İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2013/196 E. 2026/505 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2013/196
- Karar No
- 2026/505
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2013/196 Esas - 2026/505 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2013/196 Esas KARAR NO : 2026/505
HAKİM : ..... KATİP : .....
DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ....
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 09/10/2009 KARAR TARİHİ : 23/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalının müvekkiline ait fatura bedelini ödemediğini, ancak faturaya itirazı olmadığını, fatura borcunu kabul ettiğini, bu nedenle davalı aleyhine ... 12. İcra Müdürlüğü'nün 2009/6331 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasında ... Çimento Fabrikasının inşa edilmesi hususunda sözleşme düzenlenmiş bulunduğunu, dava konusu fatura muhtevası malzemenin davacı tarafından davalıya bağımsız bir satış sözleşmesi kapsamında satılmadığını, sözünü ettikleri sözleşme kapsamında imalatta kullanılmak ve bedeli müvekkilinin hak edişinden düşülmek üzere teslim edilmiş olduğunu, müvekkilinin anılan sözleşme uyarınca davacıdan büyük miktarlarda alacağı bulunduğunu, bu hususta davacı aleyhine ve asıl işveren .... ... A.Ş. aleyhine Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinde açmış oldukları pek çok dava bulunduğunu, Bakırköy Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nin 2009/118 E. sayılı dosyasında açtıkları davaya, davacı cevap verirken şimdi dava konusu olan faturayı belirtmek suretiyle takas-mahsup definde bulunduğunu, esasen davacının bu fatura bedelini müvekkilinin önceki hak ediş alacaklarından mahsup etmiş olduğunu bildirerek, davanın reddine ve davacı aleyhine % 40 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. DELİLLER -Takip dosyası, -Takibe konu .... nolu Fatura, -Sipariş formları, -Bakırköy 1 ATM 2023/707 Esas(bozma kararı öncesi 2014/322 E.) sayılı dava dosyası DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Eldeki davanın ilk olarak Mahkememiz 2009/624 esasına kayden açıldığı, Mahkememizin 2009/624 Esas, 2010/404 Karar sayılı ve 07/07/2010 tarihli kararında özetle, davanın Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesini'nin 2009/118 Esas sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2012/16079 Esas, 2013/483 Karar sayılı ve 14.01.2013 tarihli kararında özetle; dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'a göre aralarında bağlantı bulunan iki davanın başka (değişik) yer mahkemelerinde açılmış olması halinde davaların birleştirilmesi talebinin ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebileceği eldeki davada davalı tarafından davaların birleştirilmesi ilk itiraz olarak ileri sürülmemiş olmasına rağmen mahkemece birleştirme kararı verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamı üzerine dosyanın mahkememiz işbu 2013/196 Esas kaydını aldığı görülmüştür. Davaya konu ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2009/6331(Eski Ank. 12. İcra D. 2009/6331 E.) esas sayılı İcra takip dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının davacı şirket, takip borçlusunun davalı şirket olduğu, takibin 41.822,41 YTL asıl alacak üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip usulünce başlatıldığı, takipte borcun sebebi olarak 10.08.2008 tarih ve ... numaralı faturanın gösterildiği, takip tarihinin 04/05/2009 olduğu, ödeme emrinin davalıya 10/07/2009 tarihinde tebliğ edildiği, davalının vekili aracılığıyla 13/07/2009 tarihli dilekçeyle ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafından eldeki davanın da süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Yukarıda deliller kısmında sayılan ve aşamalarda eldeki davada bekletici mesele yapılan Bakırköy 1 ATM 2023/707 Esas(bozma kararı öncesi 2014/322 E.) dosyası incelendiğinde; Asıl davada, davacı yüklenici ... ... Ltd. Şti. ile davalı iş sahibi .. . San. ve Tic. A.Ş. arasında sipariş üzerine kurulan eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında, bakiye iş bedelinin ve %5 kesintilerin tahsiline ilişkin olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, Birleşen 2009/765 Esas sayılı davada, aynı sözleşme ilişkisi kapsamında, davalı iş sahibi tarafından sözleşmenin uygulanmasının durdurulması nedeniyle, davacı şirket ve diğer davacı şirket yetkilisinin uğradığı belirtilen maddi ve manevi zararların tazmini, Birleşen 2014/712 Esas sayılı davada, davacı yüklenici ... ... Ltd. Şti. ile davalı iş sahibi ... ... ... A.Ş. arasında sipariş üzerine kurulan eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında, bakiye iş bedelinin tahsiline ilişkin olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, Birleşen 2009/766 Esas sayılı davada, aynı sözleşme ilişkisi kapsamında, davalı iş sahibi tarafından sözleşmenin uygulanmasının durdurulması nedeniyle, davacı şirketin uğradığı belirtilen maddi zararların tazmini talep edildiği anlaşılmıştır. Eldeki dava; faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı özetle; faturaya konu malzemenin davalıya teslim edildiğini ancak bedelinin ödenmediğini ileri sürmüş davalı ise özetle faturanın alım satım ilişkisinden kaynaklanmadığını, taraflar arasındaki eser sözleşmesi niteliğinde akdi ilişki bulunduğunu, bu akdi ilişki çerçevesinde davacı tarafından davalıya sipariş edilen iş kapsamında bir kısım çelik malzemenin kendilerince(davalı tarafça) temin edilememesi nedeniyle, akdi ilişkiye konu imalat işinde kullanılmak üzere davacı tarafından temin edilip gönderildiğini, bu malzemenin kullanılacağı bölümün teslimiyle beraber bedelinin müvekkili hakedişinden düşüleceğini, ancak henüz bu malzemenin kullanılmasına fırsat kalmadan davacının aralarındaki eser sözleşmesinin uygulanmasının durdurduğunu, davalıya ödenmesi gereken bedelleri ödemediğini, aralarındaki eser sözleşmesine göre kendilerinin(davalının) alacağının bulunduğunu, diğer yandan malzemenin dava dışı taşeronun atölyesinde beklediğini, malzeme siparişe özel hazırlandığından piyasa değeri bulunmadığını, ancak ve ancak hurda değerinden söz edilebileceğini savunmuştur.
Davalının bu yöndeki savunması bakımından davacı vekili (15/06/2010 havale tarihli dilekçede ve aşamalarda) özetle; sözleşme gereği imalat yükümlülüğünün davalı tarafta olduğunu, imalat için gerekli malzemeleri davalının temin etmesi gerekirken, piyasadan temin edemediği malzemeleri davacının temin etmesini istediği taraflar arasındaki bu anlaşmaya göre bedelinin davalı yanca ödeneceğini, ancak sçz konusu malzemeler davacı yanca karşılandığı halde bedelinin davalı tarafça ödenmediğini ileri sürmüştür. Tarafların gerek dosyamız kapsamında gerekse Bakırköy 1 ATM 2023/707 ( eski esası2014/322) Esas sayılı dosyası kapsamındaki aşamalardaki anlatımları çerçevesinde; Dosyamız davacısı ... .... AŞ ile, dosyamız davalısı ... ... Ltd. Şti. arasında sipariş üzerine kurulan eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu; işin ... . . Fabrika inşaatına ilişkin bir kısım imalat işine ilişkin olduğu, davacı ... ... şirketinin iş sahibi, davalı ... şirketinin yüklenici olduğu anlaşılmıştır. Yine ihtilafa konu faturanın; taraflar arasındaki eser sözleşmesi niteliğindeki imalat işinde kullanılması gereken bir kısım malzemeye ilişkin olduğu, malzeme bedelinin davalı yüklenici tarafından karşılanmak üzere, o aşamada, iş sahibi tarafından temin edilip davalıya(davalının taşeronu konumundaki TPC firmasına) gönderildiği sabittir. Buna göre esasen; fatura konusu malın taraflara arasındaki adki ilişkiye konu imalat işinde kullanılmak üzere temin edildiği, iş sahibi tarafından temin edilip davalıya gönderildiği, teslim edildiği ve malzeme bedelinin neticeten yükleniciye yükletileceğinin kararlaştırıldığı hususlarında ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık aralarındaki akdi ilişkinin davacı iş sahibi tarafından durdurulması nedeniyle anılı malzeme bedelinden sorumlu olup olmadığı diğer yandan davalı yüklenicinin bakiye imalat bedelinden kaynaklı alacak ve (sözleşmenin durdurulmasından kaynaklı )tazminat talepleri karşısında varsa davalı yüklenici alacağından mahsubu gerekip gerekmediği noktasındadır. Nitekim yüklenici tarafından iş sahibine açılan Bakırköy 1 ATM 2023/707 esasına birleşen Bakırköy 2 ATM 2014/712 ve 2009/766 esas sayılı dosyalarında; iş sahibi ... ... şirketinin anılı fatura bedeli için mahsup definde bulunduğu görülmüştür. Ancak Bakırköy 1 ATM 2014/322 Esas üzerinden verilen kararın temyiz incelemesinde Yargıtay 6 HD. 2022/1986 Esas 2023/2514 Karar sayılı ilamında "... Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/712 Esas sayılı dosyasında; davalının takas mahsup talep ettiği alacak ile ilgili ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/196 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından dava açılmakla takas ve mahsup iradesinden vazgeçildiği..." denilmek suretiyle iş sahibinin mahsup iradesinden vazgeçtiği sonucuna varılmıştır. Bozma ilamına göre bahse konu alacağın artık devam etmekte olan anılı birleşen davada ele alınmayacağı açıktır. Mahkememizce bu minvalde yapılan değerlendirmeye göre davacının daha önce davalı konumunda yer aldığı dosyadaki mahsup define konu ettiği alacak için bağımsız bir dava açıldığından o dosyadaki takas mahsup iradesinden vazgeçmesi nedeniyle, artık alacak iddiasının eldeki işbu dava kapsamında karara bağlanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Eser sözleşmelerinde işin tamamlanarak teslim edildiğinin ispatı yükleniciye, iş bedelinin ödendiğinin ispatı ise iş sahibine düşer. Somut olayda akdi ilişkinin varlığının ihtilaflı olmadığı, yine işin yüklenici tarafından henüz tamamlanmadığı aşamada sözleşme ilişkisinin sona erdiği sabittir. Yine taraflar arasındaki Bakırköy 1. ATM 2023/707 Esasa birleşen Bakırköy 2 ATM 2014/712 ve Bakırköy 1 ATM 2009/766 esas sayılı dosyaları kapmasında iş sahibi tarafından sözleşmenin gecikme iddiasıyla sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere bu gibi sona erme halinde kural olarak; kusur durumuna bakılmaksızın yüklenicinin tamamladığı kısmın imalat bedelini talep etmesi mümkündür. Sona erme yönünden; gecikme bulunup bulunmadığı, varsa gecikmeden kimin sorumlu olduğu ve fesihte kimin haksız olduğu, gecikmeden yüklenici sorumlu değilse ve fesihte iş sahibi haksız ise uğranılan zarar olup olmadığı gibi hususların tespitinin ise anılı Bakırköy ATM dosyaları kapsamında değerlendirileceği anlaşılmıştır. Nitekim Bakırköy 1 ATM 2014/322 Esas üzerinden verilen kararın temyiz incelemesinde, Yargıtay 6 HD. 2022/1986 Esas 2023/2514 Karar sayılı ilamında "... tüm dosya kapsamındaki deliller değerlendirilerek gecikmeden kimin sorumlu olduğu ve fesihte kimin haksız olduğu, gecikmeden davacı sorumlu değilse ve fesihte davalı haksız ise dosya kapsamındaki delillerden uğranılan zarar olup olmadığının tespit ettirilmesi, asıl dosyadaki takip konusu 4 adet faturaya ilişkin işlerin yapılıp yapılmadığı, ödemeler konusunda defterler de incelenerek bu konudaki taraf itirazları giderilecek şekilde davacının ödenmesi gereken iş bedeli konularında Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp ortak kusur halinde ya da davacının kusurlu olması halinde yazılı olduğu şekilde zarar talebine yönelik davaların reddine, davalının kusurlu olması halinde ispatlanan zarar yönelik sonucuna göre karar verilmesine, davacının alacağı çıkması halinde asıl ve birleşen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/765 Esas sayılı dosya davalısı .. ... ... ve Ticaret A.Ş.'nin, ... 30. İcra Müdürlüğünün 2008/7994 Esas sayılı dosyasında, İİK'nın 89/1. maddesi gereğince gönderilen haciz ihbarnamesine istinaden, davacı adına ödediği bedel olup olmadığı araştırılarak var ise ödemelerin TBK'nın 100. maddesi kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre asıl ve birleşen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/765 ve 766 Esas sayılı dosyalarında karar vermek, birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/712 Esas sayılı dosyasında ise davalının takas ve mahsup iradesinden vazgeçtiği dikkate alınarak hüküm kurulması..." gerektiği açıklanmıştır. Diğer yandan eldeki uyuşmazlığa ilişkin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı BK'nın 357 Maddesi uyarınca; Malzeme iş sahibi tarafından verilmiş ise, müteahhit, onları layik olan bütün ihtimam ile kullanmak ve bundan dolayı hesap vermek ve artanı iade etmekle mükelleftir.(BK md. 357/2) İş devam ettiği sırada, iş sahibinin, verdiği malzemenin veya gösterdiği arsanın kusurlu olduğu anlaşılır yahut imalatın noktası noktasına muntazaman icrasını tehlikeye koyacak diğer bir hal hadis olursa mütaahhit, iş sahibini bundan derhal haberdar etmeğe mecbur aksi takdirde bunların neticelerini tahammül etmekle mükelleftir.(BK md. 357/3.) 818 Sayılı yasanın 357. Maddesi hükümleri, 6098 Sayılı TBK'nın 472. Maddesinde de paralel şekilde düzenlenmiştir. Yasal düzenlemeden anlaşılacağı üzere; iş sahibi tarafından malzeme sağlanması halinde, yüklenici, malzemeyi gerekli özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür, diğer yandan eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesine engel bir durumun varlığı halinde yüklenicinin bu durumu hemen işsahibine bildirmesi gerekli olup aksi halde bundan doğacak sonuçlardan sorumlu tutulacağı açıktır. Somut olayda; malzeme iş sahibi tarafından temin edilirken, mazleme bedelinin yükleniciye fatura edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davalı, bedelin ileride imalat bedelinden düşülmek suretiyle hesap görüleceğini savunmuş ise de neticeten taraflar arasında malzeme bedelinin yüklenici tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığı sabittir. Yapılan açıklamalara göre eldeki uyuşmazlığa bakıldığında; takibe konu faturanın malzeme bedeline ilişkin olduğu, malzemenin davalı yüklenici uhdesine teslim edildiği ve taraflar arasındaki anlaşmaya göre malzeme bedelinden yüklenicinin sorumlu olduğu konularında duraksama bulunmamaktadır. Yüklenicinin bakiye imalat bedeli alacağı bulunup bulunmadığı veya fesihten kaynaklı zararı bulunup bulunmadığı hususları dosyamız kapsamında dava konusu değildir. Yüklenicinin bakiye imalat bedeli varsa Bakırköy 1 ATM 2023/707 Esas sayılı davasına birleşen Bakırköy 2 ATM 2014/712 ve Bakırköy 1 ATM 2009/766 esas sayılı dosyaları kapmasında karara bağlanacağı anlaşılmıştır. Ancak yine değinilen bozma ilamına göre eldeki dava konusu olan faturanın yani malzeme bedelinin anılan Bakırköy ATM dosyalarında mahsuben değerlendirilmeyeceği, diğer bir anlatımla o dava dosyaları kapsamında hüküm altına alınmayacağı anlaşılmıştır.(Nitekim Bakırköy 1 ATM 2023/707 Esas üzerinden verilen 22/12/2025 tarihli gerekçeli kararın 14. Sayfasında takas ve mahsup iradesinden vazgeçildiği gerekçesine yer verildiği görülmüştür.) O halde taraflarca yüklenicinin sorumluluğunda olduğu kararlaştırılan malzeme bedelinin, taraflar arasındaki anlaşma iradesine uygun olarak yükleniciye yükletilebilmesini teminen eldeki davada tahsilinin hüküm altına alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Böylece bu değerlendirmeye göre taraflar arasındaki anlaşma iradesine uygun olarak yüklenici tarafından karşılanan(işbu kararla karşılanması gerektiği belirlenen) malzeme bedelinin, bu kez sözleşmenin feshine göre (o kısım imalatın henüz yapılmaması veya malzemenin henüz kullanılmamasına göre) yüklenicinin menfi veya müspet zararları kapsamında kalıp kalmayacağı ve tazmini gerekip gerekmediği hususunun ise eldeki işbu davada değelendirilemeyeceği, Bakırköy 1 ATM 2023/707 Esas sayılı davasına birleşen Bakırköy 2 ATM 2014/712 ve Bakırköy 1 ATM 2009/766 esas sayılı dosyaları üzerinden ele alınıp karara bağlanması gerektiği düşünülmüştür. Nitekim Bakırköy 1 ATM 2023/707 esas sayılı dosyasından verilen 22/12/2025 tarihli kararda; "...tarafların ortak kusuru nedeniyle davacıların, davalılardan bu yüzden uğradıkları maddi manevi zararların tazmini talebinin yerinde olmadığı, bu nedenle zarar talebine yönelik davaların reddinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak; birleşen (Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/766 E.) dosya ve birleşen (Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/765 E.) dosya yönünden; davanın reddine karar vermek gerektiği" gerekçesine yer verildiği görülmüştür. Belirtmek gerekir ki aşamalarda Bakırköy 1 ATM 2023/707 Esas sayılı dava dosyasındaki mahsup defi de nazara alınarak anılı Bakırköy 1 ATM 2023 707 Esas sayılı dava dosyası eldeki dosyamız açısından bekletici mesele yapılmış ise de; yukarıda anlatılanlar kapsamında, gerek Bakırköy 1 ATM dosyasında iş sahibi tarafından ileri sürülen mahsup iradesinden vazgeçilmesi nedeniyle artık bahse konu alacağın o davada ele alınmayacağı(karara bağlanmayacağı veya varsa yüklenici alacağından mahsup edilmeyeceği) gerekse de malzeme bedelinden yüklenicinin sorumlu olduğu yönündeki açıklamalarımız dikkate alındığında anılı Bakırköy ATM dosyasının bekletici mesele yapılmasının gerekli olmadığı, o davanın sonucunun eldeki davamızın sonucunu etkilemeyeceği değerlendirilerek, anılı davada verilen kararın kesinleşmesi ayrıca bekletici mesele yapılmamıştır. Yapılan açıklamalar kapsamında; davaya konu takip dayanağı fatura konusu malın, taraflar arasındaki eser sözleşmesi niteliğindeki akdi ilişki ile davalı yükleniciye sipariş edilen imalatın bir kısım çelik malzemesi olduğu, malzemenin davalı yüklenici tarafından temin edilmesi gerekmesine rağmen, yüklenici tarafından temin edilememesi nedeniyle, iş sahibi tarafından temin edilerek yükleniciye teslim edildiği ve taraflar arasındaki anlaşmaya göre malzeme bedelinden yüklenicinin sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı değerlendirilerek malzeme bedelinin tahsiline yönelik takibin devamına dair aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Yine alacağın imalata ilişkin olmayıp malzeme bedeli olmasına göre likit olduğu değerlendirilerek icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir. İcra inkar tazminatı hesaplanmasına, takip tarihi 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik (05/07/2012 tarihinden) öncesi olduğundan %40 oranında uygulanmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KABULÜ ile; ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2009/6331(Eski Ank. 12. İcra D. 2009/6331 E.) Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 41.822,41 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, 2-Kabul edilen alacağın (41.822,41-TL'nin), %40'ı oranında 16.728,96 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 2.856,89 TL karar ve ilam harcından 564,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.292,19 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 15,60 TL başvuru harcı, 564,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 580,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 377,00 TL tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 41.822,41 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 Sayılı HMK'nın 373/4. Maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/06/2026
Katip ....
Hakim ....
BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR