neticesinde tek tek incelenen 2096 adet implatın 1029 adetinin fail (hatalı) implant niteliğinde olmadığı, 1067 adetinin ise fail implant görüntüsünde olduğu belirlenmiş, birleşen davada cevap dilekçesi içeriğinde birleşen davada davalı vekilince "fail implantların varlığı kabul edilerek müvekkil şirkete ödeme yapılmıştır" denilmek suretiyle ödeme yapıldığını kabul ettiğinden, bu durumda protokolün 4. Maddesinde kararlaştırılan 2096 adet implantın 52.400,00-USD bedeline göre fail olmadığı belirlenen 1029 adet implant için karşılığı olarak hesaplanan 25.725,00-USD'nin davacıdan iadesinin istenebileceği değerlendirilmiş, davacı vekilince birleşen davanın kısmi olarak 1.000,00-TL alacak istemi ile açıldığı ve Mahkememizin 01/07/2026 tarihli celse 2 nolu ara kararı ile birleşen davada davacı vekiline talebi üzerine ıslah dilekçesini sunmak üzere süre verildiği, verilen süre içerisinde ıslah dilekçesinin sunulmadığı ve birleşen davada dava değerinin 1.000,00-TL olduğu görülmekle taleple bağlı kalınarak 1.000,00-TL'nin birleşen davada davalı ...'tan tahsiline karar vermek gerekmiş, temerrüt yönünden yapılan incelemede, davacı tarafça dava açılmadan evvel birleşen davaya konu alacak için davalıyı temerrüte düşürdüğüne dair ihtarı bulunmadığından, birleşen davaya konu alacak için davalı tarafça arabuluculuk sürecinde tazminat isteminde bulunulduğundan arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih olan 26/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; A-)Asıl dava yönünden; 1-Davanın kabulüne, 17.112,60 USD'nin temerrüt tarihi olan 13/01/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 18.005,87-TL harçtan peşin alınan 4.501,47-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.504,40-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 4.501,47-TL peşin harç, 80,70-TL vekalet harcı, 2.455,00-TL tebligat/ posta gideri, 23.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 30.217,07-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, B-)Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/... esas sayılı dava yönünden; 1-Davanın kabulüne, 1.000,00-TL'nin arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih olan 26/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç, 80,70-TL vekalet harcı, 1.533,00-TL tebligat/ posta gideri, 18.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.973,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, asıl ve birleşen davada taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır