İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/865 E. 2026/677 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/865
- Karar No
- 2026/677
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/865 Esas KARAR NO : 2026/677
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 20/11/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 19/11/2024 tarihli Genel Finansman Sözleşmesi akdedildiğini, davalının ... marka telefonun alımına istinaden müvekkili şirketten taksitli ticari finansman kredisi kullandığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine 30/05/2025 tarihli ihtarname gönderildiği halde borcun ödenmediğini, bunun üzerine ... 32. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işlemin telefon alımına ilişkin tüketici işlemi olduğunu, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, sözleşmedeki yetki şartının geçersiz olup ... mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili bulunduğunu; Genel Finansman Sözleşmesi’nde ve Sözleşme Öncesi Bilgi Formu’nda ıslak imzasının bulunmadığını, sözleşmeyi elektronik onay dâhil hiçbir şekilde kabul etmediğini, 6361 sayılı Kanun m.39/3 uyarınca müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkân veren bir yöntemle sözleşmenin kurulmadığını; kendisine telefon teslim edilmediğini, sözleşmede GSM numarası olarak gösterilen ... numaralı hattı kullanmadığını ve faturalarını ödemediğini; ihtarnameyi teslim almadığını, temerrüdün oluşmadığını savunarak davanın reddine ve davacının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER; ... 32. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyası, Genel Finansman Sözleşmesi ve Sözleşme Öncesi Bilgi Formu, kredi geri ödeme planı, 19/11/2024 tarihli e-arşiv fatura, 30/05/2025 tarihli ihtarname dosya arasına alınmıştır. Mahkememizce ... tarihinde Siber Güvenlik Başkanlığı GSM web servisleri üzerinden davalının T.C. kimlik numarası ile abonelik sorgulaması yapılmıştır. Bankacı bilirkişi ...’tan 28/05/2026 tarihli rapor alınmıştır. ... 32. İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı takip dosyasındaki 18/07/2025 tarihli ödeme emrine göre davacı, davalı aleyhine taksitli ticari finansman kredisinden kaynaklanan 13.235,08 TL asıl alacak, 370,23 TL (30/06/2025–11/07/2025 dönemi) ve 904,93 TL işlenmiş faiz, 45,25 TL BSMV ve 100,00 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 14.655,49 TL alacağın, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %92,82 temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV ile tahsili için ilamsız takip başlatmıştır. Davalı 18/08/2025 tarihli dilekçesi ile borca, yetkiye, faize ve tüm fer’ilerine itiraz etmiş, takip durmuştur. UYAP icra dosya kaydına göre takip 10/07/2025 tarihinde açılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Uyuşmazlık, 6361 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren bir finansman şirketi ile davalı arasındaki finansman sözleşmesinden doğan kredi alacağına ilişkindir. 6102 sayılı TTK m.4/1-(f) uyarınca bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan davalar, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari davadır. Değeri bir milyon Türk lirasını geçmediğinden aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Mahkememiz görevlidir. Davalının işlemin tüketici işlemi olduğu yönündeki savunması yerinde görülmemiştir. 6502 sayılı Kanun m.3 uyarınca tüketici işleminden söz edilebilmesi için mal veya hizmetin ticari ya da mesleki olmayan amaçla edinilmesi gerekir. Dava konusu kredi, sözleşmenin 2. maddesinde “aylık eşit taksitli ticari finansman kredisi” olarak düzenlenmiş, sözleşmenin 4. maddesinde müşteri krediyi ticari ya da mesleki amaç ve ihtiyacı için kullandığını beyan etmiş, Sözleşme Öncesi Bilgi Formu’nda da doğacak borçların ticari nitelikte olduğu ve tüketici mevzuatına tabi olmadığı belirtilmiştir. Davalı, bir yandan sözleşmeyi hiç kurmadığını savunurken diğer yandan sözleşmenin tüketici işlemi olduğunu ileri sürmekte, sözleşmedeki bu beyanlara aykırı bir nitelendirmeyi haklı kılacak somut bir olgu ve delil ortaya koymamıştır. Yetki yönünden; sözleşmenin 22. maddesinde İstanbul (Çağlayan) mahkemeleri ve icra müdürlükleri yetkili kılınmıştır. Ayrıca dava konusu alacak bir para borcu olup TBK m.89/1 uyarınca para borçları alacaklının ifa zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir; davacı şirketin yerleşim yeri İstanbul’dadır. HMK m.10 uyarınca sözleşmeden doğan davalar ifa yeri mahkemesinde de açılabilir.. Bu nedenle İstanbul mahkemeleri ve icra müdürlükleri yetkili olup yetki itirazı yerinde değildir. Davalının temel savunması, Genel Finansman Sözleşmesi’ni kabul etmediği ve sözleşmeye taraf olmadığı yönündedir. 6361 sayılı Kanun m.39/3 uyarınca finansman sözleşmesi, yazılı veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek yöntemlerle kurulur. Finansman şirketlerince kullanılacak uzaktan kimlik tespiti yöntemlerine ve elektronik ortamda sözleşme ilişkisinin kurulmasına ilişkin Yönetmelik’in 11. ve 12. maddeleri de itiraz halinde işlemin müşteri tarafından yapıldığını ispat yükünü şirkete yüklemektedir. Bu nedenle sözleşmenin kurulduğunun ve müşteri kimliğinin doğrulandığının ispatı davacıya aittir. Sözleşmenin 14. maddesindeki delil sözleşmesi hükmü, sözleşmenin kurulduğu başka deliller ile ortaya konulmadıkça tek başına dayanak yapılamayacağından, mahkememizce bu hükme dayanılmamış; aşağıdaki deliller bir bütün olarak değerlendirilmiştir: a) Sözleşme ve Sözleşme Öncesi Bilgi Formu: Her iki belgede müşteri olarak davalının adı soyadı yer almakta, belgelerin “müşterinin kaşe/imzası” bölümlerinde imza bulunmaktadır. (UYAP'tan davacı şirketin sunduğu yazı cevabındaki sözleşmelerde) Davalı imzasının bulunmadığını ileri sürmüş ise de bu savunma dosya içeriği ile bağdaşmamaktadır. Davalı, belgelerdeki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek HMK m.208 anlamında sahtelik iddiasında bulunmamış, imza incelemesi de talep etmemiştir. HMK m.208/1 uyarınca bu belgeler davalı aleyhine delil olarak kullanılmaktadır. b) GSM hattı: Mahkememizce yapılan SGB sorgulamasında, sözleşmede müşteri GSM numarası olarak yer alan 5453021686 numaralı hattın ... nezdinde 18/11/2019 tarihinden itibaren davalı adına kayıtlı olduğu ve halen aktif bulunduğu, kayıttaki ad soyad, T.C. kimlik numarası, baba adı, ana adı ve doğum tarihi bilgilerinin davalıya ait olduğu tespit edilmiştir. Hat, sözleşmenin akdedildiği 19/11/2024 tarihinde de davalı adına kayıtlı abone hattıdır. Davalı hattı kullanmadığını ve faturalarını ödemediğini ileri sürmüş, ancak hattı kimin, hangi tarihten itibaren kullandığına dair hiçbir bilgi ve belge sunmamıştır. Abonelik davalı adına olduğundan, onay sürecinde bu hatta iletilen doğrulama mesajlarının davalının kontrol alanına ulaştığı kabul edilmelidir. c) Fatura ve kredi kullanımı: 19/11/2024 tarihli e-arşiv fatura davalı adına ve T.C. kimlik numarası ile düzenlenmiş, ...numarası ile birlikte gösterilmiş, fatura bedeli olan 11.999,46 TL kredi anapara tutarı ile birebir aynıdır ve faturada “irsaliye yerine geçer” şerhi bulunmaktadır. Sözleşmedeki ürün bilgisi de aynı cihazdır. d) Taksit ödemeleri: Ödeme planı ve hesap kayıtlarına göre 01/2025 ve 02/2025 taksitleri ödenmiş, ilk taksit vadesinden önce ödenmiştir. Davalı bu ödemelerin başka bir kişi ve hesap tarafından yapıldığını ileri sürmüş, ancak bu kişiyi veya hesabı göstermemiş, dekont ya da kayıt sunmamıştır. Kredinin kullanılmasından sonra taksit ödenmiş olması, davalının sözleşme ilişkisini bilmediği yönündeki savunması ile bağdaşmamaktadır. e) Adres: Sözleşmede ve ihtarnamede yer alan adres (...) davalının icra dosyasına ve bu davaya sunduğu dilekçelerde bildirdiği yerleşim yeri adresi ile aynıdır. Davalı, adına üçüncü bir kişi tarafından işlem yapıldığı iddiasını somut olgularla açıklamamış, bu yönde bir belge sunmamıştır. Bu deliller birlikte değerlendirildiğinde, Genel Finansman Sözleşmesi ve kredi talimatının davalının kimliği doğrulanarak ve onayı alınarak kurulduğu, davalının sözleşme ile bağlı olduğu, sözleşmenin imzasız olduğu ve elektronik onay verilmediği yönündeki savunmaların yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. 6361 sayılı Kanun m.39/1 uyarınca finansman sözleşmesinde kredi, malın teslimi ile birlikte doğrudan satıcıya ödeme yapılması suretiyle kullandırılır. Davalı telefonun kendisine teslim edilmediğini ileri sürmüş ise de fatura davalı adına, cihaz IMEI numarası ile düzenlenmiş ve irsaliye yerine geçer şerhini taşımaktadır; teslimin yapılmadığına dair davalının satıcıya veya davacıya yaptığı bir başvuru, tutanak ya da başka bir delil dosyaya sunulmamıştır. Sözleşmenin 6. maddesi uyarınca ürünün teslimi ve ayıbı gibi satıcı ile müşteri arasındaki uyuşmazlıkların muhatabı satıcıdır, finansman şirketi bu ilişkiden sorumlu değildir. Bu nedenle teslim edilmediği savunması, kredi borcunun varlığını ortadan kaldırmamaktadır. 30/05/2025 tarihli hesap kat ihtarnamesi, sözleşmede ve davalının kendi beyanında yer alan ... adresine PTT aracılığıyla gönderilmiş ve 03/06/2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı ihtarnameyi teslim almadığını ileri sürmüş ise de tebliğ şerhini çürütecek delil sunmamış, adresin kendisine ait olmadığını da savunmamıştır. Sözleşmenin 13. maddesi de sözleşmede yazılı adrese yapılan tebligatın geçerli olduğunu düzenlemektedir. Ayrıca kredi taksitleri sözleşmenin 8. maddesi uyarınca belirli vadelidir. 03/03/2025, 04/04/2025 ve 02/05/2025 vadeli taksitler ihtar tarihinden önce vadesinde ödenmediğinden TBK m.117/2 uyarınca vadenin geçmesiyle temerrüt oluşmuştur. Kalan borç bakımından ise ihtarnamede 10 günlük süre verilmiş, bu süre sözleşmenin 8. ve 11. maddelerinde öngörülen 5 iş günlük ön uyarı süresini karşılamıştır. Sürenin dolduğu 13/06/2025 tarihinde borcun tamamı muaccel hâle gelmiş ve temerrüt bu tarihte gerçekleşmiştir. Temerrüde ilişkin savunma yerinde değildir. Bankacı bilirkişi raporunda, 11.999,46 TL tutarlı, 12 taksitli kredinin aylık %5,95 (yıllık %71,40) akdi faiz ve aylık %7,735 (yıllık %92,82) gecikme faizi ile kullandırıldığı, iki taksitin ödendiği, son ödemenin 03/02/2025 tarihinde yapıldığı ve kalan anaparanın 10.843,09 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu tespitler sözleşme, ödeme planı ve hesap kayıtları ile uyumludur. Sözleşmede gecikme faizi oranı, akdi faiz oranının %30 fazlası (5,95 x 1,30 = 7,735) olarak belirlenmiş olup yıllık %92,82’ye karşılık gelmektedir; ödeme planında fiilen uygulanan akdi faiz oranı da yıllık %71,40’tır. Faiz hesabının yöntemi yönünden; bankalar ve finansman şirketleri bakımından yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, son ödeme tarihinden temerrüt (kat) tarihine kadar işlemiş akdi faiz ve BSMV anaparaya eklenerek (kapitalize edilerek) temerrüt tarihindeki toplam alacak belirlenir, temerrüt faizi bu toplam üzerinden temerrüt tarihinden takip tarihine kadar yürütülür (HGK ...E.,... K.; Yargıtay 11. HD 2021/4711 E., ... K.;...E.,... K.; ... E., ... K.). Bu yöntem, taksitli ticari kredilerde de uygulanmaktadır. Bu uygulama, davalının borcu takip tarihine kadar işlemiş akdi faiz ve BSMV’nin muaccel hâle gelmiş bir alacak kalemi olarak anaparaya dâhil edilmesine dayanmakta olup, TBK m.121/1’in faiz borcuna takip tarihinden önce temerrüt faizi işletilemeyeceğine dair kuralı ile TBK m.388/2’nin kapsamı bakımından Yargıtay tarafından bu şekilde çözülmüştür. Sözleşmenin 8. maddesi yönünden; bu maddenin ilgili paragrafında gecikme faizinin “geç ödenen tutar içinde yer alan anapara tutarı üzerinden” hesaplanacağı düzenlenmiştir. Bu ifade, faizin faizi yürütülmeyeceği yönünde bir yorum imkânı verdiğinden ve sözleşme, davacı tarafından hazırlanan genel işlem koşullarından oluştuğundan, TBK m.23 gereği belirsizliğin düzenleyen aleyhine yorumlanması ilkesi ayrıca değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmede maddenin, kredi sürdüğü sırada geciken taksitlerin (geç ödenen tutar, geç ödenen gün sayısı, ödemenin yapıldığı tarih) gecikme faizini düzenlediği, borcun tamamının muaccel hâle gelmesinin sonuçlarının ise 11. maddenin son paragraflarında ayrıca düzenlendiği sonucuna varılmıştır. Nitekim 11. maddede, muacceliyet hâlinde anapara, faiz ve sair fer’ilerin tamamının muaccel olacağı, muacceliyetten sonra da faiz ve temerrüt faizinin ödeme gününe kadar işlemeye devam edeceği ve temerrüdün doğduğu tarihten ödemeye kadar sözleşmedeki oran üzerinden temerrüt faizi yürütüleceği belirtilmiş, bu düzenlemede anapara ile sınırlı bir baz öngörülmemiştir. 8. maddenin “geç ödenen tutar” ölçüsü, muacceliyet öncesi taksit gecikmelerine ilişkin olup borcun tamamının muaccel olması sonrasındaki temerrüt faizinin bazını belirlemez. İki hüküm bu şekilde birlikte okunduğunda çelişki doğmamakta, yorum kuralının uygulanacağı bir belirsizlik de kalmamaktadır. Ayrıca sözleşmede, muacceliyet öncesi yapılacak ödemelerin sırasını düzenleyen hükümler ve davacının akdi faizi kat tarihine kadar fiilen uygulaması, kat tarihinde biriken faiz ve BSMV’nin borç bakiyesine dahil olduğunu göstermektedir Bilirkişi raporu bu yöntemle hazırlanmıştır: ihtarnamede verilen sürenin dolduğu 13/06/2025 tarihinde borç muaccel hâle gelmiş ve temerrüt oluşmuştur; bu tarihteki alacak 10.843,09 TL anapara, 03/02/2025–13/06/2025 arası 130 günlük akdi faiz (10.843,09 x %71,40 x 130/360 = 2.795,71 TL) ve BSMV (139,79 TL) toplamı olan 13.778,59 TL’dir. Temerrüt faizi bu tutar üzerinden %92,82 oranıyla yürütülmüştür. Rapor, sözleşmeye, ödeme planına ve yukarıda belirtilen Yargıtay uygulamasına uygun, denetime elverişli ve gerekçelidir; mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davalının rapora itirazları yukarıdaki değerlendirmeler karşısında yerinde görülmemiştir. Rapora göre davacının takip tarihi itibarıyla alacağı 13.235,08 TL asıl alacak, 1.243,40 TL faiz, 45,25 TL BSMV ve 100,00 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 14.623,73 TL’dir. Asıl alacak, BSMV ve masraf talep gibi kabul edilmiş, işlenmiş faiz talebi olan 1.275,16 TL ise raporda 1.243,40 TL olarak belirlenmiştir. Davacı, rapora karşı süresi içinde itiraz etmemiş, rapordaki hesabı benimsemiştir. HMK m.26 gereği mahkeme talepten az hükmedebileceğinden, faiz yönünden 31,76 TL fazlaya ilişkin talep reddedilmiştir. Takip tarihinden sonra 13.235,08 TL asıl alacağa talep ve rapor doğrultusunda yıllık %92,82 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV yürütülecektir. Davalının ihtarname tebliği, temerrüt tarihi, elektronik onay süreci ve ürün teslimine ilişkin rapora itirazları yukarıda mahkememizce dosya kapsamı üzerinden değerlendirilip giderilmiştir; faiz ve BSMV kalemleri sözleşmeye ve ödeme planına dayanmakta olup denetime elverişlidir. Ek rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Davalının itirazı haksız çıkmıştır. Alacak, sözleşme, ödeme planı ve hesap kayıtlarına göre belirlenebilir nitelikte olup İİK m.67/2 koşulları oluşmuştur. Bu nedenle hükmedilen alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. Davalının kötü niyet tazminatı talebi, davanın kabulü karşısında reddedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davalının ... 32. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip sayılı dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 13.235,08 TL Asıl Alacak, 1.243,40 TL faiz, 45,25 TL BSMV, 100,00 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 14.623,73 TL üzerinden devamına, asıl alacağın 13.235,08 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren %92,82 oranında faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 2.924,74 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 998,94.TL nispi karar harcının, peşin alınan 615,40.TL harcın mahsubu ile geri kalan 383,54.TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 14.623,73 nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 1.318,30.TL (615,40.TL BHV, 87,5.TL VSH, 615,40.TL peşin harç-karar harcı) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 11.122,50TL (1.122,50.TL tebliğler ve posta, 10.000,00.TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 11.098,39.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00.TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 445,832.TL'sının davacıdan, 4.590,03.TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı(e-duruşma) miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır